YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ben bile bu kadarını beklemiyordum
Tıp tarihinde ilke imza atan ekibin başındaki Prof. Dr. Ömer Özkan, mucize operasyonların perde arkasını anlattı:
Ben bile bu kadarını beklemiyordum
23 Ocak 2012 / 08:42 Güncelleme: 23 Ocak 2012 / 08:55

Verici haberi gelince hemen Uşak’a gittik. Bacak için son dakikada izin çıktı. Herkes, içinde organ olan bir paket kucakladı. O anda kucağımda ne taşıdığımı inanın hatırlamıyorum

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde cumartesi sabaha karşı saat 03.30’da başlayan ve 11 saat süren ameliyat dizileriyle yapılan nakiller tarihe geçti. Mucize ekibin başkanı, Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ve Estetik Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, o ameliyatın bilinmeyenlerini anlattı.

Yüz nakli içime doğdu

“Çift kol ve kadavradan rahim nakli ameliyatlarının ardından yüz naklini bir hedef olarak koyduk. Tarih bile belirledik. Ben ’Yılbaşına kadar yapacağız’ diyordum. Yılbaşını kaçırdık. Şöyle bir hayıflandık. ’Ocak sonuna kadar yapacağız’ dedik, 20’sinde hallettik. Hatta o gün bu işi yapacağımız içime doğdu ve arkadaşlarıma söyledim.”

Kalbi durdu stres olduk

“Uşak’tan haber gelince uzuvları almak için harekete geçtik. Sağlık Bakanlığı’nın uçağına ilk kez bindim. Uçağı çok beğendim. Uşak Havaalanı’nda uçağın kanatlarında oluşan buzlanmanın alkolle çözülmesine çok şaşırdım. Bu bize 15 dakika kaybettirdi. Ameliyatlarda en beklenmedik an ise verici Ahmet Kaya’nın uzuvları alınmadan önce kalbinin durmasıydı. Bu durumda organların bir iki saat içinde alınması zorunlu oluyor. O biraz strese soktu. Uşak’taki hastanede herkes içinde organ olan bir paket kucakladı. Hemen Antalya’ya döndük. O fotoğraflarda kucağımda hangi organ olduğunu hatırlamıyorum. Uşak’ta kollar tek pakete kondu, bacak ve yüz ayrı ayrı paketlendi. Diğer iki pakette ise çeşitli aletler vardı. Donörden alınan uzuvlardan bacağın izni yoktu. İzin son anda geldi.”

Müzik aklımıza gelmedi

“İki hasta eş zamanlı ama farklı salonlarda ameliyat edildi. Ameliyatların tek eksiği ise fon müziği oldu. Müzik hep olur, ama yoktu. Biraz konsantre olmanız gerekiyordu. Aklımıza bile gelmedi. Acaba becerebilecek miyiz? duygusuna hiç kapılmadık, en ufak bir tereddüt yaşamadık. Biz verici çıktığı andan itibaren bunun yapacağımıza inandık. Nakil sırasında burun kemiği ve ön dişlerle ilgili müdahalede bulunduk. Yüzdeki diğer kemik ve kas yapısına müdahale etmedik.”

Filmlerdeki gibi değil

Prof. Dr. Ömer Özkan gerçekleştirdikleri operasyonunun Türkiye’de yüz naklinin meşhur olmasını sağlayan John Trovolta ve Nicolas Cage’in baş rollerini oynadığı ve FBI ajanı Sean Archer ve azılı suçlu Castor Troy’un ileri tıbbi tekniklerle yüzlerinin değiştirilmesi ve yaşananları konu alan 1997 yapımı Face Off (Yüz Yüze) filmine hiç benzemediğini söyledi. Yani 19 yaşında yüz nakli olan Uğur Acar, bir ayna önünde yüzündeki bandajların doktorlar tarafından açılmasını beklemeyecek, gencin hikayesinde böyle bir an olmayacak.

Bandajlar olmayacak

“Problem olursa kontrol etmek lazım. Bu nedenle yüzü açık, sarılmadı. Biz doku nakli yaptığımız hiçbir hastayı sarmayız. Bu da onlardan biri. Diğerlerinden farkı yok aslında ama daha önemli. Diğerlerinden farklı olarak kontrol edebilmemiz için açık olması gerekiyor. Filmlerdeki gibi asla değil. Unutulmaması gereken nokta bu bir tam yüz nakli. Tüm yüz değişti. Sadece göz kapakları duruyor. Burun, dudaklar dahil her şey değişti.”

Başbakan aradı

Sizinle gurur duyuyorum


Başbakan Erdoğan, ameliyatları yapan Prof. Dr. Ömer Özkan ile Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe’yi arayarak tebrik etti. Başbakan Erdoğan’ın görüşmede, 3 yıldır Akdeniz Üniversitesi’ndeki başarıları izlediğini ifade ettiğini aktaran Kurtcephe, şunları söyledi: “Sayın Başbakan çok güzel şeyler söyledi. ’Üst üste gelen bu başarılarla çok gururlandım’ dedi. Türk milleti adına bu başarının bütün dünyanın gündemine ilk sırada oturması çok memnun etmiş. Çok mutlu olduğunu, hocamızla, ekibiyle, üniversitemizle gurur duyduklarını söyleyerek hepimizi kutladı.”

Ahmet’e bire bir benzemeyecek

Prof. Dr. Ömer Özkan, Acar’ın yüzünün ameliyattan sonra güzel olacağını bekliyormuş ama bu kadarını kendisi de ummuyormuş. Özkan, Uğur Acar’ın yüzünün Ahmet Kaya’ya biraz benzeyebileceğini ama ikizi gibi olmayacağını söyledi ve “Birebir benzemeyecek. Ama Kaya’nın ailesi bir şeyler hissedecektir. Ama çok benzemeyecek. Benzemesi mümkün değil” dedi.

İstediği an aynaya bakabilir

Mucize yaratan ekibinin diğer bir üyesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Murat Yılmaz ise yüz nakli olan Uğur Acar’ın önceki gün 12.30 gibi alındığı yoğun bakımda uyandığını, kendisine ameliyatın başarılı geçtiğini uyutmaya devam edeceğini söylediklerini aktardı. Uğur Acar’ın uyumlu bir şekilde kafasıyla onayladığını belirten Murat Yılmaz, “Ne kadar uyuyacak? Bir süresi yok. Çok fazla uyumasına gerek olacak bir hasta değil” derken Acar’ın uyandıktan sonra istediği zaman aynaya bakabileceğini söyledi. Murat Yılmaz, “Her an aynaya bakabilir, bakmaması için hiçbir sebep yok. Güzel bir yüzü var” dedi.

EN BÜYÜK DESTEKÇİSİ EŞİ

‘Bebeğimi emzirip ameliyata girdim’


Mucize doktor Ömer Özkan’ın eşi de aynı ekipte. Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ve Estetik Anabilim Dalı’ndan Yrd. Doç. Dr. Özlenen Özkan, eşinin en büyük destekçisi. Üstelik bu yoğun tempoda bir de bebek büyütüyorlar. Çiftin henüz 3.5 aylık olan kızları Zeynep Lara, saatler süren ameliyatların tek mağduru... Özlenen Özkan bu kadar zorlu ameliyatları karı-koca olarak nasıl yaptıklarını VATAN’a anlattı:

Babasını 3 gündür görmüyor

“Biz eşimle uykusuzluğa da işin stresine de çok alışkınız. Bu operasyonda eşimle birlikte başarıya odaklandık ve başardık. Elbette uzun saatler boyunca stresle dolu dakikalar da geçirdik ancak her zaman yaptığımız gibi birbirimize şarkılar söyledik, fıkralar anlattık ve stresle başa çıkmayı başardık. Günlük hayatımızda da evde genellikle işle ilgili fikirlerimizi konuşuruz ve bu evliliğimizi son derece besleyen bir unsur. Bundan mustarip olan tek kişi henüz 3.5 aylık olan kızımız Zeynep Lara. Beni bir gün sonra yeni gördü. Ömer’i ise 3 gündür göremiyor. Ömer bazen gece birlere kadar çalıştığı oluyor. Onu görünce ağladığı zamanlar oluyor. Bu operasyona girmeden önce kızımı emzirdim. Aslında evimiz de hastaneye yakın ancak bu sefer kızımı görmeye fırsatım olmadı.”

Japonya’da eğitim gördü

Rahim, kol ve bacak nakli gibi başarılı operasyonlara imza atan Prof. Dr. Ömer Özkan, uzun süre Japonya Tokyo Üniversitesi’nin Plastik ve Klinik Cerrahi bölümünde eğitim gördü. Özkan’ın ismi ilk olarak 29 yaşındaki Cihan Topal için gerçekleştirdiği çift kol nakli sonrasında hafızalara kazındı. Doğuştan rahmi olmayan 21 yaşındaki Derya Sert’e yapılan kadavradan rahim nakliyle ise Özkan ve ekibi tıp literatürüne girdi. Derya Sert, nakilden önce dondurulan embriyoyla bu yıl Ağustos ayında hamile kalacak.

Silivri’den tebrik

Ergenekon davası sanıklarından, CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Mehmet Haberal, başarılı nakilleri basın danışmanı aracılığıyla doktorlara yolladığı bir mesajla kutladı ve “Ülkemizin organ nakli konusunda ulaştığı bu düzeyden gurur duyuyorum” dedi. Başkent Üniversitesi’nde organ nakli konusunda birçok başarılı operasyona imza atan ve bu konudaki yasal düzenlemeleri savunan Prof. Haberal, organ naklinin önünü açmak için çıkarılan 1979 ve 1982 tarihli iki ayrı yasayı da hatırlattığı mesajında, “Yasaların çıkarılmasında emeği geçenlerden aramızdan ayrılanları rahmetle, yaşayanları da saygıyla anıyorum.”

Nakil bacak tutmadı

Dünyada ilk kez yapılan aynı anda iki kol ve sağ bacak naklinden maalesef kötü haber geldi. 34 yaşındaki Atilla Kavdır, nakil yapılan sağ bacağında ekimozlar (kılcal damar kanamaları), kararma va aşırı morluklar oluşması nedeniyle sabaha karşı 06.00 sıralarında yeniden ameliyata alındı. 6 saat süren ameliyat sonunda nakil yapılan bacağı çıkarıldı...

Dolaşım problemi

Ameliyat sonrasında açıklama yapan Prof. Dr. Ömer Özkan, şu bilgileri verdi: “Hastanın sağlığı açısından bize geldiğinden fazlasını vermeyi taahhüt ediyoruz. Ama bir dokuyu tutturalım derken hayatını riske atmamak lazım. Onun için bu dönem önemli, onu feda ettik. Bir dolaşım problemi yaşandı. Bu dokuyla veya damarlarla ilgili olabilir. Hastaya daha fazla yük vermemek içi bacağını ampute etmek zorunda kaldık. Diğer sistemleri açısından bir sorunu yok.” Bacak naklinin kol nakli gerçekleştirildiği için yapıldığını, protez gibi araçlarla bu yoksunluğun telafi edilebileceğini kaydeden Prof. Dr. Ömer Özkan, hastanın ailesinin de zorlamamayı önerdiğini söyledi.

Bugün uyanacaklar

Cerrahi problemleri genellikle ilk 10 gün içinde gördüklerini aktaran Prof. Dr. Özkan, iki hastanın da şu an uyutulduğunu belirterek, “Uyuması bizi biraz rahatlatıyor. İnşallah yarın (bugün) her iki hastamızı da uyandırmayı planlıyoruz” dedi.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler