YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Başbakan Davutoğlu'ndan duygusal veda
AK Parti Merkez Yürütme Kurulu'nun (MYK) kritik toplantısı sona erdi. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıklamalarda bulundu. Davutoğlu 22 Mayıs'ta yapılacak AK Parti kongresinde aday olmayacağını söyledi.
Başbakan Davutoğlu'ndan duygusal veda
05 Mayıs 2016 / 14:10 Güncelleme: 05 Mayıs 2016 / 15:13

AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sona erdi. Genel Başkan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında, AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen toplantı, yaklaşık 40 dakika sürdü.

OLAĞANÜSTÜ KONGRE 22 MAYIS'TA

Olağanüstü kongrenin tarihi 22 Mayıs 'ta toplantısına karar verildi

Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

Aziz milletim değerli vatandaşlarım Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ve AK Parti Genel Başkanı olarak saygıyla selamlıyorum. Bir Başbakan, Dışişleri Bakanı olarak aziz milletimizin hizmetinde olmak benim için gurur vesilesi olmuştur. 28 Ağustos tarihinde kurucu Kurucu Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan görevi teslim aldım. Burada söylediğim ilkelerden geri adım atmadığımı geri dönüp baktığımda görüyorum.

20 AYLIK BAŞBAKANLIKTA 3 EŞİK

20 aylık süreç üç döneme ayrılabilir. Birinci dönem 62. Dönemdir. Karizmatik liderlerin ardından bir boşluk doğar, benim bu dönemde kendime tayin ettiğim düstur AK Parti'nin birliği ve beraberliğini muhafaza etmektir.

Benim AK Parti Genel Başkanlığı dönemimde bu partide tek bir istifa olmamış ve omurgasından bir eksilme gerçekleşmemiştir. Bu konuda bana katkıda bulunan arkadaşlarıma teşekkürü bir borç biliyorum.

İkinci hedefim suhuletle seçime götürmekti. Paralel yapı, Suriye meselesi ile ülkeyi seçime götürmem gerekiyordu. 62. Hükümetimiz suhuletle seçime götürdü. Diğer meydan okuma 6-7 Ekim terör olayları. Bu olayların üstesinden gelmek, yaraları sarmak ve tekrarlanmaması için güvenlik planlamaları yapılması.

Bu dönemde yapılan yatırımların sürmesi bir başka görevimdi. Hiçbir yatırım geride kalmamış, aksama sözkonusu olmamıştır. Ekonomimizin çerçevesi de çizilmiştir. 

"İKİNCİ DÖNEM EN KRİTİK DÖNEMDİ"

İkinci dönemimiz en kritik dönemdi. Türk demokrasi tarihi için kritik bir dönemdi. 7 Haziran-1 Kasım arası. İstikrarlı bir dönem sonrası puslu havayı seven çakallar ortaya çıkmıştı. Partimizde hüzün, ne olacak kaygısı vardı. Geriliyor muyuz kaygısı vardı. Bu binanın balkonunda 'Başınızı dik tutun, bugün AK Parti'nin yeniden bilmillah diyeceği gündür' dedim.

7 Haziran'la birlikte muhasebemizi yaptık. 'Biz bu ülkeyi bir saniye bile hükümetsiz bırakmam' demiştim. Kaos bekleyenler çelikleşmiş bir iradeyi karşılarında buldular. Meclis'te çoğunluğu olmayan geçici bir hükümetin en radikal kararları alması gereken dönemdi.

PKK, DAEŞ saldırıları kapsamlı bir savaş ilanıyla ülkemizi karşı karşıya bırakmıştı. Madem ki Türkiye'ye savaş ilan edilmiştir, ülkemizin bütün dağları, bütün vadileri, bütün şehileri terörden temizlenene kadar mücadeleye taviz vermeyeceğiz.

63. Hükümet döneminin görevi 1 Kasım seçimlerine ülkeyi suhuletle götürmekti. 1 Kasım seçimlerine suhuletle gittik. Gurur duyacağımız bir netice çıktı. Yüzde 85'lik bir katılım ve Yüzde 49,5'la gelen bir AK Parti teşkilatı. 4 yıllık bir hukuk oluşmuştu. Biz yeni dönemin çerçevesini çizmiştik. 3 aylık dönemde bütün vaatlerimizi yerine getirmenin huzuru ve onurunu yaşıyorum. Bu konuda emeği geçen bütün arkadaşlarıma teşekkürü bir borç biliyorum.

"VERDİĞİM SÖZLER YARIM KALMIŞ DEĞİLDİR"

1 Kasım öncesi 81 vilayeti dolaşarak  verdiğim hiçbir söz yarım kalmış değildir. 3 aylık reformlarımızı tamamladık, 6 aylık reformlarımızın bir kısmını tamamladık. Ancak en büyük reformumuz ve bir gün hayata geçecek sivil anayasa için kurullar oluşturduk. Uzlaşma komisyonu oluştu. Çalışmalar yaptık.

TERÖR OPERASYONLARI BAŞARIYLA YÜRÜTÜLÜYOR

2 Kasım'da aldığımız kararlarla kapsamlı operasyonlar başladı. Sur, Silopi, Derik, Varto'da birçok ilçede, bu operasyonlar büyük bir başarıyla yürütüldü, yürütülüyor. Bütün şehitlerimize rahmet diliyorum. Bu mücadelede netice alınıncaya kadar nihayete erdirilecek.

ENFLASYON DÜŞÜYOR

Türkiye her an kriz çıkabilir, ekonomik bakımdan sarsıntı olabilir denilen Türkiye sağlıklı işaretler veriyor, enflasyon düşüyor. Kimsenin ekonomimizi bozacak spekülasyona gitmemesi uyarından bulunuyorum. Kimse ekonominin iç dengeleriyle oynamaya kalkmasın. Kurdaki düşüş devam etmeli. Bütün yatırımcılara bu güven ve istikrarın devam edeceği konusunda tereddüt etmemelerini belirtiyorum.

29 Kasım'da hükümeti kurduktan hemen sonra AB zirvesi gerçekleşti ve paket gereğince, mülteci geçişi 7 binlerden 10'lu rakamlara düştü. Vize muafiyetinin adımlar atılmasıdır. AB komisyonu aldığı kararlarca önemli bir aşamaya gelmiş bulunuyor. G20 zirvesini gerçekleştirdik, İİT ve Dünya İnsani Zirvesi'ne evsahipliği yapacağız.

EMANETİN HAKKINI VERMEK İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞTIM

Güçlü Cumhurbaşkanı, Güçlü Başbakan dönemiydi. O gün 'emanetçi başbakan istemiyorum' demişti. Ben emaneti üstlendim ama hakkını vermek için gece gündüz çalıştım. Teşkilatlarda atamalarda şahsi yetkimi kullanmamışımdır. Partiler geleneğiyle yaşar. Bu dokunun sağlam kalmasını asli unsur gördüm ve sadık kaldım. Adım atmadığım vilayet kalmadı, 81 ile gittim. Bazı illere 7-8-9 kere gittim. 

22 MAYIS'TA KONGREYE GİDİYORUZ

Son MKYK'da ve MYK'da yaptığımız istişarelerde, partimizin olağanüstü kongreye gitmesi kararı aldım. 22 Mayıs'ta olağanüstü kongremizi yapacağız.

Şunu merak ediyor olabilirsiniz. Seçimleri kaybeden muhalefet liderleri, genel başkanlık koltuğunu muhafaza ederken yüzde 49 alan siz neden aday olmayı düşünmüyorsunuz? Bu haklı bir sorudur.

Benim bu kararı almamda hissettiğim bir başarısızlık duygusu ya da tarafımızca atılmış bir adımdan dolayı pişmanlık değildir. Görevimi hakkıyla yaptım. Hayat birçok şey öğretiyor.

Doktora yaparken prof olmayı istedim ama hak etmeden olmayı istemedim, hakkını vermeye çalıştım. Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık gibi görevlerin hiçbirini ben talep etmedim. Hiçbirisi için bir an dahi lobi yapma niyetinde bulunmadım. Bugün de böyle bir talebim olmadı. Kongrede mutabakat sağlandı da aday oldum.

En güçlü insan, kendisiyle barışık olan insandır. Yaptığından emin olan insandır. İnanmadığım hiçbir şeyi savunmadım hayatım boyunca, kimseyle pazarlık yapmadım.

GENEL BAŞKAN DEĞİŞİKLİĞİNİ UYGUN GÖRDÜM

Eskilerin bir sözü vardır. Yoldan çok yol arkadaşları... Ben yol arkadaşlarımın benimle olduğundan emin olmak isterim. Bu bağlamda son MKYK'da yaşananlar, parti usulleri bakımından benim için önemli olmasa da refik açıdan doğru olmadığına kanaat getirmediğim için, bütün dostlarımızla ve cumhurbaşkanıyla yaptığımız görüşmelerde refik değişmektense, genel başkan değişikliğindeki doğruluk bende hasıl oldu. MKYK ve diğer kurulların değişmesi parti içinde değişik yorumlara neden olacaktı. O yüzden kongrede aday olmayacağım..

"Nefsimi ayaklar altına alırım, bir faninin terk etmeyeceği düşünülen her makamı terk ederim ama bu ak kadroların üzülmesine izin vermem." demiştim. Bu bağlamda adım atacağım.

ERDOĞAN'LA KARDEŞLİK HUKUKUMUZ VAR

5 temel hukuku gözeteceğimi duyururum. Cumhurbaşkanıyla şahsi kardeşlik hukukumuz var. Bu dostluğu her şeyden öne aldım. Başbakan Başdanışmanı olarak da Dışişleri Bakanı'yken de her zaman bu dost hukukunu ön planda tuttum.

Cumhurbaşkanıyla son nefesime kadar vefa ilişkimi sürdüreceğim. Hiçbir kimse benim ağzımdan Cumhurbaşkanı adına hiçbir şekilde kötü bir söz duyamayacak. Onun onuru benim onurumdur. Onun ailesi benim ailemdir.

 // Ahmet. Davutoglu gonullusu
Sayın basbakanimiz AHMET DAVUTOGLU aday olmadan gidin seçime. 1 haziran husranini yaşayın ozaman ..........
05 Mayıs 2016 18:44
 // Mustafa Avcı
Rasim Duman kardeşimin duygu ve düşüncelerine aynen katılıyorum. Allah razı olsun....
05 Mayıs 2016 17:07
 // Ömer
genç subaylar değil ülke rahatsız....
05 Mayıs 2016 16:03
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler