YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Başbakan'dan gerginliği düşürecek çağrı
Başbakan'dan gerginliği düşürecek çağrı
28 Ağustos 2009 12:26
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dünkü Ulusa sesleniş konuşmasında muhalefete uzlaşma çağrııs yaptı...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, toplumun tüm kesimlerini 'Kürt açılımı'na katkı vermeye çağırırken, "Bizim kimseye her şeyi biz yapalım, kuralı biz koyalım, çerçeveyi biz çizelim gibi bir dayatmamız yok. Çünkü biz Türkiye'nin tamamı değiliz. Biz herkese bir çağrıda bulunuyoruz. Gelin bu ülkenin kanayan bütün yaralarına merhemi hep birlikte bulalım" dedi.
Erdoğan, Ulus'a Sesleniş konuşmasında şu mesajları verdi:


TEK MİLLET: Türkiye'nin sahip olduğu her güzellik etle tırnak gibi birbirinden ayrılamaz olan milletimize aittir. Biz asırlar boyunca o millet olma şuuruyla var olduk, var kaldık. İnşallah aynı ruh ve şuurla, geleceğe de hep birlikte yürüyeceğiz; maddi- manevi nice medeniyet hamlelerine yine hep birlikte imza atacağız. Bu bakımdan iktidarımız hep şunu işledi: Tek millet, tek vatan, tek bayrak, tek devlet.

AÇILIMDAN MURADIMIZ KARANLIKLARDAN ARINMIŞ TÜRKİYE: Bizim bu açılımdan muradımız, bu ülkede yaşayan herkesin; ama herkesin, kendini özgürce ifade edebileceği demokratik ortamı tesis edebilmektir. Demokratik bir açılım gerçekleştirelim derken, sadece doğu demiyoruz, sadece batı demiyoruz, sadece kuzey veya güney demiyoruz, bu ülkeyi topyekûn ele alıyor, nerede bir insani sıkıntı varsa devlet orada olsun, o sıkıntıyı gidersin diyoruz. Nerede adaletsizliğe uğramış bir insanımız varsa hukukun şaşmaz terazisi orada kurulsun diyoruz. Bu ülkenin nimetleri de, külfetleri de hakça paylaşılsın diyoruz. Hakkaniyetin ölçüsü nerede şaşıyorsa hep birlikte bunu düzeltelim diyoruz. Devletin görevi, kim olduğuna, nerede yaşadığına bakmadan vatandaşına hizmettir diyoruz. Bizim demokratik açılımdan kastımız, bu genişlik ve bu bütünlük içindedir. Bu ülkede artık insanlık ayıpları, faili meçhuller yaşanmasın; masumlar suçlu ilan edilmesin, suçlular cezasız kalmasın istiyoruz. Her insanımız bu bayrağın gölgesinde kendini güvende hissetsin, devletine güvensin istiyoruz. Milli Birlik Projesi olarak demokrasi milletimizin en büyük güvencesi olsun, millet iradesinin üstüne gölge düşmesin istiyoruz. Bizim demokratik açılımdan muradımız bütün karanlıklarından arınmış, bütün ağırlıklarını üstünden atmış aydınlık bir Türkiye'dir.

NEDENİ ACZİYET: Bu ülkede geçmişte yaşanan ekonomik sıkıntıların, krizlerin, bunalımların ortaya çıkmasında nasıl bir yönetim zafiyeti, nasıl bir acziyet varsa; toplumsal meselelerin vahim kangrenlere dönüşmesinde de aynı zafiyet ve acziyet vardır. Bu gerçeği kabul etmek; toplum olarak uzun yıllar boyunca yaşadığımız büyük acıların, ödediğimiz ağır bedellerin olduğu gibi, büyük devlet olmanın da kaçınılmaz bir gereğidir.

TABUTLAR GEÇTİKÇE LOKMALAR BOĞAZIMIZA DİZİLDİ: Türkiye çok uzun yıllardır terör gerçeğiyle karşı karşıyadır. Bu ağır tecrübe canımızdan binlerce gencecik can koparıp almıştır. Evlerin önlerine ayyıldızlı bayraklara sarılı şehit cenazeleri getirildikçe, Türkiye her ölüm haberiyle sarsıldıkça, yediğimiz lokmalar boğazımıza dizilir olmuştur. Türkiye bu yılları acıyla, gözyaşıyla geçirmiştir. Ekmeğe uzanması gereken eller silaha uzanmıştır. Millet olarak bu ülkeye güç verecek, kalkınmamıza omuz verecek, hayallerimizi gerçeğe dönüştürecek nice nesillerimizi kaybettik.

DUR DİYEMEDİK: İnsanlarımızın arasına tarih boyunca ekilememiş bu fesat tohumlarını ekenlerek, daha ilk günden, en gür sesimizle “dur” demeliydik, ama diyemedik. 25 yıl önce bu denilmeliydi. Hiç değilse bugün, yaşadığımız onca acının, ödediğimiz onca bedelin ardından hiç değilse bugün bu gidişata artık “dur” demeliyiz. Nesiller boyudur kanayan bu yarayı artık iyileştirmeliyiz. Bunun için fert fert, insan insan, ev ev bu meseleyi yeniden düşünmeli, tarih boyunca olduğu gibi bu badirenin üstüne kararlı bir millet gibi gitmeyi bilmeliyiz.

TOPLUM KONUYU TARTIŞAMADI: Üzülerek ifade edeyim ki, toplum olarak bugüne kadar bu konuyu bütün boyutlarıyla değerlendirmeyi; çözümü soğukkanlılıkla, aklıselimle tartışmayı pek başaramadık. Bize dayatılan önyargıları; bizi birbirimize düşürmek için tezgâhlanmış korku ve fesat tuzaklarını hakkıyla aşamadık. Bütün bu olumsuzluklara rağmen, bugün, bu sorunlarımızı bir güvenlik sorunu olarak değil, topyekûn demokrasi sorunumuzun bir parçası olarak konuşabilme noktasına gelmişsek, bunda, güvenlik güçlerimizin on yıllardır büyük fedakârlıklarla ve dirayetle verdikleri mücadelenin payını asla unutamayız.

DEMOKRASİ MESELESİ: En ağır şartlarda, binlerce şehit vermek pahasına yürütülen bu zorlu mücadelede güvenlik güçlerimiz üstüne düşeni yapmaktadır. Ancak yıllardır söylenegeldiği üzere, bu mesele sadece askeri tedbirlerle çözülebilecek bir mesele değildir. Bu mesele çok boyutlu bir meseledir, toplumsal bir meseledir, sosyal bir meseledir ekonomik bir meseledir, kültürel bir meseledir. İşin psikolojik boyutu vardır. Hepsinin ötesinde bunun siyasi, diplomatik boyutu vardır, bu bir insanlık meselesidir, bir demokrasi meselesidir.

MUHASEBE YAPILMALI: Sorumluluğunu hakkıyla taşımayan, her şeyi güvenlik güçlerine havale eden yönetim anlayışları, yaşanan siyasi ve ekonomik krizler, demokrasinin zaafa uğratılması gibi nedenlerle, bu aklıselim noktasına bir türlü gelinememiştir. Bugün gelinen nokta işte bu muhasebe noktasıdır.

TAŞIN ALTINA ELİNİZİ SOKUN: Bu noktada meseleyi yeniden düşünerek, milletimizin acılarına son verecek ve kardeşleri birbirine düşüren bu fitneyi bitirecek aklıselimi yine birlik ve beraberlik içinde tesis etmeyi umut ediyoruz ve diyoruz ki, hep birlikte ama hep birlikte kim olursa olsun gelin taşın altına elimizi sokalım.

BAHÇELİYE YANIT: Kim bu kardeşlik projesinden bir ihanet planı çıkarmaya çalışıyorsa Türkiye'ye büyük kötülük ediyor. Anayasamızın belirlediği ölçüler ortadadır, Türkiye'yi bölmeye, bütünlüğümüzü bozmaya, üniter devlet yapımızı ortadan kaldırmaya yönelik hiçbir niyet ve girişime asla ve asla izin vermeyiz. Türkiye'nin menfaatlerine halel getirecek en küçük bir adımı bile asla ve asla atmayız. Ne yapıyorsak Türkiye'nin menfaatleri içindir, 71 buçuk milyon vatandaşımızın tamamının ortak menfaati içindir. Bizim gözden çıkarılacak bir tek evladımız yoktur, biz bütün çocuklarımızın bu topraklarda tarih boyunca olduğu gibi kardeşçe yaşamalarını istiyoruz.

KARDEŞ KARDEŞE DÜŞMAN OLMASIN: Bu açılım demokratik bir açılımdır, bu açılım sevgi ve kardeşlik açılımıdır, bu açılım ortak bir duyguda buluşma açılımıdır. Bu açılım ortak aklın tecellisidir.
Atılan bu adım anaların gözyaşları daha fazla akmasın, acılar daha fazla yüreklere çökmesin, gönüller mahzun olmasın, kardeş kardeşe düşman olmasın diye atılıyor, bu amaçlara nasıl karşı çıkılabilir? Türkiye'nin acıları sona ersin, geleceğimiz aydınlık olsun ve bu aydınlık, bu ülkenin bütün insanlarının yüzlerini ve gönüllerini aydınlatsın istiyoruz, bunda ne gariplik var?

HERKESE ÇAĞRI: Bu meseleyi her türlü istismardan, her türlü polemikten uzak ele almak; çare arayışlarına samimiyetle, hassasiyetle katkıda bulunmak hepimizin ortak görevidir. Bizim kimseye her şeyi biz yapalım, kuralı biz koyalım, çerçeveyi biz çizelim gibi bir dayatmamız yok. Çünkü biz Türkiye'nin tamamı değiliz. Biz herkese bir çağrıda bulunuyoruz. Gelin bu ülkenin kanayan bütün yaralarına, evet, tekrar söylüyorum, bütün yaralarına merhemi hep birlikte bulalım diyoruz. Burada siyasi istismar yapılmaz, burada siyasi rant hesabına girilmez. Herkesi çözümün bir parçası olmaya çağırıyoruz. Geçmişteki klişeler bir işe yaramadı, gelin yeni bir açılım gerçekleştirelim, bu yakıcı meseleye aklıselimi getirelim diyoruz. Neden olmayacağını yıllarca konuştuk, gelin bugün de nasıl olacağını konuşalım diyoruz. Bu mesele bu milletin meselesidir, bu ülkenin meselesidir, gelin bir ucundan tutun da bu ağırlığı bu ülkenin üstünden kaldıralım diyoruz. Bu meseleyi her türlü önyargıdan, her türlü polemikten, her türlü asabiyetten, her türlü istismarlardan uzak biçimde gelin milletin huzuruna getirelim diyoruz. Üniversitelerimiz konuyu tartışsın, aydınlarımız, sanatçılarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, medyamız, yediden yetmişe bütün insanlarımız bu konuyu hakkını vererek bir daha düşünsün diyoruz. Vatan toprağının bir köşesindeki bir yara gün gelir bütün vücudu sarar, kangrene çevirir, gelin daha fazla geç kalmadan o yarayı hep birlikte saralım diyoruz.

PKK DÜŞMAN: Terörü bir yol olarak seçenleri her zaman telin ettik, şimdi de ediyoruz. Terör örgütünü bir düşman ilan ettik, şimdi de ilan ediyoruz. Türkiye'nin birliğini, dirliğini, bütünlüğünü her şeyin üstünde tuttuk, bugün de bu hassasiyetimizi aynı kararlılıkla koruyoruz. Bu demokratik arayışlarımız da aslında bu hassasiyetimizin eseridir.

HER DERDİN ÇARESİ VAR: Demokrasi içinde her derdin bir çaresi vardır. Yeter ki başta demokrasi olmak üzere her konuda samimiyeti elden bırakmayalım. Demokrasiyi bütün unsurlarıyla birlikte işler hale getirirsek, diğer bütün sıkıntıların da peş peşe çözüm yoluna gireceğini rahatlıkla görebiliriz. İnsanların fikirlerini, inançlarını, kültürlerini yaşamakta alabildiğine özgür oldukları bir ülke haline gelebilirsek, bütün bu farklılıkların bu ülke için bir zenginlik olduğunu fark edeceğiz.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler