YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Asla geri dönmeyeceğiz"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ulusa sesleniş konuşmasında en büyük görevlerinin bugünün ihtiyaçlarına cevap veren anayasayı yapmak olduğunu ifade ederek "Türkiye'ye yakışan anayasayı hayata geçireceğiz"dedi.
"Asla geri dönmeyeceğiz"
30 Temmuz 2011 / 21:57 Güncelleme: 30 Temmuz 2011 / 21:59

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin demokrasinin askıya alındığı bir dönemin olağanüstü şartlarında hazırlanan bir anayasa ile yoluna devam edemeyeceğini belirterek, ''12 Haziran'da sandıktan çıkan sonuç, yeni anayasanın mümkün olan en geniş katılımla hazırlanmasını, tüm toplumsal kesimlerin taleplerini yansıtan bir uzlaşma metni olması gerektiğini ortaya koymaktadır'' dedi.

Erdoğan, televizyonlardan yayınlanan ''Ulusa Sesleniş'' konuşmasında 12 Haziran'da gerçekleşen genel seçimle birlikte, vatandaşların Türkiye'nin gelecek dört yıllık süreçte izleyeceği rotayı, istikameti de belirlemiş olduğunu ifade etti.
 Vatandaşların yüzde 87 gibi çok büyük bir kısmının sandık başına giderek oylarını kullandılarlarını ve demokratik katılımın en güzel örneğini verdiklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, bütün vatandaşlara bundan dolayı şükranların sunarak, şunları kaydetti:

''Bir kez daha seçimin bütün sonuçlarıyla birlikte ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. 12 Haziran seçimleri, Türkiye'de demokrasinin olgunlaştığını, ileri standartlara ulaştığını, her sorunun milletin hakemliğiyle çözüldüğünü net şekilde ortaya koymuştur. Vatandaşlarımızın oylarıyla belirledikleri istikamet, Türkiye'nin her alanda yaşadığı büyük değişimin devam etmesine yöneliktir. Milletimiz hızla büyüyen, gelişen, kalkınan, sıkıntılarının üstüne cesaretle giden, huzurlu, istikrarlı, güçlü bir Türkiye yönünde iradelerini ortaya koymuşlardır. Son 9 yılda Türkiye'nin her alanda adım adım ilerleyerek ulaştığı büyük hedefler milletimizce takdir edilmiş, daha ileri hedefler için güvenoyu verilmiştir. Milletimizin büyük teveccühüne layık olmak için her zaman olduğu gibi bundan sonra da büyük bir aşk ve heyecanla ülkemize hizmet etmeye devam edeceğimizi ifade etmek isterim. Şundan emin olunuz ki Türkiye çıktığı bu medeniyet yolculuğundan asla geri dönmeyecek, 2023 hedeflerimize doğru kararlılıkla yol alacaktır.'' 
 
''DIŞLAYICI DEĞİL KAPSAYICI''
 
Erdoğan, Türkiye olarak her alanda başlatılan değişim sürecini yeni dönemde devam ettirmek, daha ileri hedeflere ulaşmak için mesafe kat etmek durumunda olunduğuna işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bu doğrultuda en büyük görevimizin bugünün ihtiyaçlarına cevap veren, eksikliklerinden arındırılmış, demokratik ve özgürlükçü yeni bir anayasa hazırlamak olduğuna inanıyorum. Bu yönde büyük bir toplumsal beklenti olduğunu da memnuniyetle müşahede ediyorum. Milletimizin de bizden bu yönde çok büyük beklentileri var. Türkiye, demokrasinin askıya alındığı bir dönemin olağanüstü şartlarında hazırlanan bir anayasa ile yoluna devam edemez. Siyasetten ekonomiye, adaletten özgürlüklere, sosyal devlet anlayışından kültürel açılımlara kadar hemen her alanda büyük bir değişim yaşadığımız böyle bir dönemde en büyük ihtiyacımız bu değişim ruhunu taşıyan ve milletimizin iradesini yansıtan sivil bir anayasa yapılmalıdır. 12 Haziran'da sandıktan çıkan sonuç, yeni anayasanın mümkün olan en geniş katılımla hazırlanmasını, tüm toplumsal kesimlerin taleplerini yansıtan bir uzlaşma metni olması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bunu önemli bir fırsat olarak görüyor ve Türkiye Büyük Millet Meclisimizin bu fırsatı ülkemiz ve milletimiz lehine çok değerli bir kazanıma dönüştüreceğine inanıyoruz. Yeni anayasa hiç şüphe yok ki milletimizin değişim iradesi ve demokratik beklentileriyle uyumlu, Türkiye'nin ve dünyanın gerçeklerini yansıtan gerçekçi bir anayasa olacaktır. Bu anayasa, geçmiş dönemlerin demokratik ayıplarından arındırılmış, dışlayıcı değil kapsayıcı, ötekileştirici değil kucaklayıcı, ayrıştırıcı değil bütünleştirici, baskıcı değil özgürleştirici bir anayasa olacaktır. Bireyi ve onun haklarını esas alan, milli birliğimizi ve ortak değerlerimizi koruyan, toplumsal çeşitliliği zenginlik kabul eden, tek sesliliği değil, çoğulculuğu öne çıkaran bir anayasa olacaktır. Bu çerçevede siyasetçilerimizden aydınlarımıza, hukukçularımızdan sosyal bilimcilerimize, medyamızdan sivil toplum örgütlerimize kadar her insanımız üzerine düşen sorumlulukla yeni anayasa hazırlıklarına katkı sağlamalıdır.''
 Erdoğan, Türkiye'nin geleceğe dönük en olmazsa olmaz hedefinin ileri demokrasi ve hukukun üstünlüğünü hayata geçirmek, demokrasiyi en ileri seviyede yaşamak ve yaşatmak olduğunu yeni anayasasıyla da açıkça göstermesi gerektiğini belirterek, ''İnanıyorum ki bu süreçten en hayırlı sonucu alacak, Türkiye'ye yakışan anayasayı hayata geçireceğiz'' diye konuştu.
 

"KANDAN TERÖRDEN BESLENENLER SONUÇ ALAMAYACAKLAR"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin büyümesini, gelişmesini, bölgesinde güçlü bir ülke olmasını çekemeyen güçlerin, bunu engellemek için devreye girdiklerini veya taşeronlarını devreye soktuklarını belirterek, ''Terörden medet umanlar, kandan ve kinden beslenenler, kardeşliği hedef alanlar hiçbir şekilde sonuç alamayacaklarını bilmelidir'' dedi.

2002 yılından bu yana TOKİ aracılığıyla 81 il, 800 ilçe ve 1825 şantiyede tam 490 bin konut ürettiklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

''Yani, 100 bin nüfuslu 18 adet yeni şehir inşa ettik. Hedefimiz 2023 yılına kadar TOKİ projeleriyle 500 bin yeni konut üretmek.

Kanal İstanbul Projesi'yle İstanbul'un batısında Karadeniz ile Marmara Denizi arasında bir kanal inşa edeceğiz. Bu kanalın inşasıyla İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiğini kanala kaydıracak, İstanbul'un ve Boğazın güvenliğini tesis etmiş olacağız. İstanbul'a biri Avrupa, diğeri Anadolu yakasında olmak üzere iki yeni şehir inşa edeceğiz. İstanbul'a üçüncü bir havaalanı ve üçüncü bir köprü kazandıracağız. Bütün bunlarda tabii ki hem kentsel dönüşüm-değişim hem depreme karşı tedbirlerimizi almak için bu adımları atıyoruz. Körfez geçişi projesiyle İzmir Körfezinin iki ucunu birbirine bağlayacağız. İzmir-Ankara ve İzmir-İstanbul otoyollarıyla Türkiye'nin üç büyük ilini birbirine kesintisiz, konforlu, güvenli şekilde bağlıyoruz. İzmir şehir merkezini, şehir içindeki diğer semtlere ve çevre ilçelere inşa edeceğimiz 4 metro hattıyla bağlayacağız.'' 

SİLVAN PROJESİ

Diyarbakır'da sur içindeki 500 civarında sivil mimari örneği yapıyı aslına uygun şekilde yeniden inşa edeceklerine işaret eden Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Diyarbakır'da askeri ve sivil havaalanlarını birbirinden ayırıyoruz. Diyarbakır'ı yüksek standartlı bir otoyolla hem Habur'a, hem de Şanlıurfa, Gaziantep, Adana, Mersin, Niğde, Ankara, Bolu, Düzce, İstanbul ve Edirne'ye kesintisiz bağlıyoruz. Silvan projesiyle 2 milyon 450 bin dekar tarım arazisinin sulanabilmesini sağlayacağız. Silvan projesiyle 318 bin kişiye iş imkanı oluştururken ülke ekonomisine de toplamda yılda 837 milyon lira katkı sağlayacağız. İnşallah savunma sanayindeki yeni projelerimizle Ankara'yı bu alanda dünyanın en önemli merkezlerinden biri haline getiriyoruz.

Akyurt ilçemize 1 milyon 800 bin metrekare alan üzerine kurulu uluslararası standartlarda bir fuar merkezi inşa ediyoruz. Güneykent adını verdiğimiz bir projeyle Ankara'ya 500 bin kişilik yeni bir şehir kazandıracağız. Sadece Ankara, Diyarbakır, İzmir ve İstanbul değil 81 vilayetimiz için hazırladığımız projeleri yeni Hükümet dönemimizde başta büyük şehirler olmak üzere başlatacak, en kısa zamanda tamamlayacağız. İktidarımız döneminde bölgesel kalkınma projelerimizi çok yönlü ve kararlı şekilde hayata geçirdik.

Güneydoğu Anadolu Projesi, Doğu Anadolu Projesi, Konya Ovası Projesi gibi bölgesel kalkınma projelerini hızla uygulamaya koyduk. KÖYDES ve BELDES programlarıyla köylerimizde ve beldelerimizde içme suyu, yol ve benzeri temel ihtiyaçların karşılanması için hummalı bir çalışma yaptık. KÖYDES programını kaynaklarını artırarak kapsamlı bir kırsal kalkınma programına dönüştüreceğiz.'' 
 
''GÜVENLİK VE ÖZGÜRLÜK DENGESİNDEN ASLA TAVİZ VERMEDİK''
 
''Türkiye olarak daha mutlu ve müreffeh bir ülke olma yolunda çok önemli mesafeler aldık; bunu iyi değerlendirmek, kazanımlarımızın ve istikrarımızın değerini iyi bilmek zorundayız'' diyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Türkiye, istikrar ve güven zemininde bu seviyelere ulaştı, demokratik reformlarla, kardeşliği daha da yücelterek bugünlere geldi. Aynı şekilde ilerleyecek, kardeşliğimizi daha da pekiştirerek ülkemizi daha da büyüteceğiz. Türkiye kronik sorunlarını aşıyor, ayakbağı olan önemli meselelerini geride bırakıyor, büyük hedeflere doğru kararlılıkla ilerliyor. Türkiye'nin büyümesini, gelişmesini, bölgesinde güçlü bir ülke olmasını çekemeyen güçler, bunu engellemek için devreye giriyor veya taşeronlarını devreye sokuyor. Şunun bilinmesini isterim ki terör, Türkiye'nin büyümesine, ilerlemesine, kalkınmasına, refahına ve en önemlisi de kardeşliğine kastetmektedir. Hükümet olarak başından itibaren terörle daha etkili mücadele yöntemleri geliştirirken, bir yandan da terörü minimize etmek için koordineli, güçlü, kararlı ve çok boyutlu bir mücadele ortaya koyuyoruz. Bu süreçte güvenlik ve özgürlük dengesinden asla taviz vermedik; bu dengeyi hassasiyetle muhafaza ediyoruz ve terörle mücadeleyi bu şekilde sürdürüyoruz.

74 milyon vatandaşımızın hak ve hukukunu koruyarak büyük bir restorasyon projesini hayata geçiriyor; ülkemizin birlik ve bütünlüğünü pekiştirecek adımları bir bir atıyoruz. Terörden medet umanlar, kandan ve kinden beslenenler, kardeşliği hedef alanlar hiçbir şekilde sonuç alamayacaklarını bilmelidir. Her insanımızın canı bizim için nasıl azizse, her bir insanımızın derdini, sıkıntısını, ihtiyacını gidermek de bizim için aynı derecede önemli bir görevdir.''

Erdoğan, ''Başta Silvan'da yaşananlar olmak üzere bu elim hadiseleri bütün boyutlarıyla inceliyoruz, soruşturuyoruz. Oluşan yeni şartları ilgili bütün kurumlarımızla birlikte kapsamlı olarak değerlendiriyoruz. Yeni stratejileri, yeni yöntemleri hayata geçirerek, terörle mücadeleyi hiçbir zaafa izin vermeden sürdüreceğiz. Altını çizerek ifade ediyorum; biz, geçmişte yapılan hataların tekrarlanmasına izin vermeyecek, demokrasi, özgürlük, güvenlik dengesinden asla ve asla taviz vermeyeceğiz'' diye konuştu.

"TÜRKİYE YERE SAĞLAM BASIYOR"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türkiye ekonomisi ile alakalı konuşulan bazı garip garip ifadeler, tespitler, bunların hiç birine katılmayız, Türkiye yere sağlam basıyor. Türkiye, bütün Avrupa'da başlayan olumsuz gelişmelere karşı her türlü tedbire sahiptir'' dedi.

Erdoğan, televizyonlardan yayınlanan ''Ulusa Sesleniş'' konuşmasında, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı törenleri vesilesiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne bir ziyarette bulunduğunu, bu coşkuya ortak olduğunu vurguladı.

Ziyareti sırasında KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Başbakan İrsen Küçük olmak üzere üst düzey yetkililer ve Parlamento Başkanıyla son derece yararlı görüşmeler gerçekleştirdiklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
 ''Türk tarafı olarak önümüzdeki kritik dönemde Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı bir çözüm bulunması için neler yapabileceğimizi de ayrıntılı olarak değerlendirdik. KKTC'nin sağlam bir ekonomik yapıya kavuşturulması ve müreffeh bir geleceğe taşınması adına atılması gereken adımlar konusunda da görüş birliğine vardık. Kıbrıs Türk tarafı sürecin başından beri çözümden yana olmuş, 7 Temmuz'da BM Genel Sekreteri'yle Cenevre'de yapılan üçlü görüşmede de bu yöndeki irade ve kararlılığını bir kere daha güçlü biçimde ifade etmiştir. Ada'da tarafların mutabık kaldıkları iki kesimlilik, siyasi eşitlik, eşit statüyü haiz iki kurucu devleti içeren yeni bir federal ortaklık kurulması için Türk tarafı bugüne kadar samimi bir çaba içinde olmuştur. Ancak maalesef karşı taraftan bu iyi niyetli ve uzlaşmacı yaklaşımı göremedik. Biz bugüne kadar KKTC'nin daima yanında olduk, bundan sonra da desteğimiz artarak sürecektir. Önümüzdeki dönemde KKTC'nin ekonomik kalkınmasını ve yapısal gelişimini sağlayacak önemli projeleri hep birlikte hayata geçireceğiz. Bu projelerle KKTC'nin çehresi değişecektir. Son gelişmeler de göstermiştir ki Ada'da çözüm her iki kesimin de, hatta genel olarak bölgenin de menfaatine olacaktır. Ancak şu kesin olarak bilinmelidir ki Türkiye'nin KKTC'nin aleyhine olacak herhangi bir girişime izin vermesi, bu konuda ne AB ile ne bir başka merci ile pazarlık içinde olması da mümkün değildir.'' 
 
'RAMAZAN, RAHMET AYINIZI, ŞİMDİDEN TEBRİK EDİYORUM'' 
 
Azerbaycan'a da bir ziyaret gerçekleştirdiklerini anımsatan Erdoğan, ''Başta Cumhurbaşkanı Sayın Aliyev olmak üzere Azeri dostlarımızla yararlı görüşmelerde bulunduk. Başta Karabağ sorunu olmak üzere bölge ve dünya gündeminin önemli meseleleri hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Bu çerçevede Azerbaycan ile tarihi beraberliğimize ve kardeşlik bağlarımıza yakışan bir uyum içinde olduğumuzu bir kere daha müşahede ettik'' diye konuştu.
 Trabzon'da Uluslararası 11. Avrupa Gençlik Olimpiyatları'nın açılışını büyük bir coşkuyla gerçekleştirdiklerini anlatan Başbakan Erdoğan, 46 ülkeden sporcuların katılımıyla gerçekleşen olimpiyatlar için, Trabzon'a yaklaşık beş yüz trilyon liralık yatırım yaptıklarını belirtti. Erdoğan, ''Olimpiyat ateşi tarihte ilk kez Trabzon'da yakıldı. Trabzon'un ve Türkiye'nin adını tüm dünyaya duyurmakta olan bu olimpiyatlara ve sporculara bir kez daha başarılar diliyorum'' dedi.
''Bu yeni dönemde Türkiye değişime bütün hızıyla devam edecek, kazanımlarına yeni kazanımlar ekleyecektir'' diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

''Bu programda ancak sınırlı bir kısmına değinebildiğimiz yepyeni vizyonumuzu ve yeni hedeflerimizi inşallah zaman içinde daha detaylı biçimde sizlerle paylaşma imkanı bulabileceğiz. Sizlerden ricam Türkiye'ye olan inancınızı şartlar ne olursa olsun muhafaza etmeniz, ülkemizin aydınlık geleceği adına duyduğunuz heyecanı asla kaybetmemenizdir. Ve şunu da açıkça söylüyorum, Türkiye ekonomisi ile alakalı konuşulan bazı garip garip ifadeler, tespitler, bunların hiç birine katılmayız. Türkiye yere sağlam basıyor. Türkiye bütün Avrupa da başlayan olumsuz gelişmelere karşı her türlü tedbire sahiptir. Bu vesile ile manevi iklimine adım atacağımız mübarek Ramazan ayınızı, rahmet ayınızı, bereket ayınızı şimdiden tebrik ediyor, ülkemize, milletimize, tüm İslam alemine hayırlar, bereketler getirmesini diliyorum. İnsanlığın barışına vesile olmasını diliyorum.''

AA

laik devlet...
 // ibrahim çelikoğlu
Başbakanın konuşması tüm millete olmalıdır.Yanlız Müslümanları kutlayacağına;Azınlıklarıda düşünmasi şartı vardır.Rum Patriği ile iyi ilişkiler Yunanistanla bağları kuvvetlendirebilir.Kıbrıs'tan taviz veri,lemez.Kıbrıs Türk toprağıdır.Hiç olmazsa bu şekilde bir medeniyetler yaklaşımı belki yolları açar.AB fasılları açmasa bile,gümrük sözleşmesi ile giriş yapıp içerilere doğru ilerlemek daha sağlam ve hayırlı olandır......
31 Temmuz 2011 11:44
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler