24 Temmuz 2017 Pazartesi
  • Altın142,669
  • BIST106.843
  • Dolar3,5367
  • Euro4,1209
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,5947
  • İstanbul25 °C
  • Ankara19 °C
  • İzmir28 °C
  • Konya20 °C
  • Adana28 °C
  • Antalya30 °C
  • Diyarbakır29 °C
  • Bursa18 °C
  • Kayseri18 °C
  • Kocaeli16 °C
  • Şanlıurfa26 °C
  • Gaziantep27 °C
  • İçel28 °C
YÜCELTİLEN EVRENSEL HUKUK NEDİR?
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Başbakan Erdoğan: "Ayın 25'iydi hani ne oldu?"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, NTV canlı yayınında gündeme dair merak edilen soruları yanıtladı.
Başbakan Erdoğan: "Ayın 25'iydi hani ne oldu?"
26 Mart 2014 / 00:19 Güncelleme: 26 Mart 2014 / 00:31

İşte Başbakan Erdoğan'ın açıklamaları

Miting izlenimleri

Kastamonu'da bugün çok ayrı bir tablo gördüm. Halkın da bu durumu göz önünde bulunduracağını umuyorum. Samsun'da da çok farklı tablo var. Pazar akşamı da Samsun'da büyük bir farkla zaferin geleceğini inanıyorum.

Suriye ile ilişkiler

Şu anda Suriye ile ilişkilerimizin geçmişi ve 3 yıllık süreç ortada. Sınır komşumuz kardeşlerimiz ve yönetimle olan ilişkilerimiz geçmişte farklıydı. Ne yazık ki bu Tunus’taki olaylardan sonra aynı şekilde Suriye’de de olaylar başladı. Biz başlamanda önce kendilerini uyardık. Gelin artık bu rejimi bir değişime uğratalım biz size her türlü desteği verelim. Demokrasi beklentisi içinde olan Suriye halkı var. Seviliyorsunuz, rahat olun bu adamı atın. Hatta beni arabasına alır gezdirirdi.

Son toplantımızı kendisi ile Asi Nehri kenarında yaptık. Orada müşterek bir baraj yapma kararı aldık onun temelini atmaya gitmiştik. Biz bugünkü Esed’i beklemiyorduk. O zamanlar yaklaşımı çok daha farklıydı. Sürekli telefon diplomasisini yürüttük. Sonra baktık bu ölümler devam ediyor kendisi dinlemiyor. En sonunda Ahmet beyi gönderdim ve kendisi ile 6 saat görüşme yaptı.

Bu arada özel temsilcilerimi gönderdim. Artık bir Ramazan akşamıydı camilerin bombalanması olunca kendisini son bir kere aradım. Yarın dedim Cuma ne olur şu talimatınızı verin insanları Cuma gününde Ramazan ayında öldürmesinler. Onu benim adamlarım yapmıyor dedi. Şebbiaları kendi adamı gibi göstermiyordu halbuki onun özel timleriydi. O gün 16 kişiyi öldürdüler.

Yaklaşık 160 bin can kaybı var yaklaşık 8 bin çocuk. Biz tabi kapımızı açtık. Şu anda bizde buraya gelenlerin sayısı 760 bini buldu. Harcamalarımız 3 milyar doların üzerinde. Yaralılar oluyor bunları devam ettiriyoruz. Şu anda hala öldürmeye devam ediyor. Daha önce helikopterle bizim havca sahamızı ihlal ettiler. Biz malum angajman kurallarını açıklamıştık bundan hareketle o zaman uçaklarımız bu helikopteri vurdu. Şu anda da aynı şekilde bizim hava sahamızı ihlal eden iki uçağı ihlal etti bana bildirildi.

Kesep sınır kapımızın olduğu 50-60 bin nüfusu olan büyükçe bir yer. Özgür Suriye ordusu orayı ele geçirince orayı bombalamak için geldiler. Bizim hava sahamızı ihlal edince bizim uçaklarımız birisini vurdu ve Kesep’e düştü. Bundan sonraki süreçete de angajman kuralları ihlal olursa gereği neyse yapmak durumundayız. Türkiye'deki muhalefet bu ne yazık ki siyasi istismar meselesi olarak gördüğümüzü anlatıyor.

Çirkin olan bu. Biz şu anda seçimdeyiz diye hava sahamız ihlal edenler olursa hoş geldiniz mi diyeceğiz? Burada katil Esed’in cani Esed’in bu tür bir durumu var. Bizim 74 vatandaşımızı öldürdüler. Zaman zaman hala havanlar top atışları ülkemize düşüyor. Muhalefet başta Cumhuriyet Halk Partisi olmak üzere bunları hala övmeye kalkıyorlar. Senin burada yapman gereken böyle ulusal bir meselede hükümetin yanında yer almandır. Ama ben bakıyorum hepsi bunların yanında yer almaya kalkıyorlar. Bizim bir milli meselemizde dahi muhalefetin ne denli ayrık düştüğünü ne denli bunu istismar vesilesine gayret ettiğini gösteremesi bakımından çok önemli.

Biz silahlı kuvvetlerimize gerekli talimatı vermişiz onlarda gereğini yaptılar. Süleyman Şah türbesi ile alakalı olarak İŞID’ın bununla ilgili sıkıntısı var. Daha önce burada Türkmenler vardır. Maalesef silah ve malzeme noktasında zayıf düşmesi geri çekilmelerine neden oldu. Geri çekildiklerinde 80 şehit verdiler.

MİT tırlarının çevrilmesi olayı yaşandı. Bu tırlar bizim bayır bucak Türkmenlerine yardım götürüyorlardı. Bunda bile muhalefet yanı durumu ortaya koydu. Muhalefet hiçbir zaman Türkiye'nin avukatı olması her karşısında oldu. Biz hiçbir zaman Türkmenleri yalnız bırakmadık ve bırakmayacağız. 24 ile alakalı bizde bazı şeyler duyduk ama şu anda bir şey söz konusu değil. Ama gerçekten böyle bir yanlışlık olacak olursa gereği neyse yapılacaktır. Bu topraklar bizim toprağımızdır. Bu topraklarda yapılacak bir saldırı aynen Türkiye'ye yapılmış bir saldırıdır.

TIR olayı

Aranan TIR'lar Bayır Bucak Türkmenlerine yardım götürüyordu. Burada da muahlefet başkalarının avukatı oldu, kendi ülkesinin yanında yer almadı. Süleyman Şaş Türbesi'ne karşı bir hamle olursa gereken yapılacaktır. O topraklar bizim topraklarımızdır. Türkiye'ye yapılan bir saldırıdır oraya yapılacak bir saldırı.

Niğde'deki hain saldırı

Niğde'deki hain saldırı ile ilgili bir takım bilgiler edinilmiştir. İstihabrat teşkilatlarımız gerekeni yapacaktır.

Gülen Hareketi ve dinleme olayları

Bir defa seçimlerle karşımıza çıkan Pensilvanya denen bir olay var. Yasak olmasına rağmen bir cumhurbaşkanı bir başbakan dinleniyorsa ve özellikle de bakanlar dinleniyorsa bu yasalara aykırı hem de İslami bizi itikadi noktada da bizim değerlerimize aykırı. Bizim inancımızda kimseyi dinleyemez gözetleyemezsiniz. Bunlar din kisvesi altında bunu yapıyorlar. Bunu bir tehdit bir şantaja dönüştürüyorlar. Diyanet işlerimiz zannediyorum bu boyuttan değerlendirdi.

Halkımızın yüzde 99’u Müslüman bu duyarlılığı hep birlikte göstermemiz lazım. Bu işin bizim bir kısım yargıya da bulaşmış olması ve bir kısım güvenlikle de koordineli olarak bu adımları atmış olmaları ülkemiz için sıkıntı vericidir. Biz bunu ulusal güvenliğimize bir tehdit olarak algılıyoruz. O un için gerekli tedbirleri alıyoruz. Alanlarda tepkileri ben görüyorum. Vatandaşlarımızın bu beklentisi bir an önce olur temennim. Himmet adı altında sadaka topluyorlar.

Kurbanlık koyunları topluyorlar, bir çok şey topluyorlar. Ama bunların nereye gittiği belli değil. Ben 17 Aralık olaylarını bu noktada üzücü bulurken bir taraftan da şerde hayır vardır diyerek böyle bir durumu görmüş bulunuyorum.

"Derdimiz Twitter'ın kendisi değil"

Şu anda biz 10 milyon tablet dağıtma hazırlığı içindeyiz. Şu ana kadar yaklaşık 260 bin dağıttık. Okullarımıza etkileşimli tahtaları yerleştiriyoruz. Böyle bir hükümetiz biz. Bizim derdimiz Twitter'ın kendisi değil yaklaşımı. Eğer ahlaksızlıklar türer de siz buna karşı ülkemi tahrik eden huzurunu kaçıran olaylar karşısında mahkeme kararlarını size göndermemize rağmen siz bunu durdurmazsanız gerekirse bunu kapatabilmektir. Düzelirse sürekli olmaz tabi.

Bakınız hükümet ve diğer yetkililerin illegal olduğu gerekçesi ile içerik kaldırma taleplerinde toplam 365 talebin 305’i Fransa’dan gelmiştir. Bunu 14 taleple Rusya izlemektedir. Türkiye'den giden toplam talep sayısı 2. En sık talep gelen ülke Amerika. Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen 948 hesap ile ilgili tam 679 talebin yüzde 75’inin karşılanmış olması da ilginç bir rakamı ortaya koymaktadır.

Almanya’da Ekim 2013 tarihinde Alman hükümetinin talebi üzerine Neo-Nazi hesaplarını engellemiştir. 19 ekim 2012 Cuma günü Fransa’da yazılan ve yayılan Yahudi aleyhtarı ve ırkçı twitleri Fransa öğrenciler birlkiğinin konuyu mahkemeye taşıyacağını belirtmesinden sonra harekete geçmiş ve içerikleri siteden kaldırmıştır. Hindistan’da Assam eyaletinde Temmuz 2012 tarihinde başlayan Bodo kabilesi ve Müslümanlar arasındaki şiddet olayları nedeniyle hükümet tarafında ülke genelinde toplu mesajlar yasaklanmıştır. Google, Facebook ve Twitter açıklama yaparak Hint hükümeti ile ortak hareket ettiklerini duyurmuştur.

İngiltere’de 2011 yılında çıkan ayaklanmalar sırasında İngiltere başbakanı provokatif içeriklerin paylaşılmasını engellemek amacıyla erişim yasağı getirebileceğini ifade etmiş olayların yatışması üzerine tedbir kararı alınmamıştır. Benim ülkemi karıştıranlara karşı bu hukuk tanımazlığınız nedir? Mahkemenin kararı iletiliyor ve hiç duymuyor. Sonra benden nasıl hala iyi niyet beklersin.

"Bu işin arkasında Youtube var"

Bu ülkenin Başbakanı'na birileri kalkacak Başçalan diyecek bakan hırsız diyecek başka bir hakaret var ağzıma almayayım bunu kalkıp bunu kaldırmıyorlar. Bu hesaplar maalesef kapatılmıyor. Böyle olunca bizim yapmamız gereken bu işi düzeltmediğiniz takdirde kesin tavırlıyız ve kapatırız. Bu yasaklara uysunlar bizde sorunu bitirelim. Bu bir şirket nedir yani. Bakıyorsunuz zaten bu işin ardından Youtube var. Onların avukatlarıyla çalışıyorlar. Bizim derdimiz biz hukuka sahip çıkacağız.

Bu vatandaşımın hakkı hukuku. Ben bu yazarları anlamıyorum. Bizim ülkemiz muz Cumhuriyeti değildir. Diğer ülkelere hangi uygulamayı yapıyorlarsa burayla ilgilide aynı uygulama yapılması lazım. Şu anda bilgilerle ilgili tamam dediler. Ama sayı bir iki tane değil ki şu anda 700’e yakın bu şekilde uygulama var. Bu bildirilenlerle ilgili tavırlarını göreceğiz. Kaldırırlarsa gereği yapılır.

"Avrupa Birliği önce üzerlerine düşenleri yapsın"

Recep Tayyip Erdoğan: Bunlar çarpıtılan şeyler. İşlerine her geldiğinde Avrupa Birliği’ne aykırıdır filan hep söylerle. Avrupa Birliği önce üzerlerine düşenleri yapsınlar. Bu attığımız adım iç hukuk meselemizdir bizim mahkemenin kararı vardır. Avrupa Birliği o zaman bu saydığım diğer ülkelere uygulananı niye göz ardı diyor. Onlara ne uygulanıyorsa Türkiye'ye de aynısı uygulanacak.

Biz bu özgürlükler meselesine Avrupa Birliği üyelerinin çoğundan çok çok ilerde hallettik. Bizdeki iletişim özgürlüğü bunların çoğunda yok. Adam kalkıyor başbakan istediği hini hakaret ediyor küfrediyor yazıyor. Avrupa ülkelerinin çoğunda bunu yapamazsınız. Bir başkasının özgürlük alanını ihlal özgürlük anlamına gelmez tam tersine özgürlük hakkını ihlaldir. Burada özel hayatın ihlali de söz konusu. Bunu yapamazsınız. Buradan hareketle bizim TİB’de devreye girdi adımı buna göre attı. Şu anda ben yine çok açık söyleyeyim siz Obama’nın telefonunu dinleyebilir misiniz? Bir Merkel’in dinlenme olayı oldu ayağa kalktılar. Bizde niye bu kadar rahat hareket ediyorlar, Avrupa Birliği niye bu kadar rahat? Bizim kendi ülkemizin köşe yazarları, yorumcuları bunları görmeleri lazım.

17 Aralık şahsıma yapılmadı

17 aralık 25 Aralık bütün bunlar aslında 30 Mart seçimleriyle çok daha farlı şekilde masaya yatırılacak. 17 aralık direk bu millete karşı yapılmış bir eylemdir benim şahsıma değil. Aynı şekilde 25 Aralık o da öyle. Bu bir istiklal mücadelesidir diyorum bir istikbal mücadelesidir. Olay yargıda şu anda. Ama bütün bunların ötesinde hemen seçimin arkasından atacağımız adımlar var. Tabi burada milli irade hırsızlığı yapanlar özellikle 30 Mart’ta milletin cevabını alacaklar. Eğer milletimiz bize bir farklı negatif cevap verirse başımız gözümüz üstüne. Ama diğerleri ne yapacak onu merak ediyorum.

İşte sayın Kemal Kılıçdaroğlu 5 yıl oldu genel başkan olalı üç seçimde de kendisi Bursa’da bir televizyonda yüzde 40’ın altında oy alırsam ben ve arkadaşlarım bırakacağız dedi. Yüzde 26 aldı. Bıraktı mı? Bu zat dürüst değil doğru konuşmuyor. Bırakamaz. Şimdi 4.seçim yine kaybedecek. Sayın Bahçeli onun benzeri. Hiç birinci olduğu seçim yok. 16 aylık partiyken biz birinci parti olduk o parlamentoya da girememişti.

7 seçimdir hep birinciyiz. İnşallah yine birinciyiz. Bu milletin yaptıklarımıza karşı takdirini gösteriyor. Siz milletin hizmetkarı olama tepeden bakarsanız bu millet kalkıp sizi sırtında taşımaya mahkum değil. Bizde seçime gidiyoruz bir seçim ekonomisi bilmem ne yapmayız. Bir seçim ekonomisi yapacak olursak bunu benim fakir fukara vatandaşım çeker. Biz tam tersine fakir fukara vatandaşımın yaşam koşullarını daha yukarı nasıl taşırız hep bunu düşündük. Pazar günü yaptığımız mitingde İstanbul tarih yazdı 2 milyon insan buluştu. Bu bir sevdadır bir aşktır. İstanbul Türkiye'nin özetidir Türkiye'nin neticesini belirler.

Bugün ayın 25'iydi ne oldu?

Başbakan Erdoğan, "Halkımız bu tür şeylere aldırış etmesinler. Bugün ayın 25'iydi ne oldu, bir şey oldu mu, yarın 26. Yine bir şey olmayacak, herşey yolunda gidiyor. Bunlar Gezi olaylarıyla da bunu yapmak istediler, başaramadılar. Kırdılar, döktüler yanlarına o kaldı. 17 Aralık'ta, 25 Aralık'ta yine başaramadılar, şimdi de kalktılar 25 Mart'ı ortaya çıkardılar, başaramayacaklar" dedi.

Adaylarımız başı oynuyorlar

Adaylarımız başı oynuyorlar şu anda. Başarılı olacaklar inanıyorum. Kamuoyu araştırmaları çok çok onurlu. Millet iradesine sahip çıktığını çok açık gösteriyor. İzmir’de yatığım mitingde muhteşemdi. Ankara dün akşam geç saatlerde mitinglerimi yaptığım Trabzon, Ordu muhteşemdi. Oradan dönüşte Keçiören’de miting yaptım. Yaklaşık 20-25 bin kişi resmi rakam. Yenimahalle’de de yine aynı rakamlar. Bunların hepsi bir şeyi gösteriyor. Bu seçim bir yerel seçim değil bir genel seçim havasına girdi. Bu ahlaki olmayan siyaset anlayışıyla oldu bu iş. Şimdi milet bunu bir genel seçime döndürdü. Şimdi herkes inanıyorum ki ulusal ve uluslararası yorumcular sonuçlar çıktığı zaman değerlendirmelerini buna göre yapacaklar. Yerelde bu şu kazandı demeyecekler.

25 Mart metaforu

Bunların hepsi hayal. Bu ülkenin ekonomisini sarsmak isteyenler bir yanda biz yanda. 12 yıl oldu bu kalemler aynı şeyi yazdı. Bunlar yönetemez kadrosu yok bunların bunlar battı. Biz geldiğimiz de bu ülkenin milli geliri 230 milyar dolardı. Ama şimdi 12 senede biz bunun üzerine 590 milyar dolar ilave ettik. Biz hiçbir zaman mali disiplinden taviz vermedik. İstikrar hiçbir zaman asla taviz vermediğimiz bir konu oldu. Bunlar 25 Mart diyerek bu istikrarı bu güveni sarsmanın gayreti içindeler. Köşe yazarlarından biri işte bu hafta kaos haftası olacak diyor. Belki biraz ağır olacak ama bu gerçekten bu ülkenin insanlarına karşı bir ahlaksızlıktır. Sen bu ülkenin kaosunda kendine bire hayat mı arıyorsun. Biz bu ülkemizin aşığıysak bunlar değil biz daha iyi neler yapabiliriz bunları tartışmamız lazım. 12 yıldır bunu söylediniz ve Türkiye dünya ekonomileri arasında 17. sıraya geldi. Şu anda biz G20 üyesi olduk. Bütün her şeyle karşımızda olmalarına rağmen derecelendirme kuruluşları bile belli şeyleri artık saklayamıyor. Enflasyon 30’du şu anda yüzde 8. Devletin borçlanma faizi yüzde 63’tü şu anda 10. Reel faiz yüzde 2. Utanmadan diyor ki kaçıyor para. Kaçan maçan yok tam eksine giriyor. Bugün yine Ocak ve Şubat aylarında küresel sermayeden Türkiye'ye gelip gayrimenkul alma noktasında artış var. Şimdi burası insanları ürküten bir ülke gelip bu yatırımları yapmazlar. Biz bu tür yaklaşımları ülkemizin geleceği, menfaatleri için çok çirkin görüyoruz. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar biz işimizi biliyoruz ve halkımız hiç bu tür şeylere aldırış etmesin. Bugün 25’i bir şey oldu mu? Yarın da olmayacak. Bunlar Gezi olaylarıyla da bunu yapmak istedikler kırdılar döktüler yanları o kaldı. 17 Aralık’ta başaramadılar 25 Aralık’ta başaramadılar. Şimdi de 25 Mart dediler. Millet bölünmez Türkiye yenilmez.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler