YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Askeri savcının yetkisi yok!
Skandal “Eylem Planı”yla ilgili 5 askeri ifadeye göndermeyen Genelkurmay'ın tavrı tartışmaya neden oldu.
Askeri savcının yetkisi yok!
28 Ekim 2009 / 08:52 Güncelleme: 28 Ekim 2009 / 09:52

Hukukçular, “TSK hukuka direniyor. Askeri savcının yetkisi yok. Soruşturma sivillerin işi” dedi.

Bugün gazetesinden Süleyman Demir ve Serbest Özen imzalı habere göre, 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nın aslının ortaya çıkmasıyla birlikte yetkisini bulunmamasına rağmen askeri yargının, sivil yargıya paralel bir soruşturma başlatması ve 5 askere ifade izni verilmemesi yeni bir tartışma başlattı.

Hükümeti yıkmaya yönelik Albay Dursun Çiçek imzalı "İrtica ile Mücadele Eylem Planı"nın orijinalinin bir ihbar mektubuyla ortaya çıkmasının ardından harekete geçen Ergenekon savcılarını, belgenin imhasında görev alan 5 askeri ifadeye çağrıldı. Ancak, Askeri Savcı Yavuz Şentürk, sivil savcılarla görüşerek "Bu askerlerin ifadesini almayın" talebinde bulundu. Hukukçular, erlerin ifadeye gönderilmemesini ve TSK'nın açtığı soruşturmayı "Demokrasi ve hukuka direniş" olarak değerlendirdi. İşte o görüşler:

Yetki gaspı var

Demokrat Hukukçular Derneği Başkanı Avukat Halil Doğan: Askeri savcılığın açtığı soruşturma mevzuata aykırı. Darbe suçunu işleyenler, işlemeye çalışanlar asker kişi de olsa askeri suç sayılmaz. Sivile karşı işlenen bir suçu sivilin yargılama yetkisi vardır. Anayasa aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne gidilmiş de olsa şu andaki mevzuata göre bu suç sivil yargının yetkisindedir. Askeri yargı, yetki gaspı yapmaktadır.

Şemdinli örneği ortada

Yargıtay Savcısı Ahmet Gündel: CMK'nın 250. maddesi değişmiş ve TCK'nın 302 ile 306. maddeleri arasındaki maddelerde sıralanan darbe suçlarının soruşturması CMK'nın 250. maddesine dahil edilerek bu tür suçların soruşturulması yetkisi sivil yargıya verilmiştir. Buna herkesin uyması lazım. Çünkü geçerli yasa, yapılan son değişikliktir. Belgenin içeriği ile ilgili soruşturma yetkisi sivil mercilerdedir. Her zaman asker, sivil düzenlemelere ayak uydurmakta direnç gösteriyor. Söz konusu yasal değişiklik yapılır yapılmaz askeri savcı tarafından yürütülen Şemdinli Davası hemen sivil yargıya devredilmeliyken, derenmişler ve maalesef hâlâ devretmemişlerdir.

''Asker devreden çıksın''

Eski Savcı Sacit Kayasu: CMK'nın 250. maddesinde yapılan değişiklikten sonra askeri savcının devreden çıkması gerekiyor. Ancak son örnekte görüldüğü gibi demek ki askeri savcı hâlâ bu alandan çıkmak istemiyor. Darbe suçu zaten askeri ceza kanununa giren bir suç değil. Askeri savcı konuya müdahil olursa iki ayrı tahkikat yapılmış olacak. Yargılama aşamasında ya askeri mahkeme görevsizlik kararı verecek ya da yargılama devam edecek Yargıtay aşamasında konu tekrar sivil mahkemeler verilecek. Çünkü kanun ortada.

Ceza Hukukçusu Avukat Ergin Çimen: Bu uygulamalar yargıya olan güveni sarstı. Askeri savcılığın sadece askerlikle ilgili konuları ele alması gerekir. TCK'ya göre, suç teşkil eden kişinin kim olduğuna bakılmadan yargılama yapılması gerekiyor. Bu durum darbe girişimi ve hükümete karşı bir girişim olarak değerlendirilerek TCK'nın 312. maddesine göre düşünülebilir.

“Ortada fiili direniş var”

Emekli Askeri Hakim Dr. Ümit Kardaş: Belgenin soruşturmasını sivil savcılar yürütmeli. Usul yasasında yapılan değişik var. Ortada bir panik hali var ve yasal değişikliği kabil etmeme yönünde fiili bir tavır var. 'Yasal değişiklik olsa da biz uymacağız, bırakılın biz yürütelim' diyorlar. Belge ilk ortaya çıktığında askeri savcının yaptığı soruşturmadan kimse tatmin olmadı. Güven kaybedildi o noktada. Şimdi tekrar belgeler askeri savcılığa gönderilirse, aynı durumun tekrar etmeyeceğini nereden bileceğiz? Çünkü askeri hakim ve savcılar, bir askeri statü içinde. Bağımsızlık ve tarafsızlık orada söz konusu değil. Askeri savcı, sivil savcının alanına girerse buna önce sivil savcının direnmesi gerekir. Askeri savcının bu belgeleri istemesi ile sokaktan geçen sarı çizmeli Mehmet ağanın istemesi arasında bir fark yok. Sivil savcı kesinlikle bu belgeleri vermemelidir. Yetkili olmadığı halde nasıl isteyebilir? Kim bu soruşturmayı engellemeye kalkışırsa, suç işler. Bu durumda hükümet idari olarak ne yapacaksa yapmalıdır.

'Konu örtbas edilebilir”

DGM eski savcısı Mete Göktürk: Yürütülen soruşturmaya el atarak müdahil olmak, doğru değildir, yasal değildir. Bütün bu gelişmeler askeri yargının sınırlarının belirlenmesi konusunda görüş bildirenlerin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Askeri mahkemeler, sadece askeri suçları kapsamalı. Çünkü emir komuta zinciri içinde adalet olmaz. Bir kişi hem davalı hem de yargıç olamaz. Bu hukukun temel prensibine aykırıdır. Darbeye askeri savcı baktığı zaman mesele örtbas edilebilir, konunun birçok boyutunun soruşturulmasına izin verilmeyebilir.

Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk: Askeri savcı sadece araştırma yapmak üzere konuya eğiliyor. Yapılacak araştırmanın ardından konunun sivil savcının görev alanı olduğu tespit edilirse, olay sivil savcıya devredilir.

İsterse Genelkurmay Başkanı olsun...

Yargı birliğini savunduğunu dile getiren Avukat Kezban Hatemi, askeri savcıların sadece kendi iç disiplin ve tüzüğüne uygun işlemleri gerçekleştirmeleri gerektiğini söyledi. Ancak darbe girişimi gibi çok önemli cezai müeyyidesi olan durumlarda yargılamanın sivil mahkemelerce yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Hatemi, "Ceza Kanunu'nda bunun müeyyidesi açıktır. İsterse Genelkurmay Başkanı olsun hukukun üstünlüğü ilkesi gereğince gelerek sivil yargıya tabi olmalıdır. Teslim etmiyorum demenin anlamı yok. Kendileri gelmezse işin hukuki sorumluluğuna katlanırlar" dedi.

iFADEYE GiDiLMEZSE KUSUR TESCiLLENiR

Emekli Deniz Hakim Albay Ahmet Cengiz Tangören, ifadeye çağırılan 5 askerin gönderilmemesinin kusurun tescili anlamına geleceğini açıkladı.

Genelkurmay'ın Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 250. Maddesi'nin kapsamına giren konularda soruşturma emri veremeyeceğini belirten emekli Albay Ahmet Cengiz Tangören, "Soruşturma emri verilmiş olsa bile askeri savcı araştırır delilleri toplar, kendi görev sahasına girmeyen konularda görevsizlik kararı verir" dedi.

İfadeye gitmek zorunda

Beş askerin ifadeye gönderilmemesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağını belirten Tangören, "Yargı mercii istedikten sonra gidecekler ve ifade verecekler. Gönderilmemesi bu işteki kusurun bir bakıma tescili gibi olur" diye konuştu. Birtakım olaylar sebebiyle sadece TSK'nın değil, tüm kurumların yıpratılmaması gerektiğini vurgulayan Tangören, şöyle konuştu: "Müesseselerin temsilcilerinin eğer şahsi kusurları varsa yargılanabilmeli. Bu olayda Genelkurmay Başkanı istifa etmeli mi? Muhalefet lideri tuttu 'İstifa etmesi icap eder' dedi. Yani belge de çok vahim bir belge. Eğer ki böyle bir belgenin hazırlanışından haberi vardı da bu bilgi çerçevesinde Albay Dursun Çiçek'e de arka çıkıldı da onun savunması yapıldıysa ve bugün gerçek ortaya çıkınca belki istifa etmesi beklenebilir." devretmemişlerdir.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler