YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Başbakan kızdı, Bülent Arınç övdü
Başbakan kızdı, Bülent Arınç övdü
21 Şubat 2013 08:22
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkçe öğrenen Bosnalı öğrencilerin önemli yerlere gelebileceğini ve önemli işlerde çalışabileceğini söyledi.

 

Bosna Hersek'ten geçerken yol kenarındaki duyurumluklarda (billboard) Türk dizilerinin reklamlarını gördüğünü belirten Arınç, ülkede ''Muhteşem Yüzyıl'' dizisinin izlendiğini gördüğünü aktardı.
 
Arınç, ''Yollardaki billboardlarda gördüm. 'Muhteşem Süleyman'ı da izlediğinizi anladım. Çok güzel dizilerimiz var. Dizilerin arka arkası kesilmeyecek inşallah'' diye konuştu.
 
Türkçe'yi bugün dünyada 400 milyonun üzerinde insanın konuştuğunu ifade eden Bülent Arınç, Zenica'da Türkoloji Bölümü'nün bulunmasının önemini vurguladı. 
 
Arınç, ''Türk okulları dünyanın 135 ülkesinde eğitim faaliyeti gösteriyor. Onlar Türkçe eğitim verdikleri için bizim o ülkelerle olan ilişkilerde çok önemli gelişme sağlandı. Bu topraklara Türkçe yabancı değil, bugün Sayın Rektör'le yemek esnasında Boşnakça ve Türkçe'de bir olan kelimeleri saymaya başladık. Onların tahminlerine göre bu sayı yaklaşık 2 bin kelimedir'' diye konuştu.
 
Türkçe'nin rahat öğrenilen, güzel okunabilen ve kulağa hoş gelen bir dil olduğunu ifade eden Arınç, ''Bir su şırıltısı gibi, bir bülbülün konuşması gibi. Biz Türkçemizi zenginleştirmek istiyoruz çünkü Türkçe bugün sadece ülkemizde konuşulan bir dil değil, bütün dünyanın öğrenmek istediği bir dildir'' değerlendirmesinde bulundu.
 
 
''Balkanlar'la 400 yıllık ortak bir tarihimiz var''
 
 
Bir öğrencinin, Türkiye ile Bosna Hersek ilişkileriyle ilgili sorusunu yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Arınç, ''Türkiye aktif bir dış politika izliyor. Bizler Avrupa Birliği hedefini, takriben 50 yıldan beri sürdürüyoruz. Bu çok uzun bir süre. Türkiye'nin daha kısa süre içerisinde Avrupa Birliği'ne girmesi gerekirdi. Ancak Avrupa Birliği içerisinde Türkiye'ye karşı birtakım barajlar uygulayan ülkeler var ve Türkiye konumu itibariyle bazı Avrupa Birliği üyeleri tarafından dezavantajlı olarak görülüyor. Ancak 2005 yılından bu yana müzakereleri sürdürüyoruz. Sonucunda da Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üye olacağını tahmin ediyoruz veya umuyoruz'' diye konuştu.
 
Türkiye'nin NATO'nun kurucu üyesi olduğunu hatırlatan Arınç, Türkiye'nin NATO'da üstlendiği çok önemli görevlerin yanı sıra, İslam İşbirliği Teşkilatının en önemli ülkesi olduğu, Avrupa Güvenlik İşbirliği Teşkilatında öncü ülkelerden biri olduğunu, Birleşmiş Milletler'de de geçen dönem Güvenlik Konseyi'nde geçici üye olarak 2 yıl Avrupa'yı da, Afrika'yı da Asya'yı temsil etmiş ve yüksek oyla seçilmiş bir ülke olduğunu anlattı.
 
 
''Acıları birlikte paylaştık''
 
 
Balkanlar ile Türkiye arasındaki bağlara değinen Arınç, şöyle konuştu:
 
''Balkanlar'la 400 yıllık ortak bir tarihimiz var. Bu ortak tarih içerisinde ilişkilerde bulunduğumuz pek çok ülke var. Bu ülkeler özellikle 1990'lı yıllarda Yugoslavya'nın dağılmasından sonra, Sovyetler Birliği'nin çökmesini takiben yeni birtakım gelişmeler yaşadılar. Bu gelişmelere gözümüzü kapatmak da mümkün değil. Ama acı olan şudur: 1992'nin başında, Bosna Hersek'in bağımsızlığını ilan etmesi ile maruz kaldığı acı savaştı. Bu savaş binlerce insanın ölümüne yol açtı, sizin üzüldüğünüz kadar Türk milleti de üzüldü. Biz bu acıları birlikte paylaştık'' diye konuştu.
 
Arınç, Bosna Hersek'in savaşı durduran Dayton Barış Antlaşması'nın ardından kalkınmasını beklediklerini ve ülkenin bazı sorunlarla karşılaştığını ancak bu sorunların gelişmiş ülkelerde de bulunduğunu kaydetti.
 
Kosova'nın bağımsızlığını ilan etmesiyle bu ülkeyi tanıyan ilk ülkenin Türkiye olduğunu hatırlatan Arınç, bazı ülkelerin Kosova'ya yönelik barajlar uyguladığını ancak bu ülkeyi tanıyan devletlerin sayısının 80'i geçtiğini kaydetti.
 
Arınç, Bosna Hersek'te 2 otonom yapı ile 3 kurucu milletten oluşan bir yapının olduğunu hatırlatarak, bu yapıların aralarında sorunlar bulunmasının da mümkün olduğunu belirtti.
 
Bu sorunların diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini ifade eden Arınç, şunları söyledi:
 
''Biz gözümüzü kapayamayız Biz yanı başımızdaki Kıbırs'la ne kadar ilgiliysek Balkanlar'la da o kadar yakından ilgiliyiz. Suriye ile ne kadar ilgiliysek Güney Amerika'da olan bir olay veya Miyanmar'da yaşanan, Bengladeş'te yaşanan, Pakistan'da yaşanan olumsuzluklara karşı da hep aynı duyarlığı gösteriyoruz. çünkü geçmişte Türk devleti, büyük bir devlet olarak dünyada 600 sene imparatorluk düzeyinde hayat bulmuş ve şimdi onun yerinde Türkiye Cumhuriyeti var. Türkiye Cumhuriyeti'nin saygın bir devlet olarak yoluna devam ettiğini biliyoruz. Dolayısıyla hiçbir olaya karşı gözlerimizi kapatamaz, kulaklarımızı tıkayamayız.''
 
 
Zenica Üniversitesi Türkçe Bölümü'ne ziyaret
 
 
Başbakan Yardımcısı Arınç, konferansın ardından Zenica Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü ziyaret etti.
 
Öğrencilerle bir süre sohbet eden Arınç, neden Türkçe öğrenmek istediklerini sordu. Öğrenciler de Türkçe ve Türkiye'yi çok sevdiklerini, bunun için Türkçe öğrendiklerini söyledi.
 
Türkçe'nin çok zengin bir dil olduğunu, Türkçe öğrenmenin çok büyük avantajları bulunduğunu ifade eden Arınç, Türkçe'nin Asya, Ortadoğu ve Balkanlar'da da konuşulduğunu dile getirdi.
 
En güzel Türkçe'nin İstanbul Türkçesi olduğunu belirten Arınç, öğrencilere Türkiye ve İstanbul'u görmelerini tavsiye etti. Arınç, İstanbul'da Bosna Hersek'ten fazla Boşnak olduğunu, dolayısıyla yabancılık çekmeyeceklerini ifade etti.
 
Bilimin özgürlük demek olduğunu kaydeden Arınç, Türkiye'de önceden kılık kıyafet konusunda üniversitelerde sorun yaşandığını, ancak bugün öğrencilerin özgür bir şekilde eğitim alabildiklerini belirtti.
 
Başbakan Yardımcısı Arınç, Türçe öğrenmenin öğrencilere çok kapılar açacağını, eğitimlerine yardım için kitaplar getirdiklerini ve bu desteğin süreceğini bildirdi.
 
Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Edina Solak'tan bilgi alan Arınç'a, Bosna'nın fethi esnasında Fatih Sultan Mehmet'in Fransisken papazlarına can ve mal güvenliği sağlayan ahitnamenin ağaç üzerine işlenmiş örneğini hediye edildi.
 
Buradan üniversite rektörlük binasına geçen Arınç, Rektör Sabahudin Ekinoviç'ten üniversite hakkında bilgi aldı.
 
 
AA
17:54
 // kenan akkuş Nabi ye selam ediyor
işte o bahsettiğim dil
Sakın terk-i edebden kûy-ı
mahbûb-i Hüdâdır bu;
Nazargâh-ı ilâhîdir makâm-ı Mustafâdır bu.
Habîb-i Kibriyâ’nın hâbgâhıdır
fazîlette
Tefevvuk-kerde-i arş-ı Cenâb-ı
Kibriyâdır bu.
Bu hâkin pertevinden oldu deycûr-ı adem zâil
Amâdan açdı mevcûdât dü
çeşmin, tûtiyâdır bu.
Felekde mâh-ı nev bâbüsselâmın
sineçâkidir,
Bunun kandili cevzâ matla-i nûr-i ziyâdır bu.
Mürâ’ât-ı edeb şartıyle gir Nâbî
bu dergâha
Metâf-ı kudsiyândır bûsegâh-ı
enbiyâdır bu”...
21 Şubat 2013 17:54
15:37
 // kenan akkuş
arap değilim, arapça pek konuşamam, fakat dünyanın en güzel, kulağa en hoş gelen, gönüle ve ruha en güzel hitap eden dil, hiç şüphesiz arapçadır. Bunun ardından farsça ve osmanlıca gelir. Türkçe ahenksiz bozulmuş bir dildir. Cak cuk, şak şek, gibi bir ses çıkıyor. Failun, mefaülün, mefülün yok artık....
21 Şubat 2013 15:37
insaf
 // yılmaz türk
sayın arınç, size bağlı trt dizilerinin ve yayınlarının çok güzel olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz derim. allah size şuur versin....
21 Şubat 2013 08:55
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler