YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bozdağ'dan 'Fidan' açıklaması
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadeye çağrılmasına ilişkin açıklama yaptı.
Bozdağ'dan 'Fidan' açıklaması
08 Şubat 2012 / 17:35 Güncelleme: 08 Şubat 2012 / 17:38

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ''Terörle mücadele eden bir yapının, eğer doğruysa, terör örgütünün bir yapılanması ile aynı soruşturma içerisine nasıl girebildiğini anlamış değilim'' dedi.

Bozdağ, SKYTURK360 televizyon kanalında canlı yayına katılarak, gündemde ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bozdağ, MİT Müsteşarı Fidan'ın ifadeye çağrılması ile ilgili olarak dün akşam İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ve Başsavcıvekilinin böyle bir çağrı olmadığına dair açıklama yaptığını anımsatan Bozdağ, ''Sabahleyin de başka bir açıklama gelince üzüldüm. Yani İstanbul Başsavcısı ve Başsavcıvekili de açığa düştü. Belli ki bu konuda irtibat kopukluğu var. Başsavcı ve Başsavcıvekilinin de muhtevasını bilmediği gerçeği ortaya çıktı'' dedi.

Fidan'ın ifadeye çağrıldığını, ancak yeteri kadar bilgilendirme olmadığını söyleyen Bozdağ, ''Bu konudaki soruları cevaplandıracak, şüpheleri ortadan kaldıracak bir açıklama yapılırsa, konunun doğru tartışılmasına katkı sunulabilir, ama maalesef bu yapılamadı'' ifadesini kullandı.

Bozdağ, soruşturulan kişilerin terörle mücadelede çok önemli görevler ifa ettiklerinin altını çizerek, şunları kaydetti:

''Dünyanın her yerinde terörle mücadele yapılırken, istihbarat teşkilatları ve kamu görevlileri mücadele verdikleri kesim ile ilgili bilgi toplayabilirler ki bu onların yasal görevleridir. Terör örgütü nerede bulunuyor, ne yapıyor, ne kadar elemanları var, hangi ülkelerle içli dışlılar, Türkiye'de veya başka ülkelerle, kimlerle ne yapıyorlar  Bunlara dair sizin elinizde sağlıklı istihbarat olursa yapacağınız her türlü çalışmada sağlıklı adımlar atma ve doğru neticeler almada başarılı olursunuz. Eğer siz bunları sağlıklı yapamazsanız o zaman da başka sorunlar ortaya çıkabilir. O nedenle ben bunun KCK kapsamında soruşturuluyor olmasını, doğruysa eğer, onu ben çok anlamlı bulmadım. Ben hukuku bilen birisi olarak, hukukçu kimliğimle, işin doğrusu çok şaşırdım. Nasıl 250. madde kapsamına girebildi. Hem de terörle mücadele eden bir yapının, eğer doğruysa, terör örgütünün bir yapılanması ile aynı soruşturma içerisine nasıl girebildiğini anlamış değilim. Eğer anlatırlarsa tabii kamuoyu öğrenecektir.''

Oslo görüşmelerinin doğrulanıp doğrulanmamasının ayrı bir konu olduğunu söyleyen Bozdağ, ''Hukuk dışı yollarla elde edilmiş kasetler kamuoyuna yansıdı. Tartışıldı, konuşuldu. Bu ayrı bir konu. Böyle bir şey olmayabilir de'' dedi.

Bozdağ, MİT veya devletin kimi görevlilerinin ülkenin güvenliği ile ilgili, vatanın bölünmez bütünlüğü için terörle mücadele verirken birtakım şeyler yapıldığında bunların suç sayılmasının terörle mücadele etme anlamına geleceğini söyledi.

''Farz edin ki böyle bir görüşme oldu. Bizim mevzuatımızda bunu suç sayan bir şey yok. Neden yok  Siz o görüşmeleri yaptıysanız veya yapıyorsanız, terör örgütünün içine eleman koyduysanız, istihbarat örgütleri dünyanın her yerinde terör örgütünün içine sızarlar. Ne yapıyorlar, ne ediyorlar  Bunlar nasıl hareket ediyor, olaylara nasıl tepki veriyorlar, silahlar, mermi eylem planlamaları nasıl oluyor '' diyen Bozdağ, canlı bombaların şehirlere giderken bu şekilde yakalandıklarına dikkati çekti.


-''Canı pahasına insanlar bu görevi yapıyor''-


Bu görevleri yapanların KCK ile ilişkilendirilmesinin bu ülkeye kötülük yapmak olacağını ifade eden Bozdağ, şöyle devam etti:

''O zaman kanunları tersinden okumuş olursunuz. Kanunları tersinden okursanız orada adalet olmaz. Bu konu üzerinde savcılık neden soruşturma yaptığını kamuoyuna açıklarsa o zaman daha rahat bir değerlendirme yapacağız. Ama terörle mücadele yaparken, terör örgütünün içine sızdı veya terör örgütünün içine kendi elemanlarını sızdırdı. O terör örgütünün işleyişi hakkında bilgi aldı ve bunlarla ilgili veya başka şeyler yaparsa ben bunu bir hukukçu olarak anlamakta zorlanıyorum. Sayın savcı da anlatırsa o zaman anlarız, nasıl olduğunu. Bu insanların görevi bu. Görevi terörün içine nüfuz etmek. Terörü bitirici adımlar atmak. Bu konuda ülkesine, hükümetine, devletine yardımcı olmak. Canı pahasına bu insanlar bu görevi yapıyor.''

Yüksek düzeyli görevliler için soruşturma usulleri bulunduğunu bildiren Bozdağ, şöyle dedi:

''Soruşturma usulleri var, izne tabi olanlar ve 250. madde kapsamında olanlar. 250. kapsamına bunu koydularsa bilemiyorum. Hangi kanun maddeleri buna izin veriyor. Ama hukuken 250. madde kapsamına koymak hukuken bana göre mümkün değil. Baktığınız zaman CMK'nın 250. maddesi kapsamında değerlendirildiğini görüyoruz.''

Türkiye'nin 30 yıla yakın terörle mücadele edildiğini ve geçmişte de defalarca devlet görevlilerinin terör örgütü ile görüştüklerini ifade eden Bozdağ, ''Bir devlet kendi ülkesinin güvenliğini korumak, bölünmez bütünlüğünü temin etmek için terörle mücadele ederken, 'terörle mücadele yöntemlerinden bazılarını kullanmayacak, bazılarını kullanacak' diyebilir misiniz  Başka ülkeler de terörle mücadele etti. Onların da terör örgütlerinin içine sızan istihbarat elemanları oldu. Bunların hepsi terörle mücadelenin yöntemidir'' dedi.

Bozdağ, terörle mücadele eden insanları ''terörle işbirliği yapıyorsunuz'' diye damgalamanın büyük bir kötülük olacağının dile getirerek, ''Bu ülkeye kötülük yapmış olursunuz. Bu insanların maneviyatlarını kırmış olursunuz. Doğru bir iş yapmış olmazsınız'' değerlendirmesinde bulundu.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın görevini yaptığını ve yaptıklarının suç sayan bir kanun hükmü bulunmadığını vurgulayan Bozdağ, ''Siz bu kanunu ben böyle anlıyorum derseniz, o zaman sizin anladığınız kanun yerine geçmiş olur ki, orada adalet olmaz'' dedi. AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler