YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bu vahşete seyirci kalmayız
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ''Suriye'de bizim yanı başımızda, binlerce yıllık komşumuzda böyle bir vahşet devam ederken biz buna seyirci kalamayız'' dedi.
Bu vahşete seyirci kalmayız
01 Ağustos 2012 / 22:43 Güncelleme: 01 Ağustos 2012 / 22:47

Bağış, Esenyurt Belediyesi ve Örnek Cemevi'ni ziyaret ettikten sonra belediye tarafından İstiklal Mahallesi'nde düzenlenen iftar yemeğine katıldı.

Egemen Bağış, henüz tamamlanmamış olan cemevi ziyareti sırasında vatandaşlarla sohbet etti. Burada konuşan Bağış, Suriye'de bir iç savaş olduğunu ifade ederek, orada yaşananların vahşet olduğunu söyledi.

Bağış, sözlerine şöyle devam etti:

''Suriye'de, kendi halkını katleden, Yezid'e özenen bir Şam şeytanı ile karşı karşıyayız. Kendi insanını, kendi vatandaşını katleden, kendi şehirlerini bombalayan, kendi insanlarını kurşuna dizen bir zihniyet var. Orada bir savaş yok, orada bir vahşet var. Türkiye, uluslararası kamuoyunun da desteğini arkasına alarak oradaki vahşeti durdurmak istiyor. Bugün Dışişleri Bakanımız bu yüzden bölgede önemli aktörlerle bir araya geliyor. Başbakanımız önemli aktörlerle bir araya geliyor. Bu ateşi hep birlikte söndürmemiz lazım.''

Ramazanın kelime anlamının ''ateşi yutan'' olduğunu kaydeden Bağış, ramazanın sadece aç ve susuz kalmak olmadığını, başkalarının sorunlarına empati kurabilmek, başkalarının sorunlarının çözülmesi için paylaşmak, dayanışmak olduğunu vurguladı.

Bağış, şöyle devam etti:

''Suriye'de bizim yanı başımızda, binlerce yıllık komşumuzda böyle bir vahşet devam ederken biz buna seyirci kalamayız. Seyirci kalırsak da kimse bize büyük devlet demez. Büyük devletler gereğini yaparlar ve biz de uluslararası kamuoyunu bu konuda bir noktaya getirmeye çalışıyoruz. BM Güvenlik Konseyi'nde bu işi engelleyen ülkelerin kimler olduğu da belli. Onları ikna etmek için Başbakanımız geçen hafta Rusya'ya gitti, Çin ile temaslarımız sürüyor. İran ile bu konuda diyaloglarımız sürüyor. Biz, vahşet dursun istiyoruz. Suriye'deki bütün insanların inançları, etnik kökenleri ne olursa olsun huzur içinde yaşayabilmeleri için Türkiye gerekli diplomatik çabaları ortaya koyuyor, koymaya da devam edecektir.''

Bugünün Türkiye'sinin düne nazaran çok daha iyi bir noktada bulunduğunu, yarının Türkiye'sinin de bugünden daha iyi olacağını, bunun için de diyalog, hoşgörü ve anlayışın gerekli olduğunu aktaran Bağış, konuşmasına şöyle devam etti:

''Geçmişte Sivas'ta, Gazi Mahallesi'nde acı olaylar yaşandı. Bugün de Malatya'da geçmişteki o provokasyon zihniyetinin yeniden canlanmaya çalıştığını, insanların birtakım çabalarla birbirine düşürülmeye, kardeşin kardeşe kırdırılmaya çalışıldığını görüyoruz. Çok şükür bu oyun tutmuyor. Artık Türkiye'de kimse bu numaralara, bu oyunlara gelmiyor. Herkes neyin ne olduğunu anladı. 'Gelin canlar bir olalım' dediğimiz zaman orada gerçekten bir olma ihtiyacı olduğunun herkes farkında bu ülkede. 'Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az' demiş büyüklerimiz. İşte bir davulla, zurna ile olay yaratmaya kalktılar bu ülkede, çok şükür tutmuyor, tutmayacak. Ne Malatya'da tutacak ne Esenyurt'ta ne de başka bir yerde tutacak. El ele verip diğer sorunları da çözeceğiz.''

Egemen Bağış, cemevlerinin hukuki olarak tanımlanması ile ilgili çalışmalar yapıldığını da vurguladı.

Kimsenin diğerini değiştiremeyeceğini, önemli olanın diyalog, anlayış ve paylaşmak olduğunu kaydeden Bağış, Esenyurt'ta dünya standartlarında inşa edilen bu cemevinin örnek olması gerektiğini belirtti.


-''Biz aynı ailenin mensuplarıyız''-


Egemen Bağış, iftar yemeğinden sonra yaptığı konuşmada da Türkiye'de Aleviliği ayrı bir din gibi göstermeye çalışanların provokatör olduğunu ifade etti.

Bağış, ''Aslında Aleviliğe dini açıdan yaklaşmak yerine ailevilik açısından yaklaşmak gerekir çünkü biz aynı ailenin mensuplarıyız. Bu ülkede binlerce yıllardır aynı topraklarda mutluluğumuzu, acımızı, aşımızı paylaşmışız. Birlikte savaşmış, bu ülkeyi kurmuşuz, birlikte savunuyoruz. Bir şehit verdiğimiz zaman Alevi annenin ağlamasıyla Sünni annenin ağlaması arasında bir fark yok.''

Ramazan ayı kadar muharrem ayının da kutsal olduğunu, müftüler kadar Alevi din adamlarının da aynı değerde bulunduğunu dile getiren Bağış, herkesin el ele vermesiyle ülkenin tüm sorunlarının çözülebileceğini belirtti.

Bağış, kimseden korkmadan ülkenin ilerlemesi için var güçleriyle çalıştıklarını aktararak, Türkiye'yi 2023 yılında dünyanın en güçlü 10 ülkesinden biri yapma hedefine ulaşılacağını söyledi.


-Uhud Camisi'nin açılış töreni-


Egemen Bağış, daha sonra, Esenyurt Belediyesi tarafından yaptırılan Uhud Camisi'nin açılış törenine katıldı.

Burada konuşan Bağış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını getirdiğini ifade ederek, Uhud Camisi'nin açılışında olmaktan dolayı büyük mutluluk duyduğunu söyledi.

Kendisinin doğulu, eşinin Batı Trakyalı olduğunu anlatan Bağış, Esenyurt'un Türkiye'nin bir mozaiği olduğunu dile getirdi.

Bağış, bugün Esenyurt'ta önce ülkeye örnek olacak bir cemevini ziyaret ettiğini, sonra Batı Trakyalıların ağırlıklı yaşadığı bir mahallede sokak iftarına katıldığını, son olarak da cami açılışına geldiğini anlatarak, burada akşam namazını eda etmekten mutluluk duyduğunu belirtti.

Uhud Savaşı'nın, gerçekten büyük kahramanlıkların yaşandığı bir savaş olduğunu vurgulayan Bağış, Uhud Camisi'nin ülkenin barışı ve esenliğine katkıda bulunması dileğinde bulundu.


-''Darısı Çamlıca'nın başına''-


Camide saflar sık tutuldukça, omuzlar birbirine yakınlaştıkça ülkenin bereketinin, huzurunun daha da artacağına işaret eden Bağış, ramazanın ilk günü Ataşehir'deki Mimar Sinan Camisi'nin açılışını yaptıklarını anımsatarak,  ''Darısı Çamlıca'nın başına... İnşallah Çamlıca'ya da ecdadımızın eklediği o güzel taçlardan birini ekleme şerefine erişiriz. Bu camide bizlere ve Başbakanımıza dua etmeyi ihmal etmeyin'' diye konuştu.

Konuşmanın ardından Egemen Bağış, Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu ile birlikte kurdele keserek camiyi hizmete açtı. AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler