YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Başbakan'ın vicdanı rahatsız"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, tahliye edilen Balyoz davası sanıklarından emekli Orgeneral Ergin Saygun'u hastanede ziyaretini, ''Vicdanı rahatsız. Doğruyu yapmadığını o da görüyor. " dedi.
"Başbakan'ın vicdanı rahatsız"
12 Şubat 2013 / 23:03 Güncelleme: 12 Şubat 2013 / 23:07


Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis Grubu'nda yaptığı konuşmada, halkın gündemi ile iktidar sahiplerinin gündemi arasında taban tabana zıtlık bulunduğunu söyledi.
    
Ülkeyi yöneten kişinin, ''Gündemi ben belirlemek zorundayım. Ben belirleyemezsem, bu ülkede Başbakanlık yapamam'' dediğini savunan Kılıçdaroğlu, bir kişinin, yapay gündem belirleyerek başbakanlık sürdürmesinin ne kadar ahlaki olduğunu sordu. Bu sözün sıradan olmadığını, aydınların üzerinde durması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, bunun, ''Ben gündem belirlerim, halkın gündemini çalarım, çaldığım içindir ki başbakanım'' anlamına geldiğini öne sürdü.
    
Kılıçdaroğlu, ''Sanal gündemin peşinde koşan milyonlar var. Sanal gündemi, halkın gündemi yapmaya zorlanan medya var. Onların da sorumluluğu var. Medya, halkın gözü, kulağı, sesi olmak zorundadır. İktidarın gözü, kulağı, sesi ancak totaliter rejimlerde olur. Köşe yazarları, gazeteciler daha yürekli olmak zorundadırlar. Bedel ödemek gerekiyorsa, o bedeli ödemekten kaçınmamalılar'' diye konuştu.
    
  
 -''Bu yemeğin tadı tuzu olur mu ''-
    
  
Halkın gündeminin ne olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, ''Gazeteci Güngör Uras'ın tanımladığı bir isim var; Ayşe Hanım Teyze. Size ondan bir-iki örnek vermek istiyorum'' dedi.
    
Kılıçdaroğlu, Ayşe Hanım Teyze'nin, tencereyi ateşe koyup, yemeği pişirmeye başladığını, yemeğe eklediği kuru soğana bir ayda yüzde 32, sivribibere yüzde 46, domatese yüzde 51,5, patlıcana yüzde 48, suya yüzde 4,7 zam geldiğini anlattı.
    
Bunların, iktidarın ve korkan medyanın gündeminde olmadığını öne süren Kılıçdaroğlu, ''Bu yemeğin tadı tuzu olur mu  AKP yemeğidir bu. Şimdi bütün yurttaşlarıma sesleniyorum, Ayşe Hanım Teyze'nin tepki göstermesini bekliyorum. Neredeyse en temel gıda maddelerinde gelen zam yüzde 50'yi bulmuş durumda. Türkiye'yi güllük gülistanlık gösterme nereden çıktı  Medyanın sorumluluğu yok mu bunda, hani medya halkın gözü, kulağı, sesiydi '' diye sordu.
    
Kılıçdaroğlu, Ayşe Hanım Teyze'nin güzel yemekler yaptığını ancak biraz isyan etmesi, ''Ne oluyor '' demesi, kocasına ''Senin maaşın ne kadar arttı '' diye sorması gerektiğini kaydetti.
  
Bunların, Erdoğan'ın umurunda olmadığını ileri süren Kılıçdaroğlu, ''Bindiği uçak, içtiği su, oturduğu konut bedava. 'Aldığımız Başbakanlık aylığıyla geçinemediğim için şirket kurdum' diyordu. Ayşe Hanım Teyze, hangi parayla, hangi şirketi kuracak  Yangın mutfakta. Kabahat sadece AKP iktidarında mı  Ayşe Hamım Teyze'ye de sesleniyorum, biraz da kabahat sende, iktidara sen taşıdın, şimdi bedelini sen ödüyorsun, onların tuzu kuru'' diye konuştu.
    
  
 -''Erdoğan'ın ipiyle kuyuya inmeyin''-
    
  
 Sağlık alanında da zam geldiğini belirten Kılıçdaroğlu, 1 ayda yatak ücretlerine yüzde 103,7, tahlillere yüzde 210, röntgen çekimine yüzde 114,4, MR'a yüzde 108,5 zam yapıldığını kaydetti.
    
Kılıçdaroğlu, kaybolan, halkın gündeminden çalınan bu ayrıntıları anlatma sorumluluklarının bulunduğunu dile getirerek, ''Yemeyeceğiz içmeyeceğiz, Türkiye'yi gezeceğiz, halka AKP iktidarını anlatacağız, görevimiz budur'' dedi.
    
Zammın vatandaşın sırtına çıkarıldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
    
''Sen mi ödüyorsun, keyfin yerinde; iki uçağı beğenmedin, üçüncüsünü alıyorsun; kimin sırtından, bu zammı ödeyen halkın sırtından. Ekonomi iyi yönetilmiyor, artık Türkiye'de vatandaş da ekonominin iyi yönetilmediğini zamları gördükten sonra anlayacak, biraz geç olacak ama anlayacak. Türkiye, iyiye gitmiyor, kim ne derse desin, gazetelerin renkli sayfalarına da inanmasın, herkes mutfağına baksın, eşine 'Bu ay nasıl geçiniyoruz ' diye sorsun. Herkes gırtlağına kadar borç içinde. Yok fren, yok gazdı, sen frene bastın, o gaza bastı...Böyle ekonomi mi yönetilir  Kimin ne yaptığı belli değil. Merkez Bankası Başkanı, Sanayi, Ekonomiden, Hazine'den sorumlu bakanlar ayrı telden çalıyor, tam bir kaos. Fatura, halka bizlere çıkıyor.
    
Ekonomiyi sağlıklı yönetmek için sosyal demokrat bir lider olan Ecevit, çağdaş bir müessese getirdi. Ekonomik ve Sosyal Konsey. Erdoğan, 'Bu kararnameyle, yasayla olacak değil anayasal kurum olsun' dedi. Yasaya göre 3 ayda bir toplanması gerekirken en son 5 Şubat 2009'da toplanmış.
    
Emekli, çiftçi perişan. 'Bizi niye şikayet ediyorsun', övünecek tarafın olsa, söz veriyorum öveceğiz. Bu ülkenin aydınlarına, yazarlarına, politikacılarına büyük görev düşüyor; halkı aydınlatma görevi. O sözde aydınlara bir şeyi hatırlatmak isterim; Recep Tayyip Erdoğan'ın ipiyle sakın kuyuya inmeyin, sizi ters köşeye yatırır.''
    
  
 -''Vicdanı rahatsız''-
    

    
Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın, tahliye edilen Balyoz davası sanıklarından emekli Orgeneral Ergin Saygun'u tedavi gördüğü hastanede ziyaretini de değerlendirdi.
  
 ''Düne kadar herkes Ergenekoncuydu. Birden bire jeton düştü Ergin Saygun'u ziyarete gitti'' diyen Kılıçdaroğlu, gazetelerin, şimdi ne yazacağını merak ettiğini belirtti.
  
 Kılıçdaroğlu, ''Burada hukuksuzluk, insan hakları ihlalleri var, yanlış yapıyorsunuz'' dediklerinde, ''Sen Ergenekoncusun'' karşılığını aldıklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, ''Erdoğan ziyarete gitti, bekliyorum ona Ergenekoncu kılıfını ne zaman yapıştıracaklar  Yapabilirler mi kesinlikle yapamazlar. Bir kalem özgür olmadığı sürece, o kalem kalem değildir'' görüşünü dile getirdi.
  
 Erdoğan'ın, Saygun'u ziyaretinin doğru ve insani bir hareket olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
  
 ''Vicdanı rahatsız. Doğruyu yapmadığını o da görüyor artık. Görmek zorunda. Dünyanın neresine giderse gitsin, önüne hukuk ucubesi çıkarılıyor, sen yanlış yapıyorsun deniliyor. O da anladı, diyeceksiniz jeton biraz geç düştü. Unutmamız gereken bir şey var; hiç düşmemesinden daha iyidir. O ziyaret, aynı zamanda bizden özür anlamına da gelir. Defalarca yanlış yapıyorsunuz dedik. Şimdi bu ziyareti yaptın diye sakın ola ki kamu vicdanında temizlendin anlamına gelmez. Bunu da iyi bilmeni isterim. Fatih Hilmioğlu, kanserle mücadele ediyor, o da hapiste. Mehmet Haberal'ı hastaneden zorla çıkarıp, hapishaneye getirdiniz. Diyorsun ki çağdaş, demokratik, özgürlükçü bir Türkiye olsun. Ama gidiyorsun 12 Eylül yasalarının arkasına saklanıyorsun. 12 Eylül yasalarının arkasına saklanan kişiden özgürlük, hele hele düşünce özgürlüğü hiç çıkmaz. Darbe yasalarının olduğu bir yerde özgürlükten söz edilemez.''
    
  
 -''İstanbul Barosu'na baskıyı protesto ediyoruz''-
    
    
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bir demokraside asıl olanın özgürlük olduğunu belirtti.
    
Demokrasilerde, özgürlüğün güvenceleri bulunduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, savunmanın da bunlardan biri olduğunu kaydetti.
    
Savunmanın, bütün demokrasilerde kutsal bir hak olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, savunmanın olmadığı yerde yargılamanın da olamayacağını söyledi.
  
 Kılıçdaroğlu, İstanbul Barosu'na uygulanan baskıyı şiddetle protesto ettiklerini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
  
 ''İstanbul Barosu ne yapmış, davaları izlemiş. Sen misin izleyen. Neden böyle konuşuyorsun diyor. Beyefendiler rahatsız oluyorlarmış. Bu ülkede savunma hakkı kutsaldır, savunma hakkına sahip olan bütün avukatların sonuna kadar arkasındayız, her türlü desteği vereceğiz.
  
 İnsan hakkı ihlalleri, bütün demokrat ülkelerin dikkatini çeker, tepki gösterir. Suriye'de, Irak'ta, Suudi Arabistan'da insan hakları ihlali varsa tepki gösteriyoruz. Dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun insan hakları ihlallerine ortak tepki vereceğiz. Siz kalkıp kendi ülkenizde işkence, uzun tutukluluk süresi, insan hakkı ihlalleri var, birisi eleştirdi diye 'Benim içişlerime karıştı' diyemezsin. Evrensel haktır, biz de karışırız, başkaları da söyler. Siz kalkıp, 'Ülkemde istediğim gibi işkence yaparım siz müdahale edemezsiniz, gazetecileri istediğim gibi hapse atarım müdahale edemezsin' diyebilir misiniz  Kendi ülkemizde insan haklarını evrensel düzeye çıkarmak zorundayız, eğer eleştiri almak istemiyorsak.''

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler