YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bedensel engellilere müjde
Engellilere müjde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'den geldi...
Bedensel engellilere müjde
14 Ekim 2011 / 15:17 Güncelleme: 14 Ekim 2011 / 15:13

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde de bu sınavın tamamlanabilmesi için gerekli çalışmalar yapılmıştır'' dedi.

Şahin, Bakanlığın Konferans Salonu'nda düzenlediği basın toplantısında, iki önemli yönetmelik değişikliğini paylaşmak istediğini söyledi.

Kadın erkek, yaşlı genç, özürlü sağlam herkesi birinci sınıf vatandaş yapmak ve herkesin yaşadığı sorun alanlarını çözecek politikalar üretmek üzere çıktıklarını ifade eden Şahin, son 10 yılda özellikle özürlüler konusunda önemli yapısal düzenlemeleri, uygulamaları ve yasal alt yapıları oluşturduklarını bildirdi.

Bir devrim niteliğinde olan ve 2005'te çıkarılan Özürlüler Yasası ile özürlülerin yaşam kalitesini düzeltecek hukuki altyapının oluşturulduğunu vurgulayan Şahin, 2007'de başlatılan ''evde bakım hizmeti'' kapsamında Haziran 2011 sonu itibariyle 328 bin aileye asgari ücret tutarında bakım desteğinin sağlandığını belirtti.

Yaklaşık 520 bin kişiye özürlü aylığı ödenmeye başlandığını, 230 bin engelli çocuğa özel eğitim desteği verildiğini ve özürlülere yönelik 1328 mesleki eğitim projesinin desteklendiğini anlatan Şahin, özürlülerin istihdamı konusunda Hükümetin gösterdiği hassasiyet sonucu, kamu kurumları ile özel sektörde istihdam edilen özürlü işçi sayısının 2002 yılı sonunda 10 bin 883 iken, geçen yılın sonunda üç kat artarak 32 bin 257'e ulaştığını ifade etti.

Kamu kurumlarında özürlü kadrolarında istihdam edilen memur sayısının da 2002 yılı sonunda 5 bin 777 iken, geçen yılın sonunda yaklaşık 3,5 kat artarak 19 bin 915 olduğunu bildiren Şahin, istihdamla ilgili kısmın takibi ve politikasının da 2012 eylem planlarındaki en önemli çalışmaları arasında yer alacağını açıkladı.

''Farklı özür gruplarının aynı sınava girmesi haksız rekabetti''

İstihdamla ilgili özürlüler sınavının yapıldığını hatırlatan Bakan Şahin, konunun ilgilileriyle yaptıkları çalışma sonucunda, özürlüler sınavının yeniden yapılandırılması gerektiğinin ortaya çıktığını söyledi.

İşitme, görme ve bedensel özürlülerin aynı sınava girmesinin büyük bir haksız rekabete yol açtığı ve çıkan sonucun da kamu vicdanı açısından doğru bir sonuç olmadığının kendilerine iletildiğini belirten Şahin, ''Bu çok haklı bir talepti. Özürlü aileleriyle yaptığım görüşmede bunun mutlaka düzeltilmesi gerektiği talebi bize iletildi'' diye konuştu.

Bunu çözmek üzere Özürlülerin Devlet Memurluğuna Alınma Şartları ile Yapılacak Merkezi Sınav ve Kura Usulü Hakkında Yönetmeliğin çıkarıldığını dile getiren Şahin, şöyle devam etti:

''Yönetmelikle, özürlülerin eğitim durumu ve özür grupları göz önünde bulundurularak sınav sistemi değiştiriliyor. Temel eğitim, ilköğretim, orta öğretim, lisans ve önlisans olan gruplar kendi içinde sınava girecek. Ayrıca özürlü grubu dediğimiz, bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde de bu sınavın tamamlanabilmesi için Milli Eğitim Bakanlığımız başta olmak üzere ilgili bakanlıklarımızla gerekli çalışmalar yapılmış ve yönetmelik değiştirilmiştir. Bu yönetmelikle birlikte bilgi, beceri ve yeteneklerini ölçecek şekilde ayrı ayrı sınav hazırlanacak, sınavın uygulanmasında da özür grupları ve ulaşılabilirlik göz önünde bulundurulacaktır.''

''Özel sektörün 'Boş kadromuz yok'' mazereti kalmayacak''

En önemli sıkıntılardan birisinin de özürlülerle ilgili yaş grubu olduğunu belirten Şahin, üst yaş grubu belirtildiğinde birçok özürlünün mağdur olduğunu, bu nedenle üst yaş grubunun kaldırılmasıyla ilgili önemli bir düzenleme yapıldığını bildirdi.

Özellikle özel sektörde ''Boş kadromuz yok'' şeklindeki mazereti de kaldırmak için kadro değiştirebilme hakkının verildiğini ifade eden Şahin, ''Böylece özürlü çalıştırmamak için mücadele eden kurum ve kuruluşlarla biz de mücadele etmeye devam edeceğiz'' diye konuştu.

Özürlülerin yaşam kalitesini artıracak, her türlü sorunlarını çözecek politikalar üretmeye devam edeceklerini anlatan Şahin, yönetmelikle özel sektör ve kamudaki açık olan istihdamı kapatmayı, özürlülerin istihdam sorununu temelden çözmeyi hedeflediklerini belirtti.

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Özellikle işaret dili konusunda işitme engellilerin yaşadığı ciddi sorunların bulunduğuna dikkati çeken Şahin, Türkiye'de işaret dilinin bir standardı olmaması nedeniyle Türk Dil Kurumu ile yaptıkları görüşmeler sonucunda Türk İşaret Dili Bilim ve Onay Kurulu oluşturduklarını bildirdi.

Dünyada kullanılan ortak dilin ne şekilde olduğu ve Türkiye'nin nasıl bir standart getirmesi gerektiğiyle ilgili önemli bir çalışmanın başlatıldığını belirten Şahin, Türk İşaret Diliyle ilgili sistemde özellikle en büyük sıkıntının, meslek edindirmede ve kamu kuruluşlarının özellikle uluslararası toplantılarda ihtiyacı olan, işitme engellilerin işaret diliyle bilgiye ulaşacağı elemanların bulunmamasında olduğunu gördüklerini söyledi.

Bunun üzerine Özürlüler Genel Müdürlüğünün Milli Eğitim Bakanlığı ve İşkur ile eğitilmesi gereken alanları çıkardıklarını anlatan Şahin, bu kapsamda 2011 yılı sonuna kadar 750 kişinin işaret dili eğitimini tamamlaması ve bu kişilere Milli Eğitim Bakanlığınca sertifika sağlanması konusunda önemli bir çalışmayı tamamladıklarını bildirdi.

İşaret dili eğitimi yükseköğretimde

Özellikle bu konuda çalışan akademisyen, sivil toplum kuruluşu ve milletvekillerinin, kendilerine ''uluslararası toplantılarda ve sözleşmelerde, uygulama bazında yaşadığımız sıkıntıyı çözebilmemiz için bu 750 sayısının çok önemli olduğunu'' söylediklerini anlatan Şahin, şunları kaydetti:

''İşaret dili eğitimini, 3-5 aylık eğitim programlarından daha çok temel eğitime koyma ihtiyacı görünüyor. MEB Özel Eğitim Genel Müdürlüğü ile yaptığımız çalışmada, özellikle yükseköğretim kurumundaki sosyal eğitim veren bölümlerde psikolog, sosyolog, sosyal çalışmacı gibi, öğrencinin eğitim hayatını bitirdiği zaman işaret dilini bilmesi gereken alanlarda temel eğitimde işaret dilinin öğretilmesiyle ilgili karar almıştık. YÖK Başkanlığı tarafından da bu kararın uygulanmasıyla ilgili takip yapılacak. Geçici eğitimlerden daha çok kalıcı temel eğitimlerde bu işler sürdürüldüğünde sorun daha kalıcı çözülecektir.''

UNICEF ile başlattıkları ortak projeye de değinen Bakan Şahin, Sağlık Bakanlığı ile anne karnında bebeğin işitme engelli olduğunun tespit edilmesinden itibaren hem anne hem de bebeğin, doğumdan bütün eğitim hayatına kadar ne yapılması gerektiğine ilişkin konuların takip edileceğini, yaklaşık 3 ay sonra hayata geçirilecek şekilde projenin alt yapısının oluşturulduğunu bildirdi.

İşitme engellilere ait özellikle televizyon kanallarında daha kolay bilgiye ulaşması konusunda da gerekli çalışmaların başlatıldığını dile getiren Şahin, amaçlarının, özürlülerin yaşam kalitesini yükseltmek, daha sağlıklı bireyler olarak yetişmelerini sağlamak için eksik mekanizmaları güçlendirmek olduğunu ifade etti.

''Yoksulluğun, eğitimin önünde engel olmasını istemiyoruz''

Şahin, son 10 yılda, Kredi ve Yurtlar Kurumu aracılığıyla tüm öğrencilere, isteklerine göre burs ya da kredinin verildiği bir sistemi hayata geçirdiklerini belirtti.

Sosyal Yardımlaşma Genel Müdürlüğünde bir yönetmelik değişikliği yaptıklarını ifade eden Şahin, şöyle konuştu:

''Yükseköğretimdeki öğrencilerimiz, artık Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünden bağımsız olarak, hayırseverlerden bağış karşılığı burs alabilecek, mali destek alabilecek.

Bu kapsamda Sosyal Yardım Bilgi Sistemi (SOYBİS), çok seri şekilde çalışıyor. 2 milyon ailenin mali olarak bütün hesabının tutulduğu bir sistem. Bir düğmeye basılarak ailelerin neye ihtiyacı var, yükseköğretime giden kaç çocuğu var, bu ailenin gelir durumu nedir, öğrenilebiliyor. Buna göre, illerimizde bu çocuklara Sosyal Yardımlaşma aracılığıyla mali destek vermek istiyoruz diyen hayırseverlerle, kaymakamlıklar ve valilikler aracılığıyla yeni bir sistemde öğrencilerimize burs vermeye başlıyoruz.''

Özellikle belediyelerin yükseköğretimde okuyan öğrencilere burs verme hakkı olduğunu hatırlatan Şahin, ''Fakat CHP'nin Anayasa Mahkemesine itirazıyla bu karar kapatılınca, asgari ücretle çalışıp, yükseköğretimde 4-5 çocuğu olan ailelerin ciddi anlamda desteklenmeye ihtiyacı vardı. Bu mekanizma bunu güçlendirecektir. Yoksulluğun eğitimin önünde engel olmasını istemiyoruz. Eğitimde fırsat eşitliğini önemsiyoruz'' dedi.

Fatma Şahin, bu konuda Bakanlığa başvuracak hayırseverleri SOYBİS sistemiyle yönlendireceklerini ve bu yardımı yapanların yönetmelik gereği, vergisini daha az vereceklerini sözlerine ekledi. (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler