YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Camiyle okulu kıyaslamak yanlış!
Camiyle okulu kıyaslamak yanlış!
06 Eylül 2012 14:34
Görmez, "Cami ile okulu karşı karşıya getirmek... Hiçbiri diğerinin asla alternatifi değildir''

 Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, cami yapımlarının sadece yüksek bir dindarlık göstergesi olarak ele alınıp üzerinden yapılan yanlış değerlendirmelerin olduğunu belirterek, ''Cami ile okulu karşı karşıya getirmek... Hiçbiri diğerinin asla alternatifi değildir'' dedi.

Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi işbirliğiyle 2-5 Ekim tarihleri arasında İstanbul'da yapılacak 1. Ulusal Cami Mimarisi Sempozyumu'na ilişkin Hidiv Kasrı'nda düzenlediği basın toplantısında, günümüzde temel sorunların başında ''anlam kaybı''nın geldiğini söyledi.

Anlam kaybının, sadece camiye bakışta, cami mimarisinde değil, insana, tabiata, varlığa, her şeye bakışta anlam, derinlik ve estetik kaybı bulunduğunu belirten Görmez, şöyle devam etti:

''Bunlar bizim ciddi sorunlarımız. Cami mimarisinde kötü taklitler bizim ciddi bir sorunumuzdur. Gerçeklikle uyumsuzluk bizim önemli bir sorunumuzdur. Uçakla İstanbul üzerinden dolaştığınız zaman, bütün camilerde bir mekansal ve oransal abartı görürsünüz. Kubbe ile minare arasındaki, biraz da o uzun gökdelenlerin arasından cami ya da camiyi yapan insan, 'Biz de buradayız, bizi ezip geçmeyin' dercesine onunla yarışmaya kalkışmıştır. Tarihe takılmak, geçmişte kalmak, geleceği yakalamak adına bugünden kopmak bir sorundur. Sıradan ilgiler ve sıra dışı estetik kabuller arasında istikametini bulamayan mimari arayışlar ciddi bir sorundur. Sosyoekonomik ve sosyokültürel referansları aşamayan bir üslup arayışının popülerleşmesine şahit oluyoruz. Nitekim eleştiriler içerisinde market camiler, altında marketler veya çok katlı camiler... Bütün bunlar sadece ekonomik sorunların zorladığı birtakım yapılardır. Belki bütün bu camileri yapan cami dernekleri, mütedeyyin kitle ile özellikle mimari katkıların buluşamamış olması ülkemizin büyük bir eksikliğidir.''

Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın görev ve sorumlulukları içerisinde sadece camiye bir açılış beratı ve kadro vermek olduğunu hatırlatarak, ''Bugüne kadar Başkanlığımızın özellikle camilerin yapımı konusunda hiçbir süreçte, hiçbir yetkisinin olmamış olması gerçekten büyük bir eksikliktir. Dileriz ki Diyanet İşleri Başkanlığı'nda bu konuyla ilgili bir genel müdürlük olsun. Bu genel müdürlük, aynı zamanda bütün mimarlık fakültelerimizle daima ilişki içerisinde olsun, burada sürekli projeler üretilsin, aynı zamanda bu açıdan camileri denetlesin'' diye konuştu.


-''Camiler yine unutuldu''-


Prof. Dr. Görmez, Türkiye'nin bugün yeni kentsel dönüşüm projeleri yaşadığını anımsatarak, bütün bunlar yapılırken camilerin yine unutulduğunu savundu.

Mehmet Görmez, ''Belki onlarla birlikte camilerin de bu kentsel dönüşüme uygunluğunu yeniden ele almak gerekiyor. Belki bütün bu yanlış yapıları ortadan kaldırıp yenilediğimiz gibi, belki bütün bu yapılar içerisinde artık yabancı kalan ve hiçbir ihtiyaca karşılık vermeyen mabetlerin de belki ortadan kaldırılarak yeni projelerle yenilenmesi gerekecektir. Bunu ülke olarak ciddiye alıp üzerinde düşünmemiz gerekiyor'' dedi.

Cami olgusunu tartışırken işlenen hataların bulunduğunu ifade eden Görmez, ''Her şeyden önce cami olgusunu siyasal bir lehçeye tabi olarak tartışmak doğru değildir. Cami hepimizindir. Cami olgusu üzerinden bir siyasal lehçe, dil kullanmanın doğru olmadığını düşünüyorum'' diye konuştu.

Görmez, cami olgusunu bir görünürlük vurgusu içinde ele alan değerlendirmelerin olduğunu belirterek, ''Bu artış nereye gidiyor, bizi nereye götürüyor  Orada da ciddi sorunlarımız var. İstanbul'da öyle semtler var ki adım başı cami görürsünüz, öyle semtler var ki 100 bin insana bir cami düşebiliyor. Orada da ciddi bir sorun var'' ifadelerini kullandı.


-Cami-okul karşılaştırması-


Cami yapımlarıyla ilgili değerlendirmelere de değinen Görmez, Diyanet İşleri Başkanı olarak zaman zaman gerek Türk filmlerinde gerek bazı yazılarda, romanlarda, makalelerde, haberlerde ve değerlendirmelerde kendisini son derece rahatsız eden bir şeyler olduğunu belirterek, ''Cami yapımlarının sadece yüksek bir dindarlık göstergesi olarak ele alınıp üzerinden yapılan yanlış değerlendirmeler var. Cami ile okulu karşı karşıya getirmek... Hiçbiri diğerinin asla alternatifi değildir. Bu ülkede şu kadar hastane, cami, okul vardır. Bunlar birbirinin alternatifi olan şeyler değildir, bunlar birbirini tamamlayan yapılardır'' diye konuştu.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Görmez, cami ile örtüşmeyen, caminin fonksiyonlarına uygun olmayan unsurları cami mekanlarına sokmamak gerektiği kanaatinde olduğunu vurgulayarak, belki zorunluluk gereği insanların caminin altına birtakım dükkanlar, ticaret mekanları koyarak onu idame etme yoluna gittiğini, zorunluluk da olsa bunun doğru olmadığını düşündüğünü kaydetti.


-Çamlıca Tepesi'ne inşa edilecek cami-


Prof. Dr. Görmez, Çamlıca Tepesi'ne inşa edilecek cami ile ilgili bir soru üzerine de ''Cami konusunda 'İhtiyaç var mı yok mu, şu mekan uygun mudur, değil midir ' tartışmasına girmenin doğru olmadığını düşünüyorum. Onu şahısların veya bir tek kurumun değil, topluca bir değerlendirme yapılarak karar verilmesinin daha uygun olacağını düşünüyorum'' şeklinde konuştu.

Görmez, yaklaşık 50 yıldır, kentler oluştuktan sonra cami yeri aranmaya başlandığını, bunun büyük bir sorun olduğunu, şehirler tasarlanırken bütün bu unsurların birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayarak, ''Yeni kentsel dönüşüm süreçlerinde belki bunların bir kısmını yenilemek gerekecek. Bunları yenilerken de bundan sonra yapılacak bütün kentleşmelerde planlar yapılırken ibadet, cami mekanlarının çok iyi, özenle seçilip ve mimariye uygun bir mekanla, mimari arasındaki uyumu dikkate alarak oraların seçilmiş olması...'' ifadelerini kullandı.  (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler