YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Bunu babam da yapar"
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde yumurtalı protesto ile karşılan ve bu nedenle konuşmasını yapamadan okulu terk eden Kuzu, fakülte dekanına yüklendi. Kuzu, "Senin yaptığın bu dekanlığı babam da yapar" dedi...
"Bunu babam da yapar"
11 Aralık 2010 / 13:26 Güncelleme: 11 Aralık 2010 / 13:32

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanını fakültede yaşanan yumurtalı protesto nedeniyle bir kez daha istifaya çağırarak, ''(Senin yaptığın bu dekanlığı babam da yapar) dedim. Bugün bir daha söylüyorum; bunu babam da yapar, dedem de yapar. Dedeyi de katalım da biraz daha şenlensin'' dedi.

Kamu Hukukçuları Derneği ve İstanbul Üniversitesi tarafından rektörlük binası doktora salonunda düzenlenen ''Kamu Denetçiliği (ombudsmanlık) Sempozyumu''nun ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kuzu, bir gazetecinin ''Ankara Üniversitesindeki yumurtalı protestodan sonra bugün İstanbul Üniversitesinde konferans verdiniz. Gayet sakin geçti, sizce nasıldı?'' sorusu üzerine bir protestonun sınırının olması gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

''Benim özgürlüğümün başladığı yerde seninki biter. Yani ne oluyor? Sen yumurta atmaya başlıyorsun, ben orada 15 dakika 'Yumurtaları biter mi' diye bekliyorum. Maşallah çiftlikleri çok kuvvetli, Ali Baba'nın çiftliğinden sürekli yumurta geliyor. Çift sarılı, tek sarılı yumurtalar sürekli önümüze düşüyor. Biteceği yok yumurtanın... Aslında o yumurta en çok 10 dakikada bitmeli. Ondan sonra da ben o halimle de olsa orada konuşabilmeliyim. Bir şey anlatma, bilgi verme yetkim gasp ediliyor, oraya gelen öğrencilerin yüzde 98'inin bir şey öğrenme, bilgi alma hakkı engellenmiş oluyor. Kim yapıyor bunu? 20-25 öğrenci yapıyor. Dekanın ifadesiyle öğrenci olmayan da var. Dolayısıyla yöntem doğru değil. Bundan bir şey de çıkmaz. Ben öğrencilere acıyorum.''

Bir akademisyen olarak öğrencilere kapısının açık olduğunu, gelen öğrencilerin kimliğini bile sormadığını ifade eden Kuzu, haklı olan herkese yardımcı olduğunu söyledi.

Öğrencilerin burs, yurt, kredi, harç meselesi gibi sorunlarını kendisine anlatabileceklerini belirten Kuzu, ''Buna rağmen 'Ben gelmem, yumurta atarım' dersen olmaz. Bu yumurta bir gün biter. O yöntem yöntem değil'' diye konuştu.

Kuzu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bir şeye üzülüyorum. 68 kuşağı, Türkiye'de heba olmuş bir kuşak. 68 kuşağının iyi tarafı okuyan bir kuşaktı. Kötü tarafı, tek taraflı okuması. Sağcılar sağ kitapları okudu, solcular sol kitapları okudu. Dolayısıyla tek taraflı baktığı için de tahammülsüzlük başladı. Şimdiki nesil maalesef daha az okuyor. Ne sağ, ne sol kitap okuyor, daha çok internet başında vaktini geçiriyor. Gençlerin kendilerini sorgulaması gerekir. 68 kuşağı, erişemedikleri o hedefe, bunu onlara sorun, bugünkü öğrencilerin yaptıklarını, tahrik ve teşvik ederek, 'Ne var canım' diyerek, hafife alarak, el altından 'Devam edin çocuklar' dercesine ulaşmaya çalışıyor. Bunlar doğru yöntemler değil. Yani 'biz yapamadık, siz yapın.' 50 kuşak da gelse yine yapamaz çünkü yöntem yanlış.''

''MAKSADIM DEKANLA UĞRAŞMAK DEĞİL''

Bilgi çağında en güçlü aracın bilgi olduğunu, bilenin her zaman üstün tutulduğunu belirten Kuzu, ''Siyasal Bilgiler Fakültesine siyasetçi gelmeyecek de kim gelecek?'' diye sordu.

Dekanı bir kez daha istifaya davet eden Kuzu, şöyle konuştu:

''Maksadım dekanla uğraşmak değil. Çünkü dekanı tanımam bile, ismen duyuyorum. Dolayısıyla bir alıp veremediğim yok. Oradaki ayrım şu olmuştur; aynı amfide CHP'yi temsilen Süheyl Batum konuşurken, 3 sıra öğretim üyesi varken, ben gelince bir tek öğretim üyesi yoktu. Oradaki 8-9 öğrenci protesto ediyor, hocalar susturmaya çalışıyor. Biz geldik, nasıl olsa yumurta şenliği başlayacak, piyasada yoklar. Bunu dekan da hocalar da biliyor. Dedik ki, 'Bu toplantıyı iptal edin.' İptal yok. 'Tedbir alın', tedbir yok. Aşağıya geliyorsun dekan yok. Bunu protokol anlamında söylemiyorum. Sonra kendisini arıyorum, diyor ki '4. kattayım' Yukarıdan aşağıya iyi görünüyor mu? Nasıl buradaki festival? Sen de eşlik edebiliyor musun? Yani bir iki tane siyasetçiyi çağıracaksın, iki tane anayasa profesörü, konu anayasa... 40 gün önceden belli olmuş bir programı iptal etmiyor, tedbir almıyorsun, tedbir alacak polisi de engelliyorsun. Yukarıdan da bakıyorsun, aşağıya inmiyorsun, aradığım zaman da 'Onların çoğu öğrenci bile değil' diyorsun. Ben seni istifaya tabii ki davet edeceğim, bundan daha doğal ne var? 'Senin yaptığın bu dekanlığı babam da yapar' dedim. Bugün bir daha söylüyorum; 'Bunu babam da yapar, dedem de yapar.' Dedeyi de katalım da biraz daha şenlensin. İdarecilik sorumluluk ister. O zaman oturmayacaksın o makamda.''

Bir gazetecinin ''Öğrenciler, sizi canlı canlı dinlemek yerine salonun yanındaki mekanda ekrandan dinleyebildi. Tedbirler kapsamında da böyle yapıldı'' dediği Kuzu, ''Yan taraf denilen salonun kapısı açık, içeriden irtibat var. Salonda yer sorunu olmuştur. Başka türlü zannetmiyorum. Eskiden beri böyle yapılıyor'' yanıtını verdi.

Kuzu, ''Sempozyumdaki konuşmanız boyunca şemsiyeli korumalar vardı. Buraya gelirken de protesto olur endişeniz var mıydı?'' sorusu üzerine ''Benim haberim yok, şemsiye falan görmedim'' dedi.  (A.A.)

YUMURTA İLE DEĞİL DİLİNLE KONUŞ !
 // BATUHAN
Öğrenci isen adam gibi söz hakkı al konuş ve haklarını iste doğru olanı dilinle söyle. Bu gün yumurta atan yarında bomba atar bu gittiğiniz yol yol değil yaptığınızda insani değil terördür. üniversite öğrencisi yumurta ile hakkını nasıl arar ? İstisnasız bunu yapanların amacı üzüm yemek değil bağcıyı dövmek, bilgiyi, ilmi, akil adamı susturmak veya tahrik ederek yoldaş ve yandaş medyaya malzeme çıkarmaktır. Öğrenciyseniz oyuna, gaza değil yola gelin...
11 Aralık 2010 15:56
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler