23 Ekim 2017 Pazartesi
  • Altın151,897
  • BIST107.826
  • Dolar3,7047
  • Euro4,3489
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8724
  • İstanbul19 °C
  • Ankara16 °C
  • İzmir21 °C
  • Konya16 °C
  • Adana26 °C
  • Antalya23 °C
  • Diyarbakır21 °C
  • Bursa20 °C
  • Kayseri17 °C
  • Kocaeli17 °C
  • Şanlıurfa26 °C
  • Gaziantep22 °C
  • İçel26 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bizi kuyuya atıp taradılar!
Bizi kuyuya atıp taradılar!
21 Ocak 2012 07:58
Şırnak’ta da 3 kişiye ait olduğu ileri sürülen kemiklerle ilgili olaydan sağ kurtulduğu iddia edilen Ahmet Güler yaşananları anlattı. Yaşadıkları anlattıkları korku filmi senerayosu gibiydi. Bizi kuyua atıp taradılar dedi... Ve bakın daha neler söyledi...

PKK’lı oldukları gerekçesiyle öldürülüp, alelacele defnedilen köylülerin cesetleri 19 yıl sonra gün yüzüne çıkartıldı. Olaydan sağ kurtulan Ahmet Güler katliam günü yaşadıklarını anlattı.

Faili meçhul kazıları şimdi de Şırnak'ın Güçlükonak ilçesi Özbaşağaolu köyüne sıçradı. 1993'te PKK'ya yardım ettiği iddiasıyla askerlerce gözaltına alınan ve daha sonra ölüleri bulunarak, alelacele defnedilen 5 kişiden üçünün cesetlerine ulaşıldı. Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen faili meçhul soruşturması kapsamında açılan mezarlardan çıkan cesetlerin kimlikleri çürümeden kalan elbise parçalarından teşhis edildi. Adli Tıp'pa gönderilmek üzere alınan kemikler, DNA testinden sonra ailelerine teslim edilecek. 

KUYUYA ATIP TARADILAR

Olaydan sağ kurtulmayı başaran Ahmet Güler BUGÜN'e konuştu. Batman'da yaşayan Güler, dünkü kazı için Şırnak'a giderek ailelerle birlikte bulundu. O gün yaşadıklarını ise şöyle anlattı: "İki arkadaşımızı köyde öldürdüler, sonra asker ve korucular benle birlikte 4 köylüyü dağlık alana götürdü. 'PKK'lılara yardım ettiniz, bunu kabul edin' dediler. Köylü olduğumuzu ve toprakla uğraşmaktan başka kimseye yardım etmediğimizi söyledik. Kabul edin ya da sizi öldüreceğimiz demelerine rağmen reddettik ve hepimizi bir kuyunun içerisine attılar. Ben otururken selih sesleriyle birlikte arkadaşlarım üzerime düşmeye başladı. Bağırış çağırış ortasında bir de bomba attılar. Kendime geldiğimde koşarak köye gidip olanları anlattım."

ŞİKAYETE RAĞMEN İŞLEM YAPILMAMIŞ

Olaydan yaralı olarak kurtulmayı başaran Güler, vücudundan sayısız mermi çıkartıldığını, ancak hala sırt bölgesinde mermi çekirdeği olduğunu söyledi. 24 gün hastanede tedavi gördüğünü belirten Güler, sol kolunun sakat kaldığını, hala vücudunu tam anlamıyla kullanamadığını aktardı. Olay sonrası verdiği ifadede olayı olduğu gibi anlatmasına rağmen herhangi bir adli işlem yapılmadığından yakınan 7 çocuk sahibi Güler, "Köyü boşaltıp kaçtık. Ama çok zor günlerdi. Hala çalışamıyorum. Geç de olsa adaletin yerine gelmesini istiyorum" dedi.

Savcılığın talimatıyla Şırnak'ın Güçlükonak ilçesi Özbaşağaoğlu köyü yakınlarındaki Yağızoymak Jandarma Taburu yakınında yapılan kazıda, elbiseleriyle gömülmüş Sait Şen, Beşir Başkök ve Ahmet Güler'e ait olduğu belirtilen kemikler bulundu. Ömer Çetin ve aynı isme sahip Ahmet Güler adlı bir diğer köylü için önümüzdeki günlerde kazı yapılacak. 33 yaşındaki kardeşi Ömer Çetin'i o günden sonra bir daha göremeyen Hacı Ahmet Çetin, kazıda şahit olduklarını "Bazı kemiklerin üzerinde elbise vardı. Bir tanesi de çuvala konulup gömülmüş. Sait Şen'in eşi şalvarı görünce sevinçten ağlamaya başladı. Kolundan tuttuk. Bayılacaktı. Beşir Başkök ilk önce çıktı. Orada kemikleri birleştirdiler. Tam iskelet gibi oldu. Bazı parçalar yoktu ama vücutları ortaya çıktı. Toplanan kemikler çuvala konuldu. Kar yağıyordu. Kardeşim evli ve bir kızı vardı. Olay sonrası ailesi de dağıldı ve eşi evlendi başka bir yuva kurdu" sözleriyle aktardı.

KEMİKLERDE MERMİ İZİ VARDI

Kazılara nezaret eden Avukat Rıdvan Dalmış, sabah 10 sıralarında kazma ve küreklerle kazıya başlandığını söyledi. Kemiklerin üzerinde bir taş kütlesi olduğunu belirten Dalmış şunları söyledi: "Elbiseler çok fazla zarar görmemişti. Yakınları bu bez parçalarından tanıdı. Kemiklerde kurşun izleri belirgin şekilde görülüyordu. Ayrıca bazılarının kolu, bazılarının bacağına ait kemik parçaları yoktu. Aileler dönemin Bulmuşlar Taburu'nda görevli askerleri suçluyor. Kalan iki kişiye ulaşmak için ise o bölgeye güvenlik nedeniyle girilemediği için keşif şartlarının oluşması bekleniyor. Bu nedenle bu kazılar önümüzdeki günlere ertelendi. Bu aşamadan sonra Adli Tıp, hem kimlik tespiti yapacak. Hem de kesin ölüm nedenlerini kemiklerden belirlemeye çalışacak."

CESEDİN KORUNMASI TOPRAĞIN YAPISINA BAĞLI

İstanbul Adli Tıp Kurumu eski müdürü Prof. Dr. Sevil Atasoy, toprak altındaki insan bedeni ve eşyalarının korunmasının tamamen toprağın yapısına bağlı olduğuna dikkat çekti. Hiçbir cesedin gömülmeden önceki halinin muhafaza edilemediğini vurgulayan Atasoy, mutlaka bir değişim olduğunu belirterek, "Toprakta ne kadar asit veya alkali var, ıslak mı kuru mu? Bunlar çok önemli. Tamamen yok olabilir ya da mumyalaşarak kalabilir. Ayrıca ne zaman gömüldüğüne yönelik bilgiye net olarak ulaşılamaz. Ancak ortalama bir zaman verilebilir" dedi. Kepçeyle yapılan aramaları da eleştiren Atasoy, sözlerine şöyle devam etti: "Bu çok ciddi bir hata. Bir arkeolojik kazı şeklinde çıkarılması lazım. Aksi halde deliller kaybolur. Yanlış verilere ulaşmasına sebebiyet verebilir. Mesela cesedin bulunduğu seviyedeki kalıntılar, o zamanın yaz mı kış mı olduğunu bile bize anlatabilir. Siz buna kepçeyle girişirseniz toprağın bütün katmanlarını karıştırmış olursunuz ve deliller ortadan kalkar." (Bugün)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler