YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Aynı beste aynı nakarat
Medyada bir süredir devam eden “Sivil dikta” iddiaları Türkiye’ye Deja Vu duygusu yaşattı. Bugün iddianın bayraktarlığını yapan isimler, 20 yıl önce aynı nakaratı Turgut Özal için seslendirdi. İsimler aynı, iddialar aynı, gazeteler aynı...
Aynı beste aynı nakarat
19 Ocak 2010 / 08:52 Güncelleme: 19 Ocak 2010 / 08:52

Türkiye “Sivil diktatör” ‘dejavu’su yaşıyor. İddialar, iddia sahipleri ve yayın organları aynı.  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Aynı oyunu Menderes’e de, Turgut Özal’a da oynadılar” diye uyardığı “sivil diktatör” nakaratının Hürriyet gazetesinin 21 Ekim 1989 ve 13 Ocak 1990 tarihli sayılarının manşeti olduğu ortaya çıktı. 21 Ekim 1989’daki Hürriyet’te SHP Genel Sekreteri Deniz Baykal’ın, Özal için yaptığı “sivil diktatör” nitelemesi manşette yer alıyor. 13 Ocak 1990’daki Hürriyet’te de gazetenin Ankara Temsicisi Ertuğrul Özkök imzalı “Özal’ın tek adam olma hevesi” manşeti bulunuyor. Her iki manşetin atıldığı dönemlerde başyazar Oktay Ekşi, benzer iddiaları köşesinde sürdürüyor.

ÖZKÖK, HÜRRİYET VE BAYKAL

14 Ocak 2010... Gazete yine Hürriyet. Yazar yine Ertuğrul Özkök. Senaryo yine aynı: Sivil dikta korkusu. Hürriyet’in birinci sayfasından da anonslanan Özkök’ün “Şahsi facebookumdam portreler” başlıklı yazısında, “Son günlerdeki sivil dikta

tartışmalarını izlerken, o sahne yine gözümün önüne geldi” diyerek Ergenekon sanıklarını savunmasını yapıyor. Aynı medyada başlayan “sivil dikta” iddialarına 20 yıl önce Hürriyet’e “Özal sivil diktatör” suçlamasıyla manşet olan Deniz Baykal sahip çıktı. CHP lideri Deniz Baykal’ın Hürriyet’ten ilhamla dile getirdiği “Askeri vesayetten kurtuluyoruz diyerek sivil diktaya gidiliyor” sözleri yine Hürriyet’e haber oldu.

Hürriyet’in başyazarı Oktay Ekşi’nin 15 Ocak 2010’da yazdığı ‘Referandumun arkası’ başlıklı yazıda, şu ifadeler yer alıyordu: “Zaten son günlerde tam da bu nedenle bir “sivil darbe” yahut “sivil dikta” tartışmasıdır gidiyor. Nitekim bizzat Başbakan Tayyip Erdoğan da tartışmaya katılarak, bu konuda görüşünü soran gazeteciye, ‘Hiç kimse üzerinde baskı yok. Baskıya izin vermeyiz. Seçimle geldik. Vakti zamanı geldiğinde ve milletimiz emaneti bizden aldığında baş göz üstüne der hemen yerimize gideriz’ yanıtını verdi. Verdi de... Bizzat Yargıtay Birinci Başkanı’nın yargıya yapılan baskılara bakarak ‘Alev bacayı sardı’ dediği; ülkenin en büyük ve bağımsız medya grubunun ölüm mangası önüne dikildiği... Özgürlüklerimizin her gün daha fazla daraldığının uluslararası örgütler tarafından da ilan edildiği bir Türkiye’de yaşıyorsak, ‘sivil dikta tehlikesi yok’ mu diyeceğiz?”

50 YILLIK SENARYO AKTİF

27 Mayıs darbesi ile idam edilen Başbakan Adnan Menderes’in oğlu Aydın Menderes, bugün AK Parti için yapılan sivil dikta yakıştırmasının aynısının 27 Mayıs öncesinde darbe zeminini hazırlamak için yapıldığını söyledi. Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın torunu Prof. Emine Görsoy Naksali de “O gün ile bugün arasında bir paralellik görüyorum. Yassıada davaları sırasında ortaya bugünkü sivil dikta meselesi atılıyordu” diye konuştu.  

Vatan başlattı Baykal sürdürdü

Sivil dikta tartışmasını Hürriyet’in kardeş gazetelerinden Vatan’da yayımlanan bir röportaj başlattı. Nuray Mert’in “Demokrasi diye diye tek parti rejimine doğru koşuyoruz” sözlerini  yazı dizisine çeviren Vatan’a gelen tepkiler, Ertuğrul Özkök’e yazı malzemesi oldu. Bazı kadın köşe yazarlarının da adını veren Özkök, sivil dikta iddialarına köşesinde yer verdi. Aynı gruba ait diğer gazeteler ve köşe yazarları da sivil dikta yazıları kaleme aldı. CHP lideri Deniz Baykal da partisinin Meclis grup toplantısında, bu iddiaya dayanarak  hükümeti “sivil faşizm”le suçladı.

1989

Dosya:http://91.93.103.35/icerik/100119-121934-p1k2.jpg
 

1990

Dosya:http://91.93.103.35/icerik/100119-121946-p1k1.jpg
 

2010

Dosya:http://91.93.103.35/icerik/100119-122001-p1k3.jpg
 

 Star

Hepsi kısır...
 // ibrahim çelikoğlu
Osmanlı havası ile yüz yıllar geçiren Anadolu insanının genleride uyum sağlamış İmparatorluk huysuzluğuna kapılmış olabilir.Özal
hakkında iyi şeyler duymadık.Siyasiymiydi ?Hayır diyoruz,gerekçe yoktu.Bunlar muhafazekar dürüst siyaset yapmaları gerek.Yapıyorlarmı?Bilmiyoruz.Bildiğimiz değişen birşey yok.Bir el her tarafa ulaşıyor.Yargımı desek,mafyamı desek belli değil.Zaten diktatörlük yürüyüp gidiyor.Biri,öbüründen iyi olacağınada inanılamaz....
19 Ocak 2010 10:37
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler