YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Böyle büyük bir alçaklığı düşman bile yapmaz
Böyle büyük bir alçaklığı düşman bile yapmaz
28 Mart 2014 07:10
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, güvenlik toplantısının illegal dinlenmesine ilişkin "Onlar hainin daniskası. Böylesine büyük bir alçaklığı düşman bile yapmaz" dedi.

Merkez Nilüfer ilçesi Ataevler Mahallesi'nde vatandaşlara hitap eden Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti'yi çökertmek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a diz çöktürmek ve yerel seçimlerde başarısız kılmak için kötü insanların harekete geçtiğini söyledi.

Özel hayatlarında, kişisel beraberliklerindeki konuşmaları bile Youtube veya benzer internet sitelerinde paylaşan zavallı insanların bulunduğunu vurgulayan Arınç, şöyle devam etti:

"Bunlara bir şekilde söylediklerimizi tekrarlıyoruz; 'Yapmayın, bu ahlak dışıdır, hukuk dışıdır, kanun dışıdır. Bir defa suç işliyorsunuz. Bunların hiçbiri, yasalar karşısında delil olarak da kabul edilemez. Bunlar hakkında da bir soruşturma yapılır. Sonunda da bir karar verilir ama şimdi insanların ahlakına, iffetine, hukukuna saygısızlık yapıyorsunuz.

Suç işliyorsunuz.' Bunları söyledik, anlamadılar, devam ettiler. Hala tehditlerine devam ediyorlar. 'Şu da var elimizde, bu da var elimizde' diyorlar. Diyelim ki benimle ilgilidir, Başbakanımızla ilgilidir, Ahmet veya Mehmet ile ilgilidir, üzülürüz, sıkılırız, şikayet ederiz ama bu bizimle ilgili konudur.

Bugün yapılan alçaklık, devletimizle ilgilidir, Türkiye'nin geleceği ile bekası ile ilgilidir. Ben tabii iyi ki bugün Ankara'ya uğramışım. Üzerimize düşen yasal yetkileri kullandık. Maalesef nereden indirildiği belli olmayan, telefonların dinlenmesi suretiyle değil, ortam dinlenmesi suretiyle Dışişleri Bakanlığında, Dışişleri Bakanımızın ve askeri yetkililerin katıldığı bir toplantı maalesef deşifre ediliyor.

Bir kısım yerlerinde montajlar da var ama geneli itibarıyla Suriye, Türkiye, bölgemizde yapılacak olan operasyonlar, Türkiye'nin karşılaştığı güvenlik sorunlarının konuşulduğu bir toplantının alan dinlemesi suretiyle hemen hemen 15 dakikalık bir ses kaydı yayınlandı. Her şeye tahammül edebiliriz ve düşünebiliriz, bekleyebiliriz ama bir insan eğer bunu devletini batırmak, milli güvenliği zaafa uğratmak, bizi bir başka ülkeyle savaşa sokmak amacıyla yapmışsa Allah onların bin kere belasını versin. Hukuk karşısında bunun suçluları bulunur ve onlardan hesap sorulur."

Bu sırada bir vatandaşın, "Onlar hain, hain onlar" diye bağırması üzerine Arınç, "Onlar hainin daniskası" diyerek karşılık verdi.

Arınç, bu sözleri, üzüntüsünü belli etmek için söylediğini dile getirerek, "Yani ben 40 yıldır siyasetteyim, 15-20 yıldan beri Meclis'teyim, Meclis Başkanlığı yaptım, Güvenlik Kurulu toplantılarına katılıyorum. Böylesine büyük bir alçaklığı hiçbir milletin ferdi yapmaz. Bunu düşman bile yapmaz. Düşmandan daha alçak olan bu insanları Rabbim inşallah bulmamızı nasip eder" değerlendirmesinde bulundu.

Medya kuruluşlarına "yayın yasağı" uyarısı

Youtube'a erişimin engellenmesine de değinen Arınç, Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan (RTÜK) sorumlu olduğunu hatırlattı.

Bu sorumluluk dolayısıyla kanunun kendisine verdiği bir yetki bulunduğuna işaret eden Arınç, şöyle konuştu:

"Milli güvenliği açıkça tehlikeye sokan yayınlar, Başbakan Yardımcısı ve RTÜK'ten ve yayın organlarından sorumlu kişi tarafından geçici olarak durdurulabiliyor. Akşam saat 17.00 itibarıyla RTÜK, televizyon yayınlarında bu belgenin yayınlanmasının veya bu ses kaydının tekrar dinletilmesinin önüne geçti ancak internetten bir şekilde ulaşıp bunu yayınlayabilen internet siteleri olabilir, bazı gazeteler suç olmasına rağmen bunu yayınlayabilirler, onlara buradan şunu söylemek istiyorum; devlet kaybeder, hükümet değil.

Türkiye'nin bütünlüğü, Türkiye'nin başka ülkelerle ilişkileri ve Allah saklasın, askerimizin, Genelkurmay Başkanlığımızın ve Türkiye'nin istihbaratından sorumlu olan insanların planları, düşünceleri, fikirleri deşifre edilmiş olur. Büyük bir suçtur, büyük bir ahlak dışı cinayettir. Bunun karşısına geçeceğiz ve süratle siber tehlike karşısında esasen bazı tedbirlerimizi almıştık ama Dışişleri Bakanlığı ile en kritik bir yerde dinleme yapılabiliyorsa içerideki ve dışarıdaki casusları bulmak da boynumuza borç olsun."

"Gidenler gittiğiyle kaldı"

Merkez Nilüfer ilçesi Ataevler Mahallesi'nde de vatandaşlara hitap eden Arınç, Anayasa Mahkemesi'ndeki kapatma davasının ardından partinin içten bölünmeye çalışıldığını vurguladı. Bu girişimlerin de sonuçsuz kaldığını ifade eden Arınç, Erkan Mumcu, Murat Başesgioğlu gibi kişilerin partiden ayrılmasını hatırlattı.

Partiyi içten çökertme çabalarının da sonuçsuz kaldığına değinen Arınç, şöyle konuştu:

"Gidenler gittiğiyle kaldı. Parti kurdular, seçime bile giremediler, tabelası bile kalmadı. Şimdi bunları yapanlar şunu düşünüyordur; 'Türkiye'de 11 yıldır tek başına iktidarda hiçbir parti kalmadı. Bu nasıl bir hükümet ki bu nasıl bir parti ki hala önündeki 20 yılın iktidar olacağının işaretini veriyor.' 'O zaman daha çok çalışalım, daha çok insanımıza ulaşalım, seçimlerde biz bunları alt edelim' diyemediler, işi hakaretlere, yalanlara, iftiralara, insanların aile hayatına, iffetine dil uzatmaya başladılar.

Nasıl, nerede, kimin dinlediğini az çok tahmin ettiğimiz ama bilemediğimiz birtakım karanlık insanlar, Başbakanımızın şahsında, hükümetimin şahsında komplolar kurmaya başladılar ama bakın ne oldu? Başka bir parti hakkında bunlar olsaydı o partinin yerinde yeller eserdi. Başka bir başbakan hakkında bunlar olsaydı o başbakan bugüne kadar 10 defa gitmiş olurdu. Millet, bu yalanlara, bu hakaretlere inanmadı, bunu yapanları lanetledi, onlara sırtını döndü, hükümetimize tam aksine daha çok sahip çıkmaya başladı. Bugün Türkiye'de her yapılan mitingimiz, bir önceki mitingden en az bir, iki misli fazla. İşte İstanbul'da 2 milyon insan toplandı.

Ankara'da 500 bin, İzmir'de 180 bin, çok şükür Bursa 110 bine yaklaştı. Her vilayet bugüne kadar yaptığı mitingin 2-3 mislini yapmaya başladı, şaşırdılar. O zaman hedeflerinde sadece hükümet vardı, şimdi devleti yıkmaya çalışacak kadar gözleri döndü, cinayet işlemeye başladılar. Bugün dolaşıma soktukları bu kasetlerden de anlıyoruz ki hükümeti de devleti de Türkiye'nin bütünlüğünü de gözleri görmüyor, bozmaya, parçalamaya çalışıyorlar. Rabbim onların tuzaklarını başlarına çalsın."

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler