23 Eylül 2017 Cumartesi
  • Altın145,971
  • BIST104.123
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,7188
  • İstanbul21 °C
  • Ankara22 °C
  • İzmir25 °C
  • Konya24 °C
  • Adana30 °C
  • Antalya30 °C
  • Diyarbakır31 °C
  • Bursa21 °C
  • Kayseri25 °C
  • Kocaeli22 °C
  • Şanlıurfa31 °C
  • Gaziantep28 °C
  • İçel29 °C
Doğu - Batı savaşında zihinlerin işgali
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bozdağ: Buradan size ekmek çıkmaz!
Bozdağ: Buradan size ekmek çıkmaz!
10 Kasım 2013 14:10
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, öğrenci evleri tartışmasının ardından "Kriz duasına çıkanlara, 'buradan bize bir kapı açılabilir' diye ümitle bekleyenlere diyorum ki boşuna kendinizi yormayın buradan size bir ekmek çıkmaz."

Bozdağ, Kanal 7 Televizyonundaki "Başkent Kulisi" programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Konuşmasının başında büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ü, ebediyete intikalinin 75. yılında saygıyla yad eden Bozdağ, Atatürk'ün doğru anlaşılmasının Türkiye'nin geleceği açısından önemli olduğunu belirtti. Atatürk'ü anarken onu anlamak için de kafa yorulması gerektiğini dile getiren Bozdağ, "Bugün bazı ideolojilerin Atatürk'ü esir aldığını görüyoruz. Hayatını, eserlerini kendi amaçlarına uygun bir şekilde manipüle ettiğini, bazı yerlerde sözlerini 'Türkçeleştirelim' derken amaçları doğrultusunda tahrip ettiğini, değiştirdiğini de görüyoruz" dedi.

"Keşke böyle bir usulle konuşulmuş olsa daha isabetli olurdu"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın açıklamaları hatırlatılarak, "Sayın Arınç ile Sayın Başbakan arasında bir kriz mi var" sorusuna Bozdağ, şu yanıtı verdi:

"Bu konu üzerinden Türkiye'de basın aracılığıyla koparılmak istenen bir fırtına var. AK Parti'nin içine, birliğine, beraberliğine dönük 'Acaba buradan biz ekmek bulabilir miyiz' diye bir gayret var, bir çaba var. O gayret ve çaba içinde olanlara, keyiften dört köşe olanlara veya ellerini ovuşturanlara, benim buradan bir şey söylemem lazım, o da şu, buradan onlara ekmek çıkmaz. Boş yere uğraşmasınlar, boş yere keyiflenmesinler, boş yere haveslenmesinler. Bugüne kadar AK Parti 11 yıllık süre içinde pek çok dönemi başarıyla atlatarak bugüne geldi, bundan sonra da aynı istikamette devam edecektir. Burada Sayın Başbakanımızın söylediği söz esastır, 'Biz bunu kendi içimizde konuşuruz, kendi içimizde çözeriz, basın huzurunda konuşmayız bunları tartışmayız' dedi. İşin doğrusu da budur. Keşke böyle bir usulle konuşulmuş olsa daha isabetli olurdu."

"Öyle bir kriz yok"

"Sayın Başbakan ile Sayın Arınç'ın arası bozuk mu" denilmesi üzerine Bozdağ, "Hayır, öyle bir şey yok" karşılığını verdi.

Aynı aile içinde bile insanların zaman zaman farklı düşünebildiğine dikkati çeken Bozdağ, "Kaldı ki biz büyük bir siyasal hareketiz. Bu hareketin içerisinde uslüp farklılıkları olabilir. Ben fikir farklılığı olduğunu düşünmüyorum ama arada bazı konularda farklı düşünmeler olabilir. Bu ayrılık, çatışma anlamına gelmez" diye konuştu.

"Yani bir kriz yok" sözlerine, "Öyle bir kriz yok" karşılığını veren Bozdağ, şöyle konuştu:

"Onun için ben kriz duasına çıkanlara, 'buradan bize bir kapı açılabilir' diye ümitle bekleyenlere, sevinenlere diyorum ki boşuna kendinizi yormayın buradan size bir ekmek çıkmaz. Bugüne kadar çok ekmek gözlediler AK Parti'nin içine dönük birşeyler yaparak veya bekleyerek, 'acaba' diyerek ama 11 senedir bu işin duasına çıkan, bekleyen, bu iş için nöbet tutan ne medyaya ne başkalarına buradan ekmek çıkmadı. Bundan sonra da çıkmaz."

"Kendi çocuğunuz için istemediğinizi başkalarının çocukları için niçin istiyorsunuz "

Öğrenci evlerine yönelik yasal bir adımın atılıp atılmayacağının sorulması üzerine Bozdağ, söz konusu tartışmanın doğru bir zeminde götürülmesi gerektiğini vurguladı.

Tartışmanın ana konusunda Türkiye'de yüksek öğrenimde okuyan kız ve erkek öğrencilerden bazılarının yurtlarda veya evlerde birlikte, ortak yaşadıklarına ilişkin bilgilerin olduğunu söyleyen Bozdağ, "Türk toplumu ve bizler, anneler babalar olarak yüksek öğrenimde okuyan kızımızın erkeklerle veya oğlumuzun kızlarla ikili veya çoklu bir evde veya yurtta kalmasını arzu ediyor muyuz, etmiyor muyuz, bunu doğru görüyor muyuz, görmüyor muyuz  Tartışmayı buradan değerlendirmek lazım" ifadelerini kullandı.

Türk toplumunun aile ve değer yapısının kız ve erkek öğrencilerin birlikte aynı yaşam alanını paylaşmalarını hoşgörmeyeceğini ve böyle bir yaklaşıma onay vermeyeceğini ifade eden Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ben şahsen oğlumun üniversitede kızlarla, kızım varsa da onun erkeklerle ikili ve çoklu kalmasına razı olmam. Benim sahip olduğum kültür, ahlak, medeniyet anlayışı, içinden çıktığım toplum da buna izin vermez. Sayın Başbakanımız da bunu söylüyor. Muhalefet partileri bunu eleştirdiler, birden bire konuyu getirdiler AK Parti'ye nasıl zarar veririz noktasına taşıdılar. Polisler sanki bütün kapıları tek tek gezecekmiş gibi bir iklim oluşturmaya çalıştılar. Halbuki söylenen şey çok açık, kızlı erkekli öğrencilerin aynı yaşam ortamını paylaşmasından duyulan bir rahatsızlıktır."

Bununla ilgili muhalefet partilerinin temsilcilerine, "kızları varsa kızlarının üniversite okurken bir evde erkeklerle kalmasına, oğulları varsa onların kızlarla aynı evi paylaşmasını onaylıyor musunuz" diye sorduğunu hatırlatan Bozdağ, "Ben cevabını da kendim verdim, bunun cevabı hepsinde ben eminim, 'Ben bunu doğru görmüyorum' olacaktır. Madem siz kendi oğlunuz, kızınız için bunu doğru görmüyorsunuz da bu milletin evlatları için neden bunun böyle olmasını arzu ediyorsunuz. Kendi çocuğunuz için istemediğinizi başkalarının çocukları için niçin istiyorsunuz" diye sordu.

"O kampanya tutmaz"

Yapılan tartışmanın ardından ortaya bir fotoğrafın çıkacağını söyleyen Bozdağ, tartışmanın sağlıklı bir zeminde yürümesine yönelik arzularını dile getirdi. Tartışma üzerinden AK Parti'ye zarar verme kampanyasının başladığını ifade eden Bozdağ, "Ama o kampanya tutmaz. Milletin yaklaşık yüzde 99'nun 'hayır' dediği bir şey üzerinden AK Partiye kimsenin zarar vermesi mümkün değil" dedi.

"Yaşam tarzına müdahale" iddialarına da değinen Başbakan Yardımcısı Bozdağ, şöyle konuştu:

"Yaşam tarzına müdahale konusunda en büyük kara propagandaya maruz kalan iktidar biziz. 11 senedir iktidardayız, 11 yıldır 'eteğe müdahale edecekler, başın açık olmasına, kapalı olmasına müdahale edecekler, içkiye müdahale edecekler, şunu yapacaklar bunu yapacaklar' diye bir kara propagandadır gidiyor. Bunu söyleyen dostlarıma diyorum ki 11 senedir bu laf söyleniyor. Bana bir tane somut örnek göster. AK Parti iktidarı 11 sene içerisinde falanın eteğinin uzunluğuna karıştı, falanın içtiği içkinin bardak sayısına karıştı veya içmesine karıştı, falanın başını örtmesine açmasına karıştı, yaşam tercihine, tarzına karıştı diye. Türkiye'nin bir ilinden, bir mahallesinden değil, bütün ilerinden ilçelerinden köylerinden bir tane örnek getirmen lazım ki biz sana hak verelim. Sayın Başbakanımız 1994'ten beri ülke yönetiminde, İstanbul gibi ülke gibi bir yer yönetti. Bir örnek yok. Ama bu kara propagandaları yapanlar bunu yaptılar, biz icraatımızla ortaya kendimizi koyduk."

Bozdağ, Demokratikleşme Paketiyle kişilerin tercihlerini yansıtan yaşam tarzlarına müdahaleyi suç saydıklarını da hatırlattı.

"Devleti anayasa ve yasalara göre yönetiyoruz, kafamıza göre değil"

''Bu hane mahremiyetine müdahale olarak yorumlandı ve Hazreti Ömer örneği verildi. Bir evde gürültü çıkınca eve giriyor, bunun üzerine evin reisi Hazreti Ömer'e 'Biz bir hata ettik ama sen dört hata ettin' diyor. Kız erkek doğru değil ama velev ki öyle kalıyorlar ne yapacaksınız '' sorusu üzerine Bozdağ, şunları söyledi:

"Devleti yönetirken anayasa ve yasalara göre yönetiyoruz, kafamıza göre değil. Bizim çıkardığımız bütün yasalar eğer öyle geniş bakanların penceresinden bakarsanız özel hayata müdahale gibi algılanabilir. Örneğin biz ticaret hukukunu çıkarıyoruz, şirketler hukukuna ilişkin düzenleme yapıyoruz. Birileri çıkıp diyebilir ki 'bu sermaye benim, bu şirket benim, parayı ben kazandım, sen gelip beni, şirketimi nasıl kurallara bağlıyorsun. Ben kendi kafama göre bu şirketi yöneteceğim.

Devlet bunu dizayn eder düzenleme yapar, daha sonra da bunu şirketler hukukuna göre kendi denetler veya özel denetim şirketlerine denetletirse özel hayata müdahale olur' diyebilir mi  Diyebilir. Boşanıyor insanlar, mahkemeye gidiyor. Boşanmayla ilgili hukuki düzenleme yaptığınızda 'ne karışıyorsun kardeşim  Ben ister boşanırım, ister evlenirim' diyebilir mi   Diyebilir. Onun için bu tartışmayı eğer çok geniş çerçevede ele alırsanız o zaman 'bırakın yapsınlar bırakın gitsinler' anlayışı olur. Hiçbir hukuksal düzenleme yapamazsınız. Herşey yaşam tarzına müdahale gibi algılanır. Özel hayata müdahale gibi algılanır. Halbuki kamu düzeninin, kamu güvenliğinin genel sağlığın, genel ahlakın korunmasına ilişkin düzenleme yapılması yasal veya idari düzenleme yapılması bizim anayasamıza göre temel hak ve hürriyetlere getirilmiş istisnadır."

Kimsenin özel hayatına AK Parti iktidarları döneminde anayasa ve yasalara aykırı şekilde bugüne kadar asla müdahale edilmediğini ifade eden Bozdağ, bundan sonrada edilmesinin söz konusu olmadığını vurguladı.

 

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler