YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Can'dan AYM'ye sert eleştiri
Anayasa Mahkemsi raportörü Osman Can, katıldığı bir konferansta Anayasa Mahkemesi'ne sert eleştirilerde bulundu.
Can'dan AYM'ye sert eleştiri
12 Haziran 2010 / 17:41 Güncelleme: 12 Haziran 2010 / 18:01

Anayasa Mahkemesi raportörü ve Demokrat Yargı Derneği Eş Başkanı Osman Can, Anayasa Mahkemesi'nin halk adına iktidarı kullanan bir organ olduğunu ve halk adına iktidarı kullanıyorsa halka hesap vermek durumunda olduğunu belirterek, bu yüzden eleştirilebilir olması gerektiğini söyledi.

Demokrat Yargı Derneği Eş Başkanı Osman Can, Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen konferansa katıldı. "Yargının demokratikleşmesi ve Yeni Anayasa" konulu konferansa konuşan Osman Can, "Anayasa Mahkemesi 1963 yılından itibaren verdiği kararlarda parlamentoyu frenledi, çalışamaz hale getirdi. Nedeni de açık. Çeşitliliği sağlayamadığınız zaman tek tip insanları bir araya getirdiğiniz zaman, kontrol edilemez bir iktidarı kullanmaya başlar. Hiç fark etmez hangi düşünceye sahip olursa olsun, bizim Türkiye'de yağrının demokratikleşmesi için yapmamız gereken şey, burada dengenin ortaya çıkmasını sağlamaktır. Toplum siyasetinin çok renklerinin yargıya yansımasını sağlamaktır. Bunu da parlamento yoluyla sağlayacağız" dedi.

Türkiye cübbeli terörünün yaşandığını ifade eden Can, "Yassı ada mahkemesi adı mahkeme olmasına rağmen, mahkeme olması mümkün olmayan bir ucubedir. Orada bir cüppeli terörü yaşandı. Ama dünya devam etti. 12 Mart'ta da aynı şeyler yaşandı. Deniz Geçmiş'lerin idam edilmesinde de aynı şeydi. 12 Eylülde de yaşandı bunlar. Onların idam edilmesi bir cüppeli terör faaliyetidir. Türkiye cüppeli terör faaliyetlerine son vermek zorunda" diye konuştu.

Can, Anaya Mahkemesinin eleştirebilir olması gerektiğini ifade ederek, "Bana siz bir Anayasa Mahkemesinin mensubu olarak nasıl bir eleştiri getirisiniz anayasa mahkemesine diye soruyorlar. Anayasa mahkemesi kendisine ait olan bir iktidar kullanan bir organ değildir. Halk adına iktidarı kullanan bir organdır ve halk adına iktidarı kullanıyorsa halka hesap vermek zorundadır. Eleştirilebilir olmalıdır. Eleştirmek ahlaki bir ödevdir. Eleştirmediğimiz zaman çürümesine izin veririz. Bu bütün devlet kurumları için geçerlidir. Parlamento için de geçerlidir. Eleştirdiğimiz için değerli olur. Eleştirmediğimiz için kesinlikle değerli değildir. Ben buna inanan insanım. Bütün inancımla bütün samimiyetimle buna inanıyorum. Almanya Anayasa Mahkemesi nasıl inanılmaz saygınlık üretiyorsa, ben bunu Türkiye'de de egemen olmasını isterim. O saygınlık bir barışma güvencesidir. O saygınlık olmazsa bazılarının yargısı olur. Yarım ötekili bir yargı olur. Bugün birilerinin hakkı ihlal edilirken, öteki gün başkalarının hakkı ihlal edilir. Ama yargıyı böyle bir noktaya çektiğiniz zaman hiç kimsenin hakkı ihlal edilmez. Bu yüzden eleştirmekten hiçbir şekilde vazgeçmeyeceğim" dedi.

Osman Can, basın mensuplarının YARSAV Başkanı Emine Ülker Tarhan'ın 'Osman Can'ın söyledikleri suç teşkil ediyor şeklindeki sorusuna ise "Arkadaşlarımızın değerlendirmesidir. Biz onların değerlendirmeleri hakkında değerlendirme yapmıyoruz. Yargı örgütü olarak başka bir yargı örgütü hangi değerlendirmeyi yaparsa yapsın Başka bir yargı örgütü olarak biz onları değerlendirmiyoruz. Böyle konuşmayı uygun görmüşlerdir, teşekkür ediyoruz. Referandumda neyi oyladığımızı unutuyoruz. Neyi oyladığımıza baktığımız zaman bu uygulama Türkiye'nin önemli ölçüde önünü açabilir. Çok ciddi bir şekilde yetersizdir ama siyasetin önünü belli şekilde açabilir. Yargı içinde antidemokratik baskı unsurlarının sonlandırılması gerekiyor. Şanstır bunu kaçırmamak gerekiyor. Bunu kaçırdığımız zaman darbe anayasasına mahkum olacağız. Darbecilerin yargılanmadığını darbe ideolojilerinin devam ettiği bir sistem içinde yaşamaya devam edeceğiz. Bu şekilde yaşamayı kendimize reva görecek miyiz, görmeyecek miyiz, referandumda bunun üzerinde düşünmemiz lazım. Referandumda oyladığımız şeyin ne olduğuna bakmamız gerekiyor. Şu ya da bu partinin anayasa değişikliği yaptığı çok önemli değil. Benim istediğim zaman benim istediğim parti değişikliği yaptığı zaman altına evet imzası atarım diye bir yaklaşım içine girdiğimiz zaman, kendi geleceğimiz üzerinde hangi kumarı oynadığımızı da çok iyi şekilde bakmamız gerekiyor. Bu ulusun takdiridir buna saygı göstermeliyiz. Bu tartışmasız, bunu eleştiremeyiz, herkesin saygı duyması gerekiyor. Ulusun buna hayır demesini de yeni bir anayasa olarak değerlendirmemiz gerekiyor. Her halukar da bu darbe anayasasından kurtulmamız gerekiyor" diye konuştu. İHA

meclise gerek varmı
 // muazhan
Anayasa mahkemesi her kanunu anayasanın değiştirilemez kanun larına dayandıracaksa Meclis kanun çıkartamaz 11 kişi ne derse o olur 72 milyon nedemiş hiçbir önemi yok o zaman meclise seçimlere ne gerek var....
12 Haziran 2010 23:28
Milletin idaresi...Cumhuriyettir...
 // ibrahim çelikoğlu
Atatürk İlkesi cumhuriyetse?Butün kurumlar T.C.M.M.sine uymak mecburiyetindedir.Anayasa mahkemesi,Anayasaya uymadığı zaman anayasa suçu işlemiş olur."Üst"T.C.M.M.siyse T.C.M.M.si Bütün kurumların yargılanması için Hukukçuları yetiştiren uzmanlar tarafından kurulacak bir komisyon tarafından yargılattırmalıdır..
"Beni kimse yargılayamaz ben suç işlerim kimseyede hesap vermem"olurmu?Böyle tuhaflıklardan kurtulmamız şarttır.Yoksa çekilen emek boşunadır......
12 Haziran 2010 21:18
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler