YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bekir Bozdağ'dan YSK açıklaması
Bekir Bozdağ'dan YSK açıklaması
06 Mayıs 2015 04:43
Eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, HDP'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim yasalarını açıkça ihlal ettiği gerekçesiyle Yüksek Seçim Kurulu'na başvurmasını da değerlendirdi.

Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri Anayasa'da sayıldığını ve açık olduğunu belirten Bozdağ, cumhurbaşkanının herhangi bir siyasi parti tarafından veya herhangi bir kişi tarafından suçlandırılamayacağını söyledi.

YSK’nın cumhurbaşkanını denetleyemeyeceğini de kaydeden Bekir Bozdağ, "Cumhurbaşkanı sadece vatana ihanet iddiasıyla ancak TBMM’nin 3’te 2 çoğunluğunun kararıyla sorumlu tutulabilir, suçlandırılabilir. Onun dışında kimsenin cumhurbaşkanını suçlamaya hakkı da yoktur, yetkisi de yoktur. YSK cumhurbaşkanını denetleyemez. Cumhurbaşkanının sözlerini, eylemlerini inceleyemez, denetleyemez. YSK’nın görevleri Anayasa’da tanımlanmıştır, kanunda tanımlanmıştır. Dolayısıyla YSK, cumhurbaşkanının eylemlerini, söylemlerini denetleme ve buna dair bir karar alma yetki ve görevi kesinlikle yoktur." dedi.

"Türkiye'nin sorunları hakkında herkes konuşacak"

Türkiye'nin sorunları hakkında herkes kadar Cumhurbaşkanı'nın da konuşması gerektiğini savunan Bozdağ sözlerini, "Cumhurbaşkanı elbette Türkiye’nin meseleleri hakkında konuşacaktır. Cumhurbaşkanı milletten oy alarak o makama gelmiştir. Türkiye’nin sorunları hakkında herkes konuşacak. Esnaf, çiftçi, öğretim üyesi, gazeteci konuşacak ama Cumhurbaşkanı konuşmayacak dersek doğru olmaz. Türkiye’de önemli görevlerde bulunmuş ömrünün neredeyse tamamına yakınını ülkeye hizmet yolunda geçirmiş Sayın Cumhurbaşkanı Türkiye’nin meseleleri hakkında elbette konuşacaktır, konuşmalıdır. Türkiye’nin meselelerini kamuoyuyla paylaşmalıdır. Milletimizin bunu bilmesinde fayda vardır. Çünkü Türkiye’nin huzurunu, istikrarını, refahını, kalkınmasını Cumhurbaşkanı düşünmeyecek mi? Elbette düşünecektir." şeklinde sürdürdü.

Ekmeleddin İhsanoğlu örneği

Cumhurbaşkanı'nın, son cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki rakibi olan Ekmeleddin İhsanoğlu'nun sözlerini hatırlatan Bozdağ, "Siyasi partiler nasıl düşünüyorsa Cumhurbaşkanı bunları düşünmesi ve bu konudaki görüşlerini kamuoyuyla paylaşması da o kadar doğrudur, o kadar Anayasaya uygundur, o kadar da önemlidir. Kaldı ki 10 Ağustos seçimleri itibariyle Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı sembolik olmaktan da çıkmıştır. Artık Cumhurbaşkanlığı milletin aktif görev verdiği biri haline gelmiştir. Milletimiz sandıkta aktif bir görev vermiştir. Cumhurbaşkanı adayları meydanda gezerken meselelerinize sahip çıkacağım, sorunlarınızın takipçisi olacağım diye söz verdi. Ekmeleddin İhsanoğlu’da ekmek için Ekmeleddin dedi. Ben aktif olacağım dedi. Eğer sembolik Cumhurbaşkanı olacaksa niye ekmek için Ekmeleddin desin. Herkes görüyor ki seçimle beraber Cumhurbaşkanlığı makamı milletin sandıkta verdiği oyla yeni bir vasfa bürünmüştür. Cumhurbaşkanı halkın seçtiği kişidir. Arkasında en güçlü siyasi destek olan aktördür." dedi.

"Cumhurbaşkanının hürriyeti vardır"

Oy oranları üzerinden muhalefete de yüklenen Bozdağ, daha az oy oranlarına sahip muhalefet parti liderleri konuşma hakkına sahipken Cumhurbaşkanı'nın da konuşmasının doğal olduğunu vurgulayarak, "Milletin meseleleri, talepleri hakkında yüzde 25’lik Kılıçdaroğlu’nun konuşma hakkı olacak, yüzde 13’lük Bahçeli’nin konuşma hakkı olacak ama yüzde 52 oy almış Cumhurbaşkanının konuşma hakkı olmayacak. Böyle bir şey olamaz. Cumhurbaşkanı elbette konuşacaktır. Türkiye’nin siyasetine dair eleştirileri varsa bunu da söylemesi demokrasinin gereğidir. Herkese hürriyet isteyenler Cumhurbaşkanının hürriyetini neden kısıtlamak için yarışa giriyorlar. Cumhurbaşkanı’da her kes gibi Anayasal çerçevede haklarını yetkilerini kullanacaktır. Hürriyet onun için de geçerlidir. Siyasi anlamda da diğer anlamda da ülkenin meselelerini konuşma anlamında da Cumhurbaşkanının hürriyeti vardır. Kimse bunu tehdit edemez" dedi.

"HDP telaşa düştü"

"YSK’ya yapılan başvurunun HDP’nin telaşa düştüğünü gösteriyor" düzenlemelerle nasıl bir olumlu havanın oluştuğunu en yakın onlar biliyorlar. Türkiye’nin Demokrasisi’nin, hukukunun güçlenmesiyle, özgürlük alanının genişlemesiyle ret ve inkar politikalarının ortadan kaldırılmasıyla nasıl bir rahatlamanın meydana geldiğini en iyi onlar görüyorlar. Zannedersem HDP beklediği oyları alamayacağını görünce sayın Cumhurbaşkanı’na ve AK Parti’ye Kürt vatandaşlarımızın sevgi ve saygısını görünce rahatsız olmuştur. Niye rahatsız olunuyor? Seni seven olduğu gibi elbette Cumhurbaşkanımızı seven, sayan da olacaktır. Seni sevenlere biz bir şey diyor muyuz? Demiyoruz. O zaman sende Kürtlerin kimi seveceğine karar verme, karışma. Erdoğan’ı seviyorlarsa onunla beraber olacaklar. Herkes sevdiğiyle beraberdir. Esasında şu da yanlış; Cumhurbaşkanımız sonuçta siyasetin içerisinden gelen biri, AK Parti’yi kuran birisi. Şimdi herkes sembolik olsun dediğinde fikirleri yok mu oluyor. Olmuyor, elbette onun kanaatleri görüşleri olacaktır. Onlarda varlığını sürdürecektir."

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler