19 Ekim 2017 Perşembe
  • Altın151,204
  • BIST108.162
  • Dolar3,6561
  • Euro4,3295
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8221
  • İstanbul22 °C
  • Ankara21 °C
  • İzmir26 °C
  • Konya21 °C
  • Adana31 °C
  • Antalya26 °C
  • Diyarbakır24 °C
  • Bursa25 °C
  • Kayseri21 °C
  • Kocaeli25 °C
  • Şanlıurfa27 °C
  • Gaziantep25 °C
  • İçel29 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Çetin Doğan'dan 3. mektup
Balyoz şüphelisi Çetin Doğan GATA’dan yolladığı mektupta, 2003’te Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün kendisine darbe planı ve girişimlerini sorduğunu itiraf etti
Çetin Doğan'dan 3. mektup
07 Nisan 2010 / 08:38 Güncelleme: 07 Nisan 2010 / 08:39

Balyoz Darbe Planı’nda imzası bulunduğu öne sürülen 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, 2003’te dönemin Genelkurmay Başkanı’nın (Hilmi Özkök) kendisine “darbe” iddiaları ve girişimini sorduğunu söyledi. Balyoz şüphelisi Çetin Doğan, gazetecilere gönderdiği 5 sayfalık mektupta ilginç iddialar ortaya attı. 

 

‘YALNIZ KONUŞTUK’

Dönemin Genelkurmay Başkanı’nın Mayıs 2003’ün son haftasında Kuvvet Komutanları ve Jandarma Genel Komutanı ile Harp Akademileri’nde oynanan bir harp oyununa katıldığını belirten Çetin Doğan, Genelkurmay Başkanı’nın kendisi ile yalnız konuşmak istediğini kaydetti. Doğan şu iddiayı öne sürdü: “Tatbikat sonucunda bir konuşma yaptıktan sonra, benimle yalnız konuşmak isteği nedeniyle özel bir odaya çekildi. Bana ‘Birinci Ordu içinde bazı emekli orgenerallerin ve bazı sivillerin de bulunduğu bir grup tarafından ihtilal hazırlıkları yapıldığı yolunda bilgiler geldiği ve bunun doğru olup olmadığı’ şeklindeydi. Kendisine ‘Ben daima meşru sınırlarda bulundum ve bulunmaya da devam edeceğim’ dedim.”

‘BENDEN SONRA KOZMİK ODAYA GİRİLDİ’

Kendisinin 1. Ordu Komutanlığı’ndan ayrılmasından sonra kozmik büroya ve Muhabere Bilgi Sistemleri Başkanlığı (MEBS) sistemine girildiğini öne süren Çetin Doğan mektubunda şunları öne sürdü: “Öncelikle 5-7 Mart tarihlerinde icra edilen Ordu Plan Semineri kayıtları ve dökümanları, plan seminerinde jenerik bir senaryoya göre irdelediğimiz Egemen Planı dışarıya çıkartılarak bir darbe izi taraması yapılmıştır.”

Dink davası için Kafes savcıları da işbaşında

Türkiye’deki gayrimüslimlere yönelik suikastlarla kaos ortamı oluşturmayı hedeflendiği iddia edilen Kafes Eylem Planı’nda Hrant Dink cinayeti için “operasyon” ifadesinin kullanılması, Dink soruşturmasını yürüten savcıları harekete geçirdi. Savcı Selim Berna Altay ile Ergenekon soruşturmasının da savcısı olan Fikret Seçen’in Kafes iddianamesini incelediği öğrenildi. Savcı Altay, Dink ailesinin avukatlarıyla da konuyla ilgili olarak görüştü.

Ergenekon kapsamında tutuklanan emekli binbaşı Levent Bektaş’ta ele geçirilen Kafes Operasyonu Eylem Planı’nda Dink cinayeti için, “Rahip Santoro, Malatya Zirve Yayınevi ve Hrant Dink operasyonları sonrasında, Türkiye’de yaşayan gayrimüslimlerin irticai grupların hedefinde olduğu yönünde kamuoyu oluşmuş, ancak AKP tarafından, karşıt medyanın da desteğiyle, söz konusu olayların Ergenekon tarafından organize edildiği şeklinde yoğun propaganda faaliyetlerinde bulunulmuştur” ifadeleri yer almıştı.  Bu ifadeler üzerine Dink Ailesi avukatları, davanın Ergenekon ile bağlantısının araştırılması istemişti. Dilekçe, Dink cinayetini soruşturan savcı Selim Berna Altay ile şu an Ergenekon soruşturmasını da yürüten Savcı Fikret Seçen’e ulaştı. İki savcı Kafes iddianamesini de incelemeye aldı. Altay’ın geçen hafta da Dink Ailesi’nin avukatlarıyla görüştüğü öğrenildi.  

İddianame ile ilgili konuşmayacak

2. Ergenekon davasının tutuklu sanığı Prof. Dr. Mehmet Haberal, 13. Ağır Ceza’daki duruşmaya, tedavi gördüğü İÜ Kardiyoloji Entitüsü’ndeki odasından video konferans yöntemiyle katıldı. Çapraz sorguya alınan Haberal, üye hakim Hasan Hüseyin Özese’nin sorularını yanıtladı. Haberal, Özese’nin diğer sanıklarla telefon görüşmesi yapıp yapmadığını sorması üzerine “İddianameyle ilgili konuşmak istemiyorum. İddianame adeta ‘Haberal hakkında suç nasıl yaratılabilir’ üzerinden yazılmış” diye konuştu. Emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı’ya hitaben yazdığı mektup da sorulan Haberal, “Paşama Türk Halk Müziği CD’leri gönderdim” dedi. Haberal, “Fatih Hilmioğlu ile ilgili iddiaların bulunduğu yazı size niye gönderildi” sorusuna ise “Başkent Üniversitesi’nde çalışmak istiyordu. Yazı o dönemde geldi. Birileri aklı sıra şikayet ediyordu” cevabını verdi.   

Yeni Şafak

BİRİ ASALET BIRAKTI BUDA DARBECİLİK !
 // SÜLEYMAN
Komutandan komutana Sn.Hilmi ÖZKÖK şerefiyle bu millete hizmet etti emekli oldu diğeride yalan üstüne yalan suç üstüne suç şimdide asil bir komutanımız hakkında iftiraya başladı,sırf ben yandım onlarda yansın diye.Geçen bir televizyon kanalında akkaşık olarak dürüstlük te bulunmuştu arkasından yargımız hem suçlu hemde yalancı olarak derdeste silivriye tıkadı o meşhur savcı yetişip onu gata hapishanesine tranfer etti şimdi oradan tekrar başladı üfürmeye....
07 Nisan 2010 09:31
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler