YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Başbuğ ve Baykal şimdi ne diyecek?
Başbuğ ve Baykal şimdi ne diyecek?
27 Ekim 2009 10:20
İkisi de inanmamıştı belgeye ama gerçek onları yanılttı... “AK Parti ve Gülen'i Bitirme Planı” olarak bilinen belgenin Albay Dursun Çiçek'in ıslak imzalı orijinal hali ortaya çıktı. Akıllara acaba Başbuğ ve Baykal bu işe ne diyecek sorusu takıldı...

Biri “bu bir kağıt parçasıdır”, diğeri ise “belge değil bir komployla karşı karşıyayız” demişti. Aradan 4 ay geçti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın karşısında bu kez iddialar değil, bir gerçek var: Albay Dursun Çiçek’in ıslak imzasının bulunduğu demokrasiye komplo belgesinin orijinali…

 

Yorum-Haber: Osman Yılmaz-Kanal A Haber Merkezi

 

Ne komplo ne de kağıt parçası!

 

Demokrasiye komplo belgesini hazırladığı iddia edilen ancak o gün fotokopi olduğu için hakkında kovuşturma yapılamayan Albay Dursun Çiçek, bir gece yarısı operasyonuyla -Ergenekon sanığı Emekli Orgeneral Şener Eruygur’un eşi Mukaddes Eruygur’un onlar bizden dediği- İstanbul 14.Ceza Mahkemesi’nin kararıyla serbest bırakılmıştı.

 

Ve bugün. Albay Çiçek ile aynı birimde çalıştığını söyleyen bir subay, Ergenekon savcılarına bir ihbar mektubuyla birlikte Çiçek’in ıslak imzasının bulunduğu demokrasiye komplo belgesinin aslını gönderdi. Adli Tıp’ın yaptığı inceleme sonunda imzanın Dursun Çiçek’e ait, belgenin de orijinal olduğu ortaya çıktı.

 

Tarihler rastlantı mı?

 

İhbarcı subay, bizzat Orgeneral Ergin Saygun’un emriyle söz konusu belgenin imha edilmeye çalışıldığını, ancak Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığı’ndaki 40 çuval dosya yakılmadan önce demokrasiye komplo belgesini ilgili dosyanın arasından aldığını dile getirdi. İhbar mektubunu gönderen subayın ifadelerine göre; belge bulunamayınca deşifre olmak istemeyen başka bir cuntacı grup tarafından yok edildiği  sanıldı.      

 

Dosyaların yok edilmeye çalışıldığı tarih ise; 19-20-21 Haziran tarihleri. Aynı günlerde Bilgi Destek Daire Başkanlığı’ndaki tüm bilgisayarların veri tabanları 35 kez silindi. İlginç olan bir rastlantı ise; askeri savcılığın bu tarihlerde açıklanması beklenen soruşturmanın sonucunu uzattıkça uzatmasıydı.

 

Rastlantıya bakın ki Askeri Savcılık “kovuşturmaya gerek yok” kararını 24 Haziran 2009’da vermişti. Tam da ihbarcı subayın “belge imha edilmeye çalışıldı” dediği tarihten üç gün sonra Albay Çiçek’in yargılanmasına gerek olmadığına karar verildi. 25 Haziran’da önce CHP Genel Başkanı Deniz Baykal “belge değil komplo” demişti, 26 Haziran’da da yani belgeler imha edildikten 5 gün sonra da Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ “kağıt parçasıdır” açıklamasını yaparak savcıları göreve çağırmıştı.  

 

Peki sıcak 2009 Haziranında neler yaşanmıştı?

 

Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlandığı iddia edilen belge sıcak geçen Haziran ayını daha da ısıtmış, belge Kritik MGK’nın bildirisine de yansımıştı. Ancak siyasi iradeyle hükümeti karşı karşıya getiren sürecin sonunda Çiçek önce tutuklandı, sonra da bir geceyarısı operasyonuyla serbest bırakılmıştı. İşte o hararetli günlerde yaşananlar:  

 

 

12 Haziran 2009-Taraf Gazetesi demokrasiye komplo belgesini “Ak parti’yi ve Gülen’i bitirme planı” manşetiyle ortaya çıkardı. Birçok köşe yazarı ve entelektüel TSK içindeki cunta yapılanması iddiasını sert ifadelerle eleştirdi.

 

13 Haziran 2009-Askeri Mahkeme iddialarla ilgili yayın yasağı getirdi.

 

15 Haziran 2009-Türk Silahlı Kuvvetleri’nden iki ayrı açıklama geldi. Ön soruşturmasını alelacele tamamlayan askeri savcılık; “belgenin Genelkurmay’ın herhangi bir biriminde hazırlanmadığı kanaatine varılmıştır” dedi. Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada ise “TSK demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmayan davranış ve düşüncelere sahip bulunan personelini bünyesinde barındıramaz.” denildi, “her türlü hukuki girişime hazırız” ifadesinin altı çizildi.

 

16 Haziran 2009-Taraf Gazetesi’nin haberinin yayınlanmasından 4 gün sonra Başbakan Recep Tayip Erdoğan ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ 1,5 saatlik bir zirve gerçekleştirdi. Aynı gün siyasi partilerin yaptıkları ilk grup toplantılarında liderler demokrasiye sahip çıktı, sorumluların cezalandırılmalarını istedi. Aynı gün akşam saatlerinde Ak parti suç duyurusunda bulundu. "Darbe hazırlığı" iddiaları yargıya taşındı. 3 sayfalık dilekçede, şüpheli ismi ve suç konusu yer almadı ancak "hükümetin görevlerini yapamaz hale getirilmesine yönelik yasa dışı çalışmalar kabul edilemez ve cezasız bırakılamaz" denildi.

 

19 Haziran 2009-Belgeyi ortaya çıkaran Taraf muhabiri Mehmet Baransu savcılığa ifade verdi, ancak kaynağını açıklamadı. Aynı Jandarma Kriminal fotokopi belge üzerindeki imzanın yüzde 90 Albay Dursun Çiçek’ e ait olduğunu saptadı.

 

24 Haziran 2009-Genelkurmay askeri savcılığı, irtica ile mücadele eylem planı belgesinin Genelkurmay'da hazırlanmadığını; belgedeki imzanın Albay Dursun Çiçek'e ait olduğuna ilişkin de delil bulunmadığını gerekçe göstererek, kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

 

25 Haziran 2009-Askeri savcılığın kararı üzerine harekete geçen CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, sivil savcılığın soruşturmasını tamamlamasını beklemeden “bu bir komplodur” açıklamasını yaptı. “Erdoğan’a özür dilemek düşer” dedi.

 

26 Haziran 2009-Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ “bu bir kağıt parçasıdır” açıklamasını yaptı. Konuyu MGK’nın gündemine getireceklerini açıkladı.

 

30 Haziran 2009-Konu MGK’da ele alındı. 7 saat 45 dakika süren toplantının ardından yayınlanan bildiride; "devletimizin kurumlarını yıpratmaya yönelik beyan ve yayınlara ilişkin tepki ve düşünceler dile getirilmiş, bu tür faaliyetlerin ülkemize bir fayda sağlamayacağı teyit edilmiştir" ifadelerine yer verildi. MGK’nın ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Köşk'te bir süre daha kalarak 1,5 saatlik mini bir zirve gerçekleştirdi.

 

1 Temmuz 2009-Demokrasi komplo iddialarıyla ilgili Albay Dursun Çiçek ve 8 subay ifade verdi. Çiçek tutuklandı. Ancak 19 saatlik tutuklu kalan Çiçek, 2 Temmuz 2009’da İstanbul –Emekli Org.Eruygur’un eşinin bizden dediği- 14.Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla serbest bırakıldı.

Basbug ve Baykal ne diyecek?
 // N.B
" Hani orjinalleri imha etmistiniz ulan"

diyeceklerdir herhalde.......
27 Ekim 2009 11:53
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler