YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bülent Orakoğlu: DHKP-C Suriye'nin arka kapısı"
Emniyet eski İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, DHKP-C'nin Türkiye'de Suriye'nin arka kapısı olduğunu söyledi. Orakoğlu, "Bu bu örgütün medya içerisinde çok ayakları var. Yani şu anda dava açılmasın diye söylemiyorum" dedi.
Bülent Orakoğlu: DHKP-C Suriye'nin arka kapısı"
02 Nisan 2015 / 08:23 Güncelleme: 02 Nisan 2015 / 08:27

Kanal A Yayın Koordinatörü Fahrettin Damga'nın ve Yazar Sadık Yalsızuçanlar'ın hazırlayıp sunduğu Gözden Kaçanlar programına konuk olan Emniyet eski İstihbarat Daire başkanı Bülent Orakoğlu, DHKP-C örgütüne dair bilinmeyenleri anlattı.

İşte Bülent Orakoğlu'nun konuşmasında öne çıkan satır başları:

DHKP-C Suriye ve Yunanistan'ın arka kapısı

"DHKP-C aslında baktığımız zaman Avrupa Gladiosu'nun çom ciddi bir taşeron örgütü. Geçmiş dönemde Türkiye'deki Gladio'nun da taşeron örgütlerindendi. Bu örgütü bir terör örgütü olarak nitelemek yanlış olur diye düşünüyorum. Çünkü bütün Avrupa'daki Türkiye'nin aleyhine kaos çıkartmaya çalışan ve istikrarsızlığı için uğraşan bütün ülkelerin gizli ve derin servisleri ile ilişkili. Çok ciddi bir istihbarat ağı var. Geçmişten günümüze bir çok devlet görevlisini şehit eden bir örgüt. İntikamcı bir örgüt. Bu örgütünü Türkiye'de yapmış olduğu eylemlerin arkasında bir kere Suriye'nin olduğu çok açık. Suriye'nin arka kapısı diyebileceğimiz bir örgüt. Bu örgütün halen Yunanistan'da iki bölgede kampları var. Bir de Suriye'de kampları var. Fakat Suriye'nin Devlet Başkanı, ben ona 21. yüzyılın kasabı diyorum bu ilişkileri reddediyor. Bu DHKP-C 1994'te kurulduğu zaman Türkiye'de çok ciddi eylemlere imza attılar. Türkiye'de önemli devlet görevlilerini MİT'çileri, Generalleri bu örgüt öldürttü."

Bu örgütün medya içerisinde çok ayağı var şu an açıklasam...

"Baktığımız zaman bu örgütün medya içerisinde çok ayakları var. Yani şu anda dava açılmasın diye söylemiyorum. Medyada çok meşhur bir takım insanlar bu DHKP-C örgütünün bir illegal temsilcisi durumunda. Şimdi bu DHKP-C ile ilgili olarak hem MİT hem de Emniyet Teşkilatımız Türkiye'nin muhalefet lideri tarafından zan altında bırakılıyor. Böyle bir şey olabilir mi? Bugün bile şu söylenmeye çalışılıyor. "Bu eylem AK Parti'ye yaradı" diyorlar. Sanki olay bir mizansenmiş gibi... Çünkü önceki yıllarda Emniyet Genel Müdürlüğü binasına yapılan lavlı saldırılarda biliyorsunuz çatışma çıkmıştı ve iki örgüt elemanı ölü olarak ele geçirilmişti. Bu 2013'ün sonunda olan bir olaydan bahsediyoruz. Şimdi o zaman Sayın Kılıçdaroğlu şunu söyledi, "Bu bir mizansendir. Bunu Emniyet ile Ak Parti beraber organize ediyor" gibi aynı nasıl mesela IŞİD üzerinden MİT'e silah kaçakçılığı yapıyor gibi uluslararasında Türkiye'ye yapılan algı operasyonlarına nasıl alet oldularsa, aynı bu şekilde söylüyor. Fakat şunu da söyleyeyim bakın. Bu bilgileri Sayın Kılıçdaroğlu'na verenleri biz biliyoruz. Bunlar yarın ortaya çıkar onu da söyleyeyim. O bakımdan DHKP-C eylem yapmış devletin savcısı öldürülmüş bu medya içerisinde bu küçültülmüş."

Örgütün gücü üst akıldan geliyor

"DHKP-C'nin gücü üst akıldan gelir. yani Sayın Erdoğan'ın ifadesi ile bu üst akıl belli kimlerin olduğu belli. Buradaki eylemler o yüzden basite indirgenemez. Mesela Berkin Elvan olayını, Alevi-Sunni çatışması haline çevirmek isteyen ve siyaseten ya da ideolojik olarak kim istismar ettiyse bu savcımızın ölümünden bu kişiler sorumludur. Bakın burada Paralel Örgüt'ün başı Fethullah Gülen'in yaptığı bir açıklama vardır. Berkin Elvan'ın ölümüyle ilgili... Diğer taraftan bu örgüt üyeleri tarafından Kasımpaşa'da katledilen Burakcan Karamanoğlu vardı. İki çocuğa da üzüldük bir kıyaslama yapamam ama bir tarafta Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri ile polemiğe giren bir olay var. Ve bu olay bakın nerelere geldi."

 

KANALAHABER / ÖZEL İÇERİK

23:57
 // dirilishttp://www.google.com.tr/imgres?imgurl=ht
Hocam bunlar ancak kendilerini satacak kadar alacaklar gezide bunların kime hı
zmet ettiklerini gorduk
I...
02 Nisan 2015 23:57
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler