YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Böyle bir cennet dünyanın hiç bir yerinde yok'
'Böyle bir cennet dünyanın hiç bir yerinde yok'
11 Ocak 2013 16:52
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, ''Ülkeyi, çığ altında kalan Türkiye'den, çağ atlayan bir Türkiye noktasına getirmiş bulunuyoruz'' dedi.

Kocaeli Ticaret Odası'nda düzenlenen ''Sosyal Güvenlik Reformu'nun Getirdikleri ve İstihdam'' konulu toplantı ve istihdama katkı sağlayan kuruluşlara plaket verilmesi törenine katılan Çelik, bölgede, Kuzey Afrika ve Orta Doğu'da ''Arap Baharı'' diye bilinen ve ''nerede frene basacağı, nerede duracağı kestirilemeyen bir sürecin yaşandığını'' ifade etti.

Bunun seyrinin nereye kadar gideceği ve nasıl olacağının netleşmediğini dile getiren Çelik, ''Tıpkı yanı başımızda bir iç savaş, bir rejim kavgasının devam ettiği Suriye'de olduğu gibi. İnşallah Suriye'de despotluğun yerini demokrasi aldığında inanıyorum ki bu huzurun yalnız Suriye'ye değil, bölgeye, Orta Doğu'ya da çok ciddi yansımaları olacak'' diye konuştu.

Bakan Çelik, dünyada da küresel krizin hala geçmediğini herkesin gördüğünü vurgulayarak, ''Küresel kriz, ekonomik durağanlık devam ediyor, işsizlik artıyor ve Avrupa Birliği'nde bir belirsizlik süreciyle karşı karşıyayız. 2007'de Mortgage kriziyle başlayan bu süreç, bugün gele gele devletlerin kredibilitesinin sorgulandığı bir noktaya geldi'' ifadesini kullandı.

Küresel ekonomik büyümenin 2012 yılında yüzde 3,3 olarak gerçekleştiğini, 2013 yılında ise yüzde 3,6 olarak tahmin edildiğini anlatan Çelik, dünya ekonomisinin yüzde 19'unu oluşturan AB'nin 2011 yılında yüzde 1,4 büyüdüğünü ancak AB ekonomisinin 2007'den bu güne kadar yüzde 1,9 küçüldüğünü bildirdi.

Çelik, gelişmekte olan ülkelerde de küresel krizlerin etkilerinin görüldüğüne dikkati çekerek, şunları kaydetti:

''2011'de yüzde 6.2 olan büyüme, 2012'de yüzde 5.3 oldu, 2013'de ise yüzde 5.6 olacağı tahmin ediliyor. Bu tabloyu iyi okumamız gerekiyor. Neden  Çünkü bunlar direkt bizi ilgilendiriyor. İhracatın, rekabetin, ticaretin, sanayinin, üretimin hangi alanlarını ele alırsanız alın, bölge, Avrupa ve dünya tablosunu iyi okumadığınız sürece sorunların üstesinden gelme şansınız yok. Ülkede gazı, freni, vitesi mutlak suretle iyi ayarlamak durumundayız. Son 10 yılda bu tabloları iyi etüt ettik. Türkiye'nin başarısı bana göre burada yatıyor. Bu tabloları önümüze koyduk, iyi bir etüt yaptık ve şoklara dayanıklı, türbülanslardan korunan bir yapıyı oluşturduk ve en önemlisi krizlerin etkisinin de sınırlı kaldığını ülke olarak hep beraber gördük. Sayın Başbakanımızın o meşhur 'Teğet geçecek' ifadesinin gerçekleştiğini de hep birlikte gördük.''


-''Ülkeyi, çağ atlayan bir Türkiye noktasına getirdik''


Türkiye'nin, 2002 yılı öncesiyle kıyasla her yönüyle farklı bir durumda olduğunu vurgulayan Çelik, ''2002 öncesi, güven vermeyen bir siyaset, IMF'nin yönettiği ekonomi, umudu kırılmış millet, yarınını göremeyen bir Türkiye vardı. 'Bu doğru değil' derseniz, 2002 öncesi milletvekiliydim, parlamentoda bunları bolca yaşadık, IMF'den talimat gelmeden Başbakan, Bakan gelip o kürsüde oturamıyorlardı. 2002 sonrasını ise ''siyasette istikrar, hamasetten uzak bir ekonomi var. Seçim ekonomisi yok, seçim için seçime kurban edilen bir ülke ve ülke kaynağı söz konusu değil. Şoklara dayanıklı bir finansal yapımız, demokrasi ve özgürlüklerin vazgeçilmez olduğunu kabul edilen bir yönetim anlayışımız var. Umutları yeşeren millet, geleceği parlayan, IMF'ye el açan değil, kredi açan bir Türkiye, içeride istikrarlı, dışarıda itibarlı bir ülke' diye özetleyebiliriz. Ülkeyi, çığ altında kalan Türkiye'den, çağ atlayan bir Türkiye noktasına getirmiş bulunuyoruz'' şeklinde konuştu.

Çelik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak, ilk döneminde sosyal güvenlik reformu, genel sağlık sigortası ve istihdam reformlarının oluşturulduğuna dikkati çekerek, ikinci döneminde ise ilk kez yürürlüğe giren iş sağlığı ve güvenliği yasası, sendikal mevzuat, kamu çalışanlarıyla ilgili toplu iş sözleşmesi haklarını düzenleyen mevzuat, emeklilerle ilgili intibak düzenlemesinin yapıldığını söyledi.

Sosyal Güvenlikte kurumsal alt yapıyı yenilediklerine değinen Çelik, vatandaşa yerinden hizmeti, çok modern binalarda sunma imkanını yakaladıklarını bildirdi.

Bakan Çelik, Genel Sağlık Sigortası'yla 9 milyon yeşil kartlıyı sosyal güvenlik bünyesine kattıklarını anlatarak, 75 milyon kişinin sosyal güvenlik şemsiyesi altında sağlık hizmeti aldığını kaydetti.


-''Böyle bir cennet dünyanın hiç bir yerinde yok''-


Çelik, Geçen yılda 10 milyar lira sağlık giderinin bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:

''Şimdi 48 milyar lira. Vatandaş yılda ortalama 2 kez hastaneye giderken, şimdi 8 kez gitmeye başlamış. Böyle bir cennet dünyanın hiç bir yerinde yok. 'Helal hoş olsun' diyoruz da sıkıntımız buradaki istismarlar. 'Buradaki istismarları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önlesin, ilin milletvekilleri, valiler, müdürler önlesin' bu doğru değil. Eğer 8'den daha fazla hastaneye gitme ihtiyacın varsa istismarları önlemek hepimizin görevi. Gelişmiş ülkelerde tomografi için 6-8 ay gün alınıyor. Büyük sıkıntılar yaşanıyor, oralardan hasta geliyor, 'Türkiye'de muayene olmak çok kolay' diyorlar. Dünyaya açılmış bir sağlık sistemimiz varken, biz de böyle bonkör davranırken, bunu sürdürülebilir, sürekli kılmak hepimizin görevidir'' ifadesini kullandı.

Çelik, bu konuda bazı tedbirlerin alındığını dile getirerek, ''e-reçete diyoruz. Bir zamanlar reçete almak için nelerle uğraşılıyordu, şimdi e-reçete var. Doktora gideceksiniz, elektronik ortamda reçetenizi yazacak, kimlik kartınızla ilaçlarınızı istediğiniz eczaneden alacaksınız. Biraz da niyetimiz, e-reçeteyle ilacın az yazılması. 2002'de 5 milyar lira ilaç giderimiz varken, şu anda 15 milyar lira. Avuç içi damar izi... Sağlık cüzdanlarını kaldırdık. 'Kimlik numaranla git, tedavini ol' dedik, bazı hastanelerde 5 bin kimlik fotokopisine rastladık. Tedavi olmayan vatandaşın muayene işlemini kimlik fotokopisi üzerinden yapmaya devam ediyorlar. Bunu önlemek için avuç içi damar izleme sistemi getiriyoruz, hiç olmazsa vatandaş hastaneye gelsin. Hastaneye gelince bir yol bulunmaz mı  Bir hile yolu yine bulunur. Ama onun da tedbirini bulacağız'' ifadesini kullandı.

Toplumsal sorumluluğun çok önemli olduğunu vurgulayan Çelik, bu konuda az sayıdaki istismarcıları ortadan kaldıracak bir yaklaşım içinde olunması gerektiğini bildirdi.

Bakan Çelik, kayıt dışı istihdamın 2002'de yüzde 52 olduğunu, bunun şimdi aylık yüzde 38-40 arasında gerçekleştiğine işaret ederek, iyi bir düşüş olmasına rağmen bu rakamın çok yüksek olduğunu kaydetti.

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler