YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Aydınlar Kürtçe TRT’yi inandırıcı buluyor mu?
Aydınlar Kürtçe TRT’yi inandırıcı buluyor mu?
Aydınlar Kürtçe TRT’yi inandırıcı buluyor mu?
30 Aralık 2008 / 09:12 Güncelleme: 00 0000 / 00:00



Mehmet Toprak/kanalahaber.com



TRT’nin Kürtçe kanalı TRT 6’nın bölge halkı nezdinde inandırıcı bulunabilmesi için izlemesi gerek yayın politikasını aydınlar tartışmaya devam ediyor. Dosyamızın 4. bölümünü sunuyoruz.



“TRT 6 SİYASİ ARGÜMANLARIN ALETİ OLURSA KAYBEDER”


Altan Tan


Bu yeni Kürtçe televizyonun gerekli desteği bulabilmesi için tarafsız, demokrat, liberal bir çizgide olması lazım. Eğer bu çizgide devam edemezse tabiî ki bir müddet sonra resmi ideolojinin veya bugüne kadar sürdürülen politikaların Kürtçe devamı şeklinde algılanacaktır. Bu da başlangıçtan itibaren desteğin azalması ve bir müddet sonra da bu televizyonun işlevsiz hale gelmesi sonucunu doğuracaktır. Onun için başlangıçtan itibaren Kürt dili, kültürü, tarihi, folkloru, müziği, belgeseli ile ilgili çok objektif yayınların yapılması lazım. Mümkün olduğu kadar günlük politikadan ve siyasi polemiklerden uzak durulması lazım diye düşünüyorum.


Bütün kamuoyunda bir endişe var. Bu kanalın nasıl bir yayın politikası izleyeceği ile ilgili bir endişedir bu. Gerçekten samimi, dürüst, düzgün demokrat bir kanal mı olacaktır yoksa belli politikaların ve siyasi argümanların aleti mi olacaktır. Bu endişeyi de doğal karşılamak lazım. Çünkü bugüne kadar siyasetin bulaştığı bütün işlerde bu tür endişeler menfi sonuçlar doğurmuştur. Zamanla kanal rüştünü ispat eder doğru yolda ilerlerse destekler artacaktır. Endişe ile bakan veya temkinli yaklaşan bütün çevreler destek sunmaya başlayacaklardır. Ama şu anki endişelerini de haklı olarak görmek lazım. 1991’de Süleyman Demirel ve Erdal İnönü “Kürt kimliği”ni tanıyoruz demişlerdir. Ama arkasından 4 bin tane faili meçhul cinayet olmuştur. 3 bin tane köy boşaltılmıştır. Bugüne kadar söylenen tüm güzel sözlerden ve iyi niyetli yaklaşımlardan sonra çok daha olumsuz şeyler olmuştur. Mesut Yılmaz, Diyarbakır’da Avrupa Birliği’nin yolu Diyarbakır’dan geçer demiştir. Ama bu yol bir türlü Diyarbakır’dan geçmedi. Yani Avrupa Birliği treni Diyarbakır istasyonuna gelememiştir. Bu işin çaresi doğru işler yapmak, doğru iş yaptıkça destek artacaktır. Polemikler bitecektir.



“TRT 6 DEVRİM NİTELİĞİNDE BİR ÖNEME SAHİPTİR”


Mehmet Metiner


TRT bünyesinde Kürtçe yayına geçilmiş olması, geçmişin inkâr ve asimilasyona dönük politikaların terk edildiği anlamına geliyor. Bu açılım devrim niteliğinde bir öneme sahiptir. Ben bunu bir milat kabul ediyorum. Türkiye Kürtlerinin de, bölge halkının da böyle okumasını diliyorum. Bölge halkı nezdinde inandırıcı olabilmesi için devletin o bildiğimiz resmi tezlerini yineleyen bir yayın anlayışından uzak durması gerekiyor. Devletin hassasiyetleriyle, toplumun hassasiyetlerini ortaklaştıran, tarafsız bir dil üretmesi gerekiyor. Yoksa devletin Kürtleri Türkleştirmek istediği biçiminde anlaşılır ki bu yayın teşebbüsü sonuçsuz kalabilir. Çok önemli bir açılım olmasına rağmen karşı propagandalarla boşa çıkartılabilir. Sonuçta tabiî ki devletin bir televizyonu, devletin bir dili var, devletin hassasiyetleri var. Ama sonuçta televizyon bir iletişim aracıdır. Tarafsızlığına gölge düşürmeyen, herkesi kucaklayan, herkesi kendinden bilen, farklılıkları bir zenginlik unsuru olarak kabul eden bir yayın anlayışına sahip olursa ben bölge halkı nezdinde inandırıcı olabileceğine inanıyorum. Sadece bölge halkı değil, Kuzey Irak’ta, İran’da yani Kürtlerin yaşadığı diğer ülkelerde de Kürtçe televizyonun önemli bir örneklik oluşturacağına inanıyorum.



 


“TRT 6’NIN ŞANSI ÇOK YÜKSEK.


ÇÜNKÜ UYDUDAN YAPAN KÜRT KANALLARI ÇOK SIKICI”


Turgay Oğur


Televizyon doğası itibariyle bütün insanları eşitleyen bir araçtır. Çünkü bir gecekondu ya da malikaneye de aynı yayın girer. O nedenle televizyonun kendisine ait bir mucizesi vardır. Bu Kürt kanalı eşitliği daha da eşitleyecek. Çünkü bugüne kadar Türk filmlerini Türkçe izleyen Kürtler bundan sonra kendi anadillerinde izleyecekler. Yapılan espriler, duygusal konuşmalar daha fazla onların kalplerine işleyecek. O nedenle bu kanalın çok çok iyi olacağını düşünüyorum. Bir sürü sorunları olacaktır. Bu kanlı şimdiden takip edecek, en az kalan çalışanları kadar teşkilatlanan başka kurumlar olduğuna eminim. Onların tacizleri olacaktır. Umarım kanal yöneticilerinin özgüveni yüksek olur. Diğer kurumlardan gelecek tacizlere fazla pabuç bırakmazlar. İlk planda netameli konulara girmemesi, daha çok eğlence ağırlıklı bir kanal olması bence de doğru bir karar. Çünkü resmi devlet ağzı ile konuşulmasındansa hiç bu konulara girilmemesi daha iyi. Çünkü en ufak bir resmi ideoloji söylemi sezilirse kanal Kürtleri kaybeder. Halbuki TRT 6’nın şansı çok yüksek. Çünkü uydudan yapan Kürt kanalları çok sıkıcı. Kürtlerin eğlence, estetik anlayışını karşılamaktan çok uzak. O nedenle iyi bir kanal olursa gerçekten rakibinin olmayacağını düşünüyorum. Çıkıp da orda sürekli hayvan belgeselleri, teröristlerin halkı nasıl kandırdığı ile ilgili programlar olursa Kürtler nezdinde hiçbir kıymeti olmaz.


Farklı Kürt sanatçılarına Kürtçe TRT’den teklif götürüldüğünde “devlet” televizyonu denilerek reddedildi. Bu tutumu nasıl değerlendiriyorsunuz?


Suyun önüne bir bent kuramazsanız, çünkü yıkar geçer. Bu şu anda bir devlet televizyonu. Sanatçılar tehditler alıyor. Ama bir kişi kanalda yayına başlarsa ve iyi şeyler ortaya çıkarsa bu tehditler de, bu tür önyargılar da sonuçsuz kalacaktır.


“YURTSEVERLİK VE KARDEŞLİK İLKELERİ ESAS ALINARAK YAYIN YAPILMALI”


Prof. Dr. İlhami Güler


Türk olup da Kürtçe öğrenmiş olan insanlarla yapılacak bir iş değil. Kürtçe TRT’nin inandırıcı olabilmesi için Kürtlerin özne olarak bu kanala sahip çıkması lazım. Yurtseverlik ve kardeşlik ilkeleri esas alınarak bu olaya yaklaşılmalı. O bölgeye yönelecek olan yayın asimilasyon politikaları içermemeli. İnsanların bir arada yaşamasının en önemli zemini yurtseverliktir. O bölgenin spesifik sorunlarını dile getiren, çözüme dönük programlar yapmalı. Türklerden farklı Kürtlere has kültürel programlar yapılmalı.


“KÜRTLERİN BU ÜLKEDE BİR TEHLİKE DEĞİL,


BU ÜLKENİN YURTTAŞLARI OLDUĞU İMAJINI VERMELİ”


Sertaç Bucak


Böyle bir yayının olması önemlidir. Çünkü her ne kadar Kürt dili, Kürtlerin varlığı, Kürtlerle ilgili şeyler bu ülkede resmi olarak kayıtlarda değilse bile böylesi bir yayının yapılması önemlidir. Devlet bu açılımıyla bu ülkede bu dili konuşan insanların varlığını bir şekilde kabul etmekte. Bu anlamda ben bu yayını olumlu buluyorum. Bence bu yayının bölge halkı tarafından benimsenmesi için böylesi bir yayının Kürt diline, kültürüne hizmet etmesi gerekir. Orada kullanılacak Kürtçe’nin niteliği çok önemlidir. Kürt kültürü ile ilgili çok yayın yapılması gerektiğine inanıyorum. Bu alanda Kürt kültürüne geçmişten bugüne kadar katkıda bulunan insanların ortaya çıkarılması ve Kürt müziği alanında çalışmalar yapan insanların türküleriyle hiçbir sansüre uğramadan bugüne kadar o türküleri nasıl söyledilerse aynı şekilde bu kanalda da söyleyebilmelidirler. Bu tarz bir kanalın Türkiye’de yumuşamaya, şu ana kadar varlığı reddedilen bir halkın tanınmasına yol açabilecek nitelikte bir yayın olmalıdır. Yani Kürtlerin bu ülkede bir tehlike değil, bu ülkenin yurttaşları olduğu imajını vermelidir. Geçmiş dönemlerde yapılan yayın ve siyasetlerden dolayı insanlar Kürtler’den korkuyorlardı. Bu yayınların bölge halkı tarafından takip edilebilmesi için bölge insanının sorunlarına da değinmesi, kültürel, tarihsel, sosyal ve siyasal boyutlarına da değinmesi gerekir. Bu yayının sansür ve yasaklardan arındırılmış olması gerekiyor. Yayına müdahale edilmemesi gerekir. Ancak bu şekilde bölge halkının güvenini kazanabilir.


“DEVLET KÜRT SORUNUNA ÇEKİNGEN YAKLAŞTIĞI SÜRECE


BU GİRİŞİMDEN BİR SONUÇ ALINAMAZ”


Prof. Dr. Fikret Başkaya


Daha önce Kürtçe bir kurs açılması söz konusu olmuştu. O zaman da ona büyük ümitler bağlanmıştı. Ama bu girişim fiyasko ile sonuçlandı. Soru yanlış sorulmuştu. “Kürtler, Kürtçe’yi para verip kursa giderek öğrenecek” bu yaklaşım Kürtlerle alay etmek anlamına geliyordu. Tabi Kürtçe televizyon bu dil kursları açılımından daha önemli görülüyor. Devlet katındaki bu çekingenlik devam ettiği sürece bu girişimden beklenilen sonucun alınabileceği düşüncesinde değilim. Peşin hüküm vermek mümkün değil. Devletin Kürt sorununa yaklaşımında son zamanlarda genel bir aşınma söz konusu olsa da çok ciddi bir değişikliğe uğramadı. Her zaman bir zabıta, bölgesel az gelişmişlik sorunu olarak gördüler. Sorunları adıyla çağırmadığınız zaman ona yönelik çözüm önerilerinizin de fazla bir kıymeti harbiyesi olması mümkün değil. Bu girişim çok büyük bir hayal kırıklığı ile sonuçlanabilir. Öncelikle Kürt sorununa dair hatalarından dolayı devlet özür dilemeli. Sorunlara dönük açılımlarda bulunmadan önce devlet içinde genel bir tavır oluşturulmalı. Mesela “biz 80 yıl boyunca bu hususta hata yaptık, bu hatalarımızın farkına vardık. Bundan geri dönüyoruz” şeklinde inandırıcı bir çıkış lazım.


"TRT KÜRT DOSYASI" 1. BÖLÜM İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ


"TRT KÜRT DOSYASI" 2. BÖLÜM İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ


"TRT KÜRT DOSYASI" 3. BÖLÜM İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ


kanalahaber.com

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler