YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Çetin Doğan: ‘Ben darbeci değilim’
Silivri Cezaevi’nden çıkan emekli Orgeneral Çetin Doğan, “Ben darbeci değilim. Ben Mustafa Kemal’in askeriyim, ben devrimciyim” dedi.
Çetin Doğan: ‘Ben darbeci değilim’
19 Haziran 2014 / 22:16 Güncelleme: 19 Haziran 2014 / 22:17

Silivri Cezaevi’nden çıkan emekli Orgeneral Çetin Doğan, bu davanın ancak davayı kurgulayanlar içeri girdikten sonra biteceğini belirterek, “Ben darbeci değilim. Ben Mustafa Kemal’in askeriyim, ben devrimciyim” dedi.

İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin tahliye kararının ardından Silivri Cezaevi’nde tutulan sanıklar tek tek çıkmaya başladı. Cezaevinden çıkan emekli Orgeneral Çetin Doğan, gazetecilere açıklama yaptı. Doğan, “Buradan bir ara tahliye olduktan sonra yine bu nizamiyede demiştim ki ‘bu dava bitmeyecek ve bugün de diyorum bu dava bitmeyecek.’ Ne zaman bitecek? Bu dava ancak bu davayı kurgulayanlar içeri girdikten sonra bitecek. Onlara karşı duyduğumuz kin ve nefret duygularından değil. Kendilerinin bu tür insanların masum insanlara karşı tertip ve kumpaslar kurmamaları için ve ‘ben darbeci değilim, ben Mustafa Kemal’in askeriyim, ben devrimciyim, Atatürk devrimcisiyim’ demiştim. Yine aynı duruştayız ve yolumuza devam edeceğiz” dedi.

“5 yaş günümü parmaklıklar ardında geçirdim” diyen Doğan şunları söyledi:
“Bu geçirişten sonra ‘adalet yerini buldu’ deyip, neşe içinde mutlu olduğumu söylemem zor. Çünkü burada kayıplarımız oldu, şehitler verdik ve bunların üzüntüsü, hüznü içimize işledi. Aslında biz kendi çektiğimiz acılar ve sıkıntılardan daha fazla bizi sevenlerin çektiği sıkıntılardan daha fazla ıstırap çektik. Gelecekte bu tür ıstıraplar yaşanmasın. Bir süre önce Dışişleri Bakanlığı’nda benim tabirimle kusura bakmasınlar bir geyik muhabbetiyle konuşmalar tespit edildi ve ‘bunlar vatan haini’ dendi. Esas vatan hainlerini ben haykırdım hiç kimse duymadı. Esas vatan hainleri bu davayı gerçek sanılsın diye gerçek planları komşularımızın eline verdiler. Milli güvenliğimizi tehdit altına aldılar.”

Doğan, milli güvenliğin onarılmaz yaralar aldığını ifade ederek, “Biz mahkemede bu davayı kotaranların isimlerini, izlerini, parmak izlerini gösterdik, aldıran olmadı” şeklinde konuştu. “Bundan sonra yapacağımız şey Mustafa Kemal’in askeri olarak yolumuza devam etmektir” diyen Doğan, “Kayıplarımız oldu. Ömrümün son baharında neredeyse 5 yılını parmaklıklar ardında ve bu davayla ilgili soruşturmada geçirdim. Yapma imkanlarım için, düşündüklerim için zamanım az, bundan hüzün duyuyorum. Ama yoluna nefesim yettiği kadar devam edeceğiz. Kayıplarımız kadar bu davayla birlikte kazancımız da oldu. Evvela sivil asker ve Mustafa Kemal’in askerleri arasında derin dostluklar ve kopmaz bağlar kuruldu. Sanıyorum ki ileri demokrasimizin üstündeki yıldızı parlatılmış şal ve onun tam bağımsız yargı püskülü sıyrıldı ve gerçekler ortaya çıktı. Bu bir kazançtır” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin çok kritik bir süreçten geçtiğini belirten Çetin Doğan, “Ayrıntılar içinde gölgelerle savaşmayalım. Neyle savaşacağımızı açık seçik bilelim ve o zaman birlik ve beraberlik içerisine olalım. Türkiye’nin birlik, beraberlik ve bütünlüğü sağlandıkça her türlü engeli aşacağından kuşku duymuyorum” dedi.

Anayasa Mahkemesi’nin kararını da değerlendiren Doğan, “Kendilerine de teşekkür ediyorum. Aslında Türk milletinin gözbebeği oldular. Bu yargı kurgusunu, paçavraları ortaya serdiler” diye konuştu.

Çetin Doğan, hala Balyoz’un ‘bal gibi darbe planı’ olduğunu söyleyenler olduğunu belirterek, “Bu Balyoz davasına ismini veren 11 sayfalık bir Balyoz Güvenlik Harekat Planı’dır. Sözde 12 Eylül darbe planına benzetilerek hazırlanmıştır. Ama Birinci Ordu’nun planıdır ve darbe planı değildir. Darbe planı Genelkurmay’ın hazırladığı. Yanlış planı almışlar. Darbe planı hükümete kim mukayyet olacak, kim olacak, kimler nereye gidecek odur” şeklinde konuştu.

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Doğan, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin bir muhalefetin çatı aday olarak ismini açıkladığı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun sorulması üzerine de, “Ben kendisini tanımıyorum. Olumsuz, olumlu gazetelerde yazılar okuyorum. Acele karar vermemek lazım. Kendinin yazdığı kitapları okumam lazım, kendisini dinlemem lazım ve kuşku duyduğum, açıklığa kavuşmasını istediğim konuları sorarak öğrenmem lazım” dedi.

02:03
 // Ahmet
Ben uzaylıyım dese daha inandırıcı olurmuş....
20 Haziran 2014 02:03
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler