18 Aralık 2017 Pazartesi
  • Altın155,771
  • BIST109.330
  • Dolar3,8638
  • Euro4,5501
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin5,1428
  • İstanbul8 °C
  • Ankara9 °C
  • İzmir16 °C
  • Konya7 °C
  • Adana11 °C
  • Antalya15 °C
  • Diyarbakır6 °C
  • Bursa10 °C
  • Kayseri1 °C
  • Kocaeli11 °C
  • Şanlıurfa8 °C
  • Gaziantep8 °C
  • İçel14 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Aydınlara göre TRT Kürt inandırıcı mı?
Aydınlara göre TRT Kürt inandırıcı mı?
Aydınlara göre TRT Kürt inandırıcı mı?
25 Aralık 2008 / 11:12 Güncelleme: 26 Aralık 2008 / 00:00




Mehmet Toprak/kanalahaber.com


TRT’nin 1 Ocak’ta Kürtçe yayına başlayacağı TRT 6, Kürt sorununda tarihi bir açılım sağlayacak. Böylece resmi ideolojinin bir tabusu daha yıkılmış olacak. Bugüne kadar devletin bölgeye dönük yaptığı açılımlar daha çok “araçsal” olduğu için bölge halkı nezdinde inandırıcı ve samimi bulunmadı. Ama TRT 6 devletin resmi ideolojisinin ötesinde, araçsal olmaktan beri, bölge halkının ihtiyaç ve isteklerini kaale alan bir yayın gerçekleştirme yönünde ümit veriyor. Biz de kanalahaber.com olarak farklı kesimlerden aydınlara “TRT 6(Kürt)’nın bölge halkı nezdinde inandırıcı olması için nasıl bir yayın politikasına sahip olması gerektiğini” sorduk.


Hergün farklı aydınların görüşlerini siz kanalahaber.com okurlarına sunacağız. Sizleri dosyamızın ilk bölümü ile baş başa bırakıyoruz.




 


“KÜRTÇE YAYIN BİR LÜTUF DEĞİL, HAK OLARAK GÖRÜLMELİ”


Prof. Dr. Doğu Ergil


TRT Kürt’ün inandırıcı olabilmesi için öncelikle bölge halkından insanların televizyonda program yapması lazım. Bölgeyi tanımayan, sadece resmi söylemi temsil eden insanların program yapması hiçbir şekilde ne kanalın maksadına hizmet eder, ne oradaki insanların ihtiyacını karşılar, ne de bölge halkında kendilerinin televizyonu olduğuna ilişkin bir duygunun oluşmasına neden olur. Ayrıca çok çeşitliliği ifade etmesi lazım. Kürt toplumu yekpare, aynı biçimde düşünüp, aynı zevklere sahip olan bir toplum değil. Kürt toplumundaki bu çeşitliliğin tümüne hitap edebilecek farklı programlar yapılmalı. Ne fazla siyasi, ne de fazla magazinsel olmalı. Gerçek hayatın içinden çıkan televizyon olmalı. Devletin lütfü olarak değil, bir hak olarak hizmet eden bir televizyon olmalı.


“KÜRTÇE YAYIN İDEOLOJİK DEĞİL İNSANİ BİR YAKLAŞIMLA YAPILMALI”


Sadık Yalsızuçanlar


TRT’nin çok dilli kanal kapsamında yapacağı Kürtçe yayının son derece demokratik ve sivil bir anlayışla hazırlandığına ilişkin bir takım bilgi ve duyumlar var. Zaten böyle olması gerektiğini düşünüyorum. Kürt dilinde yüzyıllar içinde oluşmuş ciddi bir edebiyat, sanat ve irfan birikimi var. Bu birikimler aktarılmalı. Ayrıca Kürtlerin toplumsal ve kültürel yaşamlarını konu alan çeşitli belgesellerin ve kuşak programlarının yapılması lazım. Bunların da ideolojik bir yaklaşımla değil, son derece analitik ve insani bir yaklaşımla yapılması gerekiyor. Ben bu yönde ciddi bir yayının yapılacağına ilişkin bir umut besliyorum.


“DEVLETİN RESMİ GÖRÜŞÜNE UYMAYAN GÖRÜŞLER DE AÇIKÇA TARTIŞILABİLMELİ”


Alper Tan


Bu konuda TRT, öncelikle Kürtçe yayın yapan ve çok izlenen kanalların özelliklerini iyi analiz etmeli. Bu analizi TRT memurlarına değil bağımsız akademisyenler, yayıncılar ve uzmanlara yaptırmalı. Soğuk savaş döneminin resmi yayın organı anlayışını tamamen terk edip, küçülen dünyanın, küçülme sebeplerinin ulaşım ve iletişim olduğu gerçeğinin ışığında hareketi tercih etmelidir.

Unutmayalım ki sizin belli bir görüşünüz olsa ve bunu vermeye çalışsanız da bunu almasını beklediklerinizin de haber almak için başka imkân ve kabiliyetleri var. O sebeple TRT'nin Kürtçe yayınları resmi görüşün empoze edildiği bir organa dönüşürse yazık olur. Kendimiz çalıp, kendimiz oynarız. Dünya da bize güler. Kürtçe haber de olmalı, Kürtçe dizi de, Kürtçe belgesel ve sinema da olmalı. Bu konuda bir kompleks yaşamanın gereği yok. Bu kanal özgür düşüncenin sesi olabilmelidir. Hatta devletin resmi görüşüne uymayan görüşler de açıkça tartışılabilmeli, Kürtçe yayınları takip edenler açısından bir çekim alanı oluşturmalıdır. Bu yayın diğer işlerin yanında kenardan yürütülen maksat "Kürtçe yayın olsun" türünden bir iş gibi kesinlikle düşünülmemelidir.

Bakınız şu konuda iyi anlaşalım. Biz gizlesek ve söylemesek bile birileri o gerçeği bulacak ve söyleyecek. Biz  sadece gerçeği gizlemek ve halk nazarında güven kaybetmekle kalmış olacağız.

TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin bu göreve yayıncılık mesleğinden gelmedi ama, cesur ve TRT'de çığır açan bir yayıncı olma yolunda hızla ilerliyor. O sebeple TRT'nin Kürtçe yayınlarının mantıklı ve başarılı olacağına inanıyorum.


“ANADOLU BİR ANA GİBİDİR. BU ANA BATI İLLERİNDE TÜRKÇE, DOĞU İLLERİNDE İSE KÜRTÇE KONUŞUR”


Recep İhsan Eliaçık


Öncelikle TRT’nin böyle bir girişimde bulunmasını tebrik etmek gerekir. Ben de yürekten destekliyorum. Tabi burada karşılaşacağımız ilk sorun böyle bir yayın politik bir manevra için mi, benimsenerek mi, içtenlikle mi yapıyor? Kısaca bunun samimi olup-olmadığını nasıl anlayacağız? Devlet, Kürtçe’yi, Türkçe’den farklı görmemeli. Türkçe’ye karşı devlet hangi hisleri besliyorsa, Kürtçe’ye karşı da aynı hisleri beslemesi gerekir. Çünkü Türkler, Kürtler ve diğer etnik unsurlar Anadolu’da şu anda yaşayan milletin, -Mehmet Akif’in tabiriyle- efradıdır yani milletin fertleridir. Akif’in tabiriyle millet, bir cephe ve sine olmak durumundadır. Bu sinenin içerisinde bütün etnik unsurlar var. Bunlar arasında bir fark gözetilmemesi gerekir. Ama burada sorun çıkmasın diye, isyanlar olmasın diye “elma şekeri” verir gibi Kürtçe’nin lütfedilmemesi gerekir. Aksine kendi konuştuğumuz Türkçe neyse, milletimizin içinde bulunan Kürt fertlerinin de anadilleri aynıdır. Onlara da aynı gözle bakılmalıdır. Bunlar arasında herhangi bir “asıl” veya “fasıl” ayırımı yapılmamalıdır. Anadolu’da konuşulan bütün diller asıl dildir. Anadolu bir ana gibidir. Fakat bu ana batı illerinde Türkçe, doğu illerinde ise Kürtçe konuşmaktadır. Annemiz aynıdır. Böyle görülmesi gerekir. Bu samimi ve içten yaklaşım inandırıcı olabilir. Aksi halde bu politik bir manevra olarak algılanır.


“KÜRTLER’DEKİ FARKLI UNSURLAR DA KENDİLERİNİ İFADE EDEBİLMELİ”


Prof. Dr. M. Hayri Kırbaşoğlu


TRT inandırıcı olmak için ne yapması gerekiyorsa TRT Kürt de aynı şeyleri yapmalı. Bunların ilki devlet kendi resmi ideolojisini dillendirmekten, dayatmaktan vazgeçmeli. Devlet, bütün vatandaşlarına eşit mesafede durduğunu ve vatandaşları arasında ayırım gözetmediğini göstermeli. Bütün ideolojilerden soyutlanarak nötr bir devlet olması lazım. Bunu yaptığı takdirde, Kürt’üyle, Türk’üyle, Çerkez’iyle, Alevi’siyle, Sünni’siyle herkesin bu devlete dört elle sarılacağı kanaatindeyim. Çünkü şu anda devletin rezerv koyduğu İslami kesim, Kürtler ve sol kesimlerin devlete bu kadar mesafeli durmasının sebebi devletin, kendilerinin dünya görüşüne yan bakmasından kaynaklanıyor. Devlet bu tavrını değiştirdiği anda arada çok ciddi bir sıcaklık, bir muhabbet oluşacağı kanaatindeyim. Bu programın hazırlanmasında bölge insanlarının taleplerinin nazar itibara alınması gerekir. Güneydoğu’da yani kendilerini Kürt olarak kabul eden, Kürtçe konuşan ve bu kültürü yaşamak istediğini söyleyen insanlar homojen bir yapı değil. Bunların içerisinde Zazası, Kırmancı gibi farklı lehçeler olduğu gibi, dünya görüşü itibariyle de sol, İslami kesim, Alevi-Sünni gibi farklılıklar göstermekte. Yani Türkler’deki farklılık Kürtler’de de var. Bu farklılıkları göz önünde bulunduran bir yayın politikası izlenmesi lazım. Her ideolojik ve kültürel alt kesimlerin taleplerini de bu yayın politikasında nazar-ı itibara alması gerekir. TRT Kürt bu hayati noktalara uygun yayın yaparsa başaralı olacağına inanıyorum.


"TRT KÜRT DOSYASI" 2. BÖLÜM İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ


kanalahaber.com

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler