YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Cevap bekleyen sorular
Genelkurmay'ın Heron açıklaması tatmin etmedi: İddialar yine cevapsız kaldı.
Cevap bekleyen sorular
22 Ağustos 2010 / 07:39 Güncelleme: 22 Ağustos 2010 / 07:47

Genelkurmay Başkanlığı, Heron skandalı konusundaki suskunluğunu 20 gün sonra bozdu. Ancak internet sitesinden yapılan açıklama kamuoyundaki tereddütleri gidermedi. Heron görüntülerine rağmen 6 askerin şehit olduğu Hantepe baskınına neden müdahale edilmediğine tatmin edici cevaplar verilemedi. Açıklamada çelişkili ifadeler dikkat çekerken, birçok soru yine cevapsız kaldı. 

Genelkurmay, Hantepe'de 6 askerin şehit olduğu baskındaki Heron skandalıyla ilgili sessizliğini nihayet bozdu. Dün internetten açıklama yapan Genelkurmay Başkanlığı, kamuoyuna sunulan görüntülerin 'eksik ve yanlış' olduğunu savundu. Açıklamada, Heron görüntüleri çok net olmasına rağmen, takviye güçlerin bölgeye gönderilmemesine ise kötü hava şartları gerekçe gösterildi. Ancak teknik detay ve yeterli bilgi içermeyen açıklamadaki çelişkili ifadeler dikkat çekiyor. Gediktepe ile Hantepe baskınlarına ilişkin basına yansıyan görüntüler tek bir görüntüymüş gibi değerlendiriliyor. Oysaki, sınırı geçen militanları gösteren görüntüler Gediktepe Karakolu baskını öncesine aitti. Genelkurmay buradan hareketle Hantepe baskınından önceden haberdar olunmadığını izah etmeye çalıştı.

Terör örgütünün doçka (uçaksavar) kullandığının belirtildiği açıklamada, çetin arazi şartlarına rağmen Hantepe bölgesindeki hakim mevzilere bunların nasıl yerleştirildiği ve neden istihbarat alınamadığı cevaplanmıyor. Genelkurmay'ın kelime oyunları yaptığını belirten USAK Genel Koordinatörü Sedat Laçiner, kamuoyunun beklediği açıklamanın bu olmadığını söyledi. "Açıklamalar, soruları gidermekten çok, soru işaretlerini artırıyor." dedi. Emekli istihbaratçı Binbaşı Kemal Şahin ise Genelkurmay'a soruyor: "Tatmin edici olmayan basit bir açıklama için neden bu kadar beklediniz?"

Genelkurmay'ın internet sitesinden yaptığı açıklama Hantepe baskınındaki şüpheleri cevaplamak yerine soru işaretlerini artırdı. Açıklamada Hantepe Karakolu'na zamanında yardım gidememesinin sebebi olarak bölgedeki "sis" gösterildi. Ancak aynı alanla ilgili basına yansıyan Heron görüntülerinde hareket eden teröristler net bir şekilde tespit ediliyor. Genelkurmay açıklamasında bölgedeki hakim mevzilere uçaksavar yerleştirildiğinden hava aydınlandıktan sonra da helikopterlerin hareket alanını sınırlandırdığı belirtiliyor. Bu ifadeden çatışmaların gündüz de devam ettiği anlaşılıyor.

Ayrıca terör örgütünün kullandığı doçkaların (uçaksavar) çetin arazi şartlarına rağmen bölgedeki hakim mevzilere nasıl yerleştirildiği ve nasıl hiçbir istihbarat alınmadığının cevabı verilmiyor. Ağır silahları getirerek pusu, taciz ve sızmalarla organize olarak gerçekleştirilen bir saldırının istihbaratının alınamaması normal değil. Genelkurmay açıklamasında 01.45'te başladığı, 04.30'da yardıma gidildiği belirtiliyor. Bu bile saldırının başlamasından 2 saat 45 dakika boyunca birliğin kendi başına bırakıldığının kabulü anlamına geliyor. Oysa, baskın görüntülerinde 7 teröristin saat 03.00'te olay bittikten sonra elini kolunu sallaya sallaya yaklaşık yarım saat bölgede dinlendikleri; daha sonra toparlandıkları ve dağıldıkları görülüyor.

Ayrıca Heron görüntülerinin ilgili birimlerden neden silindiği, soruşturmanın neden görüntüyü sızdıranlara yönelik yapıldığı, ev ve işyerlerine neden baskın yapıldığı da açıklanmıyor. Taraf gazetesinde yayımlanan ve internete yansıyan Hantepe baskını görüntülerine göre Heronlar saldırı henüz başlamış iken görüntü alıyor. Mevziye geliş anları görüntünün alınmasından yaklaşık 30 dakika sonraya denk geliyor. Genelkurmay ise açıklamasında ilk görüntünün 46 dakika sonra alındığını ileri sürüyor. Oysa çatışmanın hemen başında alınan Heron görüntüleri dikkate alınsa, bölgede konuşlu askeri uçakların emir alıp hedefleri imha etmeleri 20 dakikada mümkün iken bu yapılmıyor. Baskının yapıldığı üs bölgesi ile Hantepe mevkiindeki karakol arasında yalnızca 500 metrelik mesafe bulunuyor. Buna rağmen dakikalar süren görüntülerde herhangi bir yardımın geldiği de gözlenmiyor.

Teröristlerin topçu atışına maruz bırakıldığı iddiası da görüntülerle çelişiyor. 7 teröristin toplanması, dinlenmesi ve sonra dağılıp gitmesi baskından 30 dakika sonra gerçekleşmiş oluyor. Buna rağmen Heron'un verdiği koordinatlar çerçevesinde toplarla ve hava kuvvetlerine ait uçak ve helikopterlerle ne doçkalar ne de kaçan teröristler vuruluyor. Çatışmanın fasılalar halinde yaşandığı da dile getiriliyor. Buna karşın bekleme anında atış yapılıp imha edilmemeleri de dikkat çekici.

Cevap bekleyen sorular:

TSK, görüntülerin saldırıdan sonra çekildiğini savunuyor ancak Hantepe'de kaydedilen görüntülerin çatışma anına ait olduğu çok açık. Kamuoyu yanıltılmak mı isteniyor?

Hava şartları iyi olmadığı için helikopterlerin kalkamadığı belirtiliyor. Heronlar nasıl oluyor da dakikalarca havada kalarak görüntü kaydedebiliyor? Ayrıca uçak neden kaldırılmıyor?

Batman'daki Heronları takip merkezi saldırıdan 15 dakika önce Hantepe'yi uyarırken, karakolda 'bir sorun yok' cevabı verildi. Buna rağmen termal kameralar, sensörler ile aydınlatma düzenekleri neden kullanılmadı?


Hava şartları iyileştikten sonra helikopterler, PKK'lıların doçka saldırılarına maruz kalacağı endişesiyle havalandırılmadı. Teröristler 150 kilodan fazla bir ağırlığa sahip olan 3 doçkayı tepelere nasıl yerleştirdi?

Hantepe'nin karşısındaki PKK'nın Zap kampından gelen teröristlerin lojistik yığınak yaparken fark edilmemeleri mümkün mü? Yoksa hava yine sisli miydi?

'Saldırı ihtimali yok, gereksiz bunlar' denilerek 50 askerin bulunduğu alt ve üst mevziler neden boşaltıldı?

Saldırı öncesinde yığınak yapılıyor

26 Temmuz'da basına yansıyan bilgilere göre saldırıdan 10 gün önce askerî birliklerin uyarıldığı ortaya çıktı. Bunun yanında Heronlar, saldırıdan 15 dakika önce PKK'lı grubu tespit etti. "Bir grup sızma var." diyerek Hantepe'yi uyaran Batman'daki Heronları takip merkezine, "Sorun yok, her şey kontrolümüzde." karşılığı verildi. İhmal iddialarını güçlendiren çarpıcı bir bilgi de bölgenin hemen karşısındaki PKK'nın Zap kampından gelen teröristlerin günler süren lojistik yığınak yapması. Katırlarla bölgeye yığınak yapan teröristler, Hantepe'nin karşısındaki hâkim tepelere 3 adet doçka yerleştirdi. Hâkim tepelerde kayalıkların arasına kurulan doçkaların, saldırının ardından 3 gün boyunca atış yaptığı ve imha edilemediği ifade edildi. 19 Temmuz gecesi yaşanan saldırının ardından, helikopter desteğinin hava muhalefeti gerekçe gösterilip destek gönderilmediği ortaya çıkıyor. İhmaller sadece bunlarla sınırlı değil. Daha önceki karakol baskınlarında olduğu gibi termal kameralar yine çalışmadı. Birliğe yaklaşanları tespit eden sensörler faaliyette değildi. Görüş alanını genişleten aydınlatma mayınları devreye girmedi. Bütün bu iddiaları saldırıda yaralı kurtulan Hantepe gazisi erler de doğruladı. Hataylı Piyade Er Yusuf Kılıç, baskın öncesi 'Saldırı ihtimali yok, gereksiz bunlar.' denilerek 50 askerin bulunduğu alt ve üst mevzilerin boşaltıldığını söylemişti.

Heronların olduğu yere helikopter nasıl gidemiyor?

Genelkurmay Başkanlığı'nın Heron skandalıyla ilgili açıklamaları terör uzmanlarını da tatmin etmedi. İşte görüşler:

USAK Genel Koordinatörü Sedat Laçiner: Haftalar boyunca bekledikten sonra yaptıkları açıklamaya baktığımızda, 'bunu başlattık bunu yaptık' diyorlar. Kamuoyu bu açıklamaları beklemiyordu. Kelime oyunları da yapmaya gerek yok. "30 noktadan izlenmiyordu." diyorlar. 30 noktadan izlenmiyorsa, 9 noktadan mı izleniyordu? Genelkurmay şunu açıklamalıdır: "Bugüne kadar, karakolun basıldığı ve çatışmanın yaşandığı yere yetiştirdiği bir helikopter olmuş mudur? Hangi karakol baskınında helikopter yetişti? Buna örnek verebilir mi? Enteresan bir durum var. Hantepe'de yanlış yapan birisi varsa 3-5 kişidir. Bunların görevden alınması gerekiyor. Genelkurmay bunu yapmak yerine, her baskının ardından zafiyetin olmadığını savunan açıklamalar yapıyor. Suçluları teslim etmek yerine, koruyarak kendi kurumsal yapısına da zarar veriyor. Yapılan açıklamalardan zaten Genelkurmay Heronları göndermeden önce çatışmadan haberdar olduğunu belirtiyor. E madem böyle bir durum var, Heronları gönderirken neden helikopteri göndermedin? Heronların gittiği yere, helikopter gitmez mi? Genelkurmay'ın yaptığı açıklamalar soruları gidermekten çok, soru işaretlerini artırıyor.

Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi: İdari tahkikatın bu kadar uzun sürmesi garip. Tahkikatın bir hafta içinde açıklanması gerekirdi. Helikopterlerin müdahale edememesini hava şartlarına bağlıyorlar. Cumhurbaşkanı'nın "Açıklama yapılacak." duyurusunun ardından böyle bir tahkikatın başlatılması da zaten, bu işin zoraki yapıldığını gösteriyor. Zoraki yapılmış bir açıklama sorulara cevap vermiş bir açıklama değildir. O bölgeye helikopterler, başka bir yönden de gidebilirdi. Bir kısım ihmallerin olduğu anlaşılıyor. Bölgeye hem teröristlerin gerisini engelleme safhasında hem de karakola yardım konusunda gecikmeler olmuş. Bunun arkasının muhakkak takip edilmesi gerekir.

İSTİHBARAT NEDEN DİKKATE ALINMADI?

Emekli istihbaratçı Binbaşı Kemal Şahin: Genelkurmay'ın açıklamasından kesinlikle tatmin olmadım. Milli Savunma Bakanı "Görüntüler oraya ait değil." demişti. Şimdi görüntülerin Hantepe'ye ait olduğu kabul edildi. Açıklamada Heronların bölgeye baskından yarım saat sonra yönlendirildiği yer alıyor. Neden hiç yardım ekibi göremiyoruz? Saldırılardan önce bölgede teröristlerin bulunduğuna dair istihbarat bilgileri gelmişti. Neden Heronlar teröristlerin geliş güzergahları üzerinde değil de farklı bir yerde konuşlanıyor? Genelkurmay bu açıklama için neden bir ay bekledi? Bu kadar basit bir açıklamayı daha önce de yapabilirdi.

Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği İzmir Şube Başkanı Volkan Kaya, Genelkurmay'ın Hantepe saldırısıyla ilgili yaptığı açıklamanın kendisini tatmin etmediğini söyledi. Kaya, şu ifadeleri kullandı: "En sonunda böyle bir açıklama yaptılar. Ne diyelim! Ama madem böyle bir araştırma yaptılar, niye günlerce kamuoyuna duyurmadılar? İnşallah orada şehit olan arkadaşlarımızın aileleri tatmin olmuştur. Beni bu açıklama çok açık ve net bir şekilde tatmin etmedi. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül bana bu görüntüleri hiçbir basın mensubunun elde edemeyeceğini, montaj olduğunu söylemişti. Açıklama ise görüntülerin gerçek olduğunu ortaya çıkardı. Hani kimse bu görüntüleri elde edemezdi? Soruşturmayı hava kapalıydı, sisliydi diyerek yürütüp sonuçlandırmak ne kadar doğru?" 

Heron açıklaması çelişkilerle dolu

Genelkurmay Başkanlığı'nın 20 Temmuz'da yaşanan Hantepe saldırısından tam 1 ay sonra yaptığı açıklama soru işaretlerine cevap olmaktan uzak. Çukurca ilçesinin Kavşak-Uzundere bölgesi arasındaki Hantepe'de konuşlu askerî birliğe sızan PKK'lıların 6 askeri nasıl şehit ettiğini Heronların görüntüsüyle bütün Türkiye izledi. TSK'nın açıklamasında bazı ihmal iddiaları dolaylı şekilde doğrulanırken, bazı konulara hiç değinilmiyor. Genelkurmay, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün 'görüntülerin bizim Heronlara ait olmadığı' sözlerini ise yaptığı açıklama ile yalanlıyor.

Bölgenin hâkim tepelerinden biri olan Hantepe'de konuşlanan birliklerin en yüksek teknolojik imkânlara sahip olduğu ancak bunların kullanılmadığı iddia edilmişti. Termal kameralar faaliyet dışı olduğu için hareketliliğin gözlenemediği, birliğe yaklaşan şahısları tespit eden sensörlerin çalışmadığı, aydınlatma mayınlarının da devreye girmediği yönündeki iddialara Genelkurmay hiç değinmiyor. Kobra helikopterlerin destekte geç kaldığını ise doğruluyor. İnternet sitesinde yapılan açıklamada, saldırı 01.46'da başlamasına rağmen destek amaçlı helikopterlerin ancak 04.30'da olay mahalline ulaşabildiği belirtiliyor. ZAP vadisindeki yoğun sis ve toz bulutu, gecikmeye gerekçe gösteriliyor. Oysa Heronların çektiği görüntü son derece net. Ayrıca, hani TSK her türlü hava şartlarında, gece gündüz operasyon yapma kabiliyetine sahipti!

Genelkurmay, teröristlerin çevredeki hakim arazilere mevzilendirdiği doçkalar sebebiyle, hava aydınlandıktan sonra bile bölgeye helikopterin inemediğini, tahliyelerin karayoluyla yapıldığını açıkladı. Kahredici bir acziyetin ifadesi olan bu cümleler, Zap kampından gelen PKK'lıların günler öncesinden hâkim tepelere lojistik yığınak yaptığını da zımnen kabul ediyor. Teröristler tarafından Hantepe'nin karşısındaki kayalıklara yerleştirilen doçkaların (uçaksavar) saldırıdan sonra 3 gün boyunca atış yaptığı ileri sürülmüştü. Sadece gövde ve namlu ağırlığı 35 kilogram olan, üstüne monte edildiği ayakların 157 kilogram geldiği doçkaların elde taşınması imkânsız. Bu durum, "Daha önce Dağlıca ve Aktütün saldırılarında da kullanılan doçkalar, Hantepe'nin karşısına nasıl kuruldu, neden kimse müdahale etmedi?" sorusunu gündeme getiriyor. Doçka ve roketatar kullanan teröristlerin, Hantepe'deki bazı mevzilere girerek, askerî birliğe ait birtakım silah ve mühimmatı götürdüğü belirtiliyor. Teröristlerin yanlarına alarak Kuzey Irak'a götürdükleri silah ve malzemeler arasında, termal silah, havan ve termal kamera da bulunuyor. İnsansız uçakların saldırıdan 15 dakika önce Hantepe'deki birliği uyardığı yönündeki bilgileri yalanlayan Genelkurmay, istihbarat birimlerinin 10 gün önce yaptığı uyarıya hiç değinmedi. Üstelik, Hantepe'deki askeri birlik, 28 Mayıs 2009 tarihinde de saldırıya uğramıştı. Operasyona çıkan askerlerin güzergâhına yerleştirilen mayının patlaması üzerine 6 asker şehit olmuş, 8 asker de yaralanmıştı. ZAMAN


 
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler