YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Can Ataklı'dan CHP'ye kurultay tavsiyesi
Gazeteci Yazar Can Ataklı, kurucu parti CHP ile bugünkü CHP'yi, Kılıçdaroğlu'nun boykot kararını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın aldığı oy oranlarını değerlendirdi.
Can Ataklı'dan CHP'ye kurultay tavsiyesi
03 Eylül 2014 / 05:53 Güncelleme: 03 Eylül 2014 / 07:46

Kanal A'da yayınlanan ve Fatin Dğıstanlı'nın sunduğu 'Türkiye'nin Seçimi' programının bu haftaki konuğu Gazeteci Yazar Can Ataklı oldu.

Ataklı geçmişteki CHP ile değerlendirme yaparak şöyle konuştu:

Atatürk Cumhuriyet Halk Partisi'ni kurucu meclis gibi kurdu. Ama bugünkü CHP ile alakası yok. 1938-1946 İnönü dönemi tek parti dönemidir. 1950'den sonra da çok partili hayata geçilmiştir. 1973-1980 Ecevit dönemi. 80'den sonra zaten partiler kapatıldı. 1992'den sonra açıldılar.

Sonuçta Türkiye başka bir yere geldi. Kurucu dönemden çok partili hayata geçildi.

İnönü neden paraların üzerine resmini bastırdı?

Para meselesi önemli. Bir devletin egemenlik kalıplarından biri paradır. Osmanlı bitmiş, cumhuriyet kurulmuş para basıyorsun. Dünyaya bakıyorsun. Herkes önemli şahısları, sanatçıları, isim yapmış kişileri koyuyor parasına. Şimdi genç cumhuriyeti ve  Osmanlı dönemini düşün. Ne koyacaksın? Padişah resmi koyamazsın. Bir takım Mimar Sinan gibi isimler Osmanlı'yı çağrıştıracak. Bir kanun çıkıyor. Para Basma Kanunu. Kanunda; "Cumhurbaşkanlarının fotoğrafı yer alır".  Dünyadaki örnekleri de o. O gün itibari ile ya geçmiş önemli devlet adamlarını koyacaksın, e bu olmaz geçmişi hatırlatmamak lazım. Yeni cumhuriyet kurmuşsun. Bu kanun nasıl değiştirilecek? İnönü'nün resmini koyuyorlar. Bu dönem zaten uzun sürmüyor. 1946'ya gelir gelmez, çok partiliye geçer geçmez kanun değişiyor ve Türkiye artık o 1923'lerdeki Osmanlı arkasında kalanları bırakıyor ve tarihe mal olmuş, Mimar Sinan, İbn-i Sina gibi isimler ve Türkiye'nin önemli eserleri paralarda yer almaya başlıyor. Nazilli Dokuma Fabrikası, büyük bir camii fotoğrafı filan.

30 Mart Seçimleri ve Cumhurbaşkanlığı Seçimleri

Erdoğan'ın oyu...

İki seçimde de Ak Parti ve Erdoğan'ın oy oranı neredeyse aynı. Ama 30 Mart'ta AKP'nin oy oranı yüzde 44, 10 Ağustos'ta aynı oy 51.8. Burada kimse kimseyi kandırmasın. Alınan oy aynı. Burada artış filan yok. Araştırma şirketleriyiz diye ortaya çıkanların nasıl manipüle ettikleri de ortaya çıktı. 13-14 puanlık sapmalar yaptılar. Seçime 18 milyon kişi katılmadı. Ama bunun daha önceki seçimlere baktığımızda 12 milyonu zaten seçime katılmıyor. Fazladan 6 milyon insan var. Seçim oranı yüzde 85 iken 74'lere düşmüş. Şirketlerin hiçbiri katılma oranını bu kadar düşük olarak görmeden Erdoğan yüzde 52-53 alır. Yani onların hesabına göre 20 milyonluk oyun 25 milyona çıkması gerekiyordu. Yani aynı oyu aldı. Oran değişti.

"Oy vermeyenleri, tüm partilerin düşünmesi gerek"

CHP kurultayında bu oy vermeyen 6 milyon konuşulmalı. 'Tatildeyim gidemem' diyenler değil, onlar zaten kayıtlarını yaptırmıştı. Baktığınızda katılım oranı oralarda daha yüksek. Ama Türkiye çapında baktığınızda 6 milyona yakın insan sonuç ne olursa olsun Erdoğan'a da yarayabilir 'Vermiyorum kardeşim. Dayatma yapıyorsan oy vermiyorum' dedi. Bu kamuoyu tepkisidir. Sadece CHP'nin değil tüm partilerin bunu düşünmesi gerek.

Neden bu halk CHP'ye ilgi göstermiyor?

Ne bileyim! Doğru düzgün siyaset yaparsa gösterirler. CHP kurultayında herkes birbirini kesin yiyecek. Mustafa Sarıgül parti meclisine alınmıyor çünkü gelirse onu cart cart silecekler, ayrı tutuyorlar. CHP delegesinin Sarıgül'ü çizme riski yüksek. O zaman Kılıçdaroğlu morarır.  

Kılıçdaroğlu'nun yemin törenine gitmemesi de anlamsız. Boykot anlamsız. Halkla ve devlet kurumları ile iç içe olmak gerek.

 

KANALAHABER.COM/ÖZEL İÇERİK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler