23 Ekim 2017 Pazartesi
  • Altın151,853
  • BIST107.661
  • Dolar3,7029
  • Euro4,3481
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8721
  • İstanbul20 °C
  • Ankara18 °C
  • İzmir24 °C
  • Konya19 °C
  • Adana26 °C
  • Antalya24 °C
  • Diyarbakır22 °C
  • Bursa25 °C
  • Kayseri19 °C
  • Kocaeli19 °C
  • Şanlıurfa25 °C
  • Gaziantep23 °C
  • İçel25 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bozdağ, Yeni Şafak'ın manşeti için ne dedi?
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Taksim Gezi Parkı odaklı olaylar ve Yeni Şafak Gazetesinin bugünkü manşetinde yer alan "Kod Adı İstanbul İsyanı" başlıklı habere ilişkin değerlendirmede bulundu.
Bozdağ, Yeni Şafak'ın manşeti için ne dedi?
16 Haziran 2013 / 14:33 Güncelleme: 16 Haziran 2013 / 14:36

Bozdağ, TV8 televizyonunda katıldığı canlı yayında Taksim Gezi Parkı odaklı gelişmeler ve Yeni Şafak Gazetesindeki "Kod Adı İstanbul İsyanı" başlıklı habere ilişkin soruyu yanıtlarken, olayların başlamasının ardından uluslararası yayın kuruluşlarının tavrının dikkati çekici olduğunu söyledi.Bazı çevrelerin Türkiye'nin güçlenmesinden rahatsız olduğunu belirten Bozdağ, sosyal medya ve benzer ortamlarda olaylarla ilgili dezenformasyon yaşandığını kaydetti.

Pek çok demokratik ülkede zaman zaman benzer olayların yaşandığını ve basının bu olaylara yaklaşımıyla Türkiye'de yaşananları yaklaşımının farklı olduğunu vurgulayan Bozdağ, "CNN olsun BBC olsun, herkesin takip ettiği gazeteler, televizyonlar olsun Türkiye'de olup bitenlerin tamamını çok farklı bir gözle veriyor" dedi.

Bu yaklaşımı içerden de besleyen medya organları, kişiler, gruplar ve siyasiler olduğunu ifade eden Bozdağ, bilgi kirliliği ve iftiralarla vatandaşların aldatılmaya çalışıldığını söyledi. Bozdağ, "Bütün bunların, Türkiye'deki demokratik iklimi bozmaya, insanlarımızı iktidara karşı Gezi Parkı'na bahane ederek bir farklı duruş noktasına çekmeye planlı bir hadise olduğu çok açık" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'de halkın yalnızca belli tepkileri ortaya koyan bir kesimden ibaret olmadığına dikkati çeken Bozdağ, iktidarlarının herkesin duygu ve düşüncesine önem verdiğini, uygulamalarını da bu yaklaşım içinde gerçekleştirdiğini belirtti.

Bozdağ, ülkenin AK Parti iktidarı döneminde önemli gelişmeler kaydettiğini, 10 yıl öncesi ile kıyaslanamaz noktaya geldiğini, küresel bir aktöre dönüştüğünü vurgulayarak, bundan rahatsız olan iç ve dış odakların partinin ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın önünü kesmek istediğini bildirdi. "Onlar görmek istedikleri Türkiye'yi oluşturmak için uğraşıyorlar" diyen Bozdağ, ancak vatandaşın AK Parti ve Başbakan Erdoğan'ın arkasında olduğunu dile getirdi.

"Güçlenen Türkiye'den çoğu değil, hepsi rahatsız"

Olayların hemen ardından başta BBC ve CNN-International olmak üzere pek çok uluslararası yayın kuruluşunun eş zamanlı olarak canlı yayınlara başladığını ifade eden Bozdağ, şunları kaydetti:

"Geçenlerde bir Ankara Temsilcisi kardeşim, 'Bizim araçlarımızı bazı kanallar mayıs ayının başında 4 Temmuz'a kadar, sadece bizim değil, Cihan'ın, Doğan'ın, İHA'nın, başkalarının canlı yayın imkanlarını kiraladılar' dedi. Bu normal bir iş mi dedim. 'Yok her zaman olan bir iş değil, zaman zaman ihtiyaç olduğunda olur ama böylesi ilk defa oluyor' dedi. Öte yandan hemen olayların arkasından oralarda yalan haber, Türkiye'de sanki sivil bir devrim olmuş gibi bir hava yaratan, her şeyin akla takla olduğu, polisin vatandaşların üzerine silahlarla müdahale ettiği bambaşka bir Türkiye fotoğrafını orada veriyor. Ve o fotoğrafı izleyenler, onlara inanlar bambaşka bir noktaya geliyor. Bakıyorsunuz bazı siyasiler hemen arkasından Türkiye'ye istikamet vermek isteyen açıklamalar yapıyorlar. Uluslararası Af Örgütü bir karar almadan pek çok inceleme yapar, bakıyorsunuz yarım saat sonra bir karar açıklayabiliyor. Avrupa Parlamentosu kalkıyor Türkiye'nin iç işlerine karışan, Türkiye'nin aleyhinde bir karar alabiliyor ve oy birliğiyle bunu yapabiliyor. Baktığınızda bu olaylar Türkiye'nin güçlenmesinden rahatsız olan ne kadar kesim, çevre varsa hepsini bir araya getirmiş, 'Oh Tayyip Erdoğan ve ekibinden kurtulacağız. Bunlar da bize yardımcı oluyorlar. Elbirliği ile biz de onlara yardımcı olalım' havasıyla. Çünkü güçlenen Türkiye'den çoğu değil, hepsi rahatsız."

Bozdağ, geçmişte bazı köşe yazarlarının da bu konulara değindiğinin görüldüğünü ifade ederek, "Bu işin aynı anda bu kadar yaygınlaşmasını spontane bir hadiseye bağlamak insan aklıyla alay etmek olur" dedi.

"Bugün ABD, Türkiye ve İngiltere'de yaşananlar eş zamanlı, tesadüf değildir"

 Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış daaynı habere ilişkin, "Dış güçler Türkiye'de kargaşa çıkarmak için daha önce de bir takım toplantılar yaptı. Bu ilk mi, ilk defa mı böyle bir senaryo ortaya atılıyor  Bunların hepsi arşivlerde olan şeyler" dedi.

Bakan Bağış, Kanal 24 televizyonunda katıldığı programda, konuya ilişkin soruyu yanıtlarken, dış güçlerin Türkiye'de kargaşa çıkarmak için daha önce de bir takım toplantılar yaptığını hatırlattı.

"Bu ilk mi, ilk defa mı böyle bir senaryo ortaya atılıyor  Bunların hepsi arşivlerde olan şeyler" ifadesini kullanan Bağış, 28 Şubat sürecinde, 1998'de bugün yaşandığı gibi toplumun farklı kesimlerini birbirine düşürerek ülkenin istikrarını bozmak, Türkiye'yi kendi güdümlerine sokmak isteyen bazı güç odaklarının oyun oynadığına dikkati çekti. Bağış, o dönemde ABD'de Amerikan Savunma Bakanlığının araştırma kurumu olan Ulusal Savunma Enstitüsünde toplantı gerçekleştiğini anlattı. O toplatının Türkiye'deki bazı medya organlarında yer bulduğunu hatırlatan Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu toplantıda konuşulan bazı konular var. Diyorlar ki laiklerle dindarlar arasında bir çatışma başlarsa, bir iç savaş çıkarsa ne olur, ABD'nin pozisyonu ne olur  Yıl 2004-2005, Balyoz ve Ergenekon gibi davalar devam ediyor, bu davalardan yargılananların da aralarında bulunduğu, İsrail'e yakın olan bir düşünce kuruluşu olan Hudson Enstitüsünde topantılar düzenleniyor. Orada şu anda yargılanan o zaman bir tuğgeneral olan ve askeri ateşe katılıyor. Konu şu; 'Taksim'de Anayasa Mahkemesi Başkanına bir suikast gerçekleşirse, Türkiye'de bir çatışma çıkarsa ve bu sırada PKK bundan faydalanmak isteyip sınıra saldırırsa Amerika ne yapar, ne yapmalı'. Bugün Yeni Şafak'ın haberi. Şubat ayında, olayların başlamasından aylar evvel, yine Neoconların bir kuruluşu olan American Enterprise Institute'de, bir toplantı. Türkiye'den katılanlar da olmuş. 'Bugün yaşadıklarımıza benzer bir olay olursa ne olur ' Şimdi bunları yanyana getirdiğiniz zaman, Türkiye'nin yükselmeye başladığı dönemde bunların yapıldığını gördüğünüz zaman, bu faiz lobisinin... Bunun içerisinde ABD hükümeti yok, Obama yok. Bunun içerisinde Amerika'nın içerisindeki çıkar grubu var. Kimin çıkarlarını koruyan bir grup bu  Uluslarası bir takım güç odakları. Bunların ekonomik güçleri var. Bunlar bir takım tezgahları kurabiliyorlar, reklam ajansı kurabiliyorlar. Sahte hesaplar açabiliyorlar. Bir takım gazetecileri bile finanse edebiliyorlar. Provokatörlüğe bile yönlendirebiliyorlar."

Bu tür tezgahların daha önce de kurulduğuna dikkati çeken Bağış, ABD Başkanı Obama'nın dünyada güvendiği iki lider olduğunu, bunların da İngiltere Başbakanı David Cameron ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirtti. Bağış, "Bugün ABD, Türkiye ve İngiltere'de yaşananlar eş zamanlı, tesadüf değildir" ifadesini kullandı.

Yeni Şafak Gazetesinin haberi

Yeni Şafak Gazetesinin bugünkü manşetinde"Kod Adı İstanbul İsyanı" başlıklı habere yer verildi. Haberde, Washington'daki en etkili İsrail kuruluşlarından olan Amerikan Girişimcilik Enstitüsünde (American Enterprise Institute) şubat ayında gerçekleştirilen bir toplantı konu edildi. Habere göre Donald Rumsfeld, Paul Wolfowitz, Bernard Lewis, Elliot Abrams, Richard Perle, John Bolton, William Kristol ve Douglas Feith'in katıldığı toplantıda,İstanbul'da olası bir isyan ele alınırken 6 Türk'ün de yer aldığı simülasyonda "Taksim Meydanı'nı Tahrir'leştirilme senaryosu tartışıldı.

 

AA

15:26
 // OKULLARDA DERS OLARAK VERİLSİN
Artık okullarda abuk sabuk inkılap tarihi yerine, bu gibi gerçek bilgiler öğretilsin. Bu hain teröristler yıllarca Mustafa Kemal adını kullanarak hainlik ve bölücülük yapmadımı. Ülkemizde kurtarılmış Kemalist bölgeler ilan edilmedimi. Biz güneydoğu elden gidiyor derken, meğer İzmir, Antalya, Akdeniz, Marmara ve Trakya elden gidiyormuş. Şu Nişantaşı na bakın hele, 30 yıldır tek şehit vermemiş, elit kesimin kurtarılmış zengin ve hain barınağı olmuş. İşgal sadece, asker, top, tüfekle olmuyor. İşgal böyle oluyor. Ondan sonra da, Kürt Türk ayrımcılığı çıkarıp parsayı topluyorlar....
16 Haziran 2013 15:26
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler