YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ceylan'ın ölümü TBMM takibinde
Diyarbakır'da 14 yaşındaki çoban kız silahla öldürüldü. Kızın abisi kurşunun köyün karışısındaki askeri birlikten atılmış olabileceğini iddia ediyor.
Ceylan'ın ölümü TBMM takibinde
02 Ekim 2009 / 18:14 Güncelleme: 02 Ekim 2009 / 18:32

Ceylan Önkol henüz 14 yaşındaydı. Diyarbakır’ın Lice ilçesinde hayvanları otlatırken, karnına isabet eden patlayıcı (havan topu, roket ya da benzeri ) sonucunda parçalanarak öldü. Ölümünün ardından TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu,   küçük kızın patlama sonucu olay yerinde öldüğü iddiasıyla ilgili gelişmeleri yakından takip ediyor.
        

 

İnsan Hakları Komisyonundan yapılan yazılı açıklamada, Komisyon  Başkanlığınca; Önkol'un, Diyarbakır'ın Lice'ye bağlı Şenlik Köyü Paşaçiya Mezrası Cemaltepe Mevkiinde patlama sonucu olay yerinde ölmesiyle ilgili yapılan çalışmalar hakkında, Lice Kaymakamlığı ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı ile 28 Eylül tarihinde bir telefon görüşmesi yapılarak, olaydan sonra gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi alındığı kaydedildi.
        

İlgililerden elde edilen bilgilere göre; Lice Cumhuriyet Başsavcılığının, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı ile koordineli olarak soruşturmayı sürdürdüğü, olay yerinden ve maktülenin üzerinden alınan patlayıcı parçaların inceleme yapılmak üzere uzman bilirkişilere teslim edilip, gelecek rapor sonucuna göre  soruşturmanın şekilleneceğinin anlaşıldığı ifade edildi.
        
         -''YAŞAM HAKKININ ÖZÜNE DOKUNULAMAZ''-
        
         Açıklamada, şöyle denildi:
''Bilindiği gibi Anayasamızın kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı başlıklı 17. maddesiyle tarafı olduğumuz ve onaylamakla iç hukuk mevzuatına dahil ettiğimiz, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) yaşam (hayat) hakkını düzenleyen 2. maddesinde; herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğuyla, yaşam hakkının devletin koruması altında bulunduğu belirtilmiştir.
        

Yaşam hakkı, temel hakların en başında gelen ve Anayasamızda da ilk sırada yer alan düzenlemelerdir ve mutlak bir hak olarak diğer tüm hak ve özgürlükler gibi bu hakkın da özüne dokunulamaz. Anayasa ve AİHS ile koruma altında olan yaşam hakkı, devlet açısından pozitif yükümlülük ve negatif yükümlülük olarak adlandırılabilecek yükümlülükler öngörmektedir. Devletin, negatif yükümlülük olarak tarif edilen yükümlülüğü öldürme yasağını, pozitif yükümlülüğü ise yaşama hakkının korunmasını, bireyi saldırılara karşı korumak için gerekli tedbirlerin alınmasını ve saldırı vuku bulması halinde ise failin bulunup yargı önüne çıkarılması, yargılanması ve cezalandırılması için gerekli etkin bir resmi soruşturmanın yapılmasını ifade eder.
        

Ölümle sonuçlanan olaylarda; devlet, fiilin yalnız bir devlet görevlisi tarafından işlenmiş olması halinde değil, ne şekilde meydana gelirse gelsin, ölüm olayından haberdar olan devlet etkin ve resmi soruşturma yapmak zorundadır.''
        

Açıklamada, komisyonun ölümle sonuçlanan olaylara bakışının bu çerçevede olduğu ve yetkili organlarca tüm işlemlerin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, olayla ilgili gelişmelerin komisyonca hassasiyetle takip
 edildiği bildirildi.
        

Bu arada, komisyonun, Ramazan Bayramında Kayseri'de kaybolan çocuklarla ilgili gelişmeleri yakından takip ettiği ve Kayseri Emniyet Müdürlüğünden bilgi aldığı bildirildi.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler