25 Mayıs 2017 Perşembe
  • Altın144,066
  • BIST98.314
  • Dolar3,5732
  • Euro3,9941
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6194
  • İstanbul13 °C
  • Ankara4 °C
  • İzmir13 °C
  • Konya9 °C
  • Adana16 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır10 °C
  • Bursa11 °C
  • Kayseri4 °C
  • Kocaeli4 °C
  • Şanlıurfa12 °C
  • Gaziantep11 °C
  • İçel19 °C
ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bakan Zeybekci'den ilginç IŞİD benzetmesi
Bakan Zeybekci'den ilginç IŞİD benzetmesi
29 Eylül 2014 19:40
Ekonomi Bakanı Zeybekci, "IŞİD bir terörist örgüt olarak bir bakıma vücuttaki bir tümör gibi yaşayacak durumu yok. Tümörün bölgeden yok edilmesi gerek" dedi.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, IŞİD'in bir terörist örgüt olarak bir bakıma "vücuttaki bir tümör gibi" yaşaycak durumu olmadığını belirterek, "Bölge olarak, uygarlık olarak düşünülmesi gerek. Tümörün bölgeden yok edilmesi gerek" dedi.

Dünya Ekonomik Forumu'nun "Bölgesel Kalkınma için Kaynakların Ortaya Çıkarılması" temalı özel toplantısının ikinci gününde düzenlenen panelde konuşan Zeybekci, bir ülkede hammadde olsa dahi o ülkede o hammaddeyi işleyecek, taşıyacak ve dünyaya pazarlayacak kabiliyetler yoksa, bu ihtiyaçların karşılanabilmesi için başka ülkelere ihtiyaç duyulacağını söyledi.

Zeybekci, bu durumun kendiliğinden bir küme ortaya çıkardığına dikkati çekerek, bu kümenin de zaten bakıldığında kolayca görülebileceğine işaret etti. Bunun üretimle ilgili coğrafyanın, ham maddenin, iş gücünün ve yeraltı zenginliklerinin ülkeleri bir araya getirmesiyle oluşan bir birlik olduğunu anlatan Zeybekci, şöyle devam etti:

"Diğer taraftan da başka bir birlik tüketim alışkanlıkları itibarıyla birbirine benzeyen gruplar… Ya da ulaşım imkanları itibarıyla birbirlerine çok daha yakın olan birliktelikler… Bunlar da en maksimum düzeyde marjinal faydanın sağlandığı birlikler haline geliyor.

Dünya da zaten yavaş yavaş domine oluyor. Türkiye olarak dünyanın en zengin enerji kaynaklarının olduğu coğrafyanın içinde yer alan ve onun çıkış kapısında olan bir ülkeyiz. Diğer taraftan dünyanın teknoloji anlamında bilimde, sanayide en ileri topluluklarının da yanında ve içinde bir ülkeyiz. Yani AB, Asya, Ortadoğu coğrafyasının orta yerinde bir ülkeyiz."

Zeybekci, Türkiye'nin önceden ham madde ve enerji kaynakları bakımından, tüketim alışkanlıkları, tüketim ağırlığının kontrolü, bunların dağıtımı ve finans piyasaları anlamında da edilgen bir ülke olduğunu ifade etti. Türkiye'nin 2023 hedeflerini, kendilerine çok yakın bir hedef olarak gördüklerini dile getiren Zeybekçi, şunları kaydetti:

"Bunu da edilgen bir ekonomi olarak değil, etken bir ekonomi olarak tüketim pazarları anlamında inanılmaz şekilde artan, dünyada teknoloji girişiminde, bilim ve sanayide de şu anda en üst seviyelere gelmiş AB ve ABD'ye entegre bir ülke olarak 2023 hedeflerini çok yakın bir hedef olarak görüyoruz.

Edilgen bir ekonomiden etken bir ekonomiye geçmeyi de şu anda geçmekte olduğumuz bir süreç olarak görüyoruz. 10 yıllık sürecimize bakacak olursak, 35 milyar dolarlık ihracattan 158 milyar dolarlık ihracata geldik. 3 bin 500 dolarlık milli gelirden bugün 10 bin 700 dolarlık milli gelir seviyesine yükseldik.

Dünyanın 17. ve Avrupa'nın 6. büyük ekonomisi haline geldik. Dünyada tarımda 7. ve Avrupa'da 1. büyük ülke haline geldik. Turizmde dünyada kabul ettiği turist sayısı anlamında dünyanın 6. büyük ekonomisi haline geldik.

Türkiye, saydığımız bu kültür coğrafyasıyla moral ilişkilerini geliştirmek adına yaptığı gayretlerle dünyanın milli gelirine yaptığı bağışlar itibarıyla, bağışlar milli gelire kıyaslandığında dünyada 1 numarası, dünyanın, ABD ve İngiltere'den sonra en fazla bağış yapan ülkesi haline geldi.

Türkiye çok hızlı şekilde yeni bir sürece başladı. Türkiye tek başına bir ülke olarak 2008'den bu yana 6 milyon kişilik istihdam artışıyla istihdamını artırmada en üst seviyedeki bir numaralı ülke haline geldi."

"Uluslararası ticaret ve yatırımla ilgili tüm hukuk kuralları Türkiye'de geçerlidir"

Zeybekci, özel sektöre geçişte inanılmaz cesur adımlar attıklarının altını çizerek, gerek büyümede gerekse milli gelirin içindeki paya bakıldığında devletin payının oldukça düştüğünü anlattı.

Mentalite olarak ise devletin kontrol etme refleksinden tam olarak kurtulamadığını söyleyen Zeybekci, Türkiye'nin açıklık politikasıyla ilgili sıralamadaki yerini 50'nin altına indirmek için hızla çalıştıklarını ifade etti.

Zeybekci, "AB ile gümrük birliği anlaşmamızdan dolayı bir çok aşamayı geçtik. Uluslararası ticaret ve yatırımla ilgili tüm hukuk kuralları Türkiye'de geçerlidir. Dünyanın neresinde olursa olsun Türkiye'de yatırım yapan bir şirket yüzde 100 Türk şirketi gibi muamele görmektedir ve tam anlamıyla serbest ve özgürdür.

Açılımımız ve gidişatımız yüzde 100 serbestleşmeye doğrudur ancak geldiğimiz noktaya bakacak olursak yüzde 100 devlet kontrolünden gelen bir geçmişimiz olduğu için biraz zorlanıyoruz geçerken ama geçmek zorundayız ve inşallah geçeceğiz" değerlendirmesini yaptı.

"İstikrarın ilacı KOBİ'lerdir"

Zeybekci, IŞİD ve Ortadoğu'daki diğer anlaşmazlıkların, Türkiye'nin komşu ülkelerle ticaretini nasıl etkilediğine yönelik bir soruya, IŞİD krizinin 10 Haziran'da başladığını ve o tarihten bu yana Türkiye'nin Irak'a ihracatının ilk ay yüzde 30'a, sonra yüzde 46'ya indiği, bu ay ise yüzde 20'den az bir düşüş görüldüğü yanıtını verdi.

IŞİD'in bir terörist örgüt olarak bir bakıma "vücuttaki bir tümör gibi" yaşayacak durumu olmadığını dile getiren Zeybekci, bölge olarak, uygarlık olarak düşünülmesi gerektiğini, uygarlık ortadan kalmayacaksa da tümörün bölgeden yok edilmesi gerektiğine işaret etti.

Zeybekci, bu yüzden ticaret şartlarına bakılmasının önemine dikkati çekerek, "Uluslararası düzenlemeler bu bölgede birkaç ay içinde bence güvence altına alınacak. Diğer yandan Türkiye Irak, Suriye ve Ukrayna ile komşu.

Biz bunları bazı zorluklar olarak görüyoruz ama yakın zamanda her şey istikrara kavuşacak. Bölgedeki halkların çözmesi gereken sorunlar bunlar. Ben bunların aşılacağına inanıyorum" diye konuştu.

Türkiye'nin KOBİ'ler konusunda çok başarılı olduğunu vurgulayan Zeybekci, sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye'nin ihracatına baktığınızda 73 bin şirketin ihracat yaptığını görüyoruz. Bunların yaklaşık yüzde 90'ı KOBİ zaten. İhracata 100 bin dolarla başlıyorlar ve giderek zaman içinde büyük oyuncu haline geliyorlar.

Onun için bu odadaki herkese bunu rahatlıkla söyleyebilirim; istikrarın ilacı KOBİ'lerdir. Enflasyon sorunları ya da eksi büyüme oranları açısından sorunlara baktığınızda ekonomiyi büyütecek olan KOBİ'lerdir."

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler