YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Başbakan Erdoğan Demirtaş'a sert çıktı!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dağa kaçırılan çocuklarının ailelerine MİT tarafından para verildiğini iddia eden Selahattin Demirtaş’ın sözlerini eleştirdi.
Başbakan Erdoğan Demirtaş'a sert çıktı!
04 Haziran 2014 / 06:52 Güncelleme: 04 Haziran 2014 / 08:05

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Kırgızistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı’nın ardından Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev ile ortak basın toplantısı düzenledi. Anlaşmaların imzalanmasının ardından konuşan Başbakan Erdoğan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.

"Siyasi heyetler üzerinden görüşme yok"

Bir gazetecinin, “İmralı adasında Abdullah Öcalan’la görüşen HDP’li Sırrı Süreyya Önder’in ‘Siyasi heyetler üzerinden görüşmeler başladı’ şeklinde bir ifade kullandı. HDP ve MİT dışında başka kişi ve kurumlar görüşüyor mu?” diye sorması üzerine Başbakan Erdoğan, “Bir defa çok ham hayal bir şey. Böyle bir görüşme söz konusu değil. Tabii bu anlayışla yaklaşmaları halinde kendi kapılarını da kapatırlar. Bunu da çok açık söyleyeyim. Şuanda sadece bizim müsaade ettiğimiz HDP daha önce BDP mensupları adaya gitmişlerdir. Bir de istihbarat teşkilatımız gitmektedir. Bunun dışında bizim müsaademiz zaman zaman uluslararası veyahutta sağlık noktasındaki gitmesi gerekenleri gönderdiğimiz olaylar olmuştur. Asla bunun dışında böyle siyasi heyetin, ekibin oraya gitmesi veya basın mensuplarının gitmesi böyle bir şeye müsaade etmiş değiliz. Böyle bir şey olamaz. İleride olur mu olmaz mı bunlar şartların oluşturacağı, olgunlaştıracağı şeylerdir” diye konuştu.

"Bunlarda dürüstlük yok"

Başbakan Erdoğan, aynı gazetecinin Selahattin Demirtaş’ın bugün Diyarbakır’da eylem yapan bazı ailelerin çocuklarının dağda olmadığını ve MİT tarafından para ile yönlendirildiği yönündeki iddiasını hatırlatması üzerine ise şunları kaydetti:

“Bir defa ismini zikrettiğiniz şahıs zaten bunlar doğru konuşmamakla tanınmış kişilerdir. Bunlarda dürüstlük yok. Bunlar yalanı çok rahat kullanıyorlar ve şuanda dağa götürülen bu yavrularla ilgili anneler babalar orada feryat ediyor. Günlerce orada oturup bunlar evlatlarını istiyorlar. Bugün de söyledim bizzat annesi, babası, dedesi, ninesiyle telefonla görüştüm. Telefonda hüngür hüngür ağlıyorlar. Tabi evladı ABD, İngiltere de olanlar paralarını oraya akıtıyorlar. Ama burada MİT’in para vermek suretiyle dağa kaçırıldığını söyleyen biz eğer dağa kaçırılmadığını ispat ediyorlarsa nerededir bu çocuklar bulsunlar getirsinler. İddia her zaman iddiayı ortaya atanların bunu ispatıyla ortaya çıkar. İddia sahibi iddiasını ispatlamakla mükelleftir. Şimdi bu kişi eğer böyle bir şey söylüyorsa ispatla mükelleftir. Sen kalkıp da milli istihbarat teşkilatı oradaki annelere babalara para vermek suretiyle böyle bir eylemi yaptırıyor derseniz bu çok kuru temeli olmayan aslı astarı olmayan bir iddiadır.”

"Dayanılır gibi değil"

Yazılı ve görsel medyayı da davet ettiğini de sözlerine ekleyen Başbakan Erdoğan, “Çünkü şuanda bu süreç gerçekten dayanılır, tahammül edilebilir bir süreç değildir. Sizler, medya mensupları olarak çok iyi biliyorsunuz ki dağlara kaçırılmış olan bir yıl iki yıl içerisinde değil yıllar yılı dağlara kaçırılmış olan bu gençlerin akıbetini sizler de hep yaşadınız. Medya olarak bunları gördünüz. Biliyorsunuz ve bunlardan geri dönenlerden sayıları azda olsa bunlarda hepimizin malumudur. İşte ben bugün grup konuşmamdan da söyledim. Beş tane kaçırılanların daha sonra nasıl öldürüldüğünü, öldürüldükten sonra bilinmeyen bir yere gömülmesi ve yine o teröristler içerisinde bulunan bir İranlı kadının bunu açıklamasıyla ortaya çıkmıştır. Ortada… Bu anneler ve babalar içinde bu durum çok açık net ortada. Şuanda HDP bunun altında ezilmiş buradan çıkamamanın sıkıntısını yazıyor ve zaten bunun altında da kalacaktır. Bunun altından da çıkamayacaktır. Ama yeter ki yazılı ve görsel medya bu gerçeğe kulağını tıkamasın, açsın ve milletçe biz burada evlatları kaçırılan annelerin, babaların yanında hep birlikte yer alalım. Daha önce söylediğim gibi biz zaten B-C planını zaten uygulamaya koyduğumuz zaman bazı şeyler çok daha açıkça ortaya çıkacaktır” diye konuştu.

“Eve dönüş çözüm sürecinin başından beri var”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çözüm sürecinin başından itibaren ‘eve dönüş’ olduğunu belirterek, “Bu projenin en önemli hedefi eve dönüştür ama ne yazık ki zaman zaman hep provoke edilmiştir” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Kırgızistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı’nın ardından Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev ile ortak basın toplantısı düzenledi. Anlaşmaların imzalanmasının ardından konuşan Başbakan Erdoğan, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Atambayev ile yaptıkları gerek ikili gerekse heyetlerarası görüşmelerin verimli geçtiğini söyledi. Özellikle son yıllarda Kırgızistan ve Türkiye arasındaki görüşmelerin en üst düzeyde olmak üzere sağlık bir şekilde yürütüldüğüne dikkat çeken Başbakan Erdoğan, “Kırgızistan adeta bir değişim dönüşümün içerisinde. Bu süreç içerisinde ilişkilerimizdeki her türlü siyasi askeri ekonomik ticari kültürel ilişkiler, eğitime yönelik ilişkiler artıyor. Bugünkü görüşmelerde bunların geleceğe yansımasının geliştirilmesinin adımını attık” diye konuştu.

Türkiye-Kırgızistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı’nın üçüncüsünü gerçekleştirdiklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, “Görüşmelerde özellikle Sayın Cumhurbaşkanının Türkiye'den tabii ki talepleri ve Türkiye olarak bizim bu taleplere olumlu yaklaşımımız inanıyorum ki Kırgızistan bundan sonraki sürece yönelik atacağı adımlara da farklı heyecan katacaktır. Kırgızistan için son zamanlarda Rusya, Kazakistan, Belarus ve Kırgızistan olarak dörtlü gümrük birliğine girme adımları da kendilerine ayrı bir güç kazandıracaktır” dedi.

Kırgızistan ile dış ticaret hacminin 426 milyon dolar olduğuna dikkati çeken Başbakan Erdoğan, hedeflerinin 2015 sonuna kadar 1 milyar dolar olduğunu belirtti. Erdoğan, “Bu konuyla ilgili olarak da ekonomi bakanlarımızın yapacakları çalışmalar, bu ayın 20'sinde ekonomi bakanımızın ziyareti olacak, bu konulara yeni bir heyecan verelim farklı bir ivme kazandıralım istiyoruz” şeklinde konuştu.

“Kırgızistan 100 tane hastayı Türkiye'ye gönderebilecek”

İmzalanan anlaşmalarla ilgili bilgiler veren Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bizler Kırgızistan'da özellikle tedavi noktasında sıkıntı çeken hastalarla ilgili yılda 25 hastayı tedavi ediyorduk. Bunu bugün anlaşma ile 100'e çıkardık. Kırgızistan 100 tane hastayı Türkiye'ye gönderebilecek. Birçok vakıf hizmetleri noktasında da taleplerine gereken desteğin verilmesini konuştuk. Bir tarih müzesi konusunda attıkları adım var. Bizler ayni ve nakdi yardım vermek suretiyle bu müzeyi süratle hayata geçirme noktasında TİKA'yı ayrıca görevlendiriyoruz. Kendilerine gerekli desteği vereceğiz."

“Tam kardeşlik zor zamanda geliyor”

Cumhurbaşkanı Atambayev ise konuşmasına Türkçe olarak başladı. Atambayev, “Türk milletini, cumhuriyetini Sayın Tayyip beye çok teşekkürler söylemek istiyorum. Her zaman Türk milletinin kardeşlik ve desteğini görüyoruz. Tam kardeşlik zor zamanda geliyor. Zamanında bizim de atalar gelmiş bu topraklarda. Bu topraklar Türkiye oldu ve şimdi Türkiye Türk cumhuriyetlerinin en gelişmişi, en büyüğü. İnşallah daha da iyilikleri olsun dileriz” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan ve Kırgızistan Cumhurbaşkanı Atambayev daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

Başbakan Erdoğan, Kırgız gazetecinin bir sorusu üzerine ise şunları söyledi:

“Manas havalimanı konusunda da 20'sinde ekonomi bakanımızın yapacağı ziyarette zaman içerisinde işadamlarımızın böyle bir havalimanı projesine Kırgızistan yönetimi yap işlet devret sistemi ile olabilir veyahut da çok farklı bir sistem olabilir. Bana göre en uygunu yap işlet devrettir. Bu şekilde olması halinde yüklenici firma yapar işletir kaç yıllık olacağı ihalede yer alacak olan bir adımdır. Birçok hava limanımız Ankara İstanbul Antalya Dalaman gibi. Cumartesi günü temelini atacağımız havalimanı gibi bunlar hep yap işlet devretle yapılacak olan havalimanlarıdır. Manas da bu noktada örnek bir havalimanı olarak ortaya çıkar hayırlı olsun isteriz” dedi.

“Annelerin yavrularını dağa kaçıranlar bu ülkede barıştan bahsedemezler"

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın, çözüm sürecinde yeni aşamaya geçildiği yönündeki açıklaması sorulması üzerine ise Başbakan Erdoğan, “Ben işin sadece eve dönüş kısmını söyleyeyim. Eve dönüş başından itibaren çözüm sürecinin başından itibaren var. Bu projenin en önemli hedefi eve dönüştür ama bu ne yazık ki zaman zaman hep provoke edilmiştir. Gerek 30 Mart seçimleri gerekse 1 Haziran seçimleri bütün bunlar Türkiye'de 1 buçuk yıllık çözüm sürecinin meydana getirdiği atmosfer içinde yapılmıştır. Temennimiz odur ki bu atmosferi bulandırmak isteyenlerin oyunu ile ortadan kaldırmayalım, bu atmosfer daha olumlu istikamette gelişsin. Böylece şu ülkemiz arzuladığı gerçek anlamda barışa huzura ve özgürlüğe kavuşsun. Türkiye'de özgürlük yok ifadesini kullananlar barış ortamı istenildiği gibi yok diyenler barış ortamını ortadan kaldırma kavgasını verenlerdir. Bunu da çok açık net olarak kendileri failleri olmuşlardır. Bunlar açık ve net ortadadır. Bölücü terör örgütünü savunduğunuz zaman barışı arıyorum özgürlük mücadelesi veriyorum diyemezsin.

Molotoflarla halkın bindiği otobüsleri yakanlar barışın elçileri olamaz. Polisi yakan öldürmeye teşebbüs edenler ben barışı arıyorum diyemez. Esnafın camını kıranlar yağmalayanlar barıştan yana olduklarını söyleyemezler. İşçiyi dağa kaçıranlar annelerin yavrularını dağa kaçıranlar bu ülkede barıştan bahsedemezler, özgürlük mücadelesinde temel hak ve özgürlüklerden bahsedemezler. Bu gerçekler ortada. Bunları ortada gördüğümüz halde hala çıkıp rahatlıkla biz barıştan yanayız özgürlük istiyoruz temel hak ve hürriyetlerin savunucusuyuz diyorlar. Böyle de pişkinler. Ama milletim bunları yutmuyor. Bütün mesele belli bir ideolojinin dar kalıpları arasına sıkışıp kalmak değil, halkın tümünü kucaklamak suretiyle bu ülkeyi bir huzur ortamına, illegal örgütlerle yürümek değil bu ülkenin demokratik parlamenter sistemi kabul etmiş bir ülkedir. Beğenmiyorsa sandığa müracaat etmektir. Sandığın dışındaki yollar bu ülkenin huzurunu refahını getirecek yollar değildir" ifadelerini kullandı.

 

İHA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler