YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Bütün insanlar Adem'in çocukları"
"Bütün insanlar Adem'in çocukları"
14 Nisan 2013 09:08
Bekir Bozdağ, Ankara Arena Spor Salonu'ndaki Kutlu Doğum Haftası etkinliğinde Hz. Muhammed Mustafa'nın alemlere rahmet olduğunu ifade ederek, ona itaatin Allah'a itaat olduğunu söyledi.

Müslümanlar için Hz. Peygamberde örneklerin en güzellerinin bulunduğunu kaydeden Bozdağ, "Zira o hem güzel ahlakı tamamlamak için gönderilmiş bir peygamberdir, hem de onun ahlakı doğrudan doğruya Kur'an ahlakıdır. Eğer, 'Allah'ın emrettiği gibi dosdoğru olmak için nasıl bir örnek arıyoruz' diye sorarsak o örnek bizzat Allah'ın Resulüdür. Zira Cenab-ı Allah kitabında  ona 'dosdoğru ol' talimatı vermiş ve Allah Resulü de hayatı boyunca bu emre uygun hareket için çaba göstermiştir. O yüzden hayatımızı tanzim ederken, yolumuzu yürürken, adımlarımızı atarken bakacağımız yegane örnek Allah Resulüdür" diye konuştu.

Allah tarafından sevilmeyi arzu ettiklerini dile getiren Bozdağ, bunun yolunun da Allah'ın Resulüne uymaktan geçtiğini kaydetti.

"İnsan yer yüzünde Allah'ın halifesidir. Allah'ın ruhundan ruh üflediği en güzel şekilde yarattığı, eşrefi mahlukattır" diyen Bozdağ sözlerini şöyle sürdürdü:

"O yüzden insana ait ne varsa azizdir, şereflidir. İnsanın rengi onun şerefidir. İnsanın dili azizdir, onun şerefidir insanı insan yapan ne varsa onların hepsi azizdir, şereflidir, izzetlidir. Biz bunu böyle bilir, böyle inanır, böyle anlarız. Onun için insan onurunu yükseltmek, insana değer vermek, insan haklarını korumak ve yaşatmak noktasında hepimizin sadece Batıda ortaya çıkan değerlere, söylemlere değil bizzat Kur'ana ve onun hayatıyla müfesiri olan Hz. Muhammet Mustafa efendimize ve hayatına bakma zorunluluğumuz vardır."

Bütün insanların hilkatte Adem'in çocukları olduğunu, Adem'in herkesin babası olduğunun altını çizen Bozdağ, bütün insanların Allah ve Resulü nazarında birbirine eşit olduğunu kaydetti.

Bozdağ, Kur'an-ı Kerim'de 'Biz insanı bir kadın ve bir erkekten yarattık sonra tanışmaları için onları kavimlere ayırdık. Allah katında üstünlük takvadadır' esasının getirildiğini anlatarak, şunları söyledi:

"İnsanların kavimlere ayrılmalarını da izah ediyor, 'Tanışmaları için kavimlere ayırdık'. Üstünlüğün ölçüsünü koyuyor, o da takvadadır. Zira bugün hiçbir insanın Adem'den bu yana kıyamete kadar da kendi doğacağı memleketi, anasını, babasını, rengini, dilini, cinsiyetini, aklını, boyunu, posunu seçme hakkı yoktur. Bunların tamamı Allah'ın takdirindedir. Alah'ın takdir ettiği, kazanmak için insanın hiçbir emek sarf etmediği bir konuda insanların birbiriyle rekabet içine girme ihtimaline binaen Cenabı Allah, 'Sizi tanışın diye kavimlere, soylara, boylara ayırdık sakın ha buradan bir üstünlük davasına girmeyin onun ölçüsü takvadır'... Takvanın mertebesi, metresi yok, ölçüsü yok, terazisi yok insanların bunu bilme imkanı da yok. O sadece Allah'u Teala'nın elindedir."

İnsanın başkalarının onurunu yükselttiği zaman esasında kendi onurunu yükselttiğini, başkalarının onurunu alçaltan davranışlarda bulunduğunda da kendi onurunu ayaklar altına alan bir yaklaşım ortaya koyduğunu belirten Bozdağ, İslamın gayesinin insanların onurlu bir yaşam sürmesini temin etmek olduğunu vurguladı.

Allah Resulünün en önemli özelliklerinden birinin kula kulluğu kaldırması olduğunu kaydeden Bozdağ, kula kulluğun insanın köleleştirdiğini, onursuzlaştırdığını ve özgürlüklerini ortadan kaldırdığını söyledi.

"Hiçbir ideoloji insan onuru kadar, insanlık onuru kadar yüce değildir"

Programda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez de "İnsan onurunu rencide eden, insan onurunu aşağılayan, insan  onurunu ayaklar altına alan hiçbir söz hiçbir davranış meşruiyetini İslamdan, İslam peygamberinden asla alamaz" dedi.

Görmez, Kutlu Doğum Haftalarının her birinde yüreklerde çorak kalan bir yönü ele aldıklarını ifade ederek, bu sene insanlığın gittikçe zaaf gösterdiği çok önemli bir konuya işaret etmek istediklerini bunun için "Peygamberimiz ve İnsan Onuru" temasını seçtiklerini belirtti.

"Neden İnsan onuru" diyen Görmez, insanların bazen kendisini unuttuğunu, insana kendisini hatırlatmak gerektiğini dile getirerek, "Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerimde 'Ey insanlar siz Allah'ı unutursanız Allah da size kendinize unutturur' buyuruyor. Onun için insana zaman zaman kendisini hatırlatmak gerekir" dedi.

Son iki asırda insanlığın bilimde, teknolojide, iletişimde maddi alanlarda önemli ilerlemeler kaydettiğine işaret eden Görmez, ancak aynı ilerlemeyi insanın onurunu korumada, yüceltmede göstermediğini vurguladı.

İnsan onurunu kıran, rencide eden, ayaklar altına alan küresel sorunların başgöstermeye, şiddet, terör, ötekileştirme, ırkçılık, ayrımcılık, nefret suçlarının çoğalmaya başladığını dile getiren Görmez, öncelikle özeleştiri yapmaya ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

İslam dünyasında insanın değerinin, onurunun rencide edildiğini, kırıldığını ve ayaklar altına alınmaya devam edildiğini belirten Görmez, "Hepimiz kendi kendimizi sorgulamak zorundayız. Bizim dindarlığımız neden onurumuzu yüceltmiyor. Bizim Müslümanlığımız neden kardeşlerimizin onuruna saygı göstermeyi beraberinde getirmiyor. Suriye'de, Irak'ta, Myanmar'da, dünyanın muhtelif yerlerinde Afrika'da neden insan onuru rencide olmaya, neden insan onuru ayaklar altına alınmaya devam ediyor. Bunu sorgulamak için bu özeleştiriyi yapmak için insan onuru dedik" diye konuştu.

Kur'an-ı Kerim'in, kerim bir kitap olduğunu, kerim kitaba göre insanın onurlu yaratıldığını, onur, izzet, şeref, haysiyet, itibar ve değerin insana yaratıcıdan doğuştan gelen değerler olduğunu kaydeden Görmez, sonradan ortaya çıkan aidiyetler, soy, sop, mezhep, şan, şeref, makam, mevki, servetin onur sebebi olmadığını ifade etti.

Dinin, devletin ve hukukun da insanın onurunu yüceltmek için var olduğunu vurgulayan Görmez, "Hiçbir ideoloji insan onuru kadar, insanlık onuru kadar yüce değildir. İnsan onurunu rencide eden, insan onurunu aşağılayan, insan onurunu ayaklar altına alan hiçbir söz hiçbir davranış meşruiyetini İslamdan, İslam peygamberinden asla alamaz" ifadelerini kullandı.

Tek bir insanın onurunun bütün insanlığın onuruna eşdeğer kabul edildiğini ifade eden Görmez sözlerine şöyle devam etti:

"Çünkü bir insan bütün insanlıktır. Bu sebeple Kerim kitap bir insanı öldürmeyi bütün insanlığı öldürmeye eşdeğer kabul etmiştir. Bu sebeple bir tek insanın onurunu kırmak onurunu rencide etmek bütün insanlığın orunu kırmak, rencide etmekle eşdeğer kabul edilmiştir. Niyazım şudur, bu topraklarda birlikte yaşadığımız, bin asırdır bu toprağı vatan kıldığımız değerlerle birlikte yaşadığımız bu ülkede, hiçbir insanın, hiçbir kadının, hiçbir çocuğun, hiçbir gencin, hiçbir yaşlının onuru kırılmasın, onuru rencide edilmesin. Hatta Allah'tan niyazım odur ki 14 asır önce insanlığı onurlandıran, bugün kutlu doğum ile bütün kainatı onurlandıran Efendimiz hürmetine yeryüzünde hiçbir insanın onuru kırılmasın, insanlık onuru rencide olmasın, insanlık onuru daima yüce kalsın."

Notlar

Programın açılışında saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından İshak Danış, Kur'an-ı Kerim okudu.

Programa Başbakan Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın yanı sıra Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile eşi Selvi Kılıçdaroğlu, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, İçişleri Bakanı Muammer Güler, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve çok sayıda davetli katıldı.

Erdoğan salona Diyanet İşleri Başkanı Görmez ile girdi. Erdoğan, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ile tokalaşmasının ardından kendisine ayrılan bölümden programı izledi.

Programda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün gönderdiği kutlama mesajı da okundu.

Daha sonra Diyanet İşleri Başkanlığının tasavvuf musikisi korosu bir konser verdi.

 

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler