YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ayakta yolcu olmayız
'Gençlik Otobüsü'nü Avrupa'ya uğurlayan Başmüzakereci Eğemen Bağış, 'Türkiye, AB otobüsünde ayakta giden yolcu olmayı asla kabul etmez.' dedi.
Ayakta yolcu olmayız
05 Ağustos 2011 / 16:44 Güncelleme: 05 Ağustos 2011 / 16:52

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'nin AB otobüsünde ayakta giden yolcu olmayı asla kabul edemeyeceğini belirterek, ''Biz istediğimiz anda 'müsait yerde inelim' demeyi de biliriz'' dedi.

Bağış, Avrupa Birliği Bakanlığının da desteğiyle ''2011 Avrupa Gönüllülük Yılı'' çerçevesinde gerçekleştirilen ''Gençlik Otobüsü Avrupa Yolunda'' etkinliğine katılan 53 gönüllü genci, Avrupa Birliği Bakanlığı Ortaköy Ofisi'nden uğurladı.

Bakan Bağış, uğurlama töreninde yaptığı konuşmada, bu yılın ''Avrupa Gönüllülük Yılı'' olduğunu hatırlatarak, bu gençlerin de Türkiye'nin Avrupa'da kimliğini gönüllük esasına dayalı bir proje ile ortaya koyduklarını ve Türkiye'nin aslında Avrupa'nın vazgeçilmez bir parçası olduğunu, Avrupa'nın farklı şehirlerini ziyaret ederek anlatmak için bir yolculuğa çıkacaklarını kaydetti.

Gönüllü gençlerin ilk duraklarının Yunanistan'ın Selanik şehri olduğunu belirten Bağış, ''Belki de bizim özgürlüğümüzün ilk tohumlarının atıldığı yerlerden bir tanesi ve ziyaret edecekleri çok anlamlı bir yer var, Atatürk'ün doğduğu ev. Cumhuriyet tarihinde Atatürk'ün doğduğu evi ziyaret eden ilk başbakan, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır. Diğerleri nutuk atmışlardır, ama Selanik'e kadar gidip, zahmet edip oraya kadar gitmemişlerdir. Sayın Başbakanımızın kendisine eşlik eden bir çalışma arkadaşı olarak gerçekten ben de orada çok duygulanmıştım'' dedi.

Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Atatürk'ün ailesinin kendi değerlerine olan bağlılığını bu evde hissedeceksiniz. Başucundaki Kur'an-ı Kerim'den duvarlardaki yazmalara kadar gerçekten bu ülkenin mayasında dostluğun, kardeşliğin, dayanışmanın, paylaşmanın ne kadar anlamlı olduğunu siz de orada göreceksiniz. Atatürk'ün evini böyle bir ramazan gününde ziyaret ediyor olmanız da bence çok çok anlamlı. Ben bu yüzden de buradan başlıyor olmanızı çok önemsiyorum.''

Bağış, gençlerin çıktıkları bu yolculuğun, Türkiye'nin muasır medeniyet yolculuğunun ta kendisi olduğunu vurguladı.


-11 ÜLKE İLE TÜRKİYE ARASINDA KÖPRÜ KURULACAK-


Gönüllülerin rotaları üzerindeki 11 ülke ile Türkiye arasında köprü kuracaklarını bildiğini dile getiren Bağış, şunları kaydetti:

''Her biriniz birer Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi gibi gittiğiniz ülkelerde ülkemizi, kültürümüzü, insanımızın hoşgörüsünü, şurada, Ortaköy'de asırlardır yaşanan bu muhabbeti oralarda anlatacaksınız. Buradan 50 metre yürürsek bir camiye ulaşabiliriz, 60 metre yürüsek bir sinagoga ulaşabiliriz, 40 metre yürürsek bir kiliseye ulaşabiliriz. Bu ruhani temizlik imkanlarının dışında tam karşımızda Mimar Sinan'ın kendi elleriyle yaptığı bir hamam vardır. Orada da bedensel temizlik imkanı vardır. Ben burada ağırladığım Avrupalılara da onu söylüyorum. İşte biz bunu 700 yıldır birlikte yaşatıyoruz. Burada farklı kültürler, inançlar, medeniyetler birlikte insanlığa huzur veriyor. Bugün Avrupa'nın pençesine düştüğü ırkçılık, aşırı milliyetçilik, faşistliğe varan zihniyetten kurtulmasının çaresi Ortaköy ruhunun Avrupa'yı kapsamasıdır. Onun için gideceğiniz yerlere bu Ortaköy ruhunu götürün. Avrupa'nın şu anda en çok ihtiyaç duyduğu konulardan bir tanesi bu.''

Bir düşünürün ''Dünyada hiçbir yol, kalp ile beyin arasındaki kadar uzak değildir'' sözünü gençlere hatırlatan Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Avrupa'nın kendi kalbiyle beyni arasındaki o yolculuğu hızlandırmak için de sizlere bir iki görev düşüyor. Bugün AB ile Türkiye arasındaki fiziksel mesafe de AB'nin Türkiye'ye bakışındaki mesafe kadar uzak değildir. Otobüsle kat ettiğiniz fiziksel mesafelerle birlikte, AB'nin Türkiye'ye bakışındaki bu önemli mesafeyi de inşallah sizler kısaltacaksınız ve ön yargıların kırılması için çok önemli bir görevi yerine getireceksiniz. Bu işi gönüllü olarak yapıyor olmanız, samimiyetle, gönülden bu yolculuğa çıkıyor olmanız, inanıyorum ki sizin kat ettiğiniz mesafeyi daha da büyütecek ve Türkiye'nin AB reform sürecinde önemli katkıları olacaktır. Rahmetli Özal, AB için 'AB süreci Türkiye için uzun, ince bir yoldur' demişti, Aşık Veysel'den esinlenerek. Bu uzun, ince yol sizlerin bu heyecanıyla inanın giderek kısalıyor.''


-''REFORMLARI AVRUPA İÇİN YAPMIYORUZ''-


Hedefe yaklaştıkça, tünelin ucundaki ışığı gördükçe birilerinin bundan rahatsız olduğunu, bunun da gayet doğal olduğunu anlatan Bağış, Türkiye'nin, tıpkı bu gönüllü gençler gibi, bu yolculuğu sorunsuz bir şekilde tamamlama kararlılığını gördükçe birilerinin o yola yeni engeller koymaya, yolda tümsekler açmanın gayreti içine girmeye devam edeceklerini söyledi.

O tümsekleri de engelleri de gençlerle birlikte aşacaklarını belirten Bağış, şunları kaydetti:

''Çünkü AB'nin yeni elçileri olarak sizler, bu engelleri anlamsız hale getireceksiniz. Biz hükümet olarak reformları gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Reformları Avrupa için yapmıyoruz. Reformları Türkiye'nin daha çağdaş, daha yaşanabilir, daha zengin, daha saygın ve daha şeffaf bir ülke olabilmesi için yapıyoruz. Bu ülkede farklı siyasi görüşleri, etnik kökenleri, inançları, yaklaşımları olan herkesi artık zenginlik olarak görebiliyoruz. Bizim kendi değerlerimizde 'İnsanı yücelt ki devlet yücelsin' anlayışı vardır. AB'de de her şeyin başı bireysel özgürlüklerdir, bireysel haklardır, bireysel hukuktur. Biz AB yolunda ilerlerken bir yandan da aslında kendi özümüze dönüyoruz. AB'nin otobüsü artık arıza vermeye başladı. Ekonomik olarak düştü, görüyoruz. Nüfus yaşlanıyor. AB'de ciddi birtakım umutsuzluklar başladı. Birtakım aşırı uçlar gerçekten toplumu zehirlemeye başladı. Ama hamdolsun Türkiye, sizin seyahat yapacağınız otobüs gibi modern, çağdaş ve geleceğe umutla bakan bir ülke.''


-AB YOLCULUKTA GERİ KALMAK İSTEMİYORSA-


AB'nin bu yolculukta geride kalmak istemiyorsa, Türkiye'nin otobüsünü de kendi filosuna katmak zorunda olduğunu belirten Bağış, AB'nin ''overbooking'' yapıp fazla bilet kesip birtakım sıkıntılara girmiş olabileceğini, fakat bunun bedelini Türkiye'nin ödemeyeceğini, bunu da AB'nin bilmesi gerektiğini anlattı.

Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Türkiye, AB otobüsünde ayakta giden yolcu olmayı asla kabul etmez. Biz istediğimiz anda 'Müsait yerde inelim' demeyi de biliriz. Bugün AB içerisinde halen bazı ülkeler yanlış biletle yanlış koltuğa oturmuş durumdalar. Artık AB'nin de bunun farkına varmasının vakti gelmiştir. Otobüste kaçak yolcu olduğunun farkına varmasının vakti gelmiştir. Bunun sonucuna AB kendi katlanıyor, ama bunun neticesinde yarı yolda kalma riskiyle de baş başa kalıyor. Bu yüzden Avrupa'nın iyi derecede eğitim almış, genç, dinamik Türk nüfusuna, Türk dinamizmine, enerjisine ihtiyacı var. Onun için sizlerle kolilerle fındık gönderiyoruz. Gittiğiniz yerlerde dağıtın, Avrupa'nın bu enerjiye de ihtiyacı var. Türkiye'nin Karadeniz bölgesinin gerçekten büyük enerji kaynağı olan bu besinini oralarda sizler aracılığıyla dağıtarak, Avrupa'nın enerjisine de katkıda bulunmaya çalışacağız. Bu yüzden Türkiye'nin en büyük enerji kaynağı olarak gördüğümüz siz gençlerle gurur duyuyoruz. Gerçekten çok anlamlı bir seyahate çıkıyorsunuz.

Dün uzman arkadaşların sizlere tam gün verdiği AB eğitiminin de bu seyahatte size çok faydalı olacağına, karşınıza gelecek birtakım sorulara çok daha bilinçli cevap verebilmek için sizleri hazırladığımıza inanıyorum. Siz yüreğinin gücünün farkında olan heyecanlı, cesaretli, sorgulayan, eleştiren ve dertli gençlerimiz olarak çıktığımız bu yolda Türkiye'nin birer büyükelçisi olarak çok önemli bir görevi yerine getireceksiniz. Türkiye'nin daha uygar, daha müreffeh, daha çağdaş bir ülke olması için reform sürecine çok önemli katkılarda bulunacaksınız.''

Gönüllü gençlerle fotoğraf çektiren Bağış'a gençler, Trabzonspor'un atkısı hediye etti. Bağış da Avrupa yolculuğuna çıkan gönüllü gençlerin yer aldığı otobüsün arkasından su döktü.


-GENELKURMAY BAŞKANLIĞININ MSB'YE BAĞLANMASI ÖNERİSİ-


Bir gazetecinin ''Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın, Genelkurmay'ın Milli Savunma Bakanlığına bağlanması ile ilgili açıklaması hakkında ne düşünüyorsunuz '' sorusun üzerine Bakan Bağış, şöyle cevap verdi:

''AB standartlarına bakın. AB üyesi ülkelerde bu işler nasılmış, onu bir incelemek lazım. Oralarda nasılsa Türkiye'nin de öyle olması lazım. Mademki ulusal bir hedefimiz var. Şu aşamada biliyorsunuz, Başbakanımızın bir çağrısı var: 'Bütün muhalefet partilerimiz, bütün sivil toplum kuruluşlarımızın Anayasa konusunda iddiası, fikri, düşüncesi olan herkes önerilerini hazırlasın. Biz herkesi dinlemeye hazırız.'

Bütün bu öneriler gelir, biz içerisinde hangi kurum nereye bağlanacakmış, bireysel özgürlüklerin sınırları ne kadar genişletebilecekmiş, Türkiye'de devletin bütün vatandaşlarını kucaklaması için neler yapmamız gerekiyormuş, bütün bunları değerlendirelim ve Türkiye'ye yakışır, 21. yüzyılın Türkiyesine, çağdaş Türkiye'ye yakışır, güçlü, ekonomik olarak dünyanın iddialı ülkelerinden biri olan ve dünyanın en güçlü 10 ülkesinden biri olma konusunu 2023 vizyonuyla el ele vermiş bir anayasayı hep beraber hazırlayalım.'' AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler