25 Ocak 2017 Çarşamba
  • Altın147,005
  • BIST84.208
  • Dolar3,7769
  • Euro4,0596
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,7314
  • İstanbul6 °C
  • Ankara-2 °C
  • İzmir7 °C
  • Konya-2 °C
  • Adana12 °C
  • Antalya6 °C
  • Diyarbakır1 °C
  • Bursa5 °C
  • Kayseri-3 °C
  • Kocaeli3 °C
  • Şanlıurfa3 °C
  • Gaziantep5 °C
  • İçel10 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Çelik'ten Nevruz tepkisi!
Çelik'ten Nevruz tepkisi!
19 Mart 2012 21:06
21 Mart Nevruz Bayramı Abdullah Öcalan için icat edilmiş değil. Bahar sadece Kürtler için gelmiyor. Türkler için, İnglizler için gelmiyor, herkes için bahar geliyor.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, ''21 Mart Nevruz Bayramı Abdullah Öcalan için icat edilmiş değil. Bahar sadece Kürtler için gelmiyor Türkler için İngilizler için gelmiyor, herkes için bahar geliyor'' dedi.

Hüseyin Çelik, MKYK toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Çelik, bir gazetecinin, ''Kademeli eğitimle ilgili yasa teklifiyle ilgili görüşmeler öncesinde yine yüksek gerilim endişesi taşıyor musunuz-'' sorusu üzerine şunları söyledi:

''Biz bunun ne olduğunu, olmadığını kamuoyuyla paylaştık. Komisyonda bu yasa teklifi kabul edildi, Genel Kurul gündeminde. Sanıyorum ayın 27'sinden sonraki süreçte, yani 27 ve daha sonrasında Sayın Grup Başkanvekilimizin verdiği bilgiye göre, bu TBMM'nin gündemine gelecek. CHP'nin bu konudaki dayatması ve tavrı biraz BDP'nin tavrına benziyor. BDP diyor ki 'İstediğimiz yerde istediğimiz zaman canımızın istediğimiz şeyi ya yapmamıza müsaade edersiniz ya da biz taşkınlık çıkarırız, maraza çıkarırız.
 CHP de diyor ki 'Bizim dediğimiz yapmazsanız bizim dediğimizi kabul etmezseniz. Yani azınlığın, çoğunluğuna tahakkümünü kabul etmezseniz biz maraza çıkarırız, kürsüyü işgal ederiz, komisyonu basarız.' Biz TBMM'de milletvekillerinin birbirine of bile demesine istemeyiz.

Demokrasinin dili, hukukun, nezaketin dilinin orada hakim olması gerekiyor. Ama biz TBMM'deki komisyonları ve Genel Kurulu CHP'nin keyfi tutumuna bugüne kadar teslim etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz. CHP'nin dayatmalarına AK Parti eyvallah etmeyecektir. 'Efendim uzlaşma...' Uzlaşma CHP'nin bize dayattığını kabul etmek anlamında kullanılan bir kelimedir, CHP tarafından. Uzlaşma bu değil. Dolayısıyla biz, herkesle konuşmaya, görüşmeye, medeni ölçüler içinde paylaşmaya, katkılarını almaya hazırız. Ama uzlaşma maskesi altındaki dayatmalara AK Parti grubu kesinlikle boyun eğemeyecektir. 

Genel Kurula geldiği zaman CHP'li arkadaşlar önerge verebilirler, önergeleri kabul edilir veya edilmez. Hakikaten zaman zaman CHP'liler bize getiriyorlar önergelerini biz de diyoruz ki bu makuldür olabilir, birlikte yapalım. Bu şekilde yanaşırlarsa onlar bize onlara kollarımızı uzatmaya hazırız, ama iş dayatmaya gelince kusura bakmayın. Mehmet Akif'in söylediği gibi 'Yumuşak başlıysak kim demiş uysal koyunum. Kesilmeye gelir ama çekilmeye gelmez boynum' bizim her zaman prensiptir.'' 
 
Nevruz
 
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, Nevruza ilişkin bir soru üzerine şöyle konuştu:
 ''Kurban Bayramını, Kurban Bayramı gibi Ramazan Bayramını, Ramazan Bayramı gibi kutlayalım. Milli bayramları, milli bayram gibi kutlayalım. Bahar bayramında, baharın gelişine sevinelim ve ruhuna uygun bu bayramları idrak edelim.

21 Mart Nevruz Bayramı Abdullah Öcalan için icat edilmiş değil. Bahar sadece Kürtler için gelmiyor. Türkler için, İnglizler için gelmiyor, herkes için bahar geliyor. Nevruz dolayısıyla efendim bunlar gündeme getirildiği zaman, Nevruzun mahiyetini değitiriyorsunuz. Biz, başından beri şunu söylüyoruz; Türkiye'de Kürt dediğimiz vatandaşlarımız var, milyonlarca Kürt vatandaşımız var. Kürt vatandaşlarımızın makul, meşru, mantıklı taleplerine AK Parti hükümeti her zaman olması gerektiği gibi muhatap olmuştur ve bunların çok önemli bir kısmını karşılamıştır. Bundan sonra da karşılamaya devam edecektir.

Türkiye'de Kürt meselesini veya gündemde olan meseleyi halletmek için bizim formulümüz şudur; bu meselenin çözülmesi için Türklerin ikna edilmesi ve Kürtlerin tatmin edilmesi gerekiyor. Başından beri bunu söylüyoruz. Demokratik açılım kitabımızda bunu ifade ettik. Kamuoyu algısını iyi yönetmeden, reform yapamazsınız, ama birilerinin ideolojik emellerini gerçekleştirmek için reform yapmayız. BDP istedi diye, PKK istedi diye, birisi kan döktü diye reform yapılmaz, yapılmadı, yapılmaz. Ne zaman, bir reform yapsak, Kürt meselesiyle ilgili ileri bir adım atsak, PKK ve BDP çevreleri ''Efendim bu kendiliğinden mi oluyor, biz kan döküyoruz, canımızı veriyoruz can alıyoruz. Bunun karşılığında taviz koparıyoruz' şeklinde bir propaganda yapıyorlar.'' 
 
''Demokratikleşme sonuna kadar devam edecek''
 
1990'lı yıllarda, yılda yaklaşık bin güvenlik görevlisinin şehit olduğunu hatırlatan Çelik, 4-5 bin bölücü örgüt mensubunun da aynı dönemde ölü olarak ele geçirildiğini ifade etti.

O günkü siyasi iradenin, devlet aklının, meseleyi polisiye ve askeri tarafıyla gördüğünü kaydeden Çelik, AK Parti hükümetinin bir taraftan, bu işi polisiye, askeri tarafını elbette ihmal etmediğini, yapılması gerekeni yaparak terörle mücadeleye devam ettiğini söyledi.

Hüseyin Çelik, şunları kaydetti:

''Ama bir taraftan da biz Kürt vatandaşlarımızın bu memlekette gayrimemnun vatandaşlar olmasını asla istemiyoruz, memnun vatandaşlar olmalarını istiyoruz. Bu ülkenin birinci sınıf, bu ülkenin tadını çıkaran vatandaşları olmasını istiyoruz.

Biz gayrimüslimlerle ilgili açılımlar yapıyoruz. Gayrimüslimler adına eline silah alıp dağa çıkan mı var- Terör yapan mı var- Alevi vatandaşlarımızla ilgili açılımlar yapıyoruz. Alevi vatandaşlarımız adına eline silah alıp dağa çıkan, terör yapan birileri mi var- Yok. Mütedeyyin vatandaşlarla ilgili birçok açılım yaptık. Peki mütedeyyin vatandaşlarımız adına terör örgütü kurup insanları katleden birileri mi var- Hayır, bunlar olması gerektiği için yapılıyor, insani olan bu olduğu için yapılıyor. AK Parti'nin meseleye bakışı budur.

Demokratikleşme sonuna kadar devam edecek. Nereye kadar gidecek diye sorarsanız- Medeni, kalkınmış ileri demokratik ülkelerde nereye kadar gidildiyse biz de oraya kadar gideriz. Tekerleği yeniden icat etmeyeceğiz. Avrupa Birliği standartları nereye kadar istiyorsa oraya kadar gideriz. Demokratikleşme, İnsan hakları gereken neyse yapılıyor. İnsan hakları ile igili kanun TBMM'ye sunuldu. Kolluk gözetim mekanizması kanunu TBMM'ye geliyor. Bunların hepsi demokratikleşme adımlarıdır. Bütün bunları yapan kim- AK Parti hükümeti. Bir yandan yargıda demokratikleşme...

Her kesim insanın kendisini bu ülkenin bir parçası ve saygın bir bireyi olarak hissetmesi için ne gerekiyorsa yapılıyor. Kendini şu veya bu şekilde öteki hissetmiş ve öteki olarak muamele görmüş bütün insanlar için bunu yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Biz de herkese şu çağrıyı yapıyoruz; bu memleket hepimize aittir, hepimiz bir geminin içindeyiz. Geminin dibi delinirse hepimiz birlikte boğuluruz. Kimse bu geminin dibini delme teşebüsünde bulunmasın, bu geminin içerisinde kendisinin de olduğunun farkında olursa bu sorumlulukla herkes hareket ederse zaten problem kalmaz.'' (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler