YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bakan'dan müjdeli haber
'Davalar çok uzun sürüyor' eleştirilerine Adalet Bakanı Sadullah Ergin'den müjde geldi. Ergin, davaların temyiz süresi dahil 12-14 ay arasında biteceğini söyledi.
Bakan'dan müjdeli haber
21 Ocak 2012 / 20:35 Güncelleme: 21 Ocak 2012 / 20:40

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, 4-5 yıl süren ve bitmeyen davaların, artık tarihe karışacağını belirterek, ''Allah'ın izniyle artık bu sürecin sonunda, 12-14 ayda, temyiz süresi de dahil davalar sona erecek'' dedi.

Ergin, Yusuf Binkaya Çok Amaçlı Salonda AK Parti İl Kadın Kollarının 3. Olağan Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, AK Parti iktidarındaki 10 yıllık sürede önemli mesafe kat ettiğini söyledi.

Milli gelir ve ihracatın arttığı ülkede, insanların geleceğe güvenle bakmaya başladığını vurgulayan Bakan Ergin, Türkiye'nin ekonomik çalkantılarla boğuştuğu, milletin geleceğe ümitsizce baktığı bir dönemde, AK Partinin kurulduğunu ve 'aydınlığa açık, karanlığa kapalı' sloganıyla yola çıktıklarını ifade etti.

Ergin, bu sürede ülkede, havaalanlarından hastanelere, adalet saraylarından duble yollara, limanlara kadar çok önemli hizmetlere imza atıldığını bildirerek, Türkiye'nin 2011 yılında dünyanın en çok büyüyen ülkesi durumuna geldiğini kaydetti.

AK Partinin, gerçekleştirdiği hizmetlerin yanı sıra egemenliği millete teslim etmesinin de önemini vurgulayan Ergin, şöyle konuştu:

''AK Parti 2002'de iş başına geldiğinde, egemenliği gerçek sahibine teslim edebilmek için kolları sıvadı, var gücüyle çalıştı. Millete rağmen, vesayet uygulamaya çalışanların müdahale kanallarını tıkamaya başladı. Aziz milletimiz, 3 Kasım 2002, 2004, 2007, 2009, 2011 seçimleri ve iki referandumla kendisi için bedel ödeyen, milletinin önünü, yolun açmak için kendisini ortaya koyan bu siyasi harekete hep destek verdi, duacı oldu. O sayededir ki bugün, çocuklarımıza İnşallah sürdürülebilir bir demokrasi armağan etmenin eşiğindeyiz.

İnşallah kalıcı bir demokrasiyi bizden sonraki kuşaklara bırakabilmenin kıvancını, onurunu beraberce yaşayacağız. Bu millete kasteden, milletin iradesini askıya alan müdahale sahipleri, tuzak, komplo kuranlar, müdahale zemini oluşturmak için, milletin birbirini kırmasından hiçbir endişe duymayanlar, akan kanlardan yüreği sızlamayanlar... Hangi birini söyleyeyim. 1955, İstanbul'da 6-7 Eylül olayları, Rum azınlığa karşı yapılan saldırılar ve o halkayla devam eden olaylar sonrasında 1960 darbesi, 1971 öncesi organize edilen öğrenci hareketleri ve 1971 askeri müdahalesi. 1970 ile 1980 arasında katledilen binlerce gencimiz. Vurdurtulan, öldürtülen gençlerimiz... Bu ülkenin evlatları, canları toprağa düştü. Taksim meydanında öldürülen kişilerimiz. Kahramanmaraş'ta, Çorum'da acımasızca toprağa düşürülen canlarımız. Sivas'ta, Başbağlar'da yapılan insanlık dışı muamelelerle toprağa düşürülen insanımız. En son danıştay saldırısıyla yapılan baskınla öldürülen hakimlerimiz.

Bunun faturalarını yıkmak üzere yapılan organizasyonlar. Kime yıkılacak, milletin oylarıyla iş başına gelmiş, milletin yürekten desteklediği siyasi kadroları alaşağı edebilmek için bu ülkenin canlarına kıymaktan çekinmeyen caniler, cinayet şebekeleri, bütün bunlarla Türkiye yoluna devam edemezdi, etmemeliydi zaten. Bunun için bu ülkenin yiğit lideri, bölgemizin ve dünyanın lideri kendini ortaya koydu. Her şeyiyle bütün riski alarak bu ülkede geri döndürülemeyecek demokratik bir hukuk devletini inşa etmek için var gücüyle çalıştı. Yüreklice ortaya çıktı. Tehditlere, şantajlara boyun eğmedi ve onun sayesinde bugün demokratik hizmetlere hızla yürüyoruz. Bu yürüyüş durmayacak.'' AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler