YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Askeri casusluk davasında flaş karar
Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul'daki "askeri casusluk" davasında, infaz aşamasında bulunan tüm hükümlülerin infazının durdurulmasına karar verdi.
Askeri casusluk davasında flaş karar
12 Ocak 2015 / 16:19 Güncelleme: 12 Ocak 2015 / 17:44

Anayasa Mahkemesinin sanıklar hakkındaki ihlal kararının Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesinin ardından, başkan Melda Şahin ve üyeler Şükran Ocak ile Bülent Altun karar vermek için müzakereye çekildi.

Müzakerenin ardından kararını açıklayan heyet, kapatılan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, "şantaj ve askeri casusluk'' iddialarına yönelik davaya ilişkin kararını 2 Ağustos 2012'de açıkladığını hatırlattı.

Anayasa Mahkemesinin 9 Ocak'ta verdiği karara da değinen heyet, bu kapsamda, infaz aşamasında bulunan 44 hükümlünün infazının durdurulmasına karar verdi.

Heyet, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değiller ise derhal salıverilmeleri için Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına hükmetti.

Hakkında infaza yönelik yakalama kararı bulunanlar hakkındaki değerlendirmenin yapılması için kararın bir örneğinin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesini kararlaştıran heyet, infazın durdurulması kararı verilen hükümlüler hakkında yargılamanın yenilenmesine karar verdi.

Yargılamanın yenilenmesi aşamasının yeni bir esas numarası alınarak bu esas numarası üzerinden yürütülmesine karar veren heyet, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ne itiraz edilebileceğini karar geçirdi.

Dava süreci

Kapatılan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, "şantaj ve askeri casusluk'' iddialarına ilişkin emekli Albay İbrahim Sezer'in de aralarında bulunduğu 4'ü tutuklu 56 sanığın yargılandığı davaya ilişkin kararını 2 Ağustos 2012'de açıkladı. 

Bütün sanıkların ''fuhuş'' ve ''askeri casusluk'' suçlarından beraatlarına hükmeden heyet, sanıklar İbrahim Sezer, Tamer Zorlubaş, Mehmet Seyfettin Alevcan ve Deniz Mehmet Irak'ın tahliyesine karar verdi.

Tuğamiral Şafak Yürekli'nin ''suç örgütüne yardım etmek ve yasaklanan bilgileri temin etmek'' suçlarından 2 yıl 7 ay 20 gün ve emekli Albay İbrahim Sezer'in de ''suç örgütü üyeliği, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri kullanmak ve özel hayatın gizliliğini ihlal'' gibi suçlardan 15 yıl 7 ay 14 gün hapisle cezalandırılmasına karar veren heyet, benzer suçlardan eski TÜBİTAK Daire Başkanı Yücel Çipli'nin 13 yıl 6 ay 15 gün, eski TÜBİTAK görevlisi Merdan Metin'in 8 yıl 4 ay, Yarbay Mehmet Seyfettin Alevcan'ın 15 yıl 7 ay 14 gün, Zeki Mesten'in 11 yıl 3 ay, Tamer Zorlubaş'ın 7 yıl 11 ay, Yüzbaşı Ebru Nilhan Bozkurt'un 5 yıl 10 ay ve Yüzbaşı Yekdane Ebru Ercüment'in de 9 yıl 2 ay hapisle cezalandırılmasına hükmetti. 

Diğer 36 sanığı da benzer suçlardan 1 yıl 8 ay ile 10 yıl 7,5 ay arasında değişen oranlarda hapis cezasına çarptıran heyet, bir sanığın dosyasının ayrılmasına, 10 sanığın da tüm suçlardan beraatını kararlaştırdı.

Yeniden yargılama talebi reddedildi

Temyiz incelemesi yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 6 Aralık 2013'te 43 sanık hakkında verilen mahkumiyet ve beraat kararlarını onadı.

Onama kararının ardından 43 sanık hakkında yakalama emri çıkarıldı, bu sanıklardan Necmi Yıldırım, Tamer Çetin, Adnan Yılmaz, Alpay Aksu ve Senay Hatice Sarıgöz tutuklandı. 

Haklarındaki kararlar onanan 25 sanığın avukatları, "Ergekenon" ve "Balyoz" davalarında kumpas kurulduğu iddialarına ilişkin bazı siyasilerin beyanlarını dikkate alarak, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yeniden yargılama talebinde bulundu.

Yeni bir heyet tarafından değerlendirilen talep, 4 Şubat 2014'te "siyasiler ve yazarların beyanlarının, yeni delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı" gerekçesiyle reddedildi.

6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlüğe girmesinin ardından yargılamayı yapan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi de diğer Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddeyle görevli mahkemeler gibi kapatıldı ve bu dosya Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

siyah beyaz
 // Ömer
Haklarının İhlal edildiğine karar veren anaysa mahkemesi ile hak ihlaline sebep olan yargıçlar farklı hukuk sistem ve eğitimi mi almışlar? nedir bu ülkedeki hukuk ve içtihat hukukçuluğu komedyası mağduriyeti?Bu da yetmezmiş gibi bireysel başvuru adı altında AİHM görevi gibi bir görev üstlenme,vatandaşı aylarca yıllarca mağdur edip bireysel başvuru şartları oluşmadığı halde başvuruyu kabul edip karara bağlama saçmalığı....
12 Ocak 2015 Pazartesi 17:22
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler