YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Atatürk'ün soyağacı yayımlandı
85 yıldır ortada görülmeyen ve Atatürk’ün akrabalarından Ahmet Esmen’in elinde bulunan bu soyağacı, NTV Tarih tarafından yayımlandı.
Atatürk'ün soyağacı yayımlandı
02 Kasım 2009 / 13:16 Güncelleme: 02 Kasım 2009 / 13:16

Soyağacı, başta Rıza Nur olmak üzere pek çok kişi tarafından Atatürk hakkında öne sürülen iddiaların niçin ciddiye alınmaması gerektiğini bir kez daha seriyor gözler önüne.

Mustafa Kemal’in ailesi hakkında öteden beri, neredeyse tamamı dedikodu niteliğinde olan ve itibarını zedelemeyi amaçlayan söylentiler ortaya atılmıştır. Mustafa Kemal’in, 1924 yılında Bayındırlık Bakanı olan kuzeni Süleyman Sırrı Bey ile birlikte hazırladığı soyağacı, bütün bu iddialara cevap niteliği de taşıyor.

Türkiye’de öteden beri Atatürk’le uğraşmanın en ucuz yollarından birisi, ailesi ile ilgili iddialar ortaya atmaktır. Bunlardan en ünlüsü ise Sağlık ve Eğitim Bakanlığı da yapan Dr. Rıza Nur tarafından ‘Hatıratım’da dile getirilmiştir. Cumhuriyet dönemi çalışan tarihçiler doğal olarak gülüp geçmişlerdir bu türden iddialara ama Atatürk’ü yıpratmayı yahut ismini zedelemeyi amaçlayanlar da bundan bir türlü vazgeçmemişlerdir.

İşte NTV Tarih Dergisi’nin Kasım sayısında ilk kez yayımlanan Atatürk’ün soyağacı, bu türden iddialara da cevap niteliği taşıyor. Derya Tulga ile Ayşegül Parlayan’ın imzasını taşıyan haber, Atatürk’ün soyağacı konusunda yapılan çalışmaların genel bir özetini de veriyor. Ancak, asıl önemli olan, 85 yıl sonra ilk kez yayımlanan bu soyağacının doğrudan Mustafa Kemal tarafından hazırlanması. Dergide yer alan bilgilere göre, Mustafa Kemal, kendisi gibi Hacı Abdullah Ağa’nın torununun torunu olan ve Cumhuriyet’in ilk Bayındırlık Bakanlığı görevini yürüten Süleyman Sırrı Bey ile birlikte oturup soyağacını hazırlamaya başlıyor.

Dergiden takip ediyoruz:

Mustafa Kemal hazırladı

“Zübeyde Hanım dahil aile büyüklerinin peşpeşe hayata veda etmeleri, belki de bu kararın alınmasını etkilemiştir. Çalışmada diğer kağıtlara göre katlamaya biraz daha dayanıklı olan ve tuval olarak da kullanılan beyaz keten resim kağıdı seçilir. İş bittikten sonra Gazi, Süleyman Sırrı’ya kendisinden sonra bu şecereyi muhafaza etmesini tembihler. Fakat o sırada zor şartlarda çalışan Süleyman Sırrı Bey, 51 yaşında vefat eder. Böylece şecere, Süleyman Sırrı’nın ilk evliliğinden olan kızı Gülseren Hanım’la oğlu Fikri Ziya Aral’a miras kalır. Yeni kuşakların eski yazıdan anlamadıkları için şikâyet etmeleri üzerine Aral, 1987’de bunu Latin alfabesine çevirir, yeni kuşakları ekler ve kısa süre sonra vefat eder. Gülseren Hanım’a kalan aile emaneti 2009’da onun da vefatıyla tek çocuğu Ahmet Esmen’in eline geçer.”

Soyağacı Ahmet Esmen’de

Peki ama bu kadar kıymetli bir belge, nasıl olmuş da bugüne kadar kütüphane raflarında kalmıştır? Ahmet Esmen şöyle diyor: “Durumu anlayabilecek yaşa geldiğimde annemle babam beni karşılarına alıp, ‘Tesadüfler bu kıymetli insanla aynı soydan gelmene sebep oldu. Senin bunda hiçbir marifetin yok. Ayrıca hepsinden önemlisi, akrabalığın verdiği bir mesuliyet var’ dediler.”

Soyağacı hangi yalanları çürütüyor

Dergideki yazıda, 85 yıl sonra ortaya çıkan soyağacının bugüne kadar ortalıkta dolaşan pek çok iddiayı çürüttüğü de belirtiliyor:

“Pek çok yerde ortaya atılan Zübeyde Hanım’ın Hacı Sofiler’den olduğu iddiası bu şecereyle çürüyor. Çünkü bu aile Mustafa Kemal’in değil, şecerede görüldüğü gibi Hacı Sofilere gelin giden Gülsüm Molla yoluyla Süleyman Sırrı’nın sülalesi. Bazı kaynaklar, Zübeyde Hanım’ın babasının tam üç kere evlendiğini kaydetmesine rağmen şecerede bunu göremiyoruz. Israrla Atatürk’ün teyzesinin oğlu iddia edilen eski TKP liderlerinden Reşat Fuad Baraner de şecerede gözükmüyor, zaten şecereye göre Atatürk’ün teyzesi yok, iki dayısı var.”

bizi ilgilendirmiyor
 // selinnn
inandırıclığı ile uğraşmayın zayıf ya da güçlü bu soyağacı bizi ilgilendirmiyor çünkü atatürk'ün biizm için yaptıklarıdır bugün mülümanlığımızı bile rahat rahat yaşıyorsak onun sayesindedir işte ırak'ın durumunu görüyoruz... biz de onlar gibi olabilirdik ama atatürk bizi kurtardı o yüzden onun soyuyla sopuyla ilgileneceğimize açıp iki dua okusak bir de ülkemize sahip çıksak da yerinde rahat rahat uyusa......
02 Kasım 2009 15:35
İnandırıcılığı zayıf3
 // ugur kaya
tabiki atatürk ünde birçok hataları mevcuttur. biz millet olarak hatasız kul olmayacağı bilincinde olan bir toplumuz. bu nedenle hataların dan ziyade hüsnü niyetle hatasız olan kısımlarından istifade etmeliyiz.yoksa ölen bir insan atatürk için bir değil bin türkiye kurulsada fayda etmez. önemli olan dünyada hayatta olanların refahı,barışı ve mutluluğudur. zaten onlarda kendileri ve gelecekleri için çabalamadırlar mı?...
02 Kasım 2009 15:04
İnandırıcılığı zayıf2
 // ugur kaya
Önemli olan bundan sonra bu tip şeylerle istihbarat ve ilim adamlarının ilgilenmesidir. tarih sonsuzluk kervanı için ipret tarlasıdır. bizler içinse önemli olan geçmişin hasatını yapabilmektir. o nedenle Atatürk ün şaibeli taraflarını değil herzaman islamı kısımlarını ve iyi olanları gösz önüne getirmeli ve yayınlamalıdır.Biliyoruz ki islam dini gereği peygamberimiz ölülerin arkasından kötülükleri değil iyiliklerini yad etmemizi istiyor. Peygamberler hari...
02 Kasım 2009 15:03
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler