YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Bu hükümete bir uyarıdır"
Memurlar bugün eylemdeydi. 1 günlük iş bırakma eylemi... Bugün devlet dairelerinde görevlerinin başında değil haklarını aramak için meydanlardaydılar... Ve hükümete mesaj yolladılar: "Bu bir uyarıdır"
"Bu hükümete bir uyarıdır"
25 Kasım 2009 / 14:22 Güncelleme: 25 Kasım 2009 / 14:25

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Genel Sekreteri Emirali Şimşek, memurların ''uyarı greviyle'' hükümete seslendiğini belirterek, ''25 Kasım grevi, ülkede demokrasi ve barışın sağlanması için ürkek, arkası boş açılımlar yerine cesur ve bütün toplumsal kesimlerin katıldığı somut adımlara ihtiyaç olduğunu size hatırlatmak için yapılmış bir uyarıdır'' dedi.

Uyarı grevi kapsamında iş bırakan KESK üyeleri Ziya Gökalp Caddesinde toplandı.

KESK'e bağlı sendikalarla, greve destek veren bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Ziya Gökalp Caddesindeki SSK İşhanı önünde bir araya geldi. Taleplerini içeren sloganlar atan grup, ellerinde pankartlar taşıdı.

Trafiğe kapatılan caddedeki bir kamyonun üzerine kurulan platformdan kalabalığa seslenen KESK Dönem Sözcüsü Tuğrul Culfa, gelecekleri için grev yaptıklarını söyledi. Culfa, ''Buradan duymayan kulaklara, görmeyen gözlere, konuşmayanlara sesleniyoruz'' dedi.

Eğitime yeterli bütçe, okullara yeterli ödenek verilmesi, mesleki saygınlığın korunup geliştirilmesi, KEY hesaplarında biriken paraların eksiksiz ödenmesi, vergi adaletsizliğinin önüne geçilmesi, otomatiğe bağlanan zamların geri alınması amacıyla grevde olduklarını dile getiren Culfa, şöyle konuştu:

''Başbakan bu greve 'kanunsuz, yasa dışı' diyor. Yasa dışı olmak nedir? Deniz Feneri soygunu yasaya uygun da bizim grevimiz mi yasa dışı? Çocuklarınıza aldığınız gemileri 'gemicik' diye halka yutturmak yasal da bizim grevimiz mi yasa dışı? Suyu ve yolu olmayan köylere bulaşık makinesi göndermek yasal da bizim grevimiz mi yasa dışı? Sayın Başbakan'ı uyarıyoruz. Daha önce yaptığımız grevlere de 'yasa dışı' diyen başbakanları gördük, ama biz halen alanlardayız. Onları ise kimse hatırlamıyor. Sizin de sonunuz diğerleri gibi olacaktır. Biz biliriz ki haklar yasalardan önce gelir. Kamu emekçileri tarihi bunun bir göstergesidir.''

''SİYASİ İKTİDARA SESLENİYORUZ...''

KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek ise hükümetin yapılan eylemi hak ettiğini savundu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın söz konusu grevi kanunsuz ilan ettiğini hatırlatan Şimşek, ''Sayın Başbakan! Kamu emekçileri ilk kez grev yapmıyor. Grev hakkımızı yerel hukukta da, uluslararası hukukta da defalarca tescil ettirdik'' diye konuştu.

Yıllardır emekçilerin sorunlarının kulak ardı edildiğini ve emek örgütlerinin görmezden gelindiğini iddia eden Şimşek, şunları söyledi:

''Buradan siyasi iktidara bir kez daha sesleniyoruz, 25 Kasım grevi emekçilerin size yönelik uyarısıdır. Yanlışlığı defalarca kanıtlanmış politikalarınızı terk etmeniz için yapılan bir uyarıdır. 25 Kasım grevi ülkede demokrasi ve barışın sağlanması için ürkek, arkası boş açılımlar yerine cesur ve bütün toplumsal kesimlerin katıldığı somut adımlara ihtiyaç olduğunu size hatırlatmak için yapılmış bir uyarıdır. Çağ dışı sendika yasalarıyla çalışma hayatını düzenlemek yerine emekçilerin haklarını genişleten somut adımları artık atmanız için yapılmış bir uyarıdır. 25 Kasım grevi hukuku çiğneyerek engellediğiniz toplu sözleşme ve grev hakkımızı engellemeyi bırakmanız için, kamu emekçilerine tek yanlı dayatılan yüzdelik ücret artışlarına mahkum eden toplu görüşme uygulamasını terk edip bir an önce toplu sözleşme masasına oturmanız konusunda bir uyarıdır.''

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNDEN DESTEK

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Genel Başkanı Mehmet Soğancı da yapılan grevle Türkiye'deki demokrasi mücadelesine büyük bir ''ünlem işareti'' koyduklarını belirtti. Soğancı, daha iyi, güvenli ve kaliteli bir yaşam için yetkilileri uyardıklarını söyledi.

Türk Tabipler Birliği 2. Başkanı Feride Aksu Tanık ise toplu görüşmelerin yerinin artık meydanlar ve sokaklar olduğunu kaydetti.

Konuşmaların ardından Türkçe ve Kürtçe şarkılar söylendi. Eyleme bazı CHP, DTP ve DSP milletvekillerinin de katıldığı gözlendi. Eyleme katılanların Kızılay Meydanına geçişi alınan güvenlik tedbirleri kapsamında kurulan polis barikatıyla engellendi.

Konuşmaların ardından aralarında DTP Milletvekili Sevahir Bayındır'ın da bulunduğu kendilerini ''KESK'li kadınlar'' olarak adlandıran bir grup, Milli Müdafaa Caddesine yürümek istedi. Bir süre polis ile tartışan gruptaki kadınların yürüyüşüne daha sonra izin verildi.

Eylemin ardından Ziya Gökalp Caddesi trafiğe açıldı.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler