YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bakan Eroğlu, Kılıçdaroğlu'na sert çıktı
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, ‘Gezi Parkı eylemcileri destan yazdı, onları CHP’de siyaset yapmaya çağırıyorum’ diyen Kemal Kılıçdaroğlu'na sert çıktı.
Bakan Eroğlu, Kılıçdaroğlu'na sert çıktı
11 Ağustos 2013 / 16:58 Güncelleme: 11 Ağustos 2013 / 17:03

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Ergenekon davası kararlarının ardından eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ve diğer sanıklar için verilen cezalara üzüldüklerini kaydederek, “Hiç kimse mahkemeden dolayı üzülmedim diyemez. Neticede kim olursa olsun bir insanın mahkum olmasından dolayı biz üzüntü duyarız” dedi.Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, bayramlaşma programı kapsamında dün geldiği Afyonkarahisar’da bugün programına devam ederek, Çobanlar ilçesinde vatandaşlarla bir araya geldi. İlçe meydanında gerçekleştirilen bayramlaşma töreninin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Eroğlu, Ergenekon davası ile birlikte CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Gezi Parkı eylemcileri destan yazdı, onları CHP’de siyaset yapmaya çağırıyorum’ yönündeki açıklamalarını eleştirdi.

İlk olarak Ergenekon davası kararları hakkında açıklamalarda bulunan Bakan Eroğlu, özellikle eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ başta olmak üzere, davanın sanıklarına verilen kararlara çok üzüldüklerini dile getirdi. Kararların her şeyden önce Yargıtay safhası olduğunu hatırlatan Bakan Eroğlu, şöyle konuştu: “Hiç kimse mahkemeden dolayı üzülmedim diyemez. İnsanlık duygusu var bizde. Şahsen ben üzüldüm. Ben çok üzüldüğümü söyleyeyim daha ne diyeyim, ama bu mahkeme kararı. Mahkeme kararına bir şey demek mümkün değil. Bu neticelenmiş bir şey değil. Yargıtay safhası var. Göreceğiz ama şu an mahkemenin kararını değerlendirmek mümkün değil. Yargı, yürütme ve yasama ayrı. Hakikaten bu böyle işliyor. Başbakanımız da bunu açıkça ifade etti ‘sözümün arkasındayım dedi. Ben de aynı kanaatteyim. neticede kim olursa olsun bir insanın mahkum olmasından dolayı biz üzüntü duyarız. Hele Genelkurmay Başkanlığı yapmış bir kişi için ben şahsen üzüntü duydum. Kendisi için de diğer generaller için de üzüntü duyarız. Tabii mahkeme dosyasını incelemediğim için bilmeyiz mahkemenin kararını. Ama bu ilk mahkemedir. Yargıtay safhasında ve ondan sonra değerlendirmeler yapılır.”

“Böyle bir saçmalık olamaz”

Eroğlu'na, basın mensupları, "CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Gezi Parkı eylemcileri destan yazdı, onları CHP’de siyaset yapmaya çağırıyorum’ yönündeki açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?" diye sordu. Eroğlu da bu soruya şöyle karşılık verdi: “Kemal Kılıçdaroğlu'nun destanı ancak böyledir işte. Böyle bir saçmalık olamaz. Gezi Parkı'nda dış mihrakların tesiri vardır. Bir ağaç meselesi değildir. Ben sosyal medyada 2 milyar 800 milyon ağaç dikildi dediğim zaman, diyorlar, ‘sayın bakan sen bunun ağaç meselesi olmadığını anlayamadın mı?’ Biz çok iyi anlıyoruz. Ne zaman böyle bir hadise başladı. Ne zaman İMF’ye olan borcumuz bitti ne zaman Avrupa’da kriz devam ederken Türkiye büyüme devam ediyor. İşsizlik oranları Avrupa’da artarken biz de azalmaya devam ediyor. Türkiye harp sanayin de muhteşem hamleler yapıyor, artık uzayda hakim olma Göktürk uydusu kendi helikopterleri kendi denizaltısını yapar hale gelince bu rahatsızlık verdi."
Türkiye'nin ilerlemesinin istenmediğini anlatan Eroğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "İleri gitmesin.

Çizmeyi aşmasın şeklinde bazı ülkelerin bir düşüncesi var. Ülkeyi karıştırmak, istikrarı bozmak için yapılan bir hareket. Ama tutmadı. Tutmayacak milletimizin feraseti diğer ülkeler gibi değil milletimiz feraset sahibi bir millettir. Bu tutmadı, tutmayacaktır. Millet huzur istiyor. Kaldı ki terör tam çözülmeye başladığı milli birlik ve beraberlik projesinin gerçekleşmeye başladığı günlerde böyle bir şeyin ortaya konması çok yanlış. Kemal Kılıçdaroğlu’nun destan dediği buysa yazıklar olsun. Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı doğru bir şey değil. Neticede demokrasiye karşı bir şeydir. Böyle sokak hareketleriyle hükümet alaşağı edilemez. Gücü varsa buyursun sandığa. Biz diyoruz ki tek vatan, tek millet, tek bayrak, tek devlet. Biz mitinglerde sadece şanlı bayrağımızı dalgalandırıyoruz. AK Parti bayrağı falan dalgalanmıyor. Kendisinin Hakkari’deki mitingine bir bakın bakalım. Ondan sonra destan mı değil mi karar versinler. Kılıçdaroğlu’nun bu sözünü reddediyorum. Kabul etmiyorum. Millet de kabul etmeyecektir. Önümüzdeki sandığa onları bu yüzden gömecektir.”

''Hidroelektrik santraller Türkiye'de elektriğin sigortasıdır''

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, hidroelektrik santrallere karşı yapılan muhalefeti eleştirerek, “Hidroelektrik santraller Türkiye’de elektriğin sigortasıdır, ayrıca bu santrallerin çevreyi kirlettiği yönündeki kuyruklu yalan söyleyenler Türkiye’deki enerji pastasından büyük pay alanların kandırdığı kişilerdir” dedi.

Bakan Eroğlu, Ramazan Bayramında geldiği memleketi Afyonkarahisar’da Çay ilçesinde gerçekleştirilen bayramlaşma törenine katıldı. Buradaki törenin ardından gazetecilere çevre kirliliği oluşturduğu iddiaları ile yine gündemde olan hidroelektrik santralleri hakkında açıklamalarda bulunan Bakan Eroğlu, iddiaların asılsız olduğunu, santrallerin çevre tahribatı yaptığının doğru olmadığını söyledi.

Hidroelektrik santraller ile Türkiye’nin enerji alanında önemli bir açığının kapatılacağının vurgusunu yapan Bakan Eroğlu, şöyle konuştu: "Biz enerjide dışa bağımlıyız, enerjinin yüzde 74’ünü dışarıdan alıyoruz. Dolayısı ile elektrikte dışa bağımlıyız. Bizim elektriğimizin yaklaşık yüzde 55’i doğalgaz çevrim santrallerinden sağlanıyor. Rusya ve Sudan hidroelektrik santrallerinden elektrik üretiyor ve doğalgazı bize satıyor.

Bizden 30 yıl önce bütün Avrupa ülkeleri Amerika, Kanada, Finlandiya ve Japonya gibi ülkeler hidroelektrik potansiyellerinin yüzde 80’ni yüzde, 100’nü tamamen kullanmış. Çünkü bu temiz ve yenilenebilir bir enerji kaynağı. Ama ben 2003 yılında Türkiye’de Devlet Su İşleri’nin (DSİ) başına gelince baktım ki su akıyor. Hatta yabancılar bizle dalga geçiyordu, ‘su akıyor, siz bakıyorsunuz’ diye. Neticede o zamanlar Türkiye’nin potansiyelin 185 milyar kilowatt saatken, sadece 50-60 yılda 26 milyar kilowatt saati kullanabilir hale gelmiş. Yüzde 20’si bile değil. Diğer taraftan yılda 55-60 milyar dolar enerji için döviz ödüyoruz. Bunun üzerine biz şunu yaptık dedik ki bir, DSİ hızlı bir şekilde hidroelektrik santralleri tamamlasın. İki özel sektörün potansiyelinden yararlanmak üzere, sadece suyu satmak değil tamamen suyun gücünden istifade etmek, suyu yüksekten düşürerek tribünü çevirmek ve buradan elektrik elde etmek sureti ile temiz ve yenilenebilir bir enerji elde etmek. Bu bütün dünyada teşvik ediliyor, ayrıca küresel iklim değişikliğine karşı en önemli çare.”

"Bir hidroelektrik santralin koca bir alandaki konumu bir nokta gibidir”

Türkiye’de hidroelektrik santraller ile ilgili gelişmelerin gündeme gelince enerji pastasından pay alanların çok rahatsız olduklarını anlatan Bakan Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çünkü uluslararası sermayenin Türkiye’de kurduğu termik santraller ve diğer santraller var. Enerjide payda büyük, biz bu işe hızla devam ettikçe bundan rahatsız oldular. Bir takım kurum ve kuruluşlarla basını harekete geçirdiler. Bazı sivil toplum örgütlerini kandırdılar. Peki bunlar ne diyor? ‘Dereler kuruyor’ diyorlar. Dereler kurusa, zaten yazın kuruyor. Ama bizim yaptığımız barajlarla yaz vakti bile onlara cansuyu verme imkanımız var."

Dolayısı ile derelerin kurumasına izin vermediklerini anlatan Eroğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Karadeniz’e gidip diyorlar ki, ‘tribünlerden, hidroelektrik santrallerden çıkan su zehirli sizin çay bahçelerinizi kurutacak’. Oysaki tribüne giren su tertemiz su, üstelik suyun tribünün kanatçıklarına zarar vermemesi için su tribüne gelmeden önce çakıl, kum gibi bir takım zararlı maddeler alınıyor. Dolayısı ile çıkan suda daha çok oksijen kazanmış tertemiz su olarak çıkıyor. Yani suda kimyasal madde yok. Sonra diyorlar ki, ‘efendim bu santraller çevreyi kirletiyor, ormanları yok ediyor.’ Bir hidroelektik santrali koca bir alandaki konumu bir nokta gibidir.

Dolayısı ile bizim ormanlık alanlardan hidroelektrik santral yapılması için verdiğimi alan binde bir buçuk bile değil, binde 1’dir. Halbuki taş ocakları ve madenler için daha fazla alan veriyoruz. Bunu taş ocakları ve madenlere karşı olsun diye söylemiyorum demek ki burada maksat başka. Maden ocaklarına da müsaade ediyoruz ama onlar hep ‘hidroelektrik santralleri doğayı tahrip ediyor’ diyorlar. Hidroelektrik santraller Türkiye’de elektriğin sigortasıdır. Bugün Türkiye’de her 4 ampulden biri bizim getirdiğimiz elektik ile aydınlanıyor ve yılda 15 milyar dolar daha döviz ödenmesine mani olduk. 26 milyar kilovat saati kısa zamanda 76 milyar kilowatt saate çıkardık. Türkiye bu işte” Bakan Eroğlu, Çay ilçesinin ardından bayramlaşma programına Sultandağı ve Bolvadin ilçeleriyle devam etti.

 

İHA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler