YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
AYM Başkanı: Zamanlama manidar değil
AYM Başkanı Zühtü Arslan, AYM'ye Bireysel Başvuru Sisteminin Desteklenmesi Konferansı'nda toplantının amacını anlatma gereği hissetti.
AYM Başkanı: Zamanlama manidar değil
01 Mart 2016 / 11:17 Güncelleme: 01 Mart 2016 / 11:45

Can Dündar ve Erdem Gül hakkında verilen 'hak ihlali' kararının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından eleştirilen Anayasa Mahkemesi'nin başkanı Zühtü Arslan, 'AYM'ye Bireysel Başvuru Sisteminin Desteklenmesi Konferansı'nda konuşuyor.

"ZAMANLAMA MANİDAR DEĞİL"

Arslan, konuşmasının hemen başında bu toplantının çok daha önceden planlandığını belirterek, "Bu konferansın konusunun da zamanının da özel bir anlamı yok. Konu da zaman da manidar değil" dedi. Arslan'ın bu sözleri salondakiler tarafından alkışlandı.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, bireysel başvuru sistemi konferansında konuştu. Arslan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

"Konferans tarihleri aylar, yıllar önce belirlendi. Bu konferans Türkiye'nin en hayati konularından birisi.

Demokratik hukuk devletini yaşatan adalet, özgürlük, eşitlik, hoşgörü, çoğulculuk gibi değerler manzumesidir. Bu değer ülkeden ülkeye değişebilir ama özü evrenseldir.

İnsan haklarına dayanan demokratik hukuk devletinin en önemli amacı farklılıkları bir arada yaşatmaktır. Bunun da ön şartı bizim gibi düşünmeyen, bizim gibi inanmayan, kısaca ötekilerle sağlıklı bir ilişki kurabilmektir. En temel sorun, öteki ile ontolojik ilişkinin sağlıklı bir zemine oturtulabilmesidir.

Türkiye 3 milyona yakın mülteciye kapılarını ve yüreğini açarak ötekilere evsahipliği yaparak katkı vermektedir. Avrupa'da ise bu mülteciler virüs muamelesi görmektedir.

Farklılıkların birlikte yaşaması tecrübesini Osmanlı Devleti'nde de bulabiliriz. Osmanlı'da idarenin yanlış işlerinden, mahkeme kararını tanımamadan, kanuna aykırı davranışlardan dolayı zarar görenler, devlet başkanına şikayette bulunabilirdi. Bu şikayetler üzerine haksızlığı gidermeye yönelik, padişah hükümleri şikayetçiye iletilmekteydi. Böylece sosyal barışa destek sağlanmaktaydı.

Türkiye'de bireysel başvurunun kabul edilmesi çok önemli bir adımdır. Mahkememize toplam 56 bin 194 başvuru yapılmıştır. Bugün itibariyle bin 42 hak ihlali kararı verilmiştir. Bireysel başvuru Anayasa Mahkemesi'nde paradigma ekseninde değişime neden olmuştur. 3,5 yıldır verdiğimiz kararları kabaca analiz edenler bu değişimi nasıl gerçekleştiğini kolayca görebileceklerdir. 
Bireysel başvurunun kabul edilmesinin en önemli nedeni, sorunların AİHM'e taşınmadan içi hukukta halledilmesidir. Bireysel başvurunun yürürlüğe girmesiyle AİHM'e yapılan başvurular düşüşe geçmiştir. Bu da bireysel başvurunun başarıya ulaştığını ifade etmektedir. 

Anayasa Mahkemesi, derece mahkemelerinin yerine geçiyor tartışmasıdır. Bireysel başvuruda asıl olan kararlara saygı gösterilmesidir. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru ikinci niteliktedir. Bireysel başvuru diğer yargı kararlarının yeniden değerlendirildiği, bireysel mağduriyetin giderildiği hak arama yolu değildir. Süper bir temyiz imkanı sunmamaktadır. Bireysel başvuruda Anayasa Mahkemesi hak ihlalinin olup olmadığını tespit ediyor. Biz ihlal tespit ettiğimizde nasıl düzeltileceğini belirtiyoruz. Temyiz merci olarak görev yapmıyoruz. 

Bireysel başvuru kabul eden tüm mahkemeler gibi önceliklendirme politikamız var. Türkiye'de bireysel başvuruyu etkili kılan özelliği geciktirilmeden yerine getirilmesidir. Bireysel başvuruyu kabul eden bir ülkenin Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karar geciktirilmeden yerine getirilmiyorsa bu bireysel başvurunun etkinliğini olumsuz etkileyen bir unsurdur. Anayasa'nın 153. maddesinde açıkça "yasama, yürütme, yargı organlarını gerçek ve tüzel kişileri bağlar" denilmektedir. 

Diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de bireysel başvuru kararları üzerine bir takım tartışmalar yaşanmaktadır. Son tartışmalardan bağımsız olarak, söyleyeceklerim ilkesel düzeydedir. Gereksiz bir tartışma malzemesi çıkarılmasın. 

Türkiye'de tartışılan her siyasi mesele er ya da geç yargısal mesele haline dönmekte ve Anayasa Mahkemesi'ne gelmektedir. Yargıçlar kutsal varlıklar değildir. Mahkeme kararları eleştirilebilir ve eleştirmelidir de. Biz de bu nedenle her türlü eleştiriye saygı duyuyoruz ancak eleştirinin ötesinde mahkememizi talimatla karar veriyormuş gibi gösteren haber ve yorumları tamamen kınıyor ve reddediyorum. Bugün alkışlayanlar yarın lanetleyebiliyor. Bazen aynı kişiler verilen kararların bir kısmını alkışlıyor, bazı kararlar için skandal diyebiliyor. 

Ankara'da varlığımızı hatırlayanlar verdiğimiz kararlara göre hatırlıyor. Biz hep buradaydık, burada olmaya devam edeceğiz. Kınayanın kınaması da, övenin övgüsü de Anayasa Mahkemesi'ni etkilemez. Biz işimizi yapıyoruz. Bağımsız ve tarafsız bir yargı organı olarak kimsenin yanında ya da karşısında değiliz. Bizim şiarımız herkes için hukuk ve adalettir.

Bireysel başvuru anayasal hak ve özgürlüklerin korunmasında önemli bir işlev üstlenmektedir. Bireysel başvuru kuruluna hepimizin sahip çıkması gerekir. Bireysel başvurunun başarısına katkı yapan herkese şükranlarımı sunuyorum."

Anananey
 // Halil keleş
Değerli yorumcumuz, her görüşe eşit mesafede durmakla birlikte; hakaret, küfür, aşağılama vb. içeren, toplumsal hassasiyetleri zedeleyici nitelikteki yorumları yayınlayamıyoruz. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz......
02 Mart 2016 Çarşamba 01:21
kimler ne kadar baskı yaptı???!!!
 // Muhafız
Star gazetesinin haberinde 11nci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eski danışmanı Ahmet Sever aracılığıyla bu AYM üyelerine gönderdiği mektubun bu kararda etkisi olmuşmudur?,ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ve Fetö üyelerinin baskısı varmıdır?,bu kararın alınmasında?,AKP'li gözüküpde Kripto Fetö üyelerinin etkisi olmuşmudur?,bu kararın alınmasında?,bunların suçu taksirli suç değildir?,CASUSLUK suçudur ve bu suçtan yargılanmaktadırlar?,Acaba aynı dava ABD'de olsa ne olurdu?yani ABD'ye karşı casusl...
01 Mart 2016 Salı 21:28
 // yorum
Garibanlar içinde bahsettiğiniz hukuku uyguluyormusunuz.mahkemelerde insanları aşağılıyarak hakaret ederek haklarını ihlal ederek hukuktan mi bahsediyorsunuz.o insanlara sizmi emek verdiniz.delile aykırı karar vermekmi hukuk.canımızı sizmi tahsis ettiniz.kişi sevdikleriyle beraberdir....
01 Mart 2016 20:34
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler