YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Başbakan'dan reste rest!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Mısır’daki darbe hükümetinin Türk Büyükelçisinden ülkeyi terk etmesini istemesine hemen karşılık verildiğini ifade etti.
Başbakan'dan reste rest!
23 Kasım 2013 / 20:15 Güncelleme: 23 Kasım 2013 / 20:24

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Mısır’daki darbe hükümetinin Türk Büyükelçisinden ülkeyi terk etmesini istemesine hemen karşılık verildiğini ifade ederek, "Tavrımız darbeci yönetime karşıdır, Mısır halkına karşı değildir. Biz halkların egemenlik haklarına saygı duymayanlara asla saygı duyamayız” dedi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Toplantısı çıkışında basın mensuplarının Mısır’la ilgili sorularını cevaplandıran Başbakan Erdoğan, “Aynı şekilde şuanda bu darbe yönetiminin büyükelçiliğimize karşı takındığı tavrı biz de Mısır’ın Ankara Büyükelçisine takındık. Tavrımız darbeci yönetime karşıdır, Mısır halkına karşı değildir. Biz halkların egemenlik haklarına saygı duymayanlara asla saygı duyamayız. Aynı tavrımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Bütün derdimiz demokratik parlamenter sistemlerin dünyada güçlenmesidir. Atılan bu adım da onun bir neticesidir. Şuanda büyükelçimize maslahatgüzarımıza karşı takınılmış tavrın ardından bir adım gerektirmiştir. Biz de 29 Kasım’a kadar Türkiye’yi terk etmesini istedik” dedi.

Büyükelçinin sınır dışı edilme gerekçesiyle ilgili olarak ise Erdoğan “Her zaman benim bilinen bir tavrım var biliyorsunuz. Bu tavrımı gerekçe olarak sunmuşlar. Siyaset hayatımız boyunca kayıtlara geçmiş olan tavrımdır. Siyasette her zaman dik durmayı seven ama dikleşmeyen bir insanım. Kalkıp darbe ile iş başına gelenlere hiçbir zaman saygı duymayacağım. Her zaman Mısır halkının sevgisi kalbimdedir, gönlümdedir” ifadelerini kullandı.

Erdoğan: ‘Masamızda farklı renklere boyanmış Türkiye haritaları yok’

Başbakan Erdoğan, Trabzon’da toplu açılış törenine katıldı. Burada halka hitap eden Erdoğan, çözüm sürecini eleştiren muhalefete tepki gösterdi.

Başbakan Erdoğan, “Bizi bölücü olmakta suçlayanlar, aslında kendi zihinlerinde Türkiye’yi bölmüş, Türkiye’nin bir bölümünü zihinlerinden, gönüllerinden çıkarmış durumdalar. Bizim zihinlerimizde masamızın üzerinde farklı renklere boyanmış Türkiye haritaları yok” dedi.
Erdoğan, Trabzon’da toplu açılış törenine katıldı. Burada halka hitap eden Erdoğan, çözüm sürecini eleştiren muhalefete tepki göstererek, “7 bölgede 81 vilayette varız. Ama onlar yoklar. Bizi bölücü olmakta suçlayanlar aslında kendi zihinlerinde Türkiye’yi bölmüş, Türkiye’nin bir bölümünü zihinlerinden, gönüllerinden çıkarmış durumdalar. Bizim zihinlerimizde bizim kalbimizde bizim masamızın üzerinde farklı renklere boyanmış Türkiye haritaları yok. Hesaplaşmanın değil 76 milyon helalleşmenin peşindeyiz” diye konuştu.

“Uzaya mekik gönderdiler de başörtüsü ucuna mı takıldı”

Yıllarca başörtülülerin bazı alanlara alınmadığını hatırlatan Erdoğan, “Üniversitelerde başörtülüler var, kamuda var, Meclis’te var. Ne oldu, Türkiye bölündü mü. Türkiye bölünmedi, Türkiye daha büyük kardeş oldu.Türkiye susadığı özlediği özgürlüğe kavuştu. Biz türkülerden korkacak kadar, kıyafetlerden, kelimelerden, kavramlardan korkacak kadar küçük bir devlet, küçük bir millet değiliz. Başörtüsü ‘gericilik’ dediler. Soruyorum sizlere; bunlar uzaya mekik gönderdiler de başörtüsünün ucuna mı takıldı? Hızlı tren yaptılar da başörtüsü treni raydan mı çıkardı? Marmaray inşa ettiler de başörtüsü tüneli mi tıkadı?” dedi.

"61 kere maşallah"

"Trabzon’u büyükşehir yapacağımız dedik bu sözümüzü tuttuk" diyen Erdoğan "Trabzon türküsündeki gibi biz birbirimize o kadar yakınız ki toprağımızla biriz. Suyumuzla biriz, biz denizimizle biriz. Bayrağımızla biriz. Bizim ezanımız bir. Bizim kıblemiz bir her şeyden öte gönüllerimiz bir. Allah birliğimizi daim eylesin. Allah kardeşliğimizi muhabbetimizi muhafaza etsin. Biz Trabzon’la biriz. Ama aramızda bir şifre var. ’61’. Trabzon ne zaman fethedildi; 1461’de. Trabzon’un plakası ne 61. Bu kardeşiniz kaçıncı hükümetin başbakanı 61. 26 Şubat’ta bu kardeşiniz 60’ı tamamlıyor, 61’den gün alıyor. Sizden, Mart ayında yapılacak seçimlerde büyükşehir Trabzon’dan büyük bir 61 bekliyoruz. Trabzon 61 diyor mu ? Maşallah 41 kere, 61 kere maşallah" ifadelerini kullandı.

"Trabzonlular, bugün Trabzon’da tarihi bir gün aşıyoruz" diyen Erdoğan "Bugün Trabzon’da büyük bir açılış şölenini bu güzel havada idrak ediyoruz. Trabzon’da toplamda sadece merkezde 537 trilyon liralık 10 ayrı yatırım ve eseri hizmete açıyoruz. ’Trabzon’a Trabzonsporumuza 40 bin kilişik stadyum ve spor tesisi inşa edeceğiz’ dedik işte bu sözümüzü de tutuyor ve yarın nihayet yarın Akyazı Stadı ve Spor Tesisleri’nin temelini atıyoruz. Kardeşlerim 28 Haziran’da yer teslimini yaptık. Dile kolay 795 bin metrekare alanı denizle doldurduk. Toplamda 459 bin metrekarelik alanda stadyum tüm tesisleri ile spor tesisleri ile bir kompleks inşa edeceğiz. 230 trilyonluk biri yatırımla Trabzon ve Trabzonspor’a yakışır bir eseri 2 yıl içinde tamamlayıp sizlere teslim edeceğiz. Yarın yapacağımız açılışlarla Trabzon’a toplam 593 trilyon liralık yatırım hizmet ve eser kazandırıyoruz" şeklinde konuştu.

"Sadece 3 kişinin elini öpeceksiniz"

Yarın kutlanacak olan 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü Trabzon’dan kutlayan Erdoğan "Federakar cefakar öğretmenlerimize şükranlarımıza sunacağız. Öğretmenler senede bir kez hatırlanacak olan varlıklarımız değildir. Her fırsatta bir şey söylerim asla el öptürmeyi sevmem. Torunlarım çocuklarım ayrı. Sadece 3 kişinin elini öpeceksiniz, annenizin, babanınızın ve öğretmeniniz hocanızın elini öpeceksiniz. Başka kimsenin elini öpmeyin. Onlar eli öpülesidir. Olaya böyle bakmak lazım. Şuan 600 bine yakın derslikte 900 bine yakın öğretmeniniz görev yapıyor. Hazreti Ali diyor ki ’bana bir harf öğretenin kölesi olurum’. Anneye babaya bir de öğretmene vefa. 12-13 yıl boyunca anaokulu ile birlikte öğretmenin hakkını teslim etmek bizim boynumuzun borcudur" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, son dönemde yaşanan dersanelerin kapatılması tartışmaları ile ilgili olarak bir göndermede bulunarak "Öğretmen sadece üniversite sınavlarına hazırlayanlar değildir. Sadece test tekniğini öğretenler değildir. 13 yıl boyunca ilim öğreten, edep adap öğreten, sabırla öğrencisine hayatını öğreten, takdim edenler bu işin aslı unsurudurlar. Onların hakkını bir kenara koyamayız. Onun için her öğretmen değerlidir. 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü tekrar kutluyorum" dedi.

CHP’ye "bayrak" göndermesi

Başbakan Erdoğan, geçtiğimiz hafta sonu Diyarbakır’a yaptığı ziyarete hatırlatarak “Diyarbakır’da ne söylediysek Trabzon’da da onu söylüyoruz. Altını çizerek ifade ediyorum, İzmir’de Türk bayrağını sallayıp Hakkari’de bayrağından utanan partilerden de olmadık” dedi.

Her zaman yaptığı tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet vurgusunu Trabzon’da da yineleyen Başbakan Erdoğan “Bu millet kavramının içinde Türkü, Kürdü, Laz’ı, Çerkez’i Abhazı, Romanı, Boşnağı var. Türkiye’de ne kadar etnik unsur varsa bu anayasal anlamda Türk miletinin içinde hepsi var. Bunu anlamak istemeyenler olabilir. Biz burada bu ülkenin çoğunluğu ile hem fikiriz. Biz ırkçı bir parti değiliz. Irkçı partilerin hali ortada. Biz milletin tamamını kucaklıyoruz. 76 milyon biriz, kardeşiz diyoruz. Hep birlikte Türkiyeyiz diyoruz. Bizim farkımız bu. Diyarbakır’da nasıl bir kardeşliğin dili ile nasıl bir muhabbetin dile ile konuştuysak bugün burada aynı dille konuşuyoruz. Sivas’ın doğusuna geçemeyenlerden değiliz, bu tabela partilerinden değiliz. Tüm teşkilatımız Trabzon’da nasıl çalışıyorsa Diyarbakır’da, Hakkari’de de öyle çalışıyor. Tehditlere rağmen, yakıp yıkmalarına rağmen, il başkanlarımızı kaçırmalarına, şehit etmelerine rağmen yılmıyoruz, usanmıyoruz. Orada da ayakta duruyoruz. 11 yıl boyunca seslendim; ‘Siz de gidin dedim. Ama ne MHP ne CHP gidebildi mi ? Gitmezler, gidemezler onlara siyaset yapmak rahat zeminde olacak. Doğuda yoklar, 787 bin kilometrekarenin tamamında varız. Bizim hiç kimseden korkumuz yok. Bizim Allah’tan başka kimseden korkumuz yok” diye konuştu.

İkindi ezanı nedeniyle konuşmasına ara veren Erdoğan, ezanın bitmesinin ardından konuşmasına kaldığı yerden devam ederek “Biz hesaplaşmanın değil 76 milyonla bir olmanın niyetindeyiz. 1918 yılına kadar 2 yıl boyuna Trabzon işgal altında kaldı. Trabzon o 2 yıl içinde ağır zulümler gördü. 29 Ekim 1923’de hükümet kurulduğunda Gazi Mustafa Kemal yeni bir sayfa açtı. Anadolu’yu işgal eden ‘Fransızlar’a, İtalyanlar’a Ruslar’a küselim’ demedi. Biz de dün akşam Rusya’dan buraya geldi. San Petersburg’da Putin ile Türkiye Rusya İş Konseyi’nin 4. Toplantısı’nı gerçekleştirdik. 35 milyar dolarlık ticaret hacmimizi var. Geldiğimizde adeta yok olma noktasındaydı. Hedefimiz 2023 yılında Rusya ile ticaret hacmimizin 100 milyar dolara ulaşması. Her yıl 12 milyar dolarlık doğalgaz alıyoruz, 4 milyon turist Türkiye’ye geliyor. Uluslararası ilişkilerde hassas olmamız gerekiyor. Uluslararası ilişkilerde geçmişin acıları üzerine gelecek kurulamaz. Ülkenin çıkarlarına, milletin çıkarlarına, bölgenin çıkarlarına, bakarsınız. Barışa demokrasiye dayanışmaya bakar ona göre hareket edersiniz. Bizimle dost olanlar dost oluruz. Zaman zaman ayrılık küslük olabilir daha sonra bunlar tamir edilebilir” şeklinde konuştu.

Komşularımızla iyi ilişkiler içinde bulunduklarını belirten Erdoğan “Büyük devletten bahsediyoruz. Büyük devlet; hatalarıyla değil, gelecek vizyonuyla hareket eden devlettir. Gövdesinden korkan,, sanatçısından korkan büyük devlet olamaz. Mazluma sahip çıkmayan devlet büyük devlet olamaz. Kendi vatandaşından korkan büyük devlet olamaz. ‘Aman bu reformu yapmayın, bölünürüz. Aman adımı atmayın, parçalanırız. Aman şunu söylemeyin, dağılırız.’ Korkaklar zafer anıtı dikemezler, korkaklar ileri gidemezler. Korkaklar ülkeleri büyütemez, milletlerine itibar kazandıramazlar. Kardeşlerim bizler korkarak büyümedik. Bizler korkanlardan olmadık. Bize hakaret eden bize seviyesizce hakaret edenler Ankara’nın dışına çıkamadı” ifadelerini kullandı.

Korku ile devlet olunmaz

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Şehidin kadrini kıymetini bizden iyi bilen bir iktidar yoktur. Biz sözde şehit mantığıyla hareket edenlerden değiliz" dedi.Trabzon Valiliği’nin Akçaabat ilçesinde bir restoranda onuruna verdiği yemekte konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ilk olarak Trabzon’da eğitim, sağlık, ulaşım ve alt yapı çalışmaları ile ilgili yaptıkları çalışmaları anlattı. Artık Trabzon Belediyesi’nin büyükşehir belediyesi olmasının ardından bir ufuk çizeceğini kaydeden Erdoğan “Trabzon Belediyesi, Büyükşehir belediyesi olarak ufuk verecek. Bir ilçe belediyesi kafasına göre bir plan yapamayacak. İsteyen istediği yere istediği şekilde bina konduramayacak. Biliyorsunuz bölgede alt yapı diye maalesef bir şey yok. Su kanalizasyonda bir bütünlük yok. Derelerimiz, atık sudan arıtılmış suya dönüşecek. Atık sularla kirletilen bu dereler artık kollektörlerle koruma altına alınacak. Kirletilemeyen dereler olacak. Yukarıdan Karadeniz’e baktığınız zaman belli yerlerde renklerin değiştiğini görürsünüz, artık bunlar olmayacak” diye konuştu.Ardından sözü çözüm sürecine getiren Erdoğan, çözüm sürecinin tüm Türkiye’nin olduğu kadar Trabzon’un da gündeminde olduğunu bildiğini söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “Trabzon bize güveniyor, biliyor. Vatandaşlarımızın başlarını öne eğdirmedik, eğdirmeyeceğiz. Her ne yapıyorsak ince ince düşünerek, önünü sonunu hesaplayarak yapıyoruz. Milletimiz rencide edecek hiçbir işin içinde olmadık. Korku ile devlet olunmaz. Tereddüt ile pısırıklıkla büyük devlet olunmaz. Büyük devlet akıllıca ilerler, hesaplı ilerler ama korkmadan ilerler. Küçük meselelere takılıp enerjimizi oralarda heba etmeyeceğiz. Şu kelime kullanılmış, bu kavram kullanılmış, bunlar büyük devlet vizyonu içinde gereksiz yersiz konulardır. Korkular ile dolu bir Türkiye’nin nerelerde olduğuna, korkularını aşmış bir ülkenin nereleri aştığını hep birlikte göreceğiz” şeklinde konuştu.

30 yılda terör olmasaydı Türkiye'de neler olurdu?

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un “Eğer Türkiye’de 30 yıl boyunca terör olmasaydı Türkiye ekonomisi bugün nerede olurdu?” şeklinde bir çalışma hazırladığına dikkat çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:“Bu tabi bir senaryo. Senaryoya göre sonuçlar çok dikkat çekici. 1984-2012 arası Türkiye ekonomisi yıllık sadece 0,25 büyüseydi bugünün rakamları ile 596 milyar dolarlık ek bir büyüme elde edebilirdi. Şuanda milli gelirimiz 786 milyar dolar. Yıllık 0,25 daha üyüseydi. 1.4 triliyon dolara ulaşacaktı. Büyümenin dışında ekonomi farklı bir seyir izleyecekti.

Faiz daha düşük olacaktı. Savunma sanayi harcamalarımız daha düşük olacak yüzde 50 daha az harcama yapılacak ve 129 milyar dolar tasarruf etmiş olacaktık. 31 milyar dolar daha fazla turizm geliri olacaktı. 14 milyar dolar daha fazla yatırım olacak, şehirlere göç daha az olacağı için şehirlerimizdeki maliyet düşecekti. En önemli psikolojik durumda olumlu gelişmeler olacaktı. En mütevazi oranlar kullanılarak yapılan bu araştırmada, 30 yıl boyunca terör olmasaydı 536 milyar doları Türkiye, kasasında hazinesinde tutacaktı. İnanın Türkiye ekonomisi bugünden çok daha farklı yerde olacaktı. Son 11 yılda elde ettiğimiz kazanç ortada 236 milyar dolardan aldığımız ekonomi 786 milyar dolarlık bir hacme sahip.”“Bizim Türkiye olarak terör meselesini arkada bırakıp geleceğe odaklanmamız gerekiyor” diyen Kurtulmuş “Gençlerin şehit olmadığı, annelerin ağlamadığı bir Türkiye’yi inşa etmek zorundayız. Bunu her ne pahasına olursa olsun hep birlikte el ele vererek gerçekleştireceğiz. Şehitlerimizin emaneti sınırımızdır. Vicdanımızın sesine kulak vereceğiz. Türkiye için ne hayırlısıysa onu yapacağız. İyi niyetle yürüdüğümüz müddetçe, süreçte akıbette hayr olacak. İthamlara yalanlara hiç kimse kulak asmasın. Bizim milletimizden gizlimiz saklımız yoktur. Şehitlerimizin yakınlarına sesleniyorum; şehitlerin kadrini kıymetini evvel Allah bizden daha iyi bilen bir hükümet, iktidar yoktur. Biz sözde şehit mantığı ile hareket edenlerden değil, şehitlerimize ölüler diyenlerden değiliz. ‘Onlar diridirler, ölü değildirler’ diyenlerdeniz. Ne yapıyorsak milletimizi, vicdanımızı dinleyerek yapıyoruz. Ülkemiz ve milletimizin hayrı için yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

 

İHA

DİK DURALIM EĞİLMESİN
 // necip aydemir
Meydanlarda dik dur eğilme bu miilet seninle diye slogan atanlar şu soruya nasıl cevap veriyorlar.Bu millet somut manada nerede nasıl seninle yalnızca sandıkta mı yalnızca meydanlarda slogan atarak mı yoksa alışa geldiği yaşantısını gözden geçirip olumsuz noktaları revize ederek mi eksikleri katarak fazlaları satarak mı.Desteğiniz sandıkla ve sloganla sınırlıysa ancak iktidarın altını oyuyorsunuz demektir yıkıma kendinizi hazırlayın derim ben....
24 Kasım 2013 Pazar 11:23
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler