23 Ağustos 2017 Çarşamba
  • Altın144,993
  • BIST108.769
  • Dolar3,4992
  • Euro4,1273
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,4760
  • İstanbul25 °C
  • Ankara25 °C
  • İzmir29 °C
  • Konya23 °C
  • Adana33 °C
  • Antalya33 °C
  • Diyarbakır37 °C
  • Bursa28 °C
  • Kayseri29 °C
  • Kocaeli26 °C
  • Şanlıurfa37 °C
  • Gaziantep37 °C
  • İçel32 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Beni en çok kahreden olay..."
"Beni en çok kahreden olay..."
05 Haziran 2011 09:28
Başbakan Erdoğan,bir televizyon programında soruları yanıtladı. CHP-MHP-BDP ittifakı iddialarına değinen Erdoğan"Hakkari mitinginde Kılıçdaroğlu, BDP'liler'in şartlarını yerine getirdi"dedi. Erdoğan AK Parti'nin bunların oyununu bozduğunu söyledi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Denilebilir mi ya camilerdeki imama, 'Devletin imamı bunun arkasında namaz kılınmaz'... Orada cuma namazı kılınıyor, arka tarafta öbürleri ayrıca cuma namazı kılıyor'' dedi.

Erdoğan, TGRT Haber'de canlı yayımlanan ''Seçime Doğru'' programında soruları yanıtladı.

Başbakan ulaşım projelerine ilişkin olarak, ''2023'te 15 bin 52 kilometre konvansiyonel, 10 bin 888 kilometre yüksek hızlı olmak üzere toplamda 25 bin 940 kilometre demiryolu hattı ile hizmet vereceğiz'' dedi.

Yüksekova'da, Şırnak'ta havaalanı yaptıklarını, Iğdır'da havaalanının bitmek üzere olduğunu söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

''Bunların hiç aklının köşesinden geçmezdi. BDP'nin filan rahatsızlığının altında bu yatıyor. Çünkü yıllarca 'Devlet buraya gelmedi, devlet burayı ihmal etti, bak devlet sizi hiç düşünüyor mu ', hep bunu işlediler. Şimdi bu oyun bozuluyor. Hele hele bir de demokratik, parlamenter sisteme inanmış bir iktidar buralardaki bütün oyunları bozarak buraya sosyo ekonomik noktada bir denge temin ederken, psikolojik noktada havayı değiştirirken ve bu insanları 'Benim Kürt kardeşlerim' diyerek kucaklarken bundan rahatsız oluyor. Denilebilir mi ya camilerdeki imama, 'Devletin imamı, bunun arkasında namaz kılınmaz'... Bunların içerisinde güya dini de bildiğini iddia ettikleri birisi de çıkıyor, diyor ki 'Gerekirse camileri ele geçiririz'. Kafaya bak ya... Orada cuma namazı kılınıyor, arka tarafta öbürleri ayrıca cuma namazı kılıyor. Cuma cemdir, birleşmedir, bütünleşmedir ama bunlar ayırım yaptıkları gibi kadın, erkek cuma namazı kılıyorlar, böyle bir şey var mı ya, böyle cuma mı olur ''

''Aslında Kürt kökenli vatandaşlarımızın dine hassasiyeti çok yüksektir, bunların içerisinde seyit olan bir sürü insan var'' ifadesi üzerine ise Erdoğan, ''Bu hassasiyetleri maalesef bozuyorlar. Din birleştirici, bunu dağıtmaya gayret ediyorlar. Çünkü Kürt kardeşlerimizin hassasiyeti burada. Bunların lideri, piri ne diyordu  'Kürtlerin dini Zerdüştlüktür'. Şimdi ellerinde pankartla Apo'yu peygamber ilan edenlerin hangi konumda olacağı bellidir'' dedi.

İmamlara saldırıya ilişkin de Erdoğan, ''Hakkari'deki imamın ne günahı olabilir namaz kıldırmaktan başka. Sabah namazını kıldırıyor, evine dönerken kardeşimizi geliyorlar, şehit ediyorlar. İmam da Kürt. Cizre'deki yurttaki yavrularımız Kürt. Gittim ziyaret ettim, bunların suçu imam hatipte öğrenci olmak mı veya onların düşüncesini, onların görüşünü benimsememek mi  Bu kepenklerini kapattırdıkları esnaflar, bunlar Kürt değil mi  Utanmadan, sıkılmadan kalkıp diyorlar ki 'Onlar kendi iradesiyle kapattı'... Ne alakası var  Tüm bunların raporlarını alıyoruz, ertesi gün zabıta oraya dayanıyor'' diye konuştu.

''ŞİFRE FALAN, BUNLARIN HEPSİ HİKAYE''

Erdoğan, YGS ile ilgili olarak da şunları kaydetti:

''YGS ile alakalı konuda çok ciddi kampanya yürütüldü. Tamam imtihandan sonraki bu süreç özellikle iyi yönetilememiştir, bu ayrı konu ama burada benim kendilerinden aldığım bilgi, kesinlikle kopya olmadığı noktasındadır. Bu konuda da bana verdikleri brifingde doğrusu ben ikna oldum. Bu şifre mifre, falan filan bunların hepsi hikaye. Bütün mesele imtihanın ardından gönderilen 1 milyon 700 bin mektuptur. Böyle bir şey yapılmasa açıklamalar sadece sitelerine konmuş olsaydı, yeterdi. Ne oldu  Biz dedik ki 'Bu iş yargıda, bunu sonuna kadar takip edeceğiz'. Burada bir evladımız yanlışa uğramış olsa sonuna kadar hakkını alırız. Yargı olayla ilgili olarak kararını verdi, takipsizlik, bitti.''

Kampanyanın tutmadığının söylenmesi üzerine Erdoğan, ''Tutmadı ama bazı merciler hala bunu kaşımanın gayreti içindeler. Başta kaşıyan da kim  Kılıçdaroğlu, işi gücü bu. 'Buradan ben ne kadar gencin oyunu devşiririm' diyor, bütün gayret bunun için. Şimdi imtihan olacak, biz gençlere neyi tavsiye edeceğiz  Derslerinize çalışın, başarılı olun'' dedi.

Erdoğan, ÖSYM Başkanı Ali Demir'den önceki başkan döneminde KPSS imtihanlarında yolsuzluk olduğunu, aynı puanı alan aynı aileden kişiler olduğunu belirterek, ''Nasıl oluyor bu iş  Onun hakkında herhangi bir kampanya yürüttüler mi  Niye yürütmediler  Aksine onu övdüler'' diye konuştu.

CHP-MHP-BDP İTTİFAKI

Başbakan Erdoğan, Güneydoğu ve Doğu bölgelerinde CHP ile BDP'nin ittifakını, Orta Anadolu ve batıya gittikçe CHP, MHP ortaklığını, hatta BDP ortaklığını gördüklerini ifade ederek, İstanbul'da bağımsız adaylardan birinin istifa ettiğini, bu istifanın üzerinde durmak gerektiğini söyledi.

Erdoğan, şu görüşleri dile getirdi:

''Niye istifa etti  Orada başka bağımsız aday varsa burada bir sıkıntı var, kazanamayacağını anladığı için, oraya destek veya mevcut partilerden birisine... Bunlar, tabii AK Parti dışında, bir destek yolunu seçecekler. Bu çalışmanın en açığı, Hakkari'de olandı. Hakkari'de CHP'nin aldığı oy belli. Adeta yok gibi. Yani 200-300 neyse, 157 diye bana vermişlerdi, biraz daha farklı olabilir. Benim mitingimden sonra Sayın Kılıçdaroğlu oraya gitti. Kılıçdaroğlu oraya gittiği zaman bir gazetedeki habere baktığımızda, çok ilginçtir, bugün galiba bir programda söylemiş, sözlü olarak yaptıkları görüşmeler var. Orada diyor ki KCK operasyonlarına tepki istiyor BDP'liler. 'Kılıçdaroğlu, KCK'ya üye oldukları iddiasıyla tutuklanan sanıklara özgürlük vaadinde bulundu'. Bunlar, bu gazetede çıkan haber. Bunları BDP'liler dile getiriyor. İki, demokratik özerklik ilanı. 'Kılıçdaroğlu, yerel yönetimlerin özerklik şartını aynen kabul edeceğiz, onlara özerklik vereceğiz, aynı Avrupa'daki gibi dedi'. KCK operasyonlarıyla ilgili tepkiyi gösterdi mi orada Kılıçdaroğlu  Gösterdi. Demokratik özerklik ilanını orada yaptı mı  Yaptı. Bu da var. 'Belediye başkanlarına sahip çıkılacak'. 'Kılıçdaroğlu, halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarının aylarca gözaltında tutulmasını istemiyor diye konuştu'. Bu sözü de verdi mi  Verdi. Bir diğeri, başsavcıya sorma şartı. 'BDP'liler Kılıçdaroğlu'na savcıya giderek KCK tutuklamalarını sorması şartını da ileri sürdü. Kılıçdaroğlu, Hakkari'de Başsavcı Mehmet Kaya'ya giderek, KCK tutuklamalarını sordu'. Yalan mı  Beşincisi, anadilde eğitim şartı. Onu istemişler. 'BDP'liler CHP'den anadilde eğitim sözü de istedi'. 'Kılıçdaroğlu'nun talimatıyla CHP Anayasa Vizyonu Raporu'na devlet okullarında anadilin öğretilmesi konuldu' demiş. Bu beş tane vaadin, bu gazetede yayımlandığı gibi, siz söylediniz, meydanda söyledikleriniz var. Bir söylemediğiniz anadil kalmıştır, onu bilemiyorum. Bunları yapmışsın. Eğer bir cevap verilecekse bu gazeteye o cevabı ver. Yalanlayacaksan burayı yalanla. Bunların çoğunu zaten yaptın. Devamlı böyle kuru sıkı, kendine göre, yeri geldiği zaman kabadayılık yapıyor. Gerçekçi ol, dürüst ol. Herkes desin ki (ortada hakikaten şöyle bir ana muhalefet partisi genel başkanı var).''

''BU ÇALIŞMALAR HEP YAPILIYOR''

Elazığ'da il başkanı ile BDP eş başkanı konumunda bir milletvekili arasında geçen konuşmanın çıktığını, gazetelerin bunu yayımladığını kaydeden Erdoğan, ''Orada da ne diyor 'CHP'yi destekleyelim, eğer CHP'nin şansı yoksa MHP'yi destekleyelim'. O da bir vaka, ortada. Burada kalkıp da 'yok şudur, yok budur' diye yalanlamaya gerek yok. Ses kaseti var, sesli olarak var. Bu da bir gerçek olarak ortada'' dedi.

Erdoğan, daha batıda, BDP'nin katılmadığı yerlerde bütün teşkilatlara birinci derecede CHP'ye, CHP güçlü değil ise MHP'ye destek talimatı verildiğini, MHP ile CHP arasında da aynı durumun söz konusu olduğunu iddia ederek, şöyle devam etti:

''Bu çalışmalar hep yapılıyor ve arazideyiz biz, görüyoruz. Şu anda bu birliktelik var. Bütün olay, hedefte AK Parti. Niye  Çünkü AK Parti'nin iktidarı bunların bütün oyununu bozuyor. Çünkü AK Parti'nin iktidarında millet var. Beni en çok kahreden mesele şudur, tüm BDP'lilerin eline CHP bayrağını dağıtmıştır Hakkari'de CHP ama bir tane Türk bayrağı yoktur ve MHP buna ses çıkarmamıştır. Ardahan'a geçip, demokratik özerklik noktasındaki şeyini orada bu sefer inkar etmiştir. 'Ben eyaleti kastetmedim' demiştir. Demokratik özerklik denilen yerel özerklik olayıdır ki bu aslında 1988'de Meclisten geçti. Ama buna sekiz tane muhalefet şerhi vardı. Bizim dönemimizde biz o muhalefet şerhini sadece yerel idarelere inisiyatif tanımak kaydıyla kaldırdık, CHP'ye rağmen. CHP itiraz etti. Bütün bu gerçekler ortada olduğu halde, şimdi diyor ki 'Yerel özerklik olayına aynen AB'de olduğu gibi taraftarız'. Zaten bu işi biz hallettik. Sen buna karşı çıktın. Karşı çıkanların arasında oynadın. E dürüst ol ya! Ama millet 12 Haziran'da bunun gereğini yapacak. Ben buna inanıyorum.''

ECONOMİST DERGİSİNİN "CHP'YE OY VERİN"ANALİZİ

Erdoğan, ''Seçime bir hafta kala dış kamuoyunda İsrail yanlısı olan yayınları ile bilinen ABD ve İngiltere'deki uluslararası etkin bazı yayın kuruluşları Türkiye kamuoyuna 'AK Parti'ye oy vermeyin, CHP'ye oy verin' diye çağrıda bulunuyorlar. Nasıl değerlendiriyorsunuz '' şeklindeki soruya da şu yanıtı verdi:

''Bu çağrıları yapmaları çok isabetli oldu, demek ki biz doğru yoldayız. Çünkü Türkiye ile ilgili kararı onlar veremez. Biz 3 Kasım 2002'de ulusal medyaya rağmen gelmiştik. Şimdi hem ulusal hem de uluslararası medyaya rağmen Allah'ın izniyle geleceğiz. Niye  Benim milletim karar veriyor da onun için. Çünkü söz de karar da milletimindir. Milletim bu kararı en ideal şekilde verecek, çünkü hizmeti gören o, yaşayan o. İnanıyorum ki hükümetinin kendisine nasıl hizmetkar olduğunu biliyor. Fakat uluslararası bu noktadaki medya, İsrail destekli oldukları için Türkiye'de AK Parti'nin iktidarının devamından hoşnut olmazlar. 'Acaba bunu nasıl bozarız ' diye gayret ederler. Türkiye'de de tabi bunların şu anda eli ayağı var. Bakıyorsunuz son zamanlarda Sayın Kılıçdaroğlu medyayla görüşmesi oluyor, orada 'Dayan Yorgo, Kılıçdaroğlu geliyor' diye bir açıklama yapıyor. Ondan sonra Yunanistan'ın da en çok satan gazetesi, 'Dayan Yunanistan, Kılıçdaroğlu geliyor' diye bununla dalga geçiyor. Olay bu kadar açık.''

''SEN NASIL BUNA SAHİP ÇIKMIYORSUN ''

Bunu, ''One minute'' çıkışının intikamı olarak algılayıp algılamadığının sorulması üzerine de Erdoğan, ''Ben onları hatırlamak bile istemiyorum. Çünkü bizim o gün orada çıkışımız insani görev olmanın yanına İslami de bir görev. Ama aynı şeyi İsrail'de yangın çıktığında orada da söyledim. Bu anlayışla bakıyorum. İslamafobianın bu kadar yaygın devam ettiği bir dünyada Müslüman'ın öyle olmadığını da göstermemiz lazım. Kim olursa olsun, orada canlı varsa bizim oraya bütün imkanlarımızla ulaşmamız lazım. Bizim Davos'taki olayımızda ben o plajdaki tabloyu unutamam ki. Orada İsraillilerin o taramada yedi kişiyi öldürdükleri anda o yavrunun babasının, annesinin yanında nasıl çığlıklar içinde öldüğünü unutamam ki. Onun için benim çıkışım, 'Siz öldürmeyi iyi bilirsiniz' derken buna dayalıydı'' dedi.

Başbakan Erdoğan, bütün bunlar yaşanırken Kılıçdaroğlu'nun adeta bayram ettiğini söyledi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Kalkıp diyor ki 'Biz Mavi Marmara'yı göndermezdik'. Mavi Marmara Gazze'ye insani yardım için gidiyor. Peki Mavi Marmara'nın arkasında hangi bayrak dalgalanıyor  Türk Bayrağı dalgalanıyor. Sen nasıl kalkarsın da öyle 'gönderirdik, göndermezdik' bunu konuşabilirsin. Her gemi hazırlaması gereken belgeleri varsa istediği yere gider. Saldırı nerede yapılıyor, uluslararası karasularında yapılıyor. İsrail'in sularında mı yapılıyor  Sen buna karşı nasıl otuz üç ülkenin insanının olduğu bu gemide, kendi ülkenin de insanları var, buna sahip çıkmıyorsun  Böyle bir anlayış olur mu  İşte Kılıçdaroğlu'nun uluslararası mantalitesi bu. Kendi insanına, kendi bayrağına bakışı da bu.''

''İŞBİRLİĞİNİN OLDUĞU ÇOK AÇIK''

Uluslararası etkin yayın kuruluşlarının Türk kamuoyuna çağrı yaparken neden başka bir parti değil de CHP'ye çağrı yaptığının, burada işbirliği sezip sezmediğinin sorulması üzerine Erdoğan, '' İşbirliğinin olduğu çok açık net ortada, işbirliği var. Onun bir defa kalkıp da Türkiye ile ilgili gelişmelere ilişkin anti demokratik, demokratik, yeni anayasa, temel hak ve özgürlükler, demokrasi, bunlarla ilgili yorum yapmasını ben tabii bulurum ama 'şu partiye oy verin' dediği zaman onu asla demokratik bir yansıma olarak görmem. Aynı gazete kalksa 'AK Parti'ye oy verin' dese ben onu da anormal bulurum, onu da doğru bulmam, onun da karşısına dikilirim. Sen kendi işine bak, buna niye karışıyorsun'' diye konuştu.

''Kılıçdaroğlu'nun, 'Biz olsaydık Mavi Marmara krizinde Türkiye-İsrail ilişkilerinin bozulmasına izin vermezdik' çıkışını nasıl değerlendiriyorsunuz '' sorusu üzerine de Erdoğan, onun da yanlış bir çıkış olduğunu, Mavi Marmara'yı göndermemenin bu işin çözümü olmadığını söyledi.

Erdoğan, ''Gazze'deki mazlum insanların yanında olacak mısın, olmayacak mısın  Sen önce bunun cevabını ver. Biz şu anda Gazze'deki mazlum insanların yanındayız. Kızılayımızla, her şeyimizle ulaşmaya çalışıyoruz'' dedi.

STK'ların da ulaşma gayretleri olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Dünyada STK'lar engellenebilir mi  Greenpeace üyelerini engelleyecek mi   Belgesi var mı kardeşim  Var, sen bunu engelleyemezsin, silah taşımıyor ki bu. Gemide bir tane silah yok. Silah tüccarlığı da yapılmıyor, sen buna nasıl engel olursun  Bu nedir bir defa, uluslararası taşımacılıkta, seyahatte, seyahat özgürlüğünü engellemektir'' dedi.

SOn zamanlarda ''Amerika devreye giriyor'' diye bazı dedikodular dolaştığını belirten Erdoğan, ''Amerika kalkıp da bizden 'Mavi Marmara'yı göndermeyin' diye bir talepte bulunmadı şu ana kadar. Böyle bir şey söz konusu değil'' diye konuştu.

AA

kameranın karanlık yüzündekiler...
 // ibrahim çelikoğlu
Üç parti santajla hırsızlık peşinde.AKParti'yi dokuz senedir gözetliyoruz;Kokmam,bulaşmam.Teslim ol."siyaseti içinde olduğunu görüyoruz.Sırsızlığın hangi çeşidine girer bilmiyoruz.Belkide öbürlerinden hiç farkları yok...Kazanan emperyelist güçler.Kaybedenler kendileri.Gözleri yok görmezler.Kulakları yok duymazlar.Dilleri yok samut.'Sen kurduğun hayalleri unut'......
05 Haziran 2011 18:12
m.dogan a 1
 // mehmet yazar
simdi bunlarin ittifakinin su yuzune cikmasinin sebebi.ak parti hukumetinin dirayetli durusu sayesindedir.hatirlarsaniz erbakanada ayni oyunu oynadilar.erbakani istifa ettirdiler.saniyorlardi ki tayyip de istifa edip gidecek.tayyip sert kaya cikinca ne mal olduklari meydana cikti.chp secimle ele geciremedigi iktidari bunlarla sagliyordu.cunku chp nin turkiyeye bir civi cakma gibi bi derdi hic olmamistir.cunku chp masonlarin kontrolunde olan bir partidir.ve masonlar tr nin gelismesini hic isteme...
05 Haziran 2011 15:49
m.dogan a
 // mehmet yazar
m.dogan kardesim,bunlar simdi birden bire kardes olmadilar ki.bunlar mhp yi bdp yi pkk yi doguran chp dir.bunlarin kurulus tarihleri ne bak.birde niye kurulduklarina bak.ozaman bunlarin suan ki ittifaklarinin bugunun ittifakinin olmadigini goreceksin.chp adnan menderesi astirttiginda darbenin icinde albay olan turkesi menderesin asilmasina karsi ciktigi icin once iskence yapip sonra surmuslerdir.turkesten sonrada partiyi bahceliye vermislerdir.bunlar tesadufi seyler degildir.hepsi planli yapilm...
05 Haziran 2011 15:44
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler