YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
BDP ateşle oynuyor!
BDP ateşle oynuyor!
08 Temmuz 2013 20:17
Bugün Gazetesi yazarı Adem Yavuz Arslan BDP'nin öncülük ettiği protestoları köşesine taşıdı.

Arslan, " BDP çok riskli bir oyun oynuyor. Kitleleri karakolların önüne yığıyor." diyerek çok önemli uyarılar yaptı.

İşte o yazı;

BDP ateşle oynuyor

Haber ve gündem bombardımanı altında olduğumuz için bazı şeyleri tekrar etmek gerekebiliyor.

Özellikle de 'çözüm süreci' gibi hayati konular ve 'darbecilerle mücadele' gibi 'esas gündemler' söz konusuysa.

Daha önce defalarca yazdım yine tekrar ediyorum.

Ben 'her ne şart altında olursa olsun millet iradesine kasteden darbecilere' karşıyım. Mısır'da yapılan aşağılık darbeye de ilk andan bu yana karşı oldum.

Böyle durumlarda merhum Yazıcıoğlu'nun deyimiyle, 'Firavun'a karşı olmak yetmez, Musa'nın yanında olmak gerekir.'

Mısır halkı darbeye direnerek gerek bizdeki darbeseverlere gerek darbeye darbe diyemeyen sözümona modern Batı dünyasına ders veriyor.

Temenni edelim, bu direniş başarılı olsun ve darbeciler bir daha sokağa çıkamayacak hale gelsin.

Bunu söylerken bir notu daha düşmem lazım.

Darbecileri eleştirdiğim zaman 'Ama Mursi de şöyle hata yaptı, burada yanlış yaptı' argümanı sıralanıyor.

Ortada millet iradesine bir darbe varsa Mursi'nin yönetim hatalarını tartışmak insafsızlıktır. Doğrudur Tahrir'den alınacak dersler var, hele hele Türkiye'nin bu süreci dikkatle izlemesi lazım.

Ancak bütün bunlar emanet sahibine teslim edildikten sonra yapılabilir.

Bu aşamada Mısır'a bir virgül koyup bir diğer hayati konuya; çözüm sürecindeki gelişmelere bakalım.

Provokasyon riski büyüyor

Gezi Parkı olaylarından sonra 'Acaba süreç çöküyor mu' endişesi arttı. Üstelik Başbakan Erdoğan da Akil İnsanlar Heyeti ile yaptığı toplantıda ezber bozan açıklamalar yaptı.

MGK'ya sunulan MİT raporundan alıntılar yapan Erdoğan 'çekilmenin yüzde 15'lerde kaldığını' söyledi.

Başbakan Başdanışmanı Yalçın Akdoğan da yazılarında PKK'nın silahlı eylem dışındaki tüm faaliyetlerine devam ettiğini anlattı.

Bu süreçte en tehlikeli şeyse Öz Savunma Birlikleri'nin (ÖSB) artık görünür olması.

Kalabalıkların içinde kitleyi yönlendiren gruplar var ki, bunlar milletvekillerini bile dinlemiyorlar.

Lice'de yaşananlar herkesin malumu. Karakol yenilenmesini bahane eden eylemciler karakolu işgale yeltendi.

Böyle bir durumda doğal olarak kan döküldü. Keşke olmasaydı ama karakolu molotoflarla yakmaya, karakola silahla saldırmaya çalışırsanız bu sonuç kaçınılmazdır.

Aslında işin püf noktası da burası.

Örgüt, Suriye'de değişen durum, Gezi olaylarının verdiği cesaret ve hükümetin köşeye sıkıştığı düşüncesi nedeniyle kendine aşırı güven duyuyor.

Hatta 'Bir bahane olsa da süreci bitirsek' niyeti de var.

Her ne kadar İmralı görüşmesinden sonra Kandil'e giden BDP heyeti 'sürece devam' dese de ortada esaslı bir sorun var.

BDP çok riskli bir oyun oynuyor.

Kitleleri karakolların önüne yığıyor.

Daha önce dediğim gibi eğer o karakolu basma niyetiniz yoksa güçlendirilmesinden neden rahatsız olursunuz anlamak mümkün değil.

Ciddi bir risk var

Lice'den sonra Yüksekova'da da benzeri görüntüler yaşandı. Eldeki bilgiler bu tür protestoların yayılarak devam edeceği yönünde. Hatta baraj inşaatları için de benzer eylemler gelecek. Oysa burada ciddi bir risk var.

İçlerinde ÖSB'lerin olduğu, provokasyona niyetli kalabalıkları askerin önüne diker, molotofla, silahla karakola doğru yürütürseniz orada kan dökülme ihtimali yüksek olur.

Kaldı ki elinde silah bulunduran herkesin çözüm sürecine destek vermediği de sır değil. Allah korusun olabilecek bir provokasyon her şeyi batırabilir.

Devlet her zamankinden daha duyarlı.

Hatta provokasyonlara karşı 'ekstra duyarlılık' talimatı var. Ancak her şeyi devletten beklememek lazım.

BDP'nin kitleleri riskli alanlardan çekmesi sürecin seyri açısından çok önemlidir.

Araba devrildikten sonra ah vah etmenin, suçlu aramanın bir anlamı kalmaz.

 

BUGÜN

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler