YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bir karakol nasıl olmalı?
Karakol yapılırken nelere dikkat edilmeli?
Bir karakol nasıl olmalı?
21 Haziran 2012 / 07:21 Güncelleme: 21 Haziran 2012 / 07:27
Aktütün Karakolu, 3 büyük baskın gördü ve toplam 38 baskın ve taciz yedi. Güneydoğu'da Aktütün gibi 60 kritik karakolun daha olduğu belirtiliyor. Peki, bir karakol yapılırken nelere dikkat edilmeli?

Güneydoğu'da teröre karşı mücadele eden emekli Albay Mithat Işık'a göre bir karakol şöyle olmalı: Çevreye hâkim bir tepede kurulmalı ki açık hedef olmasın. Mevzilere ve cephaneliğe koğuşlardan tüneller olmalı. Karakollara silahları yönlendirecek, uzmanlaşmış ileri gözetleyiciler konulmalı.

Güneydoğu'da terör örgütüne karşı kurulan karakollar ve karakolları korumak için oluşturulan üs bölgeleri, terör örgütünün açık hedefi konumunda. PKK'nın saldırılarında büyük kayıplar çoğunlukla üs bölgelerinde yaşanıyor. Karakollar ve üs bölgelerinin baraka gibi olması kayıpların yüksek olmasına yol açıyor. Karakolların küçük olması da savunmayı zorlaştırıyor. TOKİ tarafından terör bölgesinde yapımına başlanan 300 civarındaki karakoldan sadece 52 tanesi teslim edilmiş durumda. Bu karakolların 100'den fazlasının ihalesi yapılmadı, devam edenlerin ise inşaatı ağır ilerliyor.

Üs bölgelerine çakılı birlikler yerine Meclis'te tasarıları da hazırlanan anlık müdahale edebilecek özel sınır birliklerinin bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor. Polis Akademisi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arif Göktaş, hazırladığı çalışmada özel sınır birliklerinin AB müktesebatına uygun olarak sivil otoriteye bağlı olması gerektiğini belirtiyor. Aynı görevin farklı kurumlar tarafından yürütülmesinin israfa yol açacağı için terörle mücadelede ortak hareket ve tek bir yerden yönetilmesi gerekiyor. 10 adet Heron satın alan Türkiye, bunların 5 tanesini kullanamıyor. Bölgede silahlı helikopter konusunda da ciddi sıkıntı yaşanıyor.

Turgut Özal Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Şafak, terörle mücadelede başarılı sonuçlar alınabilmesi için birliklerin başında bulunan amirlerin anlık operasyon yapma yetkisi ve inisiyatifinin bulunması gerektiğini ifade ediyor. Jandarma, askerden habersiz bir yere gidemiyor, operasyon yapamıyor. Görünüşte İçişleri Bakanlığı'na bağlı olsa da atama, terfi gibi bütün işlemler Genelkurmay üzerinden yapılıyor. Jandarmanın etkin bir mücadele verebilmesinin ön koşulu ise sivilleşmesi olarak görülüyor. Terör ve güvenlik uzmanı Yrd. Doç. Mahmut Akpınar'a göre jandarma, polis gibi İçişleri Bakanlığı'na bağlanırsa teröre karşı daha başarılı sonuçlar alınabilir. Prof. Dr. Ali Şafak ise özel birimlerin tamamına ağır silah verilmesi gerektiğini dile getiriyor. (Zaman)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler