17 Ekim 2017 Salı
  • Altın151,715
  • BIST106.991
  • Dolar3,6741
  • Euro4,3182
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8422
  • İstanbul22 °C
  • Ankara18 °C
  • İzmir26 °C
  • Konya15 °C
  • Adana27 °C
  • Antalya26 °C
  • Diyarbakır21 °C
  • Bursa21 °C
  • Kayseri17 °C
  • Kocaeli18 °C
  • Şanlıurfa23 °C
  • Gaziantep23 °C
  • İçel26 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bir zamanlar PKK'nın ikinci adamı olan Sakık bakın
Bir zamanlar PKK'nın ikinci adamı olan Sakık bakın
Bir zamanlar PKK'nın ikinci adamı olan Sakık bakın
03 Kasım 2008 / 16:08 Güncelleme: 03 Kasım 2008 / 00:00

PKK eski yöneticisi Şemdin Sakık'a teşhis kondu: "Bağırsak kuruması". Ama o hastaneye sevk istemiyor çünkü protestoda. Bakın neyi?


PKK terör örgütünün bir dönem ikinci adamı olan ve halen müebbet hapis cezasıyla Diyarbakır Kapalı Cezaevi’nde yatan Parmaksız kod adlı Şemdin Sakık’ın, ilginç bir protesto eylemi yaptığı ortaya çıktı.  Sakık ciddi sağlık problemlerine rağmen, hastaneye sevkedilip muayene olmayacağını açıkladı. Buna gerekçe olarak da, teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın sürekli olarak hastalığını gündeme getirmesini gösterdi. Sakık cezaevinden gönderdiği son mektubunda Öcalan’ın yanı sıra Ergenekon tutuklularının da hastalıklarının sık sık gündeme gelmesinden dolayı ağrılar içinde kalsa bile hastalığıyla gündeme gelmemek için hastaneye sevk talebinde bulunmayacağını bildirdi.


Aylardır böbrek bölgesinde ağrılar çektiğini anlatan Sakık, cezaevi doktoru tarafından yapılan muayene sonucunda kendisine “bağırsak kuruması” teşhisi konulduğunu ancak ilaçların ağrılarını kesmediğini aktardı. Ciddi tedavi için bir hastaneye sevk edilmesi gerektiğini dile getiren Sakık, Öcalan ve bazı Ergenekon tutuklularının hastalıklarıyla gündeme gelmesinden dolayı, “Ölsem de hastaneye gitmem” şeklinde yazdı.


Protesto gerekçesini de yazdığı mektupta Şemsin Sakık şöyle anlattı:
“Abdullah Öcalan tutuklanıp İmralı Cezaevi’ne konuldu. İlk günden başlamak üzere geçen yıllar boyunca neredeyse her sabah Öcalan’ın hastalığıyla, tecridiyle, kötü koşullarıyla uyandık ve akşam olduğunda yine bu haberlerle uyuduk. Zatı alileri kah gözüm ağrıyor, karnım şişti, balgamım birikti, kilo alıyorum, kilo veriyorum, kah belden aşağı kaşınıyorum, boğazım yanıyor, bazı yabancı sesler duyuyorum, yeterince uyku alamıyorum, nefesim kesiliyor, deyip durdu. Öyle bir atmosfer oluşturdular ki iki kez hastaneye sevk edildiğim halde gitmeyi kabul etmedim. Öcalan’ın hastalıkla gündeme geldiği ve bu hastalık gerekçesiyle gündemden düşmediği o ortamda hastaneye gitmem, beni basının “hastalık numarası” suçlamasıyla karşı karşıya bırakacaktı. O yüzden hastaneye gitmeyi reddettim. “Öcalan’ın hastalığı gündemden düşmedikçe, burada ölsem bile doktora çıkmayacağım” türünde bir karar aldım. Ve takip eden yıllarda bu kararımı uyguladım.”


Mektubunda, “Nasıl ki Öcalan’ın hastalığı ile kalkıp hastalığı ile oturuyorsak, şimdi de Ergenekoncuların hastalıkları ile güne başlıyor, hastalığı ile akşamı getiriyoruz.” diyen  terör örgütünün eski yöneticisi Şemdin Sakık, hastalığıyla ilgli olarak da şunları anlattı:
“Böbreklerime yakın bir yerde sancılarım var. Bu sancılar beş altı aydır devam ediyor, bazen ağırlaşıyor, bazen hafifliyor. Ben problemin böbreklerde olduğunu düşünüyordum ama beni şöyle bir süzen ve sadece elbiselerine baktığından hiç kuşku duymadığım cezaevi doktorumuz ‘bağırsak kuruması’ teşhisinde bulundu. Bir yığın ilaç verdi, hepsini düzenli kullandım, yine de rahatsızlığım geçmedi.” HABERTÜRK


 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler