YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bizim içimizde yaramaz adam yok
Seçim çalışmaları kapsamında Bitlis'e gelen Bakan Arınç, ''Bizim içimizde yaramaz adam yok. Hepimiz muhafazakar demokratız. Ayrı gayrı değiliz. Allah'ı peygamberi biliriz" diye konuştu...
Bizim içimizde yaramaz adam yok
11 Mayıs 2011 / 07:43 Güncelleme: 11 Mayıs 2011 / 07:53

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''Bizim içimizde yaramaz adam yok. Hepimiz muhafazakar demokratız. Ayrı gayrı değiliz. Allah'ı peygamberi biliriz. İbadetimizi doğruyu, dürüstlüğü biliriz. Sağa sola yalpa yapanlardan, hop deyince kaçanlardan, höt deyince şapkasını alıp gidenlerden değiliz'' dedi.

Seçim çalışmaları kapsamında Bitlis'e gelen Bakan Arınç, Eski Tekel Deposunda partililere seslendi. Birlikten kuvvet doğacağını belirten Arınç, şöyle konuştu:

''Ben AK Partinin adayıyım. Bizim içimizde yaramaz adam yok. Biz hepimiz muhafazakar demokratız. Ayrı gayrı değiliz. Allah'ı peygamberi biliriz. İbadetimizi doğruyu dürüstlüğü biliriz. Sağa sola yalpa yapanlardan, hop deyince kaçanlardan, höt deyince şapkasını alıp gidenlerden değiliz.. 8,5 yıldır bütün fırtınalara, bütün çilelere, bütün tuzaklara karşı dimdik durabilmiş, bütün oyunları bozmuş, darbecilerden cuntacılardan hesap sormuş, 12 eylülün defterini kapatmış durumdayız.''

Seçimde bağımsız aday olmanın serbest olduğunu, onlara millet adına saygılı duyduğunu kaydeden Arınç, ancak iktidar olacak partiye oy vermenin büyük farkının olduğunu dile getirerek, ''Onlar da oy alacaklar ve belki de seçilecekler. Ama bir vatandaş olarak ben mesela bir bağımsız adaya oy verirken, bir kişiye oy veriyorum. Ama ben AK Partiye oy verirken,üç kişiye birden oy veriyorum. Üç kişiye oy vermekle, bir kişiye oy vermek arasında iktidar farkı var, hükümet farkı var. Biz aynı zamanda orada 330 kişiyiz. 350 kişiyiz. 360 kişiyiz. 12 Eylül'de yaptığımız referandumu sizin önünüze kaç kişi getirdi. 336 kişi getirdi. Altı kişi daha eksiğimiz olsa, referandum yapamazdık. Çünkü MHP 'hayır' dedi, CHP 'hayır' dedi, BDP 'hayır' dedi.'' 
 
''CHP ARTI ORDU EŞİTTİR İKTİDAR'' 

 
Konuşması sırasında muhalefete yüklenen Bakan Arınç, CHP'nin 60 yıldır iktidar olamadığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

''Millet 1950'de, çok partili siyasi hayata geçtiğimiz günden beri, CHP'yi tek başına iktidara getirmemiş. 1960 darbesini askerle birlikte yaptılar ama yine millet bunlara oy vermedi. En çok oyu Ecevit'in 77'sin de aldılar. 11 milletvekilini kaptılar bir yerden. Bunda bir hikmet var. Çünkü geçmişinde kara sayfalar, sabıkalar, siciller var. Milletin inancına düşmanlık yapmış, millete hizmet etmemiş, millete tepeden bakmış, milletin örtüsüne karışmış, milletin sakalıyla alay etmiş, orduyu arka bahçesi gibi görmüş. Ama AK Parti geldi bu arka bahçeler artık yok. Artık silahlı kuvvetlerimiz CHP'nin arka bahçesi değil. Türk milletinin ordusudur.

Yüksek yargıya güveniyorlardı. Bir taraftan, 'Biri muhtıra verir, yine bize gün doğar' diyorlardı. Şimdi güvendikleri dalları ardı ardına kestik. Şimdi AK Parti var. Milletten güç alan milletin emanetine sahip çıkan, milletten başka güç tanımayan bir parti var. Bütün ezberleri bozuyor. CHP artı ordu eşittir iktidar. Buna inanmış. Kapatma davası bile açtılar ama muvaffak olamadılar.'' 
 
ANAYASA'NIN DEĞİŞEN MADDELERİ

Ülkeyi çetelerden, mafyalardan temizlediklerini ve 55 tane çıkar amaçlı suç örgütünün kafasına balyoz gibi indiklerini açıklayan Bakan Arınç, bunların çoğunun cezaevinde olduğunu belirtti.

Arınç, şöyle konuştu:

''Çok şükür Anayasa'nın şu son değişen maddeleri sizin eserinizdir. Bu değişen maddelerle siz ne yaptınız biliyor musunuz  Yüksek Askeri Şura kararlarıyla subaylar, astsubaylar görevden atılıyordu. Sorgusuz sualsiz. 15 madalyası olan subaya durumu izah dahi edilmeden işinden alınıyordu. Hiç kimse suçunu bile bilmiyordu. Çocuklarının yüzüne bakamıyorlardı. Memuriyeti, silahı, sağlık karnesi elinden alınmıştı. Sokaklarda limon satarak geçimlerini sağlıyorlardı. Onlara söylenen şuydu; 'Siz irticacısınız. Sizi gizli gizli kontrol ettik, eşiniz başını örtüyor. Siz evde filan televizyonu izliyormuşsunuz. Çocuğunuzu falan dershaneye gönderiyormuşsunuz'. Bu bir ızdıraptır. Gözyaşının, haksızlığın olduğu yerde, her gece 10 milyar para da alsanız dahi huzur bulamazsınız. Allah buna razı gelmez. O yüzden bu zulmü sona erdirmek gerekiyordu. Artık meslekten atılanlara artık suçu söylenecek. Kanun çıkardık. Kim 30 yıldan bu yana YAŞ kararıyla ordudan atıldıysa, tekrar orduya dönecek.''

Hakimler Savcılar Yüksek Kuruluna değinen Arınç, kurulun aldığı kararla meslekten atılan hakim ve savcılar olduğunu ifade ederek, ''Savcının bir tanesi Şemdinli iddianamesini yazarken, bir kenara bir isimden temas etmiş. General hiddetlenmiş. HSYK'ya talimat vermiş. 'Onu atacaksın' demiş. HSYK baş üstüne diyor. O savcıyı meslekten atıyor. O savcı da avukatların yanında çalışıyordu. Dosyaları getirip götürüyordu. HSYK kararıyla meslekten atılanlar, mesleğe döndü. Bugün Ankara savcısı oldu. Yapmadığımız iş kalmadı.'' 
 
''BU TERÖR BİR SONUÇTUR'' 
 
Bunları hukuk ve millet adına yaptıklarını, halka galebe çalacak başka bir kuvvet olmadığını kaydeden Arınç, kimin hakkı varsa sonuna kadar vereceklerini ifade etti. Memlekette 12 Eylül, siyasi suikastlar, faili meçhuller olduğunu ve hepsini ortaya çıkaracaklarını söyleyen Arınç, şunları ifade etti:

''Kürtçe konuşmak yasaktı. Kürtçe televizyonlardan sabaha kadar yayın yapılıyor bu ülkede. Evinden alınıp götürülen ve 20 yıldır haber alınamayan insanlar var. Bu terör durup dururken mi çıktı zannediyorsunuz. Bu terör bir sonuçtur. Fakirlik, yoksulluk, insanın kendi kimliğini ifade edememesi, haksızlık görmesi, ceza evine girmesi, ana dilini konuşamaması, bir başkası. O yüzden terörle mücadele ederken, terörü meydana getiren sebeplerle de mücadele ediyoruz. Onun için biz terör mağdurlarına bugüne kadar 4,5 kat trilyon para ödedik. Vatandaşa güven vermek idari tedbirler aldık. OHAL'i kaldırdık.''

Bakan Arınç, Cumhuriyet tarihi boyunca 6 bin 500 kilometre yol yapılabildiğini, kendi hükümetleri döneminde ise 15 bin kilometre yol yapıldığını anlattı. 
 
''KILIÇDAROĞLU BANA CEM UZAN'I HATIRLATIYOR'' 
 
Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir kasetin ardından genel başkan olduğunu söyleyen Arınç, şu ifadelere yer verdi:

''Olmayacak laflar ediyor ve bazen ağzından küfürden başka bir şey de çıkmıyor. Allah ıslah etsin. Söyledikleri boş vaatlerdir. 2002 seçimlerinde Türkiye'de bir Genç Parti ve beyaz gömlek giyen bir genel başkanı vardı. Yolsuzlukları ortaya çıktı. Türkiye'nin dışına kaçtı. Şimdi ülkeye giremiyor. Kılıçdaroğlu'nun vaatlerini dinlediğim zaman Cem Uzan'ı hatırlıyorum. Sen koskoca bir partinin genel başkanısın. AK Partiyle uğraşırken, böyle saçma sapan vaatlerle, uçuk kaçık şeylerle uğraşacağına, AK Parti'nin yaptıklarını yapsana. 'CHP sayesinde Türkiye'de günde beş defa ezan okunuyor' demiş. Bak bak bak.... Bu ezan CHP sayesinde okunuyormuş. Allah'tan kork. 1932'den 1950'ye kadar 'Allah u Ekber' diye ezan okunmadı. 'Tanrı uludur' diye bağırıldı. Sen ona ezan mı diyorsun  Şimdi kalmış bize laf atacak.''

Kılıçdaroğlu'nun Ecevit'i çok savunduğunu ve ''Ecevit'in adını ağzınıza aldığınız zaman, abdest alın'' dediğini belirten Arınç, ''Biz Kur-an okurken, namaz kılarken abdest alıyoruz. Allah'ın adını anarken abdest alıyor muyuz  Peygamberimizin adını anarken abdest alıyor muyuz '' dedi.

Yine Kılıçdaroğlu'nun ''Güneş bize yeter, AK Parti'nin ampulünü kıralım'' dediğini hatırlatan Arınç, ''Allah'tan kork. Güneş battıktan sonra akşam evinde ne yapıyorsun  Nasıl kitap okuyorsun  Nasıl çalışıyorsun'' diye konuştu.

Arınç, MHP'nin iktidar olma şansının bulunmadığını ve bugünlerde başlarının başka işlerle dertte olduğunu ifade etti.

Güçlü bir iktidar partisi olduklarını söyleyen Arınç, ''Diğer partilerin seçmenlerine sesleniyorum. Partilerinin iktidara gelme şansı var mı  Sizler inançlı insanlarsınız. Ergenekonculara, CHP'nin malum zihniyetine karşı, AK Parti'yi güçlü yapmak sizin elinizde. Sandığa gitmeyen bir tek kardeşim kalmasın'' şeklinde konuştu. (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler