18 Aralık 2017 Pazartesi
  • Altın155,771
  • BIST109.330
  • Dolar3,8638
  • Euro4,5501
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin5,1428
  • İstanbul11 °C
  • Ankara10 °C
  • İzmir16 °C
  • Konya8 °C
  • Adana14 °C
  • Antalya17 °C
  • Diyarbakır7 °C
  • Bursa13 °C
  • Kayseri4 °C
  • Kocaeli16 °C
  • Şanlıurfa9 °C
  • Gaziantep8 °C
  • İçel15 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Başbakan'ın kaç yıl ömrü kaldı!..
Başbakan'ın kaç yıl ömrü kaldı!..
07 Mart 2012 09:25
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a 2 yıl ömür biçilmesine bir tepki de Yeni Şafak Yazarı İbrahim Karagül'den geldi. Karagül, bugünkü köşesinde medyaya sert eleştiriler yöneltti. İşte Yeni Şafak yazarının o yazısı.

Bu mu şimdi gazetecilik? En uçuk, en korku verici, en spekülatif iddiaları, dedikoduları, "sır bilgiler"miş gibi, sadece kendileri biliyormuş gibi, doğru ve güvenilir kaynaklarmış gibi, kamuoyunun umutlarını yok edecek şekilde vermek mi?

Üç kuruşluk itibarı olmayan insanların kişisel değerlendirmelerini, "zan"larını istihbarat bilgileri gibi pazarlamak mı? Bir "istihbarat şirketi"ne para karşılığı kanaat satanların cümlelerini Türkiye'nin kaderi gibi sunmak mı?

Bu kişilerin şirketlerine gönderdikleri mesajları, istihbarat oyunlarını muteber kabul edip bu ülkenin Başbakanı hakkında kafaları karıştırmak, bu ülkeyi yönetenler hakkında şaibeler oluşturmak, kamuoyunda heyecan dalgasına yol açmak, endişeleri beslemek mi?

Sansasyon ile bilgilendirme sorumluluğu arasındaki ölçüyü kaçırmak tehlikelidir. Kişisel analizleri bilgi olarak sunmak tehlikelidir. Dedikoduları bir ülkenin kanaati olarak aktarmak tehlikelidir.

Kahve sohbetlerinde kulaktan dolma malumatları Türkiye hakkında derin analizler, istihbarat bilgileri gibi toplayanlarla bunu çok ciddi bilgilermiş gibi servis edenlerin iş tutuş tarzları sağlıklı değildir.

Türkiye'de çoktan konuşulup tüketilen söylentileri Atlantik ötesinden getirip yeniden servis etmek sadece habercilikle sınırlı olabilir mi? Yoksa bir resim mi çiziliyor, bir algı mı oluşturuluyor? Kamuoyunun algıları ile oyun mu oynanıyor? Öyleyse, kamuoyu nereye sürüklenmek isteniyor?

Görünüşte dikkat çekici, herkesin merakını uyandıran bir haber bu. Günlük gazete sayfalarına bakıldığında en fazla ilgiyi uyandıracak metinler. Dolayısıyla bir çok gazete bunu yayınlamak, okuyucularına ulaştırmak, ilgi uyandırmak ister. Ama bütün bunlar önce bir değerlendirmeden geçirilir, tartılır, sonuçları hesaplanır.

Sorun, Stratfor'a gönderilen, şaibeli "bilgi kaynakları" tarafından derlenen dedikodulara yüklenen anlamda. Bunların "esaslı" kanaatler hatta "bilgi" olarak sunulmasında. Bu kanaatler üzerinden Türkiye'nin tamamına yöneltilen zihinsel operasyonda.. Sokaktaki insanın algılarını dönüştürerek birilerinin "itibarsızlaştırılması"nda... Bu itibarsızlaştırmanın bir tür operasyon görünümü olmasında.

Başbakan'ın iki yıl ömrü kalmış! Etrafındaki insanlar Başbakan sonrasının hesaplarını yapıyormuş! Erdoğan sonrasında kim öne çıkacakmış! Kim kimin ayağını kaydırıyormuş!

Başbakan ölür. Parti dağılır, iktidar el değiştirir. Ülke parçalanır. Birilerine suikast yapılır, Ankara'nın göbeğinde bombalar patlar, Türkiye'nin bir bölümünde başka bir devlet kurulur, İran Türkiye'yi işgal eder. Demokrasi askıya alınır, polis devleti kurulur.

İnanın bunlardan çok daha uçuk "analizler" içeren binlerce eposta gönderilmiştir benzer kaynaklardan. Yarın onları da bulup, "ABD'nin Türkiye ile ilgili kararları", kanaatleri gibi pazarlayacak mıyız? Taksimde bombaların patlatılmasını da içeren Türkiye senaryolarını ne çabuk unuttuk?

Burada Taraf gazetesine değil eleştiri. Bu tür algı inşasının nelere yol açacağını ölçemeyenlere. Yine de temkinli olalım. Bu, ölçüyü kaçırmak olsun. Kasıtlı olabileceğini düşünemiyoruz bile. Ancak kasıt varsa, birileri bu ülkede derinlemesine psikolojik operasyon yapıyor demektir.

Dedikoduları gerçek diye pazarlayıp kimler itibarsızlaştırılmak isteniyor... Bir anlık düşünelim... O zaman, birkaç bin dolara Türkiye'ye kader biçen medyumlara ve bu ne olduğu belirsiz tipleri güvenli kaynak olarak Türkiye'ye pazarlayanlara sorulacak o kadar çok soru var ki...

ölümüne tayyip
 // talip antalya
yarın öleceginide bilsem tayyipe oy verrim tayyip erdoğan yaşadığı müdettece son nefesine kadar arkasındayım...
07 Mart 2012 16:20
ulubatlı hasan
 // burhan demirtaş
o bir dünya lideridir. o üzerine düşeni yapmıştır. bayrağı yere düşürmemiştir. muhakkak her canlı ölümü tadacaktır. sizler bu kötü dedi kodularla ancak kendinizi avutursunuz.allah en iyi bilendir. sizlere kalsaydı birgün bile yaşatmayacaktınız ama allah yaşattı. sizin tuzaklarınızdan sizin her türlü belalarınızdan allah onu bize bağışladı. allah ona vemüslümanlara hayırlı ölüm hayırlı yaşam ihsan eylesin....
07 Mart 2012 13:47
başbakan
 // umut anaç
buna en güzel cevabı başbakanımız verdi. yüreğine sağlık....
07 Mart 2012 13:36
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler