YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bu iddia asılsız çıktı
Şantaj ve askeri casusluk iddialarıyla ilgili davada sanık Albay İbrahim Sezer ile Poyrazköy'deki mühimmat davasının sanığı Ergin Geldikaya'nın flash belleklerinin aynı seri numaraya sahip farklı bellekler olduğu tespit edildi.
Bu iddia asılsız çıktı
22 Nisan 2011 / 19:56 Güncelleme: 22 Nisan 2011 / 23:26

''Şantaj ve askeri casusluk'' iddialarına ilişkin, emekli Albay İbrahim Sezer'in de aralarında bulunduğu 56 sanığın yargılandığı davada mahkeme heyeti huzurunda yapılan incelemede, Sezer ile ''Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmat'' davasının sanığı Ergin Geldikaya'dan ele geçirildikleri ve aynı oldukları iddia edilen flash belleklerin, aynı seri numaraya sahip farklı iki flash bellek olduğu tespit edildi.

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, mahkeme heyetinin öğleden önceki oturumda Adli Emanet Memurluğundan istediği sanık İbrahim Sezer'den elde edilen flash bellek ile İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünden (TEM) istediği ''Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmat'' davasının tutuklu sanığı Ergin Geldikaya'dan elde edilen flash bellek, görevliler tarafından sarı zarflar içinde duruşma salonuna getirildi.

Mahkeme heyetine teslim edilen iki ayrı zarf, heyetin kararı doğrultusunda adliyenin bilgi işlem uzmanı Murat Katmer tarafından huzurda açılırken, sanıklardan İbrahim Sezer'in avukatı Ali Ozan Açıkalın, bu duruma itiraz etti.

Açıkalın, sanıklardan elde edilen flash bellek ve dijital verilerle ilgili DNA, parmak ve vücut izi incelemesi yapılması yönünde talepte bulunduklarını belirterek, flash belleklerin, parmak izi bulaşmaması için eldiven takılarak açılmasını ve incelenmesini istedi.

HEYET HUZURUNDA FLASH BELLEK İNCELEMESİ

Avukatların, ''Flash belleklerin size ait olmadığı belli'' diye hitap ettiği Mahkeme Heyeti Başkanı Metin Özçelik'in, ''Savunmalara bakılacak olursa, şaşırmayacağım. Yalnız basın mensubu arkadaşlar bu cümleyi yazacaksa sadece son kısmını almasın, 'savunmalara bakılacak olursa' kısmını da yazsın'' demesi üzerine salonda gülüşmeler oldu.

Avukatın talebi üzerine eldiven takan bilgi işlem uzmanı Murat Katmer, önce Adli Emanet Memurluğundan getirilen ve bu davanın sanığı İbrahim Sezer'den ele geçirildiği iddia edilen flash diskler ve çeşitli materyallerin yer aldığı sarı zarfı açtı. Zarftan çıkan 4 adet flash bellek, tek tek seri numaraları ve markaları yazılarak tutanağa geçirildi.

Aynı zarf içinde, avukat İhsan Nuri Tezel'in iddialarına konu olan Sandisk marka, 4 GB'lik siyah flash belleğin seri numarasının ''BH0812NRCB'' olduğu, diğer flash belleklerin seri numarasıyla birlikte tutanağa yazıldı.

Duruşmada daha sonra, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ''Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmat'' davasının tutuklu sanıklarından Ergin Geldikaya'nın evinde yapılan aramada ele geçirildiği iddia edilen ve TEM'de tutulan flash belleğin içinde olduğu sarı zarf açıldı. Zarfın açılmasından önce TEM'den mahkemeye gönderilen cevabi yazı ile arama-el koyma tutanakları ile flash diske ait inceleme raporu okundu.

Bu zarftan çıkan Sandisk marka 4 GB'lik flash belleğin seri numarasının da ''BH0812NRCB'' olduğu tutanağa geçirildi.

Zarfların açılması ve materyallerin incelenmesinin ardından konuşan üye hakim Mehmet Ekinci, ''Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmat'' davasının sanığı Geldikaya'nın Üsküdar'daki evinden ele geçirilen Sandisk marka 4 GB flash bellek ile bu davanın sanığı Sezer'in evinden ele geçirilen Sandisk marka 4 GB flash belleğin üzerindeki ibarelerin aynı olduğunu ve bu durumun tutanağa geçirildiğini kaydetti.

AVUKAT TEZEL: ''VERİ GÜVENLİĞİ KALMIYOR''

Flash belleklerin aynı olduğu iddiasını ortaya atan, tutuklu sanık Tamer Zorlubaş'ın avukatı İhsan Nuri Tezel, duruşmada söz alarak, flash disklerdeki seri numaraların ayırıcı özellikler olarak belirtildiğini ve disklerdeki imajların hiçbirinin özet değerlerinin birbirlerini tutmadığını kaydetti. Tezel, ele geçirilen dijital medyaların ayırıcı özelliklerinin kalmadığını, özet değerlerinin tutmadığını ve bu durum nedeniyle veri güvenliğinin de kalmadığını söyledi.

Avukat Tezel, seri numaraları aynı olmasına karşın ayırıcı özellikleri nedeniyle her iki flash belleğin imajının incelenmesini talep etti.

TUTUKLU SANIKLARIN SAVUNMALARI

Duruşmada savunmalarını yapan tutuklu sanıklardan Mehmet Emre Küçükakça, 28 Nisan 2010'da ''fuhuş'' adıyla başlayan soruşturmanın özel yetkili savcılar tarafından incelenmesini öngörmediklerini ve bu konunun özel savcıların alanına girdiğini düşünmediklerini aktardı. Küçükakça, soruşturmanın daha sonra askerlere döndüğünü ve isim benzerliği sonucu çıkan arama kararı nedeniyle kendi evinin arandığını söyledi.

Tutuklu sanıklardan Mehmet Emre Sezenler de 1993'te teğmen rütbesiyle mezun olduğunu ve askeri hayatı boyunca hiçbir ceza almadığını belirterek, ''Ben İbrahim Sezer'i tanımıyorum. Ondan herhangi bir talebim ve onunla ilgili bir iletişimim olmadı. Mavi renkli dosyayı ilk defa savcılıkta gördüm, bu dosyayı oluşturmadım. Dosyalarda yer alan öğrencileri tanımıyorum. Ayrıca CD'leri benim hazırladığıma dair hiçbir bilgi yok. Öğrencilerle ilgili kimse bana talepte bulunmadı'' dedi.

Sezenler, delil olmayan belgeler dolayısıyla tutuklandığını öne sürerek, tahliyesini talep etti.

Sezenler'in avukatı Oğuz Nazlı da iddianamede yer alan 56 sanığının birbirleriyle bağlantısız olduğunu ve müvekkilinin suç işlediğine dair hiçbir kanıt olmadığını savunarak, ''Bir anda insan hayatının karartılması hukuk dışıdır. Müvekkilimin tahliye ve beraatini talep ediyorum'' dedi.

Tutuklu sanıklardan Eylem Alper Ersoy da yapılan kara propagandaya rağmen TSK'ya, ailesine ve arkadaşlarına şükranlarını sunduğunu ifade ederek, ''Fuhuş, şantaj, casusluk örgütü üyesi olduğumu savcılık sorgusunda öğrendim. Ben 11 numaralı DVD'nin mağduruyum. Bu DVD'de yer alan bir savaş gemisi görüntülerinin gizli çekildiği söz konusu edilmektedir. 8 yıldır bu gemide görev yapıyorum. Bu belgelerde yer alan bilgilerden daha donanımlıyım. Kılıç gemisinin özelliklerini belgelerden daha iyi bilmekteyim. Niye kaydedip yarım yamalak saklıyayım'' şeklinde konuştu.

Sanık Ersoy, tahliyesini istedi.

Ersoy'un avukatı İsmet Sungur da müvekkilinin evlerinde yapılan aramalarda ele geçirilen CD ve DVD'lerin imajlarının talep etmelerine rağmen alınmadığını belirterek, Ersoy'un beraatini talep etti.

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler