YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Bu ayıba son verilmeli'
Devlet Bakanı Eğemen Bağış, Türk vatandaşlarına Avrupa'da uygulanan 'vize ayıbına son verilmesi gerektiğini' söyledi.
'Bu ayıba son verilmeli'
07 Ekim 2010 / 21:46 Güncelleme: 07 Ekim 2010 / 21:51

Almanya'nın başkenti Berlin'de bulunan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türk vatandaşlarına Avrupa'da uygulanan "vize ayıbına son verilmesi gerektiğini" söyledi.

Bakan Bağış, bugün Körber Vakfında onuruna verilen kahvaltıya katıldıktan sonra eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder ile görüştü.

Bağış görüşmeden sonra, Türk-Alman Dostluk Derneği tarafından düzenlenen ve Schröder'e Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilere sağladığı katkıdan dolayı "Tarabya Madalyası"nın verildiği törene katılarak bir konuşma yaptı.

Bakan Bağış, konuşmasında vize sorununa da değinerek, şunları söyledi:

"Avrupalıların kendi çıkarlarını gözetmesini istiyoruz. Bu ilişkinin bir kazan-kazan üzerine dayalı olduğunu görmelerini istiyoruz. Terörle mücadelede Avrupa'dan daha fazla destek istiyoruz. AB ile üyelik müzakerelerine henüz başlamamış ülkelerin vatandaşları Avrupa'ya vizesiz rahatlıkla girip çıkabilirken, 51 yıldan beri AB üyesi olmak isteyen, müzakereleri çok kararlı bir şekilde sürdüren bir ülkenin vatandaşlarının vize kuyruklarında beklemesinin bir haksızlık olduğunu dile getirmek istiyoruz. Benim vatandaşlarımın kendilerini en az Avrupalı hissettikleri an vize kuyruklarında bekledikleri andır. Bu ayıba artık son verilmesi gerekir. Artık Türk vatandaşlarının aşamalı olarak da olsa bir zaman dilimi içinde Avrupa'ya vizesiz girebilmesini sağlamamız gerekir. Bunu hep birlikte gerçekleştirebileceğimize inanıyorum."

Türkiye'nin bugünkü konumuna gelmesine büyük katkılarda bulunmuş değerli bir devlet adamının madalya alması vesilesi ile yaptığı konuşmadan büyük bir onur duyduğunu ifade eden Bağış, AB müzakereleri kopma noktasına geldiğinde Türkiye'yi destekleyen politikacıların sadece dönemin İngiltere Başbakanı Tony Blair ile Schröder olduğunu hatırlattı.

Bağış, "Bu nedenle size müteşekkiriz. Sizin müdahaleniz olmasaydı, bugüne kadar süregelen hazırlık döneminde sizin desteğiniz olmasaydı, başbakanlık döneminde ve daha sonra da yazdığınız kitaplarda, yaptığınız konuşmalarda bunu dile getirmiş olmasaydınız, belki de ben bugün Türkiye'nin başmüzakerecisi olamayacaktım. Siz bunları Türkiye'yi ve Türkleri sevdiğiniz için yapmadınız, siz bunları Almanya'yı sevdiğiniz için yaptınız. Almanya'nın çıkarları için yaptınız. Çünkü Türkiye'nin AB üyeliği sadece Türkiye'nin değil, Avrupa'nın da, Almanya'nın da çıkarınadır" dedi.

Alman Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisi ile Sosyal Demokrat Partisi'nin (SPD) Türkiye'nin AB üyeliği konusunda bir çizgide birleştiğini, Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff ile Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle ve Federal Meclis Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Ruprecht Polenz'in Türkiye'nin AB üyeliğine destek verdiğini ifade eden Bağış, şöyle konuştu:

"Demek ki sizin ekmiş olduğunuz tohumlar meyve vermeye başladı. O zamanlar yalnızdınız, artık değilsiniz. Artık Türkiye'nin önemini sadece Almanya'da değil, Avrupa'nın dört bir yanında algılayan kişiler var. Türkiye, 12 Eylül 2010 tarihinde bizi destekleyen dostlarımızın ne kadar vizyoner, ne kadar gerçekçi olduğunu ve ne kadar doğru bir hedef için çalıştığını halkın çok büyük bir desteği ile ortaya koydu."

12 Eylül 1980 tarihinde Türkiye'de karanlık bir dönemin başladığını, bu tarihten sonra ülkede 2 milyon kişinin fişlendiğini, 500 bin kişinin de işkence gördüğünü kaydeden Bağış, "12 Eylül'de halk AB sürecine sahip çıktı. Türkiye'nin demokratikleşmesine, şeffaflaşmasına, zenginleşmesine sahip çıktı" dedi.

Anayasa değişikliği ile özürlü insanlara, gazilere, kadınlara ve tüm çocuklara pozitif ayrımcılık getirdiklerini, kimlik bilgilerinin korunmasını anayasal güvence altına aldıklarını ve sendikal haklar getirdiklerini belirten Bağış, adalette eşitlik sağlanması amacıyla askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasını mümkün kıldıklarını, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulunun da gelecekte 11 bin hakim ve savcıyı kendisinin seçeceğini, hükümetin ya da muhalefetin buna bir etkisi olmayacağını ifade etti.

Anayasadan ve kanunlardan daha önemli bir süreç içinde olduklarını kaydeden Bağış, "Türkiye kendi ayıplarıyla, kendi eksiklikleri ile kendi sorunlarıyla kendi iradesi ile yüzleşmeye başladı. Eskiden konuşmaya korktuğumuz konuları artık tartışabiliyoruz. Bugün AB standartlarına sahip bir anayasaya kavuşmuş durumdayız. Bunu halkın desteği ile gerçekleştiriyoruz. Toplumsal bir destek ile gerçekleştiriyoruz" diye konuştu.

Sümela Manastırında ve Akdamar Kilisesinde düzenlenen ayinlerde bölge halkının ayin yapmak isteyenleri kucakladığını belirten Bağış, "AB yolunda ne kadar kararlı olduğumuzu halkımızın desteği ile ortaya koymuş durumdayız. Halkımız referandumda 'evet' derken ne iktidarı destekledi, ne de başka bir partiyi köstekledi" şeklinde konuştu.

Uyum yasalarının hazırlanmasına yoğun bir şekilde devam edildiğini, bu yasaların Türkiye'yi AB üyeliğine bir adım daha yaklaştırdığını ifade eden Bağış, Türkiye'nin özel bir muamele istemediğini, diğer AB üyelerine nasıl davranıldıysa aynı ve eşit şekilde muamele görmek istediğini söyledi.

Bağış, Almanya'yı 200 yıllık bir stratejik ortak olarak gördüklerini kaydederek, "Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkiler bir ayrıcalıklı ortaklık olarak nitelendirilebilir, ancak Türkiye'nin AB sürecinde tek bir hedefi vardır. O da tam üyeliktir" dedi.

Bakan Bağış'a konuşmasından sonra Türk-Alman Dostluk Derneği Başkanı Gerd Anders tarafından küçük bir "Berlin Ayısı" heykeli hediye edildi.

Anders, heykelin üzerinde AB bayrağı bulunduğuna ve Türkiye'nin bayrağının yer almadığına işaret ederek, "Türkiye'ye buraya bir de Türk bayrağı koydurmasını diliyorum" şeklinde konuştu.

Bakan Bağış, daha sonra yaptığı açıklamada, Türkiye'nin AB üyeliği yolunda "Berlin Ayısı" gibi güçlü bir şekilde devam edeceğini söyledi. AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler